Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Aktüel Haberler

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #51  
Alt 23-08-2026, 00:28
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Mesajlar: 1.120
Standart

Hadi Israil, Amerika, Isvicre, Isvec gibi guzel ulkelerde yasasan hadi neyse diyecegim de, turk devleti vatandasina --en temel hakki olan---insanca yasamayi dahi haram kiliyor. Karsiliginda da, efendim bayraktir, dindir, namustur, Sakarya'dir, dis-guclerdir diye diye palavra sikiyor; milleti bunlarla uyusturuyor. Insanlara gece gunduz dini-milli gaz verilerek, hadi kocum, sen yaparsin, sen herseye katlanirsin, Çanakkale'de de dayandık propagandasina boguluyor. Etraf millilikten gecilmiyor.

En carpici ornegini vereyim.

Sozcu tv guya muhalif, guya akp karsiti degil mi? Netanyahu dedi ki, Turk devleti Suriye'deki radikal dincileri kudurtmasın, ortaligi karistirmasin. Sozcu tv ne diyor? Vay efendim, sen bizim cumhurbaskanimiza nasil ayar verirsin, efendim sen nasil cumhurbaskanimizla boyle konusursun. Cumhurbaskanimizin kilina dokundurmayik.

Millicilik, milliyetcilik, dincilik, ummetcilik iste insani ayni bu malliga sokar. Aptallastirir.

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
Alıntı ile Cevapla
  #52  
Alt 23-08-2026, 01:18
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.946
Standart

Andrew´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hadi Israil, Amerika, Isvicre, Isvec gibi guzel ulkelerde yasasan hadi neyse diyecegim de, turk devleti vatandasina --en temel hakki olan---insanca yasamayi dahi haram kiliyor. Karsiliginda da, efendim bayraktir, dindir, namustur, Sakarya'dir, dis-guclerdir diye diye palavra sikiyor; milleti bunlarla uyusturuyor. Insanlara gece gunduz dini-milli gaz verilerek, hadi kocum, sen yaparsin, sen herseye katlanirsin, Çanakkale'de de dayandık propagandasina boguluyor. Etraf millilikten gecilmiyor.

En carpici ornegini vereyim.

Sozcu tv guya muhalif, guya akp karsiti degil mi? Netanyahu dedi ki, Turk devleti Suriye'deki radikal dincileri kudurtmasın, ortaligi karistirmasin. Sozcu tv ne diyor? Vay efendim, sen bizim cumhurbaskanimiza nasil ayar verirsin, efendim sen nasil cumhurbaskanimizla boyle konusursun. Cumhurbaskanimizin kilina dokundurmayik.

Millicilik, milliyetcilik, dincilik, ummetcilik iste insani ayni bu malliga sokar. Aptallastirir.

Milliciligi anlamak herkesin harcı değildir, neden mi?
Dinlere karşıyım, sömürüye, baskıya karşıyım, bugünkü devlet polikalarına karşıyım ve kısaca sosyalistim.
İşte bu bir milliciliktir, bunu tam tersi olan ümmetçilikle mallıkla bağdaştırmanız çelişkinizi gözler önüne seriyor.
Ümmetçiyle sosyalisti aynı kefeye koymak nasıl bir bilincin eseriyse izahatı da zordur.
Ancak seni anlıyorum, ABD hayranı olduğun için olsa gerek kavramları karıştırman normaldir. Zira ABD anayasasını savunduğunu söyleyen ve ABD'ye laf söyletmeyen sensin sonuçta.
Bu ülkeye ABD el koymuş, yönetenleri bile o belirlemiş, buna karşı olmayı ümmetçilikle itham etmek, gülermisin ağlarmısın...
Alıntı ile Cevapla
  #53  
Alt 23-08-2026, 16:36
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
spartacus, milli değerleri salt milliyetçilige indirgemen son derece yanlış.
Bilgivehis yazına geri dön, kendi kendini çürütüyorsun, TÜRK'LÜK dayatımı(milli değerden anladığının bu olduğunu beyan ediyorsun), etnikçi yaklaşımlarınla v.b... Örneğin, milli dediğin zaman buna Kürt de dahil mi? Örneğin Kürtlerin kültürel bayrak, renkler, dillerini koruyamaması da sana göre devlete zarar vermiyor olmalı, öyle değil mi? Ama sen sadece etnik biçimde Türk'lükten söz ediyorsun...
Sonuç: 2 Yanlıştan bir doğru çıkmaz.

Denizler senin gibi düşünmüyordu, etnik, kabile eksenli bir 200 yıl eskide kalmış feodal dönem burjuva devlet modeli, sosyo-kültürel çeşitliliği siyasileştirip, ayrıştırıp, devleti aidiyet üzerine tanımlamıyordu(aidiyet siyaseti üzerine devlet tanımı cehalettir). Etnik değil kamu anlamında kullandığımız "milli(ulusal)" birlik(toplumsal bütünlük) ve ayrımı da ancak sınıfsal, gerçek temel üzerinden koyuyorlardı, emperyalizmi de tanımladığın gibi kabileler arası güç savaşı olarak değil ekonomi-politik eksende, doğru yerden tanımlıyorlardı... Onların esas aldıkları sosyal-ist devletti. ULUSAL kavramının ekonomi-politik karşılığı ise, etnik temelde değil, bir ülkenin, kamunun bütün alanına ULUSAL denirdi. Kamusal alan içinde etnik ayrım YAPILAMAZ değil mi, toplum ve kamu(bir etnisite, renk cins, mezhep v.b. ayrımını işaret etmediği gibi, temsil de etmez). Kısaca onlar vatan, millet, sakarya edebiyatı ve temelde etnik biçimde Türk'lük üzerinden hamaset, kabileci devlet anlayışını savunmadılar aksine ona karşı mücadele ettiler.

Önce dilin, milletin SOSYO-KÜLTÜREL olduğu, bir çok değer gibi, milli değeri de var edenin, bu değeri, insani(insana özgü iken) değerlere yabancılaştırıp, siyasileştirip, ayrıştırıp, tabu haline getirerek insandan daha üstün, önemli hamasetiyle hiçe saydığın insan ve insan toplumu olduğu, bu değerlerin insanın yaşam mücadelesinde BELİRLİ BİR İHTİYACI KARŞILAMAK ÜZRE KENDİLİĞİNDEN ortaya çıktığı, çıkacağı ve alanının kendine özgü, sosyo-kültürel olduğu ve doğa, hayatın bütününü esas aldığımızda, bu bütünlük dahilinde kapladığı alanın dar olduğu, AMAÇ DEