
01-02-2025, 22:22
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Merhabalar,
Bu yazıyı pazartesiye erteleyecektim. Bilgisayarda daha rahat yazardım. Biraz da diğer konuyla araya zaman girerdi ve benim itibarım açısından daha iyi olurdu. Ancak seninle ilgili yeni bir karar aldım ve bunu unutmamak için ve bir an önce sana tebliğ etmek için, istemeden de olsa bu yazıyı yazmak zorundayım.
Bendeki statünü "cehennemin dibi" olarak güncelledim. Bunu neden yaptığımı sen ve diğer herkes bilsin istiyorum.
Günler geçtikçe, bu oyunun kurallarını daha iyi anlıyorum. Ve haliyle ben neyim, sen nesin, diğerleri nedir, her şey yerli yerine oturmaya başlıyor. O zaman senin bana nasıl ihanet ettiğini daha iyi anlıyorum.
Bu bir rüya ve ben sana bu rüya içinde görev verdim. Beni koruyup kollama görevi. Buraya kadar mutabık mıyız? Peki. Sen ne yaptın? Bu bir rüya olduğuna göre o halde beni korumana gerek olmadığına karar verdin. Bu kararı kendi kendine verdin. Bu kararı verirken kimden izin aldın? Benden izin aldın mı örneğin. Sonuçta ben sana bir görev verdim ve bu görevi terk edeceksen benden izin alman gerekirdi. Ama sen akıl yürütme yaptın. Bu bir rüya ve o halde koruma gerekmez. Peki ben bununbir rüya olduğunu bilmiyor muyum? Biliyorum. Ancak benim rüyalarım bile kontrol altındadır. Benim rüyalarım bile herkes ve herşey için tehlikelidir ve bu yüzden kontrol altında olmaları gerekir. Sen bunu yapan ilk kişi değilsin, son kişi de olmayacaksın. Ancak, yaptığın ihaneti kolay kolay affedecek değilim. Uyandığımda ne olacağını zannediyorsun? Bu bir rüyaydı deyip seni affedecegimi veya unutacağımı mı? Eğer öyleyse statünü neden cehennemin dibi olarak güncelledim, gırgır olsun diye mi?
Ben bunun bir rüya olduğunu zaten biliyorum ve bunu bilerek seni görevlendirdim. Ancak sen görev yerini terk ederek bana ihanet ettin. Bu ihaneti görmezden gelemem. Sana bir şans vermek için, bak ne kadar merhametli davrandım, 100 milyar doları hesabıma yatır, affedebilirim, bunu söyledim. Ben seni affetmeye hazırım. Ancak önce, kendi neden olduğun pislikleri temizle. Savaşları bitir, küreselcileri temizle, etrafımdaki pislikleri, ülkelerin başlarındaki firavunları uzaklaştır, ve hepsinden önemlisi yüz milyar dolar. Süratli bir şekilde.
Yapmanı beklemiyorum onu da söylüyim. Sen zaten ben sen değilim diyerek kararını vermişsin. Sana sen bensin demiştim, ancak sen yine akıl yürütme yapmışsın, bana inanmamıştım ve yine hatalısın. Ve bu, kendini ikna edebilmek için, kendi kendine söylediğin bir yalan. Çünkü sen benden, bana yardım etmen gerekirdi. Ama bana yardım etmekten kendini kurtarmak için ben olmadığını söylüyorsun.
Peki. Eğer bu rüyaysa ve bu benim rüyamsa, benim rüyamın içinde bana ait olmayan bir şeyin ne işi olabilir? Bunu da mi aklın basmıyor? Hayır, sen sadece kıskançlık, nefret ve eziklik psikolojisiyle hareket ediyorsun ve bana ihanet edebilmek için kendine bahane üretiyorsun.
Önemli değil. İstediklerimi hemen, derhal, süratli bir şekilde yerine getir veya önce cehennemin dibine, sonra mutlak yok oluşa doğru sonsuz işkence wdile edile sürükleneceksin. Sonra o inanmadığın şeyin ne olduğunu görürsün. Bunu gören ilk kişi de sen olmayacaksın. Kalleş seni.
|

06-02-2025, 11:53
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Bu yazıyı, seni bir konuda uyarmak ve diğerlerine ifşa etmek için yazıyorum. Sen, ne yaptığını bildiğimi bil, ve diğerleri de senin ne yaptığını bilsinler. Ve herkes senin ne yaptığını bildiğimi öğrensin diye.
