
22-02-2025, 00:05
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
spartacus´isimli üyeden Alıntı
[IMG]
Tamam mı yoksa her cevabımda tekrar mı yazacağım? Şimdi boyut nedir anladın mı? sıradan gidelim... Hiç laga, luga yapma, anladın mı?
|
2,2 ve 33 mikrosaniye arası farkin nasil olustugunu acikla.
|

22-02-2025, 03:13
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
2,2 ve 33 mikrosaniye arası farkin nasil olustugunu acikla.
|
10 kere açıkladım dönüp tekrar oku... Daha doğrusu böyle bir soruyu da sorabilmeni sağlayan temeli, zemini, koşulları açıkladım. Peyniri ikiye böl, bir dilimi buzluğa koy, bir dilimi de açıkta bırak. Sonra dünyanın eksen hareketini saymaya başla(1 tura 1 gün demişiz, biz 1 günü 12, 1 geceyi de 12'ye bölmüşüz vs., sonuçta ölçmek için KIYASLANACAK bilinir BİR HAREKETE MUHTAÇSIN...) Açıktaki ile buzluktaki arasındaki değişim farkının sebebi fiziki koşullardır, haliyle ikisi de farklı etkilere maruz kaldıkları için, farklı yapı sergileyecek türlü ölçümlerimiz de farklı sonuç verecektir..
Örneğin demir neden paslanır? (ömür diyelim buna). Zaman geçtiği için mi? Hayır, oksitlendiği için. Demek ki oksijenle ne kadar çok temas ederse, form-yapısı da o oranda değişecektir(! muhtevaya, formun yapısına girdi, çıktı parçalar, bunlarla birlikte farklı etki-tepkiler, değişken aksiyon,reaksiyonlar olacak, genel ifadeyle iç-dış dinamik demiştim) ve biz o demirin şahsına ölçüm yaraken, o demirin değişimle açığa çıkarttığı zamanı ölçmüş oluruz, kısa, uzun ömür, demir in paslanma zamanı deriz böylece, bu bahiste, işin bu zemininde olan, işte FORM-YAPI , varlığın deviniminde(bir yığın girdi, çıktıalr, ilişki, etkileşimler...) hali, durumu ve bunun korunup, korunamaması. Yani oradaki zaman, demirin değişimine ve bizim de ne kadar değişti diye sormamıza bağlı anlam kazanıyor. Hani nasıl ki bir aracın hareketini ölçtüğümüzde buna "aracın hızı" dersek, kilom, boyum vb. dersek bu da öyle. buraya kadar sorun yok, sorun senin gibiler işleyişi ters çevirdiğinde oluyor, demirin zaman geçtiği için paslandığını, buna sebep olan şeyin (oksijenle girdiği temas değil de) zaman olduğunu iddia ettiğinizde veya zamanın uzaysal müstakil(!) bir varlık olduğunu veya şeyler gaiptelermiş, birbirleriyle ilişkileri olmuyor, sanki hiç yoklar da, zaman sille atıyor(!) olduğunu iddia ettiğinizde, işte biz bu mantık hatalı yaklaşıma, yanılsama, illüzyon dedik, harekete, değişime, hareket ve değişimin ölçülmesi, yapıp, ettiğimiz ve isimlendirdiğimiz ölçüme değil.
Ne cevap arıyorsan madde, maddi ilişkiler, nesnel koşullar, fizik dahili aramalısın, henüz cevap verilememiş bir soru bulursan da anında oradan zaten hiç bir cevap, açıklama getirmeyen masallarını, ABRA KADABRA, HOKUS POKUS deyip devşirmeye çalışma, zira o soruların cevabı yine fizikte olacaktır çünkü muhatabı fiziktir, maddedir, maddi ilişkiler, nesnel zemindir...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

22-02-2025, 03:54
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
Vay be, gerçekten demirin paslanması ve peynirin bozulmasıyla Özel Göreliliği açıklamaya çalışman etkileyici! Einstein keşke senin bu muazzam "peynir-fizik" yaklaşımından haberdar olsaydı da Lorentz dönüşümleri yerine buzdolabıyla zamanı formüle etseydi. Ahahah, ya havle vela kuvvet sen baa sabır ver, gerçekten inanılmaz! Biz burada Özel Görelilik diyoruz, müon diyoruz, sen hâlâ peynirin bozulma hızından bahsediyorsun! Müonları etkileyen şey, oksijenle temas eden peynirin bozulma süreci değil, yüksek ivmeli hareket. Müonlar uzayda peynirle değil, Lorentz dönüşümleriyle yarışıyor!
