
27-04-2007, 21:06
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Jan 2007
Mesajlar: 765
|
|
Re: Hoş alıntılar
( arkadaşlar ben bir hafta yokum ,, iii sohbetler )
habilis
NO GOD
NO RELIGION
"İnsanların varlığını belirleyen şey,
onların bilinçleri değildir; tam tersine,
onların bilincini belirleyen, toplumsal varlıklarıdır."
K. Marx
|

28-04-2007, 12:30
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Hoş alıntılar
İyi tatiller Habilis,
Tatil dedim de aklıma geldi.
Çoğumuzun tatillerde, pikniğe gittiği ve mangal yaptığını zannediyorum. Gelen postalardan bir tanesini aktarıyorum.
Mangal mevsimi yakında başlayacak ! Bu vesileyle, alışılagelmiş mangal seremonisini hatırlayalım dedik.
Mangal :
Bu aktivite esnasında, bir erkeğin gerçek mutfak hünerine tanıklık ederiz. Bir erkek, mangal başına geçmek için gönüllü olduğunda, aşağıda detaylandırılan bir seri olay yaşanır:
ERKEK
1. Erkek mangalı ve mangal kömürünü çıkartır.
KADIN
2. Kadın ızgarayı temizler.
3. Kadın bakkala gider.
4. Kadın kasaba gider.
5. Kadın fırına gider.
6. Kadın salatayı ve sebzeleri hazırlar.
7. Kadın pişirilecek etleri hazırlar.
8. Kadın, etleri bir tepsi üzerine, gerekli malzemeler, baharatlar, vs ile dizer.
9. Kadın temiz ızgarayı ve hazırladığı tepsiyi, mangalın başında elinde birasıyla dikilen adama getirir. *
ERKEK
10. Adam etleri ızgaranın üzerine yerleştirir.
KADIN
11. Kadın içeri geçip, masayı hazırlar.
12. Kadın sebzelerin pişmesini kontrol eder.
13. Kadın tatlıyı hazırlar.
14. Kadın tekrar dışarı çıkar ve kocasına etin yanmakta olduğunu haber verir.
ERKEK
15. Adam çok pişmiş eti ızgaradan alır ve kadına verir.
KADIN
16. Kadın tabakları çıkartır, masaya dizer.
ERKEK
17. Adam içkileri doldurur.
KADIN
18. Kadın masayı toplar, kahve hazırlamaya gider.
19. Kadın kahve ve tatlı ikram eder.
20. Yemekten sonra, kadın masayı toplar.
21. Kadın gider bulaşıkları yıkar, mutfağı toparlar.
ERKEK
22. Adam mangalı olduğu yerde bırakır, çünkü içinde hala yanan kömürler vardır.
23. Adam karısına bugün mutfak işi yapmamaktan dolayı mutlu olup olmadığını sorar.
24. Karısının şaşkın bakışları karşısında, kadınları mutlu etmenin imkansız olduğu kararına varır.
İyi tatiller Habilis; -Kadınları mutlu etmek gerçekten de zor be dostum.!!! *:wink:
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
|

28-04-2007, 13:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704
|
|
Re: Hoş alıntılar
 *:wink:
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|

17-07-2018, 02:11
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Acile yanmis olarak gelen amcaya, sikayetleri uzerine rontgen cekilir.
-amca sende yaniktan cok kirik var!?
-kizim beni kurekle sondurduler.
|

21-01-2026, 23:51
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
Gele gele geldikte Gelenek elinde
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|

22-01-2026, 00:13
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
|
|
|
Bir atın senatör yapılması Roma'da bir delilik anı değil, bir eşik işaretiydi. O noktaya gelindiğinde senato zaten temsil üretmiyor, sadece varlığını tekrarlıyordu. Toplantılar yapılıyor, unvanlar korunuyor ama kararın ağırlığı başka bir yere kaymıştı. At, bu yüzden bir hakaret değil, bir ölçüm cihazıydı: "Bu makam hâlâ ne kadar ciddiye alınıyor?" sorusunun sessiz cevabıydı. Gülünç olan at değildi; gülünç olan, senatörlüğün o aşamaya kadar düşmüş olmasıydı.
Bu olay, MS 40'lı yıllarda, Roma İmparatoru Caligula (Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus) döneminde anlatılır. Antik kaynaklara göre Caligula, atı Incitatus'u senatör yapmayı ya ciddi ciddi gündeme getirmiş ya da bunu bilinçli bir aşağılama jesti olarak sergilemiştir. Atın sarayı vardı, hizmetkârları vardı; hatta konsül yapılacağı bile söylenirdi. Burada tarihçiler hâlâ tartışır: Bu bir delilik miydi, yoksa senatonun içinin ne kadar boşaldığını göstermek için yapılan bilinçli bir provokasyon mu? Roma bağlamında ikinci ihtimal daha güçlüdür.
Roma'da temsil zayıfladıkça merkez güçlendi; bu bir kişilik meselesi değil, yapısal bir sonuçtu. Senato halktan kopmuştu, halk senatoya yabancılaşmıştı. Bu boşlukta imparator, "sizi aracıdan koruyan" figür hâline geldi. Halk için senatör ulaşılmazdı; imparator ise görünürdü.
Bugün de güçlü lider–zayıf kurum ilişkisi aynı psikolojiyle çalışır. Kurumlar soyutlaştıkça, kişi somutlaşır.
En kırılgan katman her zaman aradakiler oldu. Roma senatörleri ne en alttaydı ne en üstte. Günümüzde buna elit, üst orta sınıf, büyük kurumlar diyoruz. Halkla temas var ama kader ortaklığı yok; iktidara yakınlık var ama tam kontrol yok. Bu katman düzeni korumak için uyumlu olur; ciddiyeti korumak için değil. Temsil tam burada çözülür. Atın senatörlüğü, bu aradaki sınıfa tutulmuş bir aynaydı.
Trajikomedi, siyasetin gösteriye dönüştüğü anda başlar. Roma'nın son döneminde imparatorlar eğlendirdi, senatörler rol yaptı, kalabalıklar alay etti. Ciddiyetle alay etmek bir savunma refleksiydi. Bugün de siyaset, diplomasi ve devlet dili giderek performansa kayıyor. En saçma görünen hamleler bile tesadüf değil; sistemin iç boşluğunu görünür kılma biçimi.
Roma'nın dersi basit ama rahatsız edicidir: Temsil boşaldığında merkez şişer. Kurumlar zayıfladığında kişiler büyür. Ciddiyet çekildiğinde gösteri kalır. Atlar yükselmez; makamlar düşer. Ve tarih şunu defalarca gösterir: Çöküş, barbarlar kapıya dayandığında değil, içeride herkes hâlâ ciddiymiş gibi davranırken başlar.
|
https://www.facebook.com/groups/3012...48223603874808
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:55 .
|