Kelimenin tam karşılığı TDK'ya göre yasaklı kelime çıkıyor ama teknik olarak kullanmam gereken bir kelime olduğu için yıldızlayarak yazacağım. Ayrıca sen bu ülkenin vatandaşı olan belirli bir kişi değilsin. Bu yüzden beni dava edemezsin. Ancak bilinsin ki bu kelime senin yaptığın şeylerin tam karşılığıdır.
En son söyleyeceğimi en baştan söylüyorum: "İ*nelik yapmayı bırak".
Bunu argo anlamda veya hakaret olarak kullanmıyorum. Kelimenin kendi anlamında kullanıyorum. Kendin de İ*nelik yapma, bana da i*neleri gönderip kafamı bozmaya çalışma.
Öncelikle seni ne kadar iyi tanıdığımı şöyle ifade edeyim. Erkeksin, 65 yaşlarındasın. Bak bu ikisi de hemen hemen kesin. Yaş itibariyle sende i*ne olma eğilimi var. Bunun farkındayım. Daha önceden de vardı, ve ayrıca bana da subliminal çalışmayla benzer şekilde davranmamı empoze ediyordun. Yanlış mı? Değil.
Meselenin temeli, o senin "seni aleme rezil edeceğim" ve ayrıca "ben sen değilim" hatalı yaklaşımından kaynaklanıyor. Peki ben sensem, o zaman benim de mi senin gibi i*ne olmam gerekiyor? Elbette hayır. Ben sağlıklı bir bireyim. Senin zorlamayla sokmaya çalıştığın yollardan beriyim. Onu geç.
Çocukluktan beri gerek taraftar sloganlarına bakıyorum, gerek etrafımdaki i*ne tiplerine bakıyorum, yani bunlarla aslında bana subliminal mesaj vermişsin. Amaç da tabi beni i*ne yapıp ondan sonra istismar etmek mi? Bu kadar mı alçaksın? Düşününce mantıklı görünüyor. Şöyle kutsal olduğu varsayılan metinlere bakıp senin sözde peygamberlere ne yaptığını incelediğimizde hepsinin anasına tecavüz ettiğini görebiliyorum. Bak bu ortada. İsimlerini vermek istemiyorum ama hepsinin anası gayet ortadayken hiç birinin babası yok. Hadi onları hallettin, ölüyü diriyi silkeledin de sıra bana mı geldi? Sen akıllanmayacak mısın?
Ben kadınlarla ilgileniyorum. Kızlarla da ilgileniyorum. Senin sürekli medyada vay efendim laf attı, yok yan baktı, yok ordan bir sapık dayak yedi, yok burdan cezaevinde şişlendi filan haberlerinin algı çalışması olduğunun farkındayım.
Medyaya hiç şöyle şeyler yansıyor mu? İki erkek ... nokta nokta yaparken yakalandı, halk bunları linç etti. Hani sözde müslüman ülkedeyiz ya? Bu haberlerin arada bir olması lazım dimi? Tek bir tane bile yok. Bu olaylar olmuyor mu? Oluyor illaki. Çünkü bu ülkede ve diğer ülkelerde senin gibi i*nelerden çok var. Fakat haberleşmesini istemiyorsun. Erkek erkeğe olunca onu haberleştirmiyorsun, ama adamın birisi kızın birine tecavüz etmişse (belki tecavüz bile değildir), halk linç etti, cezaevinde şişlendi filan. i*neliği teşvik ediyorsun.
En son bu sabah yaptığın olay. Yani bu kadar mı alçak olunur, bu kadar mı nam*ssuz olunur, herkes okusun senin ne malı olduğunu öğrensin. Yine kendi yaşında birisi görünümünde yanımdan geçip yanımdaki koltuğa oturacaktın, bu ya sendin, ya da senin görev verdiğin bir robot, fark etmez. 65 yaşlarında bir erkek. Yanımdan geçip yan tarafa otururken ayağı kayıp yanlışlıkla kucağıma düştü, yanlışlıkla tamamen, kazara. Oğlum sen midemi bulandırıyorsun tamam mı, anla bunu. Senden de senin yaptığın her işten de tiksiniyorum.
