Think Atheist´isimli üyeden Alıntı
Dünyada acımasızlık, zülüm,haksızlık, hastalıklar, ölümcül virüsler ve acı vardır bunlara bir deyenelim.
Bazı ateistler bir tanrının olmadığının kanıtına açtığım konuya göre sonuca varırlar hepsi değil tabi (çok aci var tanri yok)
Şimdi acımasızlık diye bir şey yoktur doğada yani tanrıyla hiçbir alakası yoktur.
Doğa seleksyon yüzünden böledir yaşam mücadelesi vermek ve güçlü olanlar yaşar, zayıflar ölür bu doğanın kuralıdır tanrının değil. Bunlar bizlere acımasızlık gibi geliyor çünkü duygulu varlıklarız.Ölüm diye bir şey yoktur sadece bir döngü ve yenilenme vardır doğada, eskisi gider yerine yenisi gelir.Bu yüzden masum çocuklar ölür, tacavüze uğrarlar, şiddet, savaş, kötülük vardır çünkü doğanın kuralı var doğada tanrı değildir bir sistemdir gezegenimize özgüdür. Hastalıklar, haksızlıklar, öldürücü virüsler bu yüzden varlar.Yobazlar hep "tanrı merhametlidir, herkesi sever" diye boş, boş konuşurlar ama bu anlattıklarımı hiç düşünmezler çünkü, düşünseler doğa ile dinlerde ki uyduruk tanrlıar ve peygamberler ne kadar çeliştiklerini görürlerdi. Bunları fark edenler zaten ateist oluyorlar. Deistlere göre bir yaratıcı var ama hiç karışmaz bu ne demek oluyor herkesin özgür iradesi olduğu anlamına gelir ama öyle değil, insanın özgür iradesi yok kanıtları heryerde. Kimin nerede nasıl ne zaman ne gibi ve ne zaman ölüceği önceden bellidir kainatın başlamasıyla bu kod kendini kodladı ve kaderlerimizi belirledi hepsi bu.Bunları karıştıranlar var veya anlayamayanlar bu yüzden tanrıları yaratırlar hepsi bu.Tabi başka faktörler de var korku gibi mesela cehalet.
|
Bunlar bizlere acımasızlık gibi geliyor çünkü duygulu varlıklarız.
acı ya da duygu denilenlerin çoğu, çoğu zaman doğadan ve doğal durumlardan kopukluk ifade ediyor..
ya da atıllık ve modern yaşam denilenin kent/ev- apartman kültürü ama yalnız çocuk kültürü/doğasız çocuk kültürü denilenlerin ev de kopuk biçimde, sosyal/doğal yaşamdan kopuk ürettiği insanlık_ın acıları ve onların duyguları bunlar
sadece tahıl çiğnendiği için bile bu duygusal kopukluklar, eziklikler ve anksiyete çekiliyor... çoğumuz bunu/bunları bir şaka olarak algılar. ya da gereksiz, uydurulmuş ya da sallanan bir düşünce yumağı olarak görürler ve aldırmazlar dediklerimize. Biz öyle sanmıyoruz- Ben öyle sanmıyorum.
Bundan öte de zaten daha ileri gidersek ve ille bir büyük resim ararsak boşlukta ki bulutlarız gibi bir şey bulacağız/bir anlam bulamayacağız. varolmak anlamsızdır/tabansızdır _Asıl mesele bu değildir .. Var bir zorunluluk gibi bir şey..olmakta öyle .. O yüzden gerçekliği nasıl istiyorsak öyle yapılandıralım önemli değil ancak? ne diyelim
Ölüm diye bir şey yoktur sadece bir döngü ve yenilenme vardır doğada, eskisi gider yerine yenisi gelir.
Aslında bu da değil. Ölüm hiç baştan yok doğa da. doğum da yok-. Yenisi ve eskisi yok
Ölüm inanın hiç bi şey değil. ölüm bir mecaz. Ölüm şu ya da bu değil
Tanımlaması gereği tanımı da yok. Çünkü olanın da yok
Ölümle doğum, sadece kendi arasında, kendi içinde bir çatışkı ve diğer çatışkıların , diğer herhangi çatışkının da var olmasından başka öte yüce ulvi hiç bir önemi anlamı yok
Ne doğum varolmaktır-ne ölüm yokolmak .Ölüm inanın esnek bir mecaz ve tantana. kimine göre doğuş kimine göre yitme. ne bu ikisi ne bu ikisini arasında. hiç olmayan şey
ne doğdu ki ne ölsün
Ölüm üzerine yapıştrılmış karartmalı düşünceler
bunları temizlemek belki
Kimin nerede nasıl ne zaman ne gibi ve ne zaman ölüceği önceden bellidir kainatın başlamasıyla bu kod kendini kodladı ve kaderlerimizi belirledi hepsi bu.
kimin ne zaman öleceği gibi kalıpların filozofik tabanı biraz karmaşık değil mi?
kim kim bir kere?
Yukarıdaki kelimeler yumaklarından bazen okuyoruz görüyoruz ve bir şeyler hissediyoruz ve çoğu zaman size bunu geri veremiyoruz.
seleksiyon da yok. seleksiyon siz seçerseniz olur
belki evrim var ama evrimin anlamı da başka bir yöne beri çekilmeli..
evrim bir tür artmanın ,yeninin, değişimin ve çözümün istenci gibi
evrimde yoketme de var_
tanır manrı yok_tanrı olmadığı bizler varız ya