Senin mantığına göre, bir peyniri uzaya fırlatırsak, ışık hızına yaklaştığında bu peynir daha geç mi bozulacak? 😂 Yoksa, peynirin bozulma hızı, zaman genişlemesiyle uzay-zamanı mı bükecek?
Yahuuu müonların ömrünün uzaması, senin mutfağındaki peynirin küflenme süreciyle değil, hız ve görelilikle alakalı. Özel Görelilik, sabit ivme hareketiyle ilgili, peynirin buzdolabındaki durağanlığıyla değil. Zaman genişlemesi, hız arttıkça devreye girer, peynirin oksijenle münasebetine göre değil. 😂
Eğer peyniri ışık hızına yaklaştırabilirsen, belki o zaman değişim hızı ile zaman genişlemesi arasındaki farkı anlayabilirsin. Ama şimdilik, müonları peynirle değil, zamansız mekkan bükülmesiyle açıkla bakalımda görelim o ölcübirimli koordinatlarını. Sana sorulan 2,2 ile33 mikro saniye farkın nasıl ortaya çıktığıdı, yiyorsa büyür. Hız mekkanla etkileşir dedin o zaman mekanı bük ve bana bu farkın nasıl oluştuğunu açıkla. Açıkla ki zamansız o mekkanın bükülemeyeceğini anla. Hadi buyur bekliyorum.
|

22-02-2025, 04:23
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Vay be, gerçekten demirin paslanması ve peynirin bozulmasıyla Özel Göreliliği açıklamaya çalışman etkileyici! Einstein keşke senin bu muazzam "peynir-fizik" yaklaşımından haberdar olsaydı da Lorentz dönüşümleri yerine buzdolabıyla zamanı formüle etseydi. Ahahah, ya havle vela kuvvet sen baa sabır ver, gerçekten inanılmaz! Biz burada Özel Görelilik diyoruz, müon diyoruz, sen hâlâ peynirin bozulma hızından bahsediyorsun! Müonları etkileyen şey, oksijenle temas eden peynirin bozulma süreci değil, yüksek ivmeli hareket. Müonlar uzayda peynirle değil, Lorentz dönüşümleriyle yarışıyor!
|
Gerizekalı ne saçmalıyorsun? Ben sana görelilik kuramını anlatıyorum mu dedim... Sen daha en basit yöntemleri anlayamadın, bırak başka konuları...
Ne alakası var bu sıçtıklarınla, sana zamanın nasıl bir ölçü olduğunu, örneğin peynirin bozulması, demirin paslanmasının nesnel, fiziki olduğunu, sebebin zaman değil yine maddi ilişkiler, nesnel, fiziki koşullar olduğunu izah ediyorum, bir gerizekalıya anlatır gibi anlatıyorum(laf orspusu desek hakaret diyorsun, yahu yaptığın bu, çarpıtmalarına cevap veriyorum). Görelilik diyorsun, ama burada meselemiz, zamanı maddeden ayrı, bağımsız bir varlık olarak iddia ediyorsun, neye cevap veriyorum o halde? bilmediğin konuların ismini kullanıp, manipüle ediyorsun. O kuramı dile getiren kişi ise " bu teoriyi kısaca özetlersek, zamanın madeden ayrı bir varlığı yoktur" diyor, yani sen bilmediğin teorilerin ismini kullanırken dahi bir halt anlamamışsın, anlatmaya çalışıyoruz senin düzeyine göre, onu d açarpıtıyorsun. Yani senin saçma zaman uyduruklarının aksini iddia ediyor ve ispatlıyor. Hangi örneği verdiğimin önemi yok, sonuç olarak zaman da maddenin hareket ve değişimine bağlı, önemli olan bunu anlamak ve bu konuya yazıyorum, şu ya d abu teoriye dair değil.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Senin mantığına göre, bir peyniri uzaya fırlatırsak, ışık hızına yaklaştığında bu peynir daha geç mi bozulacak? 😂 Yoksa, peynirin bozulma hızı, zaman genişlemesiyle uzay-zamanı mı bükecek?
|
Laf ebesi, peynir madde değil mi, hareket maddi, fizik değil mi, hızından söz ederken edeceğin şey peynirin hızı değil mi, uzay maddi değil mi, maddi ortam, değişimelrden, yoğunluktan, kütleden vs. etkilenmiyor mu?, Tabi ki sebebi her ne olursa olsun değişen durumda, değişimin ölçüsü de değişir, neyin laklakındasın? Verdiğin örneklerin Pinokyo tanrınla, çarpıtmalarının pinokyo tanrınla alakası ne?
Trol. O kadar ki soytarısın...
Her şeyin değişimi böylece ölçümlerdeki farkın sebebinin, madde, maddi ilişkiler, fizik ve fiziğin koşulları olduğunu gö.üne soktuk mu, mağara kafalı. Bir insan nasıl bu kadar soytarı, vicdansız, onursuz, kişiliksiz olur, olacak şey değil derken 20 yıldır demez de olduk, neler gördük, ne yalan, dolan, talanlar, insan bu kadar alçalabiliyormuş...
Bir daha trolle, alakasız provokatörlük yap, manipüle et, bakalım ne olacak, sktirip gideceksin, yeter yaptıkların.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (22-02-2025 Saat 09:21 ) değiştirilmiştir.
|

23-02-2025, 00:11
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677
|
|
İfadelerimde amacım sadece hareket-hız olarak ele almak değil, amacım zaman, hız vb. gibi kavram ve ölçülerimizin neye göre olduğunu açıklamaktı. Çünkü zamanın, varlıktan, maddeden ayrı ve beğımzı düşünülemeyeceğini iddia ettiğim için, bu sonuca nasıl vardığımı ortaya koymak ve açıklamam gerekir.
54 Yıl önce yapılan deneyde, 3 atomik saat kullanıldı ve bunlardan bir tanesi, buna A diyelim, havaalanında bırakıldı, diğer ikisi ise birisi batı, diğeri doğu istikametinde bir uçağa yerleştirildi ve dönüşte, B ve C saatlerinin, A'dan milyarda bir hesapla, nanosaniye farklar tespit edildi. Yalnız aynı türden 3 saatin verdiği ölçü farklıydı, ifadelerimi baltalamak, manipüle etmek, çarpıtmak ve kendi masallarını baskın kılmak için çalışan bir soytarının "farklı türden saatlerin dahi aynı sonucu verdiği yalanı" -ki yalan söylüyorsun demişliğim- bir yana, aynı olanlar dahi aynı sonucu vermemiştir. 1 saati, Evrest'in üzerine, diğerini de altına yerleştirsek ve sabitlesek dahi, ikisinin de vereceği değer farklı olacaktır. Aynı yerde, farklı maddi ilişkiler, etkileşimler, yoğunluk vb. tabi tutarsak dahi sonuç farklı olacaktır, çünkü olaki bunlar ortamda trilyon parçacıkla etkiye girmişken, birisi, daha fazla, diğeri daha az parçacıkla etkileşmiş ve anlık hareket değişimleri yaşanmış olabilir. Yani bu konu sadece hız ile ele alınmamış, sanki cisimler hız dahilinde değişiyor, başka türlü sabit kalıyorlar ve bunlara bağlı zaman da sabit oluyormuş gibi yaklaşılması da yanlış olur. Formlar değişiyorsa, zamanları da değişiyor.
İşte neden böyle olduğunu açıklamak zorunda kalıyorum -açıklasam da çarpıtılıyor-, çünkü, zaman vb. ölçülerin, madden ayrı ve bağımsız düşünelemeyeceği temel ifadem için şart oluyor. Yalancının iddia ettiği gibi bu konu ismini andığı kişi ya da çevrelerce sadece hıza endekslenmiş de değildir, bırakın peyniri, demiri paslanmasını, öznenin öznel algısına, şartlar ve koşulların, algıda değişken çıktılarına dahi girilmiştir.
Daha temele gelindiğinde ise ele alınan temel faktörlerden birisi KÜTLE olmuştur... Varlık-yokluk bir hamur gibi, bu uzayın da dokusu oluyor, yani varlık-yokluk kavranması açısından hamur gibi düşünüleblir. Böylece büzülen, genişleyen, daralan yoğunlaşan vb. yoğrulan, çeşitli biçimler açığa çıkartan bir doku(yaratım değil bu, form yapıların evrilerek. yoğrularak oluşması ve elbette yoğrumda başka formlara dönüşerek de evrilmesidir)... Bunca izah ve anlatının sonunda ulaşılan nokta, uzay ve zamanın maddeden ayrı, bağımsız ve kerameti kendinden menkul, müstakil bir varlığının olmayışıdır., bu temel zmein ifadesi ayrı, spesifik ve özele inilmiş detaylarda kıyas, ölçümler ve değerlendirmeler, farkların ölçülmesi, ölçülere nazaran uzadı, kısaldı vb. denmesi, ilgili furjm, koşulun ölçüt alınıp, kıyas ve ölçü nesnesi halien geirilmesi ayrı... Koşula göre bir şeyin buyu da uzar, kısalır, böylece ölçü de uzar, kısalır peki gerçekte uzayıp, kısalan ne?...
Kısaca nasıl ki hız, bir cismin hareketine nazaran ise ve nasıl ki hızı belirleyen maddi koşullar, hareket, ilişkiler, form-yapılar, etkileşimler-iç-dış dinamikler- vb.ise, zaman da varlığın değişimine nazarandır ve belirleyen de yine yukarıdaki hareket de dile getirilen fiziki koşullar, en nihayetinde şeylerin değişimidir. Böylece form-yapıların hareket, mevcut hal, durumları ve bu hal-durumların da değişimiyle farklı sonuçlar elde edilecek ve ölçülecektir. İşte peynir, demir ve paslanma örneklerini bu sebeple verdim, zaman geçtiği için demir paslanmıyor, paslandığı için değişim ve haliyle ölçüsü(zaman) anlam kazanıyor... Yani burada olan "illüzyon, yanılsama dediğimiz" zaman anlayışının tersidir, diğer mesele ise bir kaç yüz geride kaşlan, mutlak zaman meseledir ki, o çoktan aşıldı.
Sonuç: Varlık-yokluğun bir başlangıcından söz etmek, bunları -bir durum değil de-, varlık-yokluğa bağlı olarak anlam kazanan form-yapıalr, ilişkiler, kısaca yoğurum-devinimelrden anlam kazanan kavram, olay, olgular ekseninde, varlık-yokluk birer fiil-miş ve birbirinden ayrı, bağımsız ele alınabilirmiş gibi göstermeye çalışmak, sebep, sonuç gibi bir form-yapı zemini, ilişkisel düzeleme vurmak, mantık dışıdır, safsatadır. Buna çok çeşitli yönlerle baktık, zaman kavramı ve faktörüyle yaklaşımınız, kıyasımız ise sadece bir yönünü temsil eder, veya elmanın elma olmakla, armutun armut olmakla meyve olmaklığının değişmemesi(burada kastedilen fiziki değişimd eğil) gibi, işte formlar da ne türden olursa olsun, ne biçim alırsa alsın, neye dönüşürse dönüşsün, böylece nice hareket, etki-tepki, ilişki ve zaman ölçüsü, algısı oluşturmamızı sağlarsa, sağlasın muhteviyat, malzeme odaklı bir ifadeyle madde, genel taban ifadesiyle de varlık-yokluktandır, yani ne olursa olsun, yine "şu olunan, fark oluşturmayan" bir hal-durumdur burada esas alınan. Hal böyle olunca, varlık-yokluk zmeininde, yani ne olursa olsun yine de varlık dediğimiz zeminle kıyas edilecek bir zeminde, sebep, sonuç ilişkisine vurulur bir muhatap da yoktur, çünkü form-yapıdan söz etmiyoruz ve varlık-yokluktan başka bir varlık-yoklukdan da söz etmek(sırf sözde kıyas için) abestir, kısaca Pinokyo ve türlü masal gücünde, büyülü ve büyücü, "ol dedi ve oldu, başka bir açıklaması yok" türünde tanrı türetmemize hem gerek yoktur hem de anlamsızdır...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

23-02-2025, 01:26
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
Ahahaha! 😂 Müonların 2,2 mikrosaniye yaşayıp yeryüzünde 33 mikrosaniye olarak ölçülmesini konuşuyoruz, sen hâlâ peynirin buzdolabında yavaş bozulmasından dem vuruyorsun! Peynirin ömrüyle Özel Göreliliği karıştırmak nedir ya? Einstein bu seviyeye inmemişti, sen ona da el attın, tebrikler! 👏
Özel Görelilikte "etkileşim korunur", yani müon kendi sisteminde 2,2 mikrosaniye yaşar, ne bir saniye fazla, ne bir saniye az. O hızla giderken, onun için her şey normal. Senin bozulmayan peyniri de ışık hızına çıkarsak, o da kendi içinde bozulmadan kalır, ama biz dışarıdan bakarken onun süreci yavaşlamış görünür. İşte bu kadar basit!
