Evet soruyu cevapsız bırakıp sadece kuranın kusurunu ortaya çıkardı diye Tura Dursunun itibar edilmeyecek birisi olduğunu söyleyip kestirip atmış ancak cevaplasada ne olacak ki bundan asırlar öncesi için istediğiniz gibi HİKAYEYİ değiştirebilirsiniz. Sadece tevratta yeralan bu olay değil, kuranda nice tevrattan esinlenerek (((muhammet biraz hayal gücüyle birazda belki tarih bilgisiyle ,onun diğerlerine göre çok fazla zeki olduğunu kabul etmek gerekir))) yazılan ayetler var ve bu olay dışında da muhammedin tevrattan kopya çekerken yalnış olan ayetlerde peygamberin ölümünden sonra eski din alimleri tarafında düzeltilmiştir. Kaldı ki piramit kalıtılarından çıkan eski mısır yazıtları(((ki bu yazıtlardaki alfabeler yüzyıllardır kullanılmamış))) bir şekilde çözmüşler ve o adamın haman olduğuna karar vermişler.
Diyelim ki o adan haman ,benim kuranda sıkılmama en çok neden olan şey NEDEN kuranda muhammetden önce peygamberlik yapanların hayatlarıyla bu kadar ilgilenilmiş. Lafı fazla uzatmadan kuranın tevrattan esinlenerek yazıldığı aslında çok belli ,keşke birazda şu bilgisayar çağında , uzay çağından, teknolojiden ve kısaca muhammetten sonra dünyada olacak şeylerden bahsetseymiş
Hava dediğimiz atmosferimizin çeşitli yoğunlukta gazla çevrili olmasından ötürü, dağların dorukları güneşe daha yakın olmasına rağmen deniz seviyesinden daha soğuk olur. Deniz seviyesindeki atmosfer yoğunluğu, atmosferin dış sınırına yaklaştıkça seyrekleşir. Bu nedenle daha az yoğun havada güneş ısısı, daha az tutunabildiği için dağların dorukları, dağların eteklerine oranla daha soğuk olur. Örneğin doruğu 8.846 metre olan everestin dibi ile doruğu arasında yaklaşık 50 derece sıcaklık farkı bulunuyor. Atmosferin üst kısımlarındaki hava daha seyrek, daha az yoğun olduğu için güneş ışınlarının tutunabilme oranını düşer, deniz seviyesindeki sıcaklık dağ tepelerinde olmaz. Anadoluda millet bu nedenle yaylaya gider. Serin yaylalarda sivrisinek de olmaz, hayvanlar rahat rahat otlar.
ilahiyatçı prof dr. Abdulaziz Bayındır'ın gündüz bir varlıktır, güneş hiç doğmasa bile olur demeci, aslında ilahiyatçı sıfatlarının gereksizliğini, ilahiyatçı Prof. Dr. gereksizliğini doğrulamaktadır, kendi iddiası doğrulanamaz. Benim gazlı arabamın fiyatı kadar da devletten her ay maaş alıyor bunlar. Neyse... Güneş ısısının atmosfer/hava içerisindeki gazlara tutunabilmesi burada da etki ediyor, yani hiç etmiyor. Çünkü atmosfer/hava dışında güneş ışığı için tutunabilecek ortam olmadığından ötürü güneş ile dünya atmosferinin arasındaki mesafe karanlıktır. prof dr olan birisi nasıl bilmez bunu?
Hava dediğimiz atmosferimizin çeşitli yoğunlukta gazla çevrili olmasından ötürü, dağların dorukları güneşe daha yakın olmasına rağmen deniz seviyesinden daha soğuk olur. Deniz seviyesindeki atmosfer yoğunluğu, atmosferin dış sınırına yaklaştıkça seyrekleşir. Bu nedenle daha az yoğun havada güneş ısısı, daha az tutunabildiği için dağların dorukları, dağların eteklerine oranla daha soğuk olur. Örneğin doruğu 8.846 metre olan everestin dibi ile doruğu arasında yaklaşık 50 derece sıcaklık farkı bulunuyor. Atmosferin üst kısımlarındaki hava daha seyrek, daha az yoğun olduğu için güneş ışınlarının tutunabilme oranını düşer, deniz seviyesindeki sıcaklık dağ tepelerinde olmaz. Anadoluda millet bu nedenle yaylaya gider. Serin yaylalarda sivrisinek de olmaz, hayvanlar rahat rahat otlar.
ilahiyatçı prof dr. Abdulaziz Bayındır'ın gündüz bir varlıktır, güneş hiç doğmasa bile olur demeci, aslında ilahiyatçı sıfatlarının gereksizliğini, ilahiyatçı Prof. Dr. gereksizliğini doğrulamaktadır, kendi iddiası doğrulanamaz. Benim gazlı arabamın fiyatı kadar da devletten her ay maaş alıyor bunlar. Neyse... Güneş ısısının atmosfer/hava içerisindeki gazlara tutunabilmesi burada da etki ediyor, yani hiç etmiyor. Çünkü atmosfer/hava dışında güneş ışığı için tutunabilecek ortam olmadığından ötürü güneş ile dünya atmosferinin arasındaki mesafe karanlıktır. prof dr olan birisi nasıl bilmez bunu?
