Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Mitoloji & Esoterisizm > Sufizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-09-2017, 17:10
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart "Ustalar Ezoterizmi Biliyorlar" /Mevlana ve Sonlu Sonsuz

III.
Yukarı baktım, tüm yıldızlı göklerde Biri gördüm,
Aşağı baktım, tüm dalgaların köpüklerinde Biri gördüm.

Yüreğe baktım, bir deniz, bir evrenler enginliği vardı.
Binlerce düş gördüm, tüm düşlerde Biri gördüm.

Buyruğunla Bire kaynaşır ateş, su, toprak ve hava,
Göze alamaz hiç biri karşı çıkmayı sana.

Yaşayan hiçbir yürek yoktur ki yer ve gök arasında,
Duraksamadan atmasın sana tapınmada.

V.
Senin ışınlarından bir demet olsa da güneş,
Birdir sonsuza dek senin ışığın ve benimki.

Ayağına toz gibi olsa da yükseklerde dönen gök,
Birdir benim varlığım ve seninki sonsuza dek.

Gök toza dönerken, ve toz göğe dönerken,
Gene de Birsin, ve Bir kalır benimki ile varlığın.

Nasıl dinginleşir göğün içinden geçen yaşam sözleri
Yüreğin ufacık kutusunda?

Nasıl gizlenir güneş ışınları daha güzel ışıldayabilmek için
Mücevher taşının pürüzlü yüzüne?

Nasıl tüm görkemiyle çiçeklenebilir gül korusu
Yerin çamurundan beslenip su birikintisinden içerek?

Nasıl dönüşür tuzlu deniz suyunu yudumlarken sessiz istiridye
Bir inci ışıltısı olup günışığının sevincine?

Ah, yürek! sellerde gömülsen, korlarda yansan da,
Tek bir öğedir seller ve korlar; yeter ki arı ol sen.

IX.
Sana insanın nasıl çamurdan biçimlendirildiğini anlatayım:
Tanrı çamura Sevginin soluğunu üflediği için.

Sana göklerin niçin her zaman döndüğünü anlatayım:
Tanrının tahtını Sevginin yansısı ile doldurmak için.

Sana sabah rüzgarının niçin estiğini anlatayım:
Sevginin gül korusunu yeniden çiçeklendirmek için.

Sana gecenin niçin dünyayı tüllere bürüdüğünü anlatayım:
Sevginin gelin çadırını kutsal gölgelik ile örtmek için.

Tüm bilmecelerini anlatabilirim yeryüzünün sana:
Çünkü Sevgidir tek çözüm tüm bilmecelere.

XV.
Son verse de yaşamın yoksunluğuna ölüm,
Ürker yaşam gene de önünde onun.

Yine öyle, ürker yürek Sevgi önünde,
Sanki ölümün gözdağı varmış gibi onda.

Çünkü nerede Sevgi uyansa,
Ölür orada Ben, o karanlık despot.

Bırak gecede ölsün o,
Özgürce soluk al sen şafakta.





(ALMANCA ÇEVİRİ: FRIEDRICH RÜCKER, 1819)

III.
Ich sah empor, und sah in allen Räumen Eines,
Hinab, und sah in allen Wellenschäumen Eines.
Ich sah ins Herz, es war ein Meer, ein Raum der Welten
Voll tausend Träumlich sah in allen Träumen Eines.
Luft, Feuer, Erd und Wasser sind in Eins geschmolzen
In deiner Furcht, daß dir nicht wagt zu bäumen Eines.
Der Herzen alles Lebens zwischen Erd und Himmel
Anbetung dir zu schlagen soll nicht säumen Eines.

V.
Obgleich die Sonn' ein Scheinchen ist deines Scheines nur,
Doch ist mein Licht und deines ursprünglich Eines nur.
Ob Staub zu deinen Füßen der Himmel ist, der kreist;
Doch Eines ist und Eines mein Sein und deines nur.
Der Himmel wird zum Staube, zum Himmel wird der Staub,
Und Eines bleibt und Eines, dein Wesen meines nur.
Wie kommen Lebensworte, die durch den Himmel gehn
Zu ruhn im engen Raume des Herzensschreines nur?
Wie bergen Sonnenstrahlen, um heller aufzublühn,
Sich in die spröden Hüllen des Edelsteines nur?
Wie darf Erdmoder speisend und trinkend Wasserschlamm,
Sich bilden die Verklärung des Rosenhaines nur?
Wie ward, was als ein Tröpflein die stumme Muschel sog,
Als Perlenglant die Wonne des Sonnenscheines nur?
Herz, ob du schwimmst in Fluten, ob du in Gluten glimmst:
Flut ist und Glut ein Wasser; sei deines, reines nur.

IX.
Ich sage dir, wie aus dem Ton der Mensch geformt ist:
Weil Gott dem Tone blies den Odem ein der Liebe.
Ich sage dir, warum die Himmel immer kreisen:
Weil Gottes Thron sie füllt mit Widerschein der Liebe.
Ich sage dir, warum die Morgenwinde blasen:
Frisch aufzublättern sees den Rosenhain der Liebe.
Ich sage dir, warum die Nacht den Schleier umhängt:
Die Welt zu einem Brautzelt einzuweihn der Liebe.
Ich kann die Rätsel alle dir der Schöpfung sagen:
Denn aller Rätsel Lösung ist allein der Liebe.

XV.
Wohl endet Tod des Lebens Not,
Doch schauert Leben vor dem Tod.
So schauert vor der Lieb' ein Herz,
Als ob es sei vom Tod bedroht.
Denn wo die Lieb' erwachtet, stirbt
Das Ich, der dunkele Despot.
Du laß ihn sterben in der Nacht
Und atme frei im Morgenrot.



(İNGİLİZCE ÇEVİRİ: MAY KENDALL)

III.
I saw but One through all heaven's starry spaces gleaming:
I saw but One in all sea billows wildly streaming.
I looked into the heart, a waste of worlds, a sea,
I saw a thousand dreams, yet One amid all dreaming.
And earth, air, water, fire, when thy decree is given,
Are molten into One: against thee none hath striven.
There is no living heart but beats unfailingly
In the one song of praise to thee, from earth and heaven.

V.
As one ray of thy light appears the noonday sun,
But yet thy light and mine eternally are one.
As dust beneath thy feet the heaven that rolls on high:
Yet only one, and one for ever, thou and I.
The dust may turn to heaven, and heaven to dust decay;
Yet art thou one with me, and shalt be one for aye.
How may the words of life that fill heaven's utmost part
Rest in the narrow casket of one poor human heart?
How can the sun's own rays, a fairer gleam to fling,
Hide in a lowly husk, the jewel's covering?
How may the rose-grove all its glorious bloom unfold,
Drinking in mire and slime, and feeding on the mould?
How can the darksome shell that sips the salt sea Stream
Fashion a shining pearl, the sunlight's joyous beam?
Oh, heart! should warm winds fan thee, should'st thou floods endure,
One element are wind and flood; but be thou pure.

IX.
I'll tell thee how from out the dust God moulded man,
Because the breath of Love He breathed into his clay:
I'll tell thee why the spheres their whirling paths began,
They mirror to God's throne Love's glory day by day:
I'll tell thee why the morning winds blow o'er the grove,
It is to bid Love's roses, bloom abundantly:
I'll tell thee why the night broods deep the earth above,
Love's bridal tent to deck with sacred canopy:
All riddles of the earth dost thou desire to prove?
To every earthly riddle is Love alone the key.

XV.
Life shrinks from Death in woe and fear,
Though Death ends well Life's bitter need.
So shrinks the heart when Love draws near,
As though ‘twere Death in very deed:
For wheresoever Love finds room,
There Self, the sullen tyrant, dies.
So let him perish in the gloom,—
Thou to the dawn of freedom rise.

http://www.ideayayinevi.com/2014/guz...ir_mevlana.php

ÇEVİRİ (C) AZİZ YARDIMLI / 2014 İDEA YAYINEVİ
Mevlana'nın şiirinden burada sunulan pasajlar aristoteles'ten yapılan kısa bir alıntı ile birlikte hegel'in "felsefi bilimler ansiklopedisi"nin saltık tin alanının son bölümünde "sanat" ve "din"den sonra "felsefe" başlığı altında kapsanır.
Prosaik kültür mevlana'da ancak kendi sözde değerlerinin izin verdiği kadarını bulurken, hegel onun duygu bilgeliğini özgür düşüncenin bilgeliği ile aynı değerde görür.

Sevgi sonsuz gerçeğin duygu ile yaşanmasıdır.

Mevlana'nın bütün bir yazın sanatının özeti olan bu şiiri bugün banalite tarafından yasaklanan şiirler listesine alınmıştır.
Sanırım Almanca dan çevrilmiş.. Böyle daha güzel.

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-09-2017, 21:49
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Rumi'nin (ya da herhangi birinin) "Bir" deyişi, Bir'in mümkün olmayışının bir semptomudur..


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-09-2017, 23:03
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Rumi'nin (ya da herhangi birinin) "Bir" deyişi, Bir'in mümkün olmayışının bir semptomudur..

Neden?..
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-09-2017, 00:38
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart

Bir çokluk ile mümkün bir önerme
Bir çokluğu saymaya başlamak başka bir önerme
Ama saymaya başlamanın ne olduğu ve gözlemci gözlem bağı
Ve
Bir çokluk ile mümkün (ve bir arada) bir önerme

Çokluğun sayılması sınıflanması ve ölçülmesi için eşdeş birimin ya da tersi bütünlüğün kullanılması gibi bir kavram

Çokların çokluğu /çokluğun çokluğu ve birin çokluğu/çokları gibi bir problematik var sanırım.
Zenon paradoksları ve Parmenides i bi inceleyebilirsiniz...

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:12 .