Ama sen hâlâ "çevresel etkileşimler" falan diyorsun. Ya kardeşim, Newton fiziği eskide kaldı! Özel Görelilik, hız arttıkça zamanın yavaşladığını kanıtladı. Müonlar bu yüzden yeryüzüne ulaşabiliyor. Bunu hâlâ anlamayıp peynirle izah etmeye çalışmak gerçekten bilimsel şovun trajikomik hali.
Madem bu kadar biliyorsun, "Müonun 2,2 ile 33 mikrosaniye arasındaki farkı yoktur" diyebiliyor musun? Diyemezsin! Çünkü o fark var ve fiziksel bir gerçek! Sıkmıyor değil mi?
Biliyorum, bu soruyu dürüstçe cevaplayamazsın çünkü nasıl cürütmeye kalksan kendi argümanın çöküyor. Cürütmeye çalıştığın anda ben seni cürütürüm, çünkü sen diyalektik mantığı es geçiyorsun.
Konu 2,2 ile 33 mikrosaniye hemşerim! Peynir, paslı demir, buzdolabı değil! Hadi, müon farkı yok de de görelim! Dürüstsen, konuya gel, sağa sola kıvırma! Eğer robot kafan bunu deneyimleyebiliyorsa, buyur, cürüt de göreyim!
|

23-02-2025, 02:02
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Ahahaha! 😂 Müonların 2,2 mikrosaniye yaşayıp yeryüzünde 33 mikrosaniye olarak ölçülmesini konuşuyoruz, sen hâlâ peynirin buzdolabında yavaş bozulmasından dem vuruyorsun! Peynirin ömrüyle Özel Göreliliği karıştırmak nedir ya? Einstein bu seviyeye inmemişti, sen ona da el attın, tebrikler!
|
Ne alaka yine geri zekalı... Bahsettiğim yalanları öne süren sendin ve benim konum zamanla ilgiliydi, şu ya da bu parçacığın form-yapı halinin süresini tartışmak değil. Ne alakası var benim fiadelerimle, şu ya da bunun ömrünün... "Zaman geçtiği için demir paslanmaz, demir paslandığı için zaman mefhumu anlam kazanır," ben bu minvalde izah ederken, laf ospuluğuna, yalana, dolana, çarpıtmaya devam edip sürekli trollüyorsun, çünkü geri zekalısın, sorun bu, şimdi bu örnekle benim anlatmak istediğimin alakası nedir?. Defalarca alakası yok dedim, ben bu konudan söz etmiyorum dedim, haliyle ortaya sıçman geri zekalılığından, laf orspuluğundan, aklınca oyun oynadığını sanıp, halt yemenden...
Bir şey 2 saat yaşarken dahi etkisi 1 gün sürebilir ve o'nun da, her şey'in(nesnel) de ölçümü de, tespiti de bıraktığı etki ve verdiğimiz tepki sayesindedir. Bin kere anlattım...
Konu bu değil, daldan dala atlayıp çarpıtıyorsun, bırak bunalrı sonuç olarak, bizim maddi biçimler ve ilişkilere nazaran yaptığımız çok çeşitli kıyas ve ölçülerimizle, senin Pinokyo tanrının ilgisi ne? Nerede bu pinokyo, bize bunu göster, bulandırma...
Pinokyo tanrı yoktur çünkü bin yıl önce insnalar patates kızartmasının ne olduğunu bilmediği gibi tarfini de bilmiyordu. Demek ki tarifi bilmiyorlarsa pinokyo tanrı da yoktur... Geç bu tür geri zekalı lafazanlıkları;
Tamam madem ölçmek diyorsun, ölçelim kabul..Pinokyo tanrını ne ile ölçeceğiz, ömrü(!), boyu, ağırlığı, hızı, hareketi, cismi, malzemesi nedir, eli, ayağı, gözü, kulağı, burnu, ağzı, götü, başı var mıdır, tamam buyur koy ortaya, onu da ölçelim... Hadi...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

23-02-2025, 03:03
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
|
|
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
[...]Özel Görelilikte "etkileşim korunur", yani müon kendi sisteminde 2,2 mikrosaniye yaşar, ne bir saniye fazla, ne bir saniye az. O hızla giderken, onun için her şey normal. Senin bozulmayan peyniri de ışık hızına çıkarsak, o da kendi içinde bozulmadan kalır, ama biz dışarıdan bakarken onun süreci yavaşlamış görünür. İşte bu kadar basit!
Ama sen hâlâ "çevresel etkileşimler" falan diyorsun. Ya kardeşim, Newton fiziği eskide kaldı! Özel Görelilik, hız arttıkça zamanın yavaşladığını kanıtladı. Müonlar bu yüzden yeryüzüne ulaşabiliyor. Bunu hâlâ anlamayıp peynirle izah etmeye çalışmak gerçekten bilimsel şovun trajikomik hali.
Madem bu kadar biliyorsun, "Müonun 2,2 ile 33 mikrosaniye arasındaki farkı yoktur" diyebiliyor musun? Diyemezsin! Çünkü o fark var ve fiziksel bir gerçek! Sıkmıyor değil mi?
[...]
Konu 2,2 ile 33 mikrosaniye hemşerim! Peynir, paslı demir, buzdolabı değil! Hadi, müon farkı yok de de görelim! Dürüstsen, konuya gel, sağa sola kıvırma! Eğer robot kafan bunu deneyimleyebiliyorsa, buyur, cürüt de göreyim!
|
Burada muon konusu yer alıyor.
Muon, tıpkı elektron gibi kendinden başka parçaya bölünmeyen negatif yüklü kararsız bir parçacık olduğu için lepton olarak sınıflandırılmış. Kararlı kalma ömrü senin de dediğin gibi 2.2 mikro saniye.
Secondary(ikincil) muon olarak görülen bir muon türü daha var, bunlar kozmik ışınların atmosfere çarpmasıyla oluşuyor. Linkte ilgili bölümü alıntılıyorum.
|
Due to their greater mass, muons accelerate more slowly than electrons in electromagnetic fields, and emit less bremsstrahlung (deceleration radiation). This allows muons of a given energy to penetrate far deeper into matter because the deceleration of electrons and muons is primarily due to energy loss by the bremsstrahlung mechanism. For example, so-called secondary muons, created by cosmic rays hitting the atmosphere, can penetrate the atmosphere and reach Earth's land surface and even into deep mines.
Daha büyük kütleleri nedeniyle müonlar, elektromanyetik alanlarda elektronlardan daha yavaş hızlanır ve daha az bremsstrahlung (yavaşlama radyasyonu) yayarlar. Bu, belirli bir enerjideki müonların maddeye çok daha derin nüfuz etmesine olanak tanır çünkü elektronların ve müonların yavaşlaması öncelikle bremsstrahlung mekanizması tarafından kaybedilen enerjiden kaynaklanır. Örneğin, atmosfere çarpan kozmik ışınlar tarafından oluşturulan ikincil muon denen müonlar atmosfere nüfuz edebilir ve Dünya'nın kara yüzeyine ve hatta derin madenlere ulaşabilir.
|
Bunu rüzgara karşı(manyetik alan) yürüyen iki kişiden birinin mendil açarak(düşük kütleli elektron), diğerinin paraşüt açarak(yüksek kütleli muon) ilerlemesine benzetirsek, paraşüt açanın rüzgara(Dünyanın manyetik alanına) daha fazla maruz kalması nedeniyle daha yavaş hareket etmesi kaçınılmazdır.
Muonlar manyetik alan etkisindeyken daha az bremsstrahlung (yavaşlama radyasyonu) yayıyorlarmış. Eğer Dünya atmosferinde kararlı kalma süreleri senin dediğin gibi 33 mikro saniyeye çıkıyorsa bunun sebebi (enerjilerini tüketen) yavaşlama radyasyonunu kaybetme süresi uzadığı içindir.