Gelde sövme bu bayındır denen adama. Yazıklar olsun bilim yoksunu prof titirli pisliklar. Bunlarla medeniyetin sonsuza kadar müslümandan uzak kalacağının delili.
Atamız bunlardan milleti kurtarmak lçin çok uğraştı ama olmadı yobazlıl geçen bunca asırlarca genlerine lşlemiş milletin. Bunları gördükçe benim ümidim bitiyor.
Aklı başında hiçbir insan kendi özgür aklını bir dine ya da ideolojiye teslim etmez
Konun sebebi kutuplarda oruç ve namaz vakitlerinden çıkıyor. Bu ilim sahibi adamlarda üşenmiyor Norveç'e gidiyor bir çok bilimsel keşif yapıp aslında gündüzünde gecenin de hep orada olan iki varlık olduğunu keşfediyorlar. Üşenmez iseniz aşağıda paylaştığım belgeseli izleyiniz. İnanılmaz bilimsel keşiflere şahit olacaksanız. Tabi yerseniz.
Şaka bir yana üzülüyorum bu vakit kaybına. Ne yaparsanız yapın olmuyor işte. Olmayacakta. Bilim ve kur'an beraberliği olmayacak.
Bunlar muhammedin yalanlarına takılmış kalmış hunaklar.
Dunyanın yuvarlak olduğunu güneşe bakan yüzünün gundüz diger yüzunun gece olduğunu kuyupların 23 % derece egik olduğunu bu yüzden kutupların 6 ay gece 6 ay günduz düz olduğunu ne bisinler.
Aptal akifler. Akılları fikirleri cennetteki karılarda. Bunlara akıl ilim gerekmez cahil ümmi muhammet yeter.
Kendileri boka batmışlar bizide batırıyorlar. Bize zararları olmassa ne halt ederlerse etsinler. Sorun yok ama.
Aklı başında hiçbir insan kendi özgür aklını bir dine ya da ideolojiye teslim etmez
Git bir tarihçiye sor bakalım, bırak firavunu bütün Mısır'da Haman diye biri varmıymış Tarihçi değil diyor da tarihçi kardeşim, tarihçi olmasa da fark etmezdi, adam kaynaklarıyla dökmüş ortaya, daha neyin tatavasını yapıyorsun
Git bir tarihçiye sor bakalım, bırak firavunu bütün Mısır'da Haman diye biri varmıymış Tarihçi değil diyor da tarihçi kardeşim, tarihçi olmasa da fark etmezdi, adam kaynaklarıyla dökmüş ortaya, daha neyin tatavasını yapıyorsun
Hocam Muhammed ya da Kuran yazarları her kimse bunu da kulaktan dolma duymuş. Tevrat'ın Ester bölümünde Haman
Babil Kralı Ahaşveroş’un yardımcısı olarak anlatılmıştır.
Kuran'da Firavunun yardımcısı olarak geçer.
Mesela Kuran'da Firavun Haman'a bana büyük bir kule yap ki Musa'nın Tanrısı'na çıkıyım belki orda onu görürüm der.
Bu da Yaratılış Bölümü'ndeki Babil Kulesi hikayesini de Firavuna'a bağladığını gösterir Kuran'ın.
Çok acayip hikayeleri karıştırmakta üstüne yok.Babil Kulesi-Mısır firavunu ve Mısır Firavunu-Babil Kralı'nın yardımcısı eşleşmelerine dikkat edin
Hazır bilime yönelmişken olbers paradoksu'nu da açıklasaydı Abdülaziz Bayındır, yararı olabilirdi. Samimi olarak gördüğüm en bilgin ilahiyatçılar heralde Dr. Beyza Bilgin ile kel kafalı siyasi parti kuran deist ilahiyatçı. (adını anımsamadım şimdi). Onun dışındakiler, gerçektende "güneş ışınlarının dünyada zaten var olan gündüz varlığına" çarptığına inanabilecek kişilerden oluşuyor.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir