|
"Faşizm *sözcüğü *bu *kadar *ucuza *kullanılmamalı *pante. *Faşizm, *belirgin *ve *saldırgan *bir *ırkçılıkla *karekterize, *tek *lider *tek *parti *diktatörlüğüdür. *Kanunun *faşist *kanun *olması *için *de *bu *öğeleri *taşıması *gerekir. *Kanun *faşist *olmasının *tam *tersine *faşizme *ve *ırkçılığa/soykırımcılığa *karşı *bir *kanundur *görüşümce.
*
Bu *kanun, *demokrasiye *aykırı *görünüyorsa *da *bu *başlık *altındaki *ilk *mesajımda *anlattığım *nedenlerden *ötürü *avrupa *toplumunun *geçmişiyle *ilintili *olduğu *gözden *kaçırılmamalıdır. *BU *nokta *kanımca *çok *önemlidir. *Bu *nedenle *istisna *teşkil *eder. *Ve *yine *bu *nednele *demokrasi *ve *ifade *özgürlüğü *genel *ilkesi *ile *çelişmez. *Bizim *gözümüzden *değil *avrupalının *gözünden *kanunlarını *değerlendirmeliyiz."
|
Soykırım kanunu Avrupa'da değil de Türkiye'de çıkmış olsaydı eğer;
TBMM ' " Ermeniler soykırıma uğramıştır, soykırım gerçektir." demek suçtur.' şeklinde bir kanun çıkarsaydı ve bu konuda bir yazar cezalandırılsaydı, acaba Türkiye ve bu kanun hakkında ne
düşünülürdü.
Bırakın kanunun faşizan olmasını, Türkiye'de faşistlikle suçlanırdı. Avrupa ve Amerika'dan büyük tepki alır, hatta ambargo bile uygulamaya kalkanlar olurdu.
Bir ülkenin demokrasi ile yönetilmiş olması kanunlarının tümünün demokratik olduğunu göstermez. Kimi kanunlar anti-demokratik, kimileri de faşist özellikte olabilir. Faşist bir kanunun yer alması için rejimin faşizm olması gerekmiyor.
Soykırım kanunu tamamen siyasi bir kanundur. Kabul eden ülkelerin parlamentolarında milletvekillerinin parmak sayısıyla çıkarılmıştır. Katılımın çok düşük olduğu meclislerde Ermeni kökenli siyasilerin ve Türk düşmanı, ırkçı siyasilerin kulisleri neticesinde tavlanan milletvekillerinin oylarıyla çıkarılmıştır. Uluslararası bir tarih komisyonunun araştırmaları, arşiv incelemeleri neticesinde çıkarılan bilirkişi raporları değerlendirilerek çıkarılmış bir kanun değildir. Dolayısıyla bu açıdan Avrupa halklarının yapısıyla ilgisi yoktur kanunun. Avrupa halkları katliamlara, soykırımlara karşı hassas olabilir. Ancak bu hassasiyetinin yönetimlere yansıdığı söylenemez. Çıkarılan bu kanunlarda Avrupa halklarının etkisi kesinlikle yoktur.
Bu kanunla bir tarihçinin konu ile ilgili olarak araştırma, inceleme yapması engellenmiştir. Bu kanunla bir siyasetçinin kanun aleyhinde konuşması yasaklanmıştır. Bu kanunla savunma hakkı ortadan kaldırılmıştır. Bu kanun soykırım konusunda düşünce ve ifade özgürlüğünü tamamen
yok etmiştir. O nedenle faşist bir kanundur.
Sadece bu konu hakkında değil, benzeri konulardaki tüm yasakçı kanunlar faşisttir.
Örneğin 141-142. maddeler faşist kanunlardı.
Bu Avrupa, soykırım kanununu uzun müddet sırtında taşıyamaz. Yapısına uygun değildir çünkü.
Hatta soykırımın gerçek olduğuna tüm Avrupa inansa dahi kanun anti-demokratik özellikte olması nedeniyle tepki çekmeye devam edecektir. Nitekim mahkeme sonrası isviçre gazetelerindeki yorumlar bu yöndedir. Fransa'da kanundan geri adım atmıştır.
Doğu Perinçek'in yaptığını kitleler halinde Avrupa'daki Türkler yapacak olsalar, bu kanunda kesinlikle ısrarcı olamazlar.
Ama maalesef meydan boş kalınca Perinçek gibi itici bulunan, sevilmeyen, güvenilmeyen kişiler belki de prim yapmak adına ortaya çıkıyor ve kitleleri peşinden sürükleyemiyor. Perinçek yerine ittifak halinde tüm siyasiler tepki koysalardı, dalga dalga tepkiler yayılır ve bu durum doğmazdı.