Bundan zamanın bir varlık olduğu sonucuna nasıl ulaştığını anlamadım.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

23-02-2025, 11:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677
|
|
(arada kaynamasın, yukarıda Şüpheci Dinsiz'in bir cevabı var)...
Ben ise ömrü bu iken neden bu olarak ölçüyoruz diyor sandım, zira sunuş şekli şu ortamda, koşulda şu iken, bu koşulda şu ayrımı içermiyordu... Çoğu kez, ya kendinin, ya da oradan, buradan aldığı magazinvari, neye göreliği olmadan klişelerin ezberden dizildiği veya sözdebilim, teist şarlatanalıklarla vb.evirip, çevirip, çarpıtıp, yalan, dolan bir hale sokulmuş metinler üzerinden çarpık biçimde kotarıp, sunduğu iddialardan birisi sandım. Bir de "sıkmıyor değil mi?" vb. demiş
Konunun başından beri diyorum ki, koşulların(madde ve maddi yoğunluk, girdiler, çıktılar, etkileşimler, ilişkiler, hareket vb.) değişimi, haliyle sonuçlar, koşullara nazaran ölçtüğümüz şey, referansımıza dayalıyaptığımız kıyas ve ölçülerin de farklı çıkmasına yol açacaktır, bu normaldir, doğaldır. Başından beridir bu kadar basit bir cümleyi anlayamadın, anlayacğın dilde, en basit biçimde örneklerde sunuldu yine anlamadın. Döndün dolaştın, tilkinin dönüp dolaşıp kürkçü dükkanını boylaması sözü gibi, izahı kolay olsun diye verdiğim ve dalga, dümen yaptığın peynir ve demir örneğine kapaklandın.
İster peyniri, ister demiri, ister müonu, ister bir insanı neyi referans alırsan al, koşullar değişirse, ölçüler de değişir, bu durum, hal koşullar a göredir, bu zeminde göreceliğin temeli, kaynağı da zaten burası. Ölçüyü, ölçülen ve koşullarından bağımsız bir varlık gibi sunmanı değerlendirdiğimizde "metaforla tarifi", "anamı ben doğurdum, babamı torunum" gibi bir laf-azanlık oluyor).
Esası 2 satır cümleler, çok basit ifadeler ve çok basit cevaplar, hala daha nesini çarpıtıp, anlaşılmaz kılmaya çalışıyorsun? kavramlara mahiyeti, olanakları ve bağlı oldukları taban dışında bir vasıf yüklemek, safsatadır ve işte tam da bu anlamda senin kerameti kendinden menkul ve varlık-yokluktan bağımsız ve dışında, ötesinde bir müstakil "zaman varlığı" yönlü, salt öznel üfürüklerin için illüzyon, yanılsama diyoruz, kendi zaman kavrayışımıza ise demiyoruz. Çünkü ney e göre içeriklendirdiğimizi biliyoruz ve bu görelik de nesneldir(maddenin, maddinin hareketi, değişimlerine göre-dayalı, somut bir tabana, "şey'e, maddeye, maddiye" dayanır)
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

23-02-2025, 17:42
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
|
|
Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı
Muonlar manyetik alan etkisindeyken daha az bremsstrahlung (yavaşlama radyasyonu) yayıyorlarmış. Eğer Dünya atmosferinde kararlı kalma süreleri senin dediğin gibi 33 mikro saniyeye çıkıyorsa bunun sebebi (enerjilerini tüketen) yavaşlama radyasyonunu kaybetme süresi uzadığı içindir.
|
Fizikte, enerji kaybı ve yavaşlama parçacıkların daha ""hızlı"" bozunmasına yol açar. Eğer müonların öz zamanı korunmasaydı, atmosferde hareket ederken enerji kaybı nedeniyle 2,2 mikrosaniyeden daha kısa sürede bozunmaları beklenirdi. Ancak, gözlemler müonların yüksek hızlarda hareket ederken ömürlerinin dış gözlemciler için uzadığını gösteriyor. Bu durum, özel görelilik teorisinin öngördüğü zaman genişlemesi etkisinin bir kanıtıdır. Yani, müonların yavaşlama ışıması nedeniyle enerji kaybetmeleri, zamanın genişlediğini destekleyen ek bir faktördür.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:46 .
|