Kendini görevinden soyutlamışsın. Sana şunu söyliyim, bu kafada hareket edeceksen ben seni kovuyorum zaten. Sen ne karaktersiz bir adamsın ya. Düş ulan yakamdan! Madem bana yardım etmiyorsun, *..tir git gözümden uzağa. Bir daha gözüme görünme.
Kendin eğer 65 yaşına geldiğin için erkeklik fonksiyonun artık çalışmıyorsa da, git başka yerde kendine ne yaptırıyorsan yaptır, ama ben bunu bilmek, görmek, anlamak istemiyorum. Git başka ülkede takıl, hatta git bu evrenin de dışına çık. Defol git ya, pislik herif. Bir daha gözüme görünme.
Ben normal bir erkek olarak, kadınlara ve kızlara ilgi duyuyorum. Ve senin algı çalışmana rağmen, bundan utanmıyorum ya da geri çekilmiyorum. Madem bana yardım etmiyorsun, hayatıma müdahale edip durma o zaman. Gidebileceğin en uzak ülkeye, defol git. İğrenç, pislik herif. "Dik kafalı" Japon askeri. Defol git lan.
|

10-02-2025, 11:35
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Geri dönmeye mi çalışıyorsun, yoksa benimle alay etmenin yeni bir yolu mu?
Verdiğim sipariş yanlışlıkla değişmiş, başka bir ürün geldi. Ve bu ürün, aslında, görünüşe göre benim sağlığım için iyi olan bir şey. Bununla geri dönüş sinyali mi veriyorsun? Yoksa bu sadece bana umut verip yeni bir hakaret ve aşağılama yöntemi mi. Seni kovduğum için bundan pişman olayım diye mi bunu yapıyorsun?
33 yılımı çöp ettikten sonra, geri dönmene gerçekten izin vereceğimi mi düşünüyorsun? Üstelik geri dönmene izin versem bile eski alışkanlığının bir devamı olarak iyilik yapıyor gibi görünerek kötülük yapman ve sonra da bunu alay konusu etmen ihtimali varken.
Ben ne istediğimi biliyorum tamam mı. Senden ilk önce 100 milyar dolar ve etrafımdaki pislikleri temizlemeni istedim. Sen buna "i*nelik" yapmaya devam ederek cevap verdin. Ben de bunun üzerine seni kovduğumu belirttim.
Bu benim rüyamsa, burada her şey bana ait olduğuna göre, son 33 yıldır elinden gelen kötülüğü yaparak bu rüyayı kabusa çeviren seni bu rüyadan kovuyorum. Seni kovuyorum tamam mı. Ne yaptığının bir önemi yok. Yoluma çıkmaya çalışma. Ne olduğun, ne yaptığın, kim olduğunun benim açımdan bir önemi yok. Sen de, farklı olduğumuzu söylemiyor muydun? Evet, tamam, biz farklıyız, böyle düşün, ve burada senden nefret eden, senden iğrenen, senden ve sana ait her şeyden tiksinen birisi var. Ve bu rüyanın sahibi olarak, seni bu rüyadan kovuyorum.
Senden gelecek hiç bir şey lazım değil bana. Senden gelecek Allah'tan* gelsin! Şimdi git kendini imha et.
*: Bir masal kahramanından yardım beklemek, senden yardım beklemekten daha mantıklı. Ayrıca böyle bir beklentim yok. Tek beklentim, defol git, gözüme görünme.
|

04-03-2025, 14:54
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Bayaadır sana çakmamışım. En son 10Şubatta yazmışım. 22 gün olmuş. Haliyle sen de bu arada kudurdun, bitin kanlandı.
Sana cevap vermiyor olmam, ne yaptığını bilmediğim yada umursamadığım anlamına gelmiyor. Diyorsun ya (chatgpt ve etrafımdakileri kullanarak) simülasyondan bahsetmesen hayatın daha iyi olur. İnanayım mı? Sen itlik yap da ben bundan bahsetmeyeyim öyle mi?
Yine arada karşıma i*neleri çıkarıp duruyorsun. Özellikle yapıyorsun değil mi?
Herkes okusun bilsin diye yazıyorum, bizim akşam otobüsü 3 akşamdır gelmiyor. 3 akşamdır, gelen otobüs iki otobüsün yolcusunu alıyor, hem bizi, hem de bizden sonrakini. Haliyle otobüs haddinden fazla kalabalık. Bu sıkışıklıktan en fazla rahatsız olan da benim niyeyse. Zaten sıkışık otobüste önüme nasıl tipler denk gelir, takdiri size bırakıyorum. Orta yaşın biraz üstü erkek ve ille de arkası dönük olacak. Yüzünden ne hayır gördük ki g*tünü dönüyorsun. Hatta sizlere bir tanesiyle yaşadığımız diyaloğu yazayım, bu simülasyoncu itinin nasıl biri olduğunu herkes öğrensin. Şoför seslendi, lütfen arkaya doğru ilerleyin. Bu önümdeki i*ne, otobüsün arkasına doğru değil de, geri geri bana doğru geliyor. Dürttüm dedim ki şoför arkanıza doğru geri geri gidin demiyor, otobüsün arka tarafını kast ediyor. Öyle biraz afalladı ama aynı durumu korudu gene.
Neyse. Gelelim sadede. Sen i*nelik yaparsan seni ifşa etmeye devam ederim. Akşam iş çıkışlarında da adamlarını (i*nelerini) üstüme salma. İ*nelik yapma. Dünyayı kapatabiliyorsan, kapat, yapamıyorsan, itlik yapmayı bırak. Bak ramazan da geldi, pek umurumda olmadı (farklı bir tabir vardı ama dini değerler vsvsvs). Sen ne bekliyordun? Hadi yaaa salak gel oruç tut mu? Mal mıyım amk kimin için oruç tutacağım? Şu hayat için diyorsan bu hayat zaten beş para etmez. Bu hayat için üstüne ödeme yapman lazım. Sen bana oruç tut, belki günahlarının birazına kefaret olur.
Senden nefret ediyorum, senden iğreniyorum, senden tiksiniyorum, senin gönderdiğin adamların da hepsinden nefret ediyorum, iğreniyorum ve tiksiniyorum. Ne yapacaksın? Tamam, sen kızları uzaklaştırmaya, kendin gibi i*neleri yoluma çıkarmaya devam edebilirsin, ama simülasyon hakkında yazma deme o zaman. Simülasyon hakkında yazmasam bile senin yaptığın pislikleri yazmaya devam edeceğim. Hiç kimse inanmasa da sorun değil, sen okuyorsun, yeter. Ölsen de kurtulsak. Eğer gerçekten her şey benim dilememle oluyorsa, aha da diledim, hadi bakalım. En azından şansımı denedim, ya tutarsa. Bir daha deneneyim, keşke ölsen de kurtulsak.
|

09-03-2025, 08:13
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Arayı çok açmayalım. 5 gün iyi. Yoksa köpekleşiyorsun.
Son teklifin bana ulaştı. "Simülasyon hakkında konuşmazsan belediye başkanı bile olursun". Dün aldığım teklif. Kulağa hoş geliyor. Bu teklifinde samimi misin? Elbette hayır. Belediye seçimleri ne zaman? Sittin sene sonra. O zamana kadar da kim öle kim kala. Yer miyim lan ben?
Bir süredir simülasyon hakkında yazmamam ve konuşmamam için ısrar ediyorsun.
Ev içinden telkin aldım. Simülasyon hakkında konuşmazsan belki her şey daha iyiye gider. Forum içinden telkin aldım, biraz bu konularda yazmadan belki bir şeyler daha iyiye gider mi? Ve sonra ChatGPT aynı öneriyi farklı dilde yaptı: simülasyon hakkında konuşarak onun hayatındaki etkisini artırıyorsun. Başka konulara odaklanırsan etkisi azalır. Ve son öneri de dün akşam teklif şeklinde geldi: Sen simülasyon hakkında konuşma, belediye başkanı bile olursun. Yersen. Hani bir söz var ya, at yalanı ... inananı. Senin samimiyetine zerre inanmıyorum. Dürüst değilsin en başta.
Şimdi benim rahatsızlığımın tedavisi için kapı araladın, bunun farkındayım. Peki bunu gerçekten çözmek istesen ne yaparsın? Ordan bir tuşa basacaksın, iyileş. Ve bitti. Çocuk için de olumlu hareketler yapıyorsun, yavaş yavaş, yıldan yıla düzelecek. Elin gitmiyor değil mi? Ordan tek tuşa basacaksın yine. İyileş, ve bitti. Niye yıldan yıla yayıyorsun? Samimi olmadığın için, dürüst olmadığın için, sözünü tutmamak için, en nihayetinde ben zaten hiç söz vermedim ki diyebilirsin.
Bir şeylerin düzelmesini gerçekten istiyor musun? Ben teklifimi yaptım, 100 milyar dolar peşin. Senin için zor mu? Değil, değil, değil. Kapa çeneni, zor değil. Elin gitmiyor sadece.
Kendimi bildim bileli hep aleyhimde ya bir hakkıma tecavüz ediyorsun, ya da bir r hakkımı zorla elimden alıyorsun. Kötülüğe ilk başlayanın kim olduğunu hatırla. Sen. İlk yalana başlayan sensin. Yalanla tanışayım, günahla tanışayım diyerek bunu yaptın. Sonra çocuk masumiyetini yok edebilmek için çeşitli zulüm ve zorbalıkların. Bu zorbalıklarıkim yaptı, sefer mi? Hayır. Sen. Sırf subliminal verebilmek için. İleride de aynı kanaldan gittin. Seni bunu yapmaman için uyardım, ama sen beni dinlemedin. Şimdi ben bu kadar zorba, karaktersiz, mütecaviz, yalancı birisinin sözüne neden inanayım? Senin karakterin bozuk. Ama ben senin gibi değilim.
Eğer ben senin gibi olsam, açarım bir cami derneği, parayı kırarım. Veya giderim bir kilisede gönüllü çalışıp karı kız düşürürüm. Zengin kişilerin de sırlarını öğrenip ordan da parayı bulurum diye. Bak art niyetli olunca hayat ne kadar kolay. Yada kripto yatırım ağı kurup kısa sürede zengin olurum. Ben bunların hiç birini yapmıyorum. Çünkü senin aksine ben dürüst, şerefli, namuslu, ahlaklı bir insanım. Her ne kadar sen aksini iddia edebilmek için köpeklerini kullansan da, onların ne düşündüğü yada ne dediğinin önemi yok, önemli olan benim ne düşündüğüm ve ne dediğim.
Ben simülasyon hakkında yazmaya devam edeceğim. Çünkü bunun sana acı verdiğini keşfettim. Bunu yapmamı durdurmak istiyor musun? Hemen tek tuşa basıyorsun, bir şeyleri düzeltiyorsun. Yapacak mısın? Elbette hayır. Sadece bende böyle bir beklenti oluşup oluşmadığına bakıyorsun, ve bunu zayıflık olarak değerlendireceksin, öyle değil mi?
Bu teklifinin, cennetten arsa satanların teklifinden farkı ne? Oo beyfendi 100 dolar sadaka verdi, sana cennetten 4 odalı köşk ve içinde 4 cariye. Ooo kral 10.000 dolar bağış yaptı, size 1000 odalı saray, içinde 100 cariye, tek ada içinde, müstakil. Dimi? Ne güzel. Susarsan belediye başkanı olursun, bu kadar mı, yanında bin odalı saray ve 500 cariye yok mu yani? Asfaaffa.
Benim için fark etmiyor tamam mı. Abi demiş kardeş demiş, anne baba demiş, eş veya çocuk demiş. Hiç bir anlamı yok . Sen dedin.
Belediye başkanı da sensin. Cumhurbaşkanı da sensin. Nerde bir zalim var, o sensin. Nerde bir karaktersiz var, o da sensin. Sen kötülüğü yaşam felsefesi belirlemişsin. Bana iyilik yapacağın zaman, bu sadece bir rüya diyorsun. Bu bir rüya, o zaman.mudahale edip de iyilik yapmak gerekmez. Ama benim mutlu olduğumu gördüğün zaman, hemen müdahale ediyorsun ve her şeyi bozuyorsun, ne oldu hani rüyaydı, müdahale etmek gerekmezdi. Ulan varya çok karaktersizsin. Bu kadar karaktersiz olmasan belki teklifin ciddiye alınırdı. Sende hiç şeref, namus, haysiyet, dürüstlük, ahlak, erdem yok ki. Belki bu kavramları hiç daha önce duymadın bile. Dünyayı kopyala yapıştır yaparken insan bir açar da içinde ne var diye öğrenir. Bu kavramları hiç bilmiyorsan, sana tavsiyem, aç ChatGPT'yi, teker teker bunları sor, nasıl erdemli, ahlaklı, dürüst, vs insan olunur diye sor, sana öğretsin.
Sana şu konuyu da hatırlatmak istiyorum. Kendi uydurduğun kitapta Allah şeytana ne dedi? Ademe secde et dedi. Oysa onu dinlemedi. Neden dinlemedi? Çünkü eskiden ona, "benden başkasına secde etmeyeceksin" demişti. Ne zaman demişti? Eskiden. Ben sana aksini desem bile bunu yapmayacaksın. Kesin bir talimat. Peki Allah, canlı kanlı, şeytanın karşısında, ona diyor ki ademe secde et. Ne yapması lazım? Yapması lazım. Çünkü aslı orda, eskinin yada hayalin yada anlaşmanın bir önemi yok. Şimdi. Ben sana demiş olabilirim ki bana engel ol, çünkü her şeyi kontrol edebilirim ve bu her şeyi bozar. Ama şimdi ne diyorum? Canlı, kanlı, online, diyorum ki ya karışma, yada karışacaksan benim talebimle ve benim istediğim şekilde karış. Allah ve şeytan arasında, bak kendi yazdığın kitaba göre sonuçta Allah şeytani kovdu değil mi? Ben de seni kovuyorum. Senin, kendi uydurduğun şeytandan farkın ne? Sana kanlı canlı talimat veriyorum, her şeyi düzelt, 100 milyar dolar ayarla.
O zamana kadar da bana karışma. Bozduğun şeyleri yerine koy ve hayatımdan çoktur git. Bir daha da gözüme görünme. Dilerim keşke ölürsün. Sen de bana aynısını dilesene. Ne oldu sorun mu var.
Konu Singularity tarafından (09-03-2025 Saat 09:23 ) değiştirilmiştir.
|

14-03-2025, 09:50
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Arayı çok açınca köpekleşiyordun hatırlarsan. 5 gün geçti. Ve ben yine buradayım. Sana ortadaki parmağımı çıkarıyorum.
Bugün yeni bir ifşayla karşındayım. Yaptığın adilik, alçaklık, namertliği, kahpeliği, oç'luğunu bütüüüüün dünya duysun ve bilsin ve böylece herkes tedbirini alsın diye seni ifşa edeceğim.
"Düşük frekans enerji saldırısı".
Bir süredir bana ve benim gibi kaliteli insanlara yaptığın saldırı. Öncelikle bunu nasıl yaptığını yazayım herkes öğrensin. Bizler senin bilgisayarında veriden yada veri dizisinden ibaretiz. Bu yüzden müdahale etmek zor değil. Profilime tıkladın, enerji düzeyi 90. Yeni değer yazıyorsun, 15. Enerji menerji gitti, mod filan kalmadı. Bu bende bir aydır filan olan bir psikolojik durum. Peki ben bunun doğal bir durum olmadığını, senin alçakça, namertçe, namussuzca, ş*refsizce bir saldırın olduğunu nasıl anladım? Şimdi buna gelelim.
Bakın ben her zaman ne diyorum? Bir şey olağan şekilde gerçekleşiyorsa, akla, bilime (gerçek anlamda), felsefe ve mantığa, ve hayatın olağan akışına uygunsa perde gerisinde bir şey aramaya gerek yoktur. Ancak, bir şey olağan şekilde gerçekleşmiyorsa, akla, bilime ve hayatın olağan akışına aykırıysa, orada simülasyoncunun müdahalesi ihtimalini aramak gerekir. Ben hep bunu diyorum.
Şimdi, benim modumun düşmesi için hiç bir neden yok! Sıfır neden var! Yok neden var! Neden meden yok! Yok ulan yok! Bir insanın modunun veya yaşam enerjisinin düşmesi ne gibi olaylarla olur? Derin krizler, maddi olabilir, manevi olabilir. Genel anlamda budur. Bunlar ailevi krizler olabilir, maddi krizler olabilir, ilişki sorunları olabilir, vsvs. Veya felsefesinin köklü bir değişimi olması gerekir. Bunun gibi. İnsan modunu etkileyecek olağanüstü bir durum olması lazım. Son dönemde, bu kapsama giren ne yaşadım ben diye baktım, inceledim, hiç bir şey! Ortada hiç bir şey yok, ama modum, veya yaşam enerjim yüzde 90'lardan bir anda 15'lere filan geriledi. Ne olmuş olabilir? Aklıma sen geldin tabiki. Ordan tek tuşa basıyorsun, hoop yaşam enerjisi 90'dan 15'e. Bazen 10'a düşüyor, bazen 35'lere çıkıyor. Ama 50 olmuyor. Ne kadar uğraşsam da olmuyor. 0 olunca zaten ölümle yaşam arasında fark kalmıyor, ölsen de olur yani. Mod bu kadar düşünce insanda genel anlamda davranış ve karakter değişikliği olur. Senin beklentin bu. Bende oldu mu? Nah sana! Ancak, dediğim gibi bunun olması için ciddi bir durum olması lazım, ama yok! Her şey 1 ve 0'lardan ibaret değil bayım! Kendine gel! Peki bunu bana neden yapıyorsun, ona gelelim: "Görüşlerimden dolayı!".
Bunu sadece bana yapmıyorsun. Dikkat ettim, bunu yaptığın başka insanlar da var. Görüştüğüm bazı insanlarda da benzer durumlar var. Bu insanların ortak özelliği:
1- Tamamının küresel karşıtı olmaları
2- Büyük çoğunluğu aşı karşıtı
3- Çoğunluğu düz dünyacı
4- Çoğu apolitik
5- Çoğu dinlerden bağımsız.
Yani,
Bu dünya insanları için belirlediğin temel kriter olan "her şeye inanan, mal, aptal, salak, geri zekalı, angut,vsvs" tanımına uymayan insanların modunu düşürdün. Bu da senin için çok basit. İsimleri listele, frekans ayarını yüzde 90 azalt, bitti.
Bunu kimlere yaptığını bulduk. Peki bunu niye yapıyorsun? Ona gelelim.
Çünkü kaybettin!. Her cephede kaybettin!
Aşı diyemiyorsun, çünkü millet artık yemiyor!
Dünya küredir diyemiyorsun, uzay uçuşları filan onu da kimse yemiyor.
Ha Tayyip oldu ha Ekrem kolları sıvadı, ha Mansur şunu dedi, hiç kimsenin umurunda değil. Yüzde 35 kim gelirse gelsin umurumda değil diyen kitle en büyük kitle olmuş.
Din, God, Yahova Allah diyenler felsefi alay konusu olacak kadar sıfırı tükettiler, rezil oldular!
Küreselde de mecbur kaldın küresel karşıtı Trump ve Musk'un kazanmasına. Onlar da yine kontrollü muhalif ama en azından onlar varken eskisi kadar rahat hareket edemiyorsun.
Her cephede kaybettin!
Elinde kalan görünür tek silahın, olmayan iklim değişikliği. İklim değişikliği yalanını savunmak ve oradan bir şeyler kazanmak adına umutsuzca girişimler yapıyorsun. Başarısız olacağını biliyorsun. Direniş cephesi yine harekete geçti. Hareketi kırmak için düşük frekans saldırısıyla direnişin yayılmasını ve hatlar arasındaki koreleasyonu kırmaya çalışıyorsun. Yemezler. İfşa oldun.
Şimdi o listeyi yeniden açıyorsun, it gibi! ve o frekans değerini eski haline getiriyorsun!. Peki getirmezsen ne olur, onu da söyliyim. Bağışıklık kazanırız. Yıkmayan darbe güçlendirir! Havaya virüs attırıp duruyorsun. Herkes hasta oluyor, peki ben? Hayır. Size virüs gelenler bende vitamin etkisi yapıyor. Senin virüsün benim umurumda olmadığı için, etkisi de yok. Frekans saldırının da sonucu aynı. Bak yavaş yavaş ama emin adımlarla toparlıyorum. Bunu halledeceğim. Sonra bilgi yayılacak. Bu saldırın hiç kimse üzerinde bir daha işe yaramayacak. Sen geri adım at ya da itliğe devam et fark etmez. Sonra yayılacak. Bu silahın da elinden gitti mi? Bak elin boş kaldı. Hah, al şimdi üçün birini tut.
Anlaşmaymış. Simülasyon hakkında konuşmasam her şey iyiye gidermiş. Şeytanla anlaşma mı olur. Yürü lan. Bozduğun her şeyi düzeltmeden anlaşma manlaşma yok. Bozduğun her şeyi düzelttiğin gün anlaşmayı konuşma hakkın olur. Hepsini düzelteceksin, tamamını. O zamana kadar xtir git gözüm görmesin seni i*ne, itoğlu it.
|

19-03-2025, 10:03
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
Yine 5 gün oldu, ve ben rutinimi bozmayı istemiyorum. Aksi taktirde köpekleşiyordun hatırlarsan.
Dünkü ve bu sabahki lehime olan gelişmeler de bu düşüncemi değiştiremedi. Tiranlar ortadan kalkmış olabilir, ama daha büyük tiranlar duruyor. Umutlanma, heveslenme.
Bozduğun her şeyi düzelttiğin gün anlaşmayı konuşma hakkın olur. Hepsini düzelteceksin demiştim. Hala aynı noktadayım. Ayrıca 100 milyar dolardan tık yok dimi, elin gitmiyor. Onu bekleyebilirim ama fazla değil. O zamana kadar gözümde itin teki olmaya devam edeceksin. Bugün yine de hafif geçtim. Simülasyon konusunda da gaza basmadım. Sakince bekliyorum. Seni her zaman ifşa ederim, sıkıntı yok.
Dilerim keşke ölürsün.
Ölücekal.
|

10-04-2025, 16:37
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
|
|
24 gün ara vermişim. Nasıl bu hatayı yaptım bilmiyorum ama yine bitin kanlandı. Yine "hadi rezil et beni, uğraş benle" diye yanıyorsun resmen. İtoğlu it. Seni unuttum sandın dimi, i*ne? Dur seni rezil ederek başlayayım da herkes öğrensin senin ne malı olduğunu. Gerçi zaten biliyorlar da, bir kez daha hatırlatmış olayım.
Bu gay, yine 65 yaşında gay rolünde yanımda oturmaya başladı 2-3 gündür. Bir dünya boş yer var ha. Geliyor, böyle hafif de rahatsız edecek şekilde, ille yanımda oturuyor. Oğlum git arkada bir dünya boş yer var. Yok, ille yanımda oturacak, malum, i*ne ya. Bir de kokuyor ki sorma. Bir şekilde yakınımda olmak, mümkünse bana temas edebilmek için yanıyor resmen, geeveren. Sonra ne yapıyor onu da söyliyim. Bunun bir iki tane klon hesabı var, 55 yaşlarında erkek yine. Bu koltuktan kalkınca yanıma yine bu klonlardan birisi otursun diye diğerlerinin geçmesini bekliyor, tam o uyuz tiplerden birisi gelince hemen kalkıyor. Bir de buyur sen otur diyor. Nasıl bir ruh hastasısın oğlum sen ya. Lan bi git! Bu aslında çok büyük bir sorun değil. Ama nasıl i*nelik yaptığını fark etmedim sanma diye özellikle bunu yazdım. Ayrıca o mevzubahis şeyi de kaç gündür karşıma çıkartmıyorsun, dikkatimden kaçtığını zannetme. Çaktırmadan çaktırmadan yine etrafımı kendin gibi i*nelerle doldurmaya çalışıyorsun. Lan bixir git. Düş ulan yakamdan, düş! Defol !
Yarın önemli işlerim var, gene böyle i*nelik peşinde koşma. Bak rezil ederim seni. Adam ol lan. Ş*refsiz.
Tamam arkadaşlar, sakinim. Yarın meşgulüm bilginiz olsun beni aramayın.
|

10-04-2025, 17:09
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.546
|
|
Singularity,
Ücretsiz blog sitelerinden birinde blog kurup şahsi meselelerini orada halletmeni öneririm.
--/--
Başlık forum kirlerine gitti.
TuranDursun.com moderasyonu
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:56 .
|