Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Teknoloji & Elektronik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #111  
Alt 23-02-2025, 19:39
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Konunun başından beri diyorum ki, koşulların(madde ve maddi yoğunluk, girdiler, çıktılar, etkileşimler, ilişkiler, hareket vb.) değişimi, haliyle sonuçlar, koşullara nazaran ölçtüğümüz şey, referansımıza dayalıyaptığımız kıyas ve ölçülerin de farklı çıkmasına yol açacaktır, bu normaldir, doğaldır.

Evrenin derin düzeninde her varlık, sanki kendi içinde bir "saat" barındırır; buna "öz zaman" diyoruz. Bu, o varlığın içsel saati gibidir ve ne kadar hızla hareket eder, ne kadar enerji kaybeder ya da çevresel etkileşimlere maruz kalırsa kalsın, kendi dünyasında zaman hep aynı akışta devam eder.

Şöyle düşün: Dolaptaki bir peynirin yavaş yavaş enerjisini kaybetmesi veya demirin paslanması, o nesnelerin kimyasal veya fiziksel değişimlerinin sonucudur. Ancak bu değişiklikler, o nesnelerin içindeki saatlerini, yani öz zamanlarını etkilemez. Her nesne, bulunduğu koşullar ne olursa olsun, kendi referans çerçevesinde tıpkı sabit bir ritimde çalan bir müzik aleti gibidir.

Dışarıdan bakıldığında, koşullar....örneğin yüksek hız gibi etkenler.....ölçümleri etkiler; gözlemciler zamanın yavaşladığını ya da hızlandığını algılayabilir. Fakat bu, sadece gözlemcinin perspektifidir. Nesnenin kendisi, kendi içsel saatine göre hep aynı hızda "tik tak" yapar. Yani, dışsal koşullar ölçüm sonuçlarını değiştirebilir; ama varlığın özü, yani öz zamanı, tüm bu dış etkilere rağmen değişmez.

Bu, özel göreliliğin temel ilkelerinden biridir. Müonlar örneğinde de, her ne kadar dış gözlemciler onların ömrünü uzamış gibi ölçse de, müonlar kendi öz zamanlarına göre hep aynı şekilde yaşlanırlar. Koşullar değişir, ölçümler farklılaşır; ancak, her şeyin içsel düzeninde, öz zamanın sabitliği korunur.
Alıntı ile Cevapla
  #112  
Alt 24-02-2025, 01:13
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Fizikte, enerji kaybı ve yavaşlama parçacıkların daha ""hızlı"" bozunmasına yol açar. Eğer müonların öz zamanı korunmasaydı, atmosferde hareket ederken enerji kaybı nedeniyle 2,2 mikrosaniyeden daha kısa sürede bozunmaları beklenirdi. Ancak, gözlemler müonların yüksek hızlarda hareket ederken ömürlerinin dış gözlemciler için uzadığını gösteriyor. Bu durum, özel görelilik teorisinin öngördüğü zaman genişlemesi etkisinin bir kanıtıdır. Yani, müonların yavaşlama ışıması nedeniyle enerji kaybetmeleri, zamanın genişlediğini destekleyen ek bir faktördür.
Bak, burada da güçlü manyetik alanda parçacıkların kararlılık durumunun uzadığına dair bir deneyden söz etmiş. Bilimi kendi inançların için eğip bükmek yerine anlamaya çalış.

Zamanın bir varlık olduğu sonucuna nasıl ulaştığını sormuştum. Cevap veremeyeceksen veremiyorum de.

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #113  
Alt 24-02-2025, 02:15
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evrenin derin düzeninde her varlık, sanki kendi içinde bir "saat" barındırır; buna "öz zaman" diyoruz. Bu, o varlığın içsel saati gibidir ve ne kadar hızla hareket eder, ne kadar enerji kaybeder ya da çevresel etkileşimlere maruz kalırsa kalsın, kendi dünyasında zaman hep aynı akışta devam eder.
Gerçi okumayacak, okusan da -ki okumadan yazıyorsun- alaksız, dalga, dümen bir dolu manipülasyon yapacaksın ya neyse, bu sefer olmasın diyelim. Dine mine ne, dilin yapısından, öznenin ifade ve izah zaruriyetinden kaynaklanan, ifade biçimleriyle, nesnel hali, durumu karıştırmamak gerekir. "Sanki içinde" değil, iç-dış dinamiklerden bahsetmiştim, tabi form-yapılar-dan. İçi(form olarak) diyoruz çünkü parçacıklardan, parçalardan meydana geliyor ve bu parçaların, bribiriyle ilişkisi söz konusu, yani iç dinamik, diğer taraftan dışında olan parçacıklar, parçalar(form-yapıalrla) girdiği ilişkiler, etkileşimler, arada kalan ve sınır koyamayan böylece de harekete engel olmayan veya sağlayan boşluk(varlık-yokluk).
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şöyle düşün: Dolaptaki bir peynirin yavaş yavaş enerjisini kaybetmesi veya demirin paslanması, o nesnelerin kimyasal veya fiziksel değişimlerinin sonucudur. Ancak bu değişiklikler, o nesnelerin içindeki saatlerini, yani öz zamanlarını etkilemez. Her nesne, bulunduğu koşullar ne olursa olsun, kendi referans çerçevesinde tıpkı sabit bir ritimde çalan bir müzik aleti gibidir.
Öyle bir şey yok, peynir form-yapıdır. Form demek salt biçim değil, aslında biçimi de belirleyen parçaların, dahilisidir(3 oksijen=1 ozon, 2 hidrojen+1 oksijen=su, 1+1 form= başka ve daha iri bir form vs.). Peynir bir çok form-yapıdan oluşur, bu formların aralarındaki ilişki-bağ, moleküler yapıyı, daha geniş bir formasyonu temsil eder. Her formun alt formları da daha alt form-yapıları. Alt-yapılar(en küçük formlar) birim -yapıdaki en küçük- formlar ise yine parçacıklardan(form olmayan parçalardan) oluşur. Peyniri, peynir yapan salt en küçük yapıların form-yapısı değil, bunlardan oluşan daha büyük form-yapılar, bu form-yapılar arasındaki ilişki-bağ, böylece moleküler yapı, formasyon, dizilimler vs. Şimdi H2O(su), iç dinamiği gibi, dış dinamikledir de, kendini meydana getiren formlar da ayrıca iç-dış dinamik (H+H+O) halinde. A formu B ile bileşik yaptı, AB formunun içi gibi, dışında da dinamikleri, ilişkileri varsa, içindeki her bir A ve B formunun da mevcut, verili koşul-durumda hem iç, hem de dış dinamikleri söz konusudur ve değişkenlik, olanak arzeder.Yani tek başına A ve B'nin de, ayrıca iç dinamikleri, formu var, birleştiklerinde meydana gelen AB'nin de hem AB olarak iç-dış, hem de her bir parçasının da AB içinde, hem kendi, hem de birbirleriyle iç-dış dinamiğinden söz edebiliriz, böylece AB'nin içi kendine göre hem iç, hem de içindekiler hem de ayrıca bir de kendi dışı üzerinden dış dinamikler barındırmış olur. Dışarıda ise milyonlarca oksijen, hidrojen vb. atomu, bu forma girdi-çıktı etkisi oluşursa ne olur? "H+H+O" iken, "O" çıktı verirse(yani formdan ayrılırsa), ne olur? Peynir de alt yapı formlardan, bu formlardan oluşan daha büyük formlar ve bu formların da birlikteliğiyle anlam kazanan moleküler yapıdan, (böylece formasyondan da) söz edelim. Dışarıdan, hem büyük form'a hem de parçası olan alt formların birbirlerine(birbirlerinin de dışılar!), ne kadar başka form veya parça dahil olur veya içeriden dışarıya ne kadar çıktı olur, olmasını zorlayan ilişkiler yaşanırsa, peynirin, peynirliği kalır mı? Demek ki iç-dış dinamiklerden bahsediyorsak, bu iç-dış ilişkileri de kapsar. Biz peyniri buzdolabına koyarak, hem ilişkiler açısından fiziki yalıtım hem de (HAL üzre) içerideki ilişkileri de, koşulu da daha düşük dinamik sergileyecek halde -daha kararlı formlar, daha az ortalıkta dolaşan deli dana parçacıklar- minimize etmiş oluyoruz, böylece koşulu, ortamı değiş-tir-miş, peynirin dış gibi iç ilişkilerini de minimize ederek(değişen koşul), formların yapısı -daha az girdi-çıktı vermiş-, kalıcılığı artmış oluyor... (ısı dediğimiz de özünde parça alışverişinden, form girdi-çıktıların oluşturduğu değişim, etki-tepkiden kynaklı. Böylece değişen formlar vs. Şimdi bunu da detaylandıramam, ancak temelde yatan formların arasındaki ilişki,parçacık, parça girdi-çıktıları(alış-veriş), etkileşim-tepkileşim, reaksiyonları, tetiklenimleri vb. Biz açığa koyduğu eyleme, yol açtığı değişime nazaran iş, kapasitesne de enerji vs.diyoruz. Örneğin bir formdan bir parça, diğer bir forma veya ortama çıktı verirse bu nedir? kayıp, o zaman da buna nerji, güç kaybetmek vs. diyoruz. Temelde olan ise, çok daha sade(öznenin anlaması, kavraması bu sebeple de zorlaşıyor, "sade", ama çiçek demeti gibi görünüyor, çünkü özne kendine etkiyene göre, kendini, parçayı referans alıyor), girdi, çıktı, ötelendi, berilendi, ilişki, etkileşimler vb. fizik)

Her form-yapının iç, dış dinamiğinden söz edebiliriz, bir form, küçükten büyüğe 3 çeşit form-yapı barındırıyor olsun. O şeyin temel özellik-niteliğini belirleyen -makro olarak- en büyük form-yapı ise, bu yapının iç-dış dinamiklerle(ilişki, alış-veriş-etkileşimlerle) yapısal değişimi, bütünü de değiştirir. Örneğin form 1.000 adet alt formdan oluşurken, dışarıdan girdi veya içeriden çıktı vermişse veya dizilim baskılanmışsa vb., 1.000 alt form yapı varken, 900 olursa, form-yapıdan, fromasyondan, 100 çıktı verilmiştir. Sonuç olarak bu devir hem bu formda hem de 100 parça devrettiği formda(artık ne ise) değişime yol açar, sana göre olumlu ya da olumsuzdur vs, ancak temel parçalar şahsında bir anlam ifade etmez, o parçalar A'da idi, B'ye geçti. Bir binadan tuğlaları teker, teker sökersek ne olur? Sütunları çekersek? Bina aynı form-yapısını koruyamaz haliyle bu yapı gibi biçime de yansır. Gözlemci de bu değişimleri kıyasladığında ölçü edinmiş olur. Senin içindeki saat dediğin, FORMUN parçalı ve iç-dış ilişki böylece dinamiği, DOĞASIYLA ilgili, olan yine fiziki etkileşimler, ilişkiler vb.ve koşul(iç, dış ilişkiler dahil) değişiminde, o sabit saat olarak öne sürdüğün de değişir, kullandığın müzik ifadesiyle söylersem, tını, müzik de değişir, sen özne olarak buna uzadı, kısaldı vs. dersin, olan ise yukarıda özetlendiği gibidir, ilişkiler, etkileşimler, böylece dinamik değişmiştir.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dışarıdan bakıldığında, koşullar....örneğin yüksek hız gibi etkenler.....ölçümleri etkiler; gözlemciler zamanın yavaşladığını ya da hızlandığını algılayabilir. Fakat bu, sadece gözlemcinin perspektifidir. Nesnenin kendisi, kendi içsel saatine göre hep aynı hızda "tik tak" yapar. Yani, dışsal koşullar ölçüm sonuçlarını değiştirebilir; ama varlığın özü, yani öz zamanı, tüm bu dış etkilere rağmen değişmez.
Nesnensin kendisi, en küçük birim dahi olsa FORM-YAPIDIR, ortam sizin çıplak gözle baktığınız gibi değil, madde yüküyle dolu bir havuz. Bu hali düşünürken, bu en küçük, alt formları, bir okyanusun içidneki balık gibi düşünmeli, ok. İç ssat dediğin iç dinamik ama bu hem iç parçaların birbiriyle olan ilişkisi hem de dışarıdan da yalıtık değil, sonuç olarak gözlemci nasarında sergilenen harekettir. Zaman da hareket, değişime bağlı ölçü olduğuna göre...

Değişmez bir iç dinamik diye bir anlayış geçerli değil, sadece formlar içerdiği, ihtiva ettiği parçacığa göre, çok parçalı formlardan daha sade ilişki, etklileşimler sergiler, daha küçük etkilere tepkilenirken, bu formuyal her an titreşen biçimiyle daha büyük formları oluşturdukalrında, daha büyük formlar, bu iç, alt formların titreşişmini yansıtmaz, çünkü çok daha büyüktür ve daha farklı ilişki, etkileşim sergilerler. Örneğin bir file son hızla çarpan bir karınca gibi, ama başka bir form, karınca gibi formlardan oluşyuorsa, örneğin form-yapısını bir milyon karınca oluşturyorsa, işte o file etki eder.... İçeride o karınca metaforlu formlar da hareketsiz değil ki, bilişkili dğeil ki, ancak etki alanları, daha sınırlıdır ve tetiklenimler ve tepkiler daha seri. karınca ile karınca çarpışırsa etki eder, ama bir karınca file açrpsada hissetmez. Hepsinin temelinde olan ise saf parçacıklar, bu halde formda bulkunan parçacık sayısı azaldıkça, birbirine etkiyen parçalarda biribiriyle neredeyse aynı büyüklükte olacaktır, e o zaman?. Tabi ki karınca ile akrıncanın etkileşimi giib dinamnik serileyecek. Daha iri formlar ise fildir ve etkileşim ve tepki, fomca reaksiyon için, için görece kendisi gibi daha iri formlar gerekir. En ufak bir parcadan etkilenbilir ama bu iç formuna etki eder... ne zaman ki iç, yani onu meydana getiren formlara, dışarıdan etkiyen parçacıklar, içerideki formun yapısını değiştirir hal alır, o zaman bir bütün halinde iri formda durumunu koruyamaz, çünkü onu meydana getiren parçalar artmış veya azalmıştır.

Örneğin 3 oksijen atomu ozon oluşturuken, formdan 1 oksiyen atomu ayrılsa veya oksijen de form olduğuna göre, onun da parçalarında girdi-çıktı olsa ve oksijen olmaktan çıkıp, başka şeye dönüşse, o artık ozon değildir, gözlemci bu durumda ne yapacak? İşte zaman, burada anlam kazanıyor, 3 okjin iken, 2 oksijen böylece ozon değilken kıyası başlıyor, formun değişimi(sebebi şuydu, buydu amacım bunu yazmak değil), o değişim kaçınılmaz, fiziki oalrka gerçekleşir, bize de kıyaslamak kalıyor. ne kadar sorularıyla soruyoruz ve doğada sadece baktığımız o 1 ozon tanesi yok, trilyonlarca şey, hareket, değişimler vb. sergiliyor,,i böylece bir de ortama dayalı bir hareket-değişim algısı dolayısıyla ölçüsü, zaman mefhumu nalam kazanıyor biz o mefhumla, işte o ozonun ne kadar sürede bozulduğunu sorguluyoruz, ortama dayalı olan zaman algısı geniş, ozona dair olan ise ona has olmak üzere özeldi. Gözlemci de içinde olduğu o ortam, yani daha geniş düşünürsek geniş formasyonun bir parçasıdır ve böylece ufaktan, büyüğe ne dersek diyelim tüm parçalar gibi tüm formlar da ilişki halinde, okyanusta irili, ufaklı balıklar gibiyiz, salt boşluk diye bir şey yok, ne mutlak dolu ne de mutlak boş...

Neyse her bir paragrafı örnekli, işaretli izah etmek hem uzun iş hem de yazı uzuyor, A+A= A örneğim gibi, A+A=B, A+B+A+A iken form K ise, bir adet daha A girdi veya çıktı yapsa o artık K değildir, böylece iki durum arasında kıyas da yapabiliriz. şeyler - formlar - yek, tek başına parça değilleri o sebeple içlerinden söz ediyoruz, bunu sağlayan formu, o içleri de çeşitli parçalardan oluşuyor..

Bu dinamik ise daim sabit olur iddian da geçerli değil, örneğin A atomu -ki bu da form-yapıdır- şu koşulda, şu kadar titreşim-aslında bu da hareket- verirken, şu koşulda bu bu kadara düşer veya artar, neden? Çünkü madde havuzundayız ve formlar parça, parçacık ilişkileri, havuzun homojenliği bozmakta (dalgalandırmaktadır, yutmak da, kusmaktadır, girdi, çıktı yapmaktadır vs.), yani hiç bir yer, tıpatıp birbirinin aynısı ve aynı yoğunluğu yansıtmaz, atomun koşulu değişinde, farklı koşullarda aynı şeyi sergileyen atom olmaz, hatta aynı(benzeşim bakımından) atom bile olmaz, ancak formun biçimi ne kadar çok parça ve form ihtiyva ediyorsa, daha iri etkileşimlere duyarlı olan bizler için ancak tespit edilebilir olur, çünkü karınca-fil örneği gibi bir durum yaşanır. Sana göre aynı, oysa atoma göre baktığımzıda öyle değil...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (24-02-2025 Saat 05:56 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #114  
Alt 24-02-2025, 10:58
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Zaman bir varlık değildir. Metafizik bir şey de değildir. Zaman, bu dünyada bizler olayların akışını daha iyi anlayalım diye uydurulmuş gerçekte var olmayan bir kavramdır. Zamanı çıkarırsanız, her şey şimdi şu anda olmaktadır. Ancak bu yanlış konsept dünyamıza sunularak evreni ve doğayı tamamen yanlış anlamamıza neden olmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #115  
Alt 24-02-2025, 20:29
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bak, burada da güçlü manyetik alanda parçacıkların kararlılık durumunun uzadığına dair bir deneyden söz etmiş. Bilimi kendi inançların için eğip bükmek yerine anlamaya çalış.

Zamanın bir varlık olduğu sonucuna nasıl ulaştığını sormuştum. Cevap veremeyeceksen veremiyorum de.

Manyetik alanlar, plazmanın stabilitesini artırır ancak parçacıkların (örneğin müonların) yaşam sürelerini etkilemez. Müonlar, kendi referanslarında 2,2 mikrosaniyede parçalanırken; yüksek hızları nedeniyle dış gözlemciler tarafından 33 mikrosaniye gibi ölçülür. Bu fark, relativistik zaman genişlemesinin net bir göstergesidir.

Zamanıda bir ırmak gibi düşün: Irmak genişledikçe akışı yavaşlar. Eğer yalnızca mekan (uzay) eğrilebilseydi, koordinatlardaki büzüşme ve genişleme doğal olarak dengelenir ve ölçümlerimiz sabit kalırdı. Ancak 2,2 ile 33 mikrosaniye arasındaki fark, zamanın akışının yavaşlamasıyla ortaya çıkar. Bu da, zamanın yalnızca zihinsel bir kavram, ölcü birimi değil, gerçek ve fiziksel bir boyut olduğunu kanıtlar.
Alıntı ile Cevapla
  #116  
Alt 24-02-2025, 22:45
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Gerçi okumayacak, okusan da -ki okumadan yazıyorsun-
Senin yaklaşımın tam olarak isteksizlik içinde, mantık yürütme çerçevesine sıkışmış bir zihin oyunundan ibaret. "Zaman sadece değişimdir, öz zaman yoktur" diyorsun. Peki, bunu matematiksel olarak formüle edebilir misin? Hayır, edemezsin. Ama modern fizik, zamanın fiziksel bir boyut olduğunu denklemlerle açıklamış ve bu denklemleri deneylerle doğrulanmış.

Δt olmadan, hızın zaman üzerindeki etkisini açıklayamazsın. Eğer zaman sadece zihinsel bir soyutlamaysa, neden müonlar atmosferde 2,2 mikrosaniye yerine 33 mikrosaniye yaşıyor? Hadi bunu "saf değişimle" açıkla.

Senin görüşün, deney ve gözleme dayanmayan bir felsefi spekülasyondan ibaret. Bilimde mantık yürütmek elbette önemli, fakat doğa mantığımıza uymak zorunda değildir. Yerçekimi senin mantığına uyuyor mu? Ortalıkta görünmüyor ama Newton'un formülleriyle tanımlanmış, Einstein'in genel göreliliğiyle genişletilmiş ve deneylerle doğrulanmış. Kimse, "Yerçekimi yok çünkü göremiyorum" demiyor. Oyun kuralları belli: Bilim, gözlem, deney ve formülle kanıtlanır.

Öz zaman, parçacıkların kendi referans çerçevesindeki saatidir. Bu saat, parçacık duruyorsa farklı, hareket ediyorsa farklı işler. Hepsi formüle edilmiş, ölçülmüş, denenmiş ve doğrulanmış.
Hipotez kur, matematikle ifade et, deneyle test et. Einstein da bunu yaptı, müonlar da bunu doğruladı, GPS sistemleri her gün bu gerçeğe göre çalışıyor. Senin mantığın ne derse desin, doğa kendi kurallarına göre işliyor ve bu kurallar, matematikle evrensel bir dilde yazılmıştır.

Bana "zaman yoktur" diyebilmen için, bu fiziksel gerçekliği formülle çürütmen lazım. Çünkü bilimde "olmaz"ın formülü yoktur. Olamayacağını kanıtlaman gerekir. İşte bu yüzden mantık yürütmek, ölçülebilir ve formüle edilebilir gerçeklikler karşısında yetersiz kalır.

Senin görüşün, gözle görülene dayalı sezgisel bir açıklama. Oysa bilim, sezgilerimizi aşan gerçekleri ortaya koymak için vardır. Zamanın varlığı da bu gerçeklerden biridir. Formülü var, ölçümü var, kanıtı var. Bunun neyini tartışıyorsun?
Alıntı ile Cevapla
  #117  
Alt 25-02-2025, 04:57
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Δt olmadan, hızın zaman üzerindeki etkisini açıklayamazsın. Eğer zaman sadece zihinsel bir soyutlamaysa, neden müonlar atmosferde 2,2 mikrosaniye yerine 33 mikrosaniye yaşıyor? Hadi bunu "saf değişimle" açıkla.
Ne "saf değişimi" yahu, bu kelimeyi de sen uydurdun. soyutlamak derken bu "salt zihinsel" demek değil, nesnel kaynak, dayanaklıdır. Onu da 50 kez açıkladım, mal mısın ki hala daha anlayamıyorsun? Örnek; madde, maddi değişim ve soyutlanması,ölçüsü, zaman derken... Burada kastedilen nesnel zemin, dayanaktır, madde, hareket, etklieşimler, değişimler, duyularla algılanır olan ve üzerindenliği, ifadesidir. Kendin itiraf etmiş oluyorsun işte "maddeye ve maddi koşula göre sonuç değişiyor. Atmosferden başka bir yer, koşulda, farklı olması, farklı madde, maddi yoğunluk, ilişki, etkileşim, fiziki koşullara göre değişkenlik" sergiliyor olmasından, "öz hakiki vip zaman" diye sözde bir zaman varlığından dolayı değil... O sebeple de, sonuç, ölçü değişiyor. Bir de benim hiç bir ifademin objektif kanıtı vs. olmadığını iddia etmişsin(bunu söyleyen de hayali, farazi sözde inanç(kanıtı inancı, keyfi) iddiları, çıkarımlarına namına, hiç bir somut dayanağı, örneği, temeli olmayan birisi, iyi mi?). Söylediklerime kanıt araman dahi geri zekalılık, kavramın tanımı, değişken koşulları da kapsayan bir biçimde değişkenliği üzerinden de yapılmış... Biz bunun üzerinde konuşmyuruz ki, SENİN saçma itiraz, yalan, dolan, çarpıtmalarını düzeltmek, ZAMAN VARLIKTIR, maddeden bağımsızdır YÖNLÜ üfürüklerin vb. ÜZERİNDEN KONUŞUYORUZ, yoksa bizim ifadelerimizin, uzun, uzadıya konuşulacak bir yanı yok. Aksine üfürük, saçma iddialarını yalanlayan bu vb. örnekleri sunarken, nerenden anlıyorsun? (senin örneğin, iddianla uyumlu olması için, hiç bir madde, maddi biçim, koşul(ilişki, etkileşim, yoğunluk vs.), değişimine bağlı olarak değişmeyen bir zaman ölçüsü ortaya koymak olmalı)
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Senin yaklaşımın tam olarak isteksizlik içinde, mantık yürütme çerçevesine sıkışmış bir zihin oyunundan ibaret. "Zaman sadece değişimdir, öz zaman yoktur" diyorsun. Peki, bunu matematiksel olarak formüle edebilir misin? Hayır, edemezsin. Ama modern fizik, zamanın fiziksel bir boyut olduğunu denklemlerle açıklamış ve bu denklemleri deneylerle doğrulanmış.
Bozuk plak gibi başa sarma, boyut ile kastımızı defalarca dile getirdim... Zaman, maddenin, maddinin değişiminin ölçüsüdür, bu yüzden de hesabı, kitabı rahatlıkla yapılabilir, temelde fizik var, hareket, değişim, ispat, hesaplar da tabiki ölçü bazlı oalcak... Hala daha, "öz zaman" saçma şeyler iddia ediyor, sıkıştıkça, çarpıtıp, "öz hakiki vip zaman" vb. demeye başlıyorsun. Değişmez zaman diye de yalan atıyorsun... Örneğin yönler de hesaplanır, meridyenler de, hız, ağırlık, boy, renk skalalaları vs. vs., bunların tümü de bağlı-göre oldukları maddi form-yapılar, koşullara veya gözlemciye, referansa göre değiştiği ispatlanır da -ki şeye dair, şeye göre tanımı, ifadesi, ölçüsü vb. ile, şeyi karıştırıyorsun? 50 Kere anlattım, bu yaklaşımın hem safsata hem de matematik, bilim değildir. Hesabı yapan da öznedir ve bu konuda bizi ilgilendiren hesaplanmış olmaklık değil, neye dayandığı, neye göre değiştiğidir... Başka konulara başlık olacak biçimde orataya atıp, tokuşturup, boş lafazanlık yapmayı bırak.

Daha önce açıkladım, 50. kez tekrar edelim, Boyut bir nesne, alan üzerinde herhangi bir noktayı belirlemek için gereken minumum koordinat sayısıdır. Zaman da hesaplamalarda kullanılır. Hız, Frekans vb. hareketin aldığı mesafe, bir etki, olayın sıklığı vs. vs. ölçerken... Ölçü, kıyas olarak kullanıyoruz, elbette bu halde, hesaplarda mecburen kullanılır bir hal alır, onsuz açıklanamaz, ilgili alan açısından koordinatlamaz hale gelir, o sebeple boyut da denir. Örneğin "meridyenler", "yönler" hem varsayımdır(aslında yok, ama varmış gibi davranmak) hem de özneye ve referansına göredir, yoldur, yöntemdir, ama kullanıyoruz hatta pusulalar, çeşitli cihazlarda kullanıp, ölçüyoruz, matematikle hesaplıyoruz vs. diye çıkıp "yön, meridyenler, boyut, zaman vb." varlık(müstakil nesnedir vs.) demiyoruz, ama nesnel-öznel bir tabanı, görece de olsa referans alınan nesneler, maddi biçim, ilişkiler, etkiler vs. üzerinden de, kıyaslanır, dayanaklanır(üfürükelr gibi soysuz değildir), temellenir diyoruz değil mi? Kendinle dalga mı geçiyorsun? -Ki bu vb. ifade, yol, yöntem, ölçülerimize "varlıktır" deme safsatası dayatıyorsun? (inanıyorum, böyle düşünüyorum desen görüşümü, yorumumu yazar veya bir şey söylemem, ama görüşümü eleştireceksen, çarpıtmamalı, dürüst ve tutarlı, kendin çarpıtıp veya yer yer yalanlarla kendi oynadığın biçimlerde monolog yapmamalı, alakasız yerelere eğip, bükmemeli, ilgisiz şeylerle tokuşturmaman gerekir...)

Ben "zaman, madde, maddi ilişkiler ve değişimden, varlık-yokluktan ayrı ve bağımsız düşünülemez, o sebeple de varlık-yokluğa bir başlangıç tayininden söz edilemez" derken, sen buna itiraz edip, "zaman bağımsız, ayrı bir varlıktır, varlık-yokluk da varlıkla yaratılmıştır" diyorsun, o zaman, maddi biçimde ve MADDİ sebepler, koşullarla meydana gelen değişimlerin kıyasıyla yapılan ölçüm örnekleriyle gelme, bu hız, ağırlık vb. ölçmek gibi bir iş... Sen madem zamanın maddeden ayrı, bağımsız bir varlık(müstakil varlık) olduğunu iddia ediyorsun, bize göster ve bu sözde, farazi "Öz hakiki zaman" iddian da,,, maddi hareket, ilişki, değişimlerle değişiyor-belirleniyor olmasın -ki abuk, subuk öne sürdüğün zaman varlığı bağımsız olsun-.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (25-02-2025 Saat 08:55 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #118  
Alt 28-02-2025, 03:04
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Atmosferden başka bir yer, koşulda, farklı olması, farklı madde, maddi yoğunluk, ilişki, etkileşim, fiziki koşullara göre değişkenlik" sergiliyor olmasından, "öz hakiki vip zaman" diye sözde bir zaman varlığından dolayı değil... O sebeple de, sonuç, ölçü değişiyor.

Ölçüm mü değişiyor? Nasıl?
Bak, hâlâ aynı hatayı tekrarlıyorsun. Mekân büzüşüyorsa, bunun karşıtı olarak göreli genişlemesi gerekir. Bu diyalektik bir zorunluluktur. Yani, büzüşme tek başına açıklama sunamaz çünkü büzüşme ve genişleme birbirini nötrler, ölçüyü mutlak hâle getirir. Eğer dediğin gibi "mekân büzüşüyor, o yüzden müonlar uzun yaşanıyor" diyorsan, aynı anda zamanın da genişlemesi gerektiğini idrak etmek zorundasın. Özel görelilikte büzüşme ve genişleme birbirini tamamlar, tek taraflı açıklama yapmak sadece fizik cahilliği olur.

Senin dediğin gibi olsaydı, sadece fiziksel ortamın değişmesiyle müonların ömrü uzardı, değil mi? O zaman, neden bu uzama tam olarak Lorentz dönüşümlerinin öngördüğü formülle birebir uyumlu? Madem ortamın değişmesiyle oluyor, nasıl oluyor da her hız değişiminde, müonların ömrü tam olarak lorenz faktörüne uyuyor? Hadi bunu açıkla!

Müonların uzun yaşamasının sebebi mekânsal büzüşme değil, zamanın doğrudan genişlemesidir. Mekânsal büzüşme var ama bu etki, zaman genişlemesi olmadan tek başına açıklama getiremez. Çünkü Lorentz dönüşümlerinde uzay–zaman invariyanttır, biri büzüşüyorsa diğeri genişlemek zorunda! Senin anlamadığın nokta da tam olarak bu! Özel görelilik, yalnızca mekânın değişmesiyle değil, zamanın doğrudan genişlemesiyle de çalışır.

Müonların 2,2 mikro saniye yerine 33 mikro saniye yaşamasının tek mantıklı açıklaması zaman genişlemesidir. Deneylerle onlarca defa test edilmiş, doğrulanmış bir olgudan bahsediyoruz. Senin "ortam değişiyor, ondan böyle" diye üfürmen, bu gerçeği değiştirmiyor. Eğer bu söylediğin doğru olsaydı, farklı hızlardaki müonlar farklı genişleme faktörleri göstermezdi. O zaman açıklasana, neden her hızda tam olarak Lorentz faktörüyle birebir uyumlu çıkıyor?

Hadi, tek bir tane deney göster bana, bu hesaplamaların tutmadığı bir örnek göster! Yok! Çünkü deneyler tam olarak özel göreliliğin öngördüğü zaman genişlemesini kanıtlıyor. Senin laf kalabalığın ise bu gerçeği örtmeye yetmez. Eğer hâlâ anlamıyorsan, git aç bir fizik kitabı oku. Zaman genişlemesini yok sayıp mekânsal büzüşmeyle işi geçiştiremezsin. Bunu iddia etmeye devam edersen, görelilik teorisini ve tüm deneysel sonuçları çiğnemiş oluyorsun. Öyle "zaman yok", "ölçüm değişti" demekle bilim değişmez. Hadi, bunun neden Lorentz faktörüyle birebir örtüştüğünü açıkla da görelim!

Müonlar, farklı hızlarda hareket ederler. Bu, onların atmosferdeki oluşumlarına bağlı ama ömürleri hızlarına bağlı. Lorentz faktörüde (γ), müonların ömürlerinin hızlarına bağlı olarak nasıl uzadığını belirler cünkü bunlar degisken. Farklı hızlarda hareket eden müonlar, farklı ömür sürelerine sahiptir. Lorentz faktörü ve özel görelilik teorisi doğru olmasaydı, müonların hızlarına göre ömürlerinin hesaplanması ve gözlemlenmesi bu kadar net ve tutarlı olmazdı. Ne sacmaliyorsun sen.
Alıntı ile Cevapla
  #119  
Alt 28-02-2025, 03:53
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
Standart

Dine mine ne,
Muonlarla ilgili 33 mikro saniyeye genişleme deneyinin linkini atar mısın. İngilizce/Türkçe olabilir.

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #120  
Alt 28-02-2025, 06:29
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dine mine ne,
Muonlarla ilgili 33 mikro saniyeye genişleme deneyinin linkini atar mısın. İngilizce/Türkçe olabilir.
Rutgers Üniversitesi'nden bir fizik profesörü tarafından hazırlanmıştır ve kozmik ışın muonlarıyla ilgili deneyleri anlatmaktadır.
https://www.physics.rutgers.edu/~ean...9/muon-mit.pdf
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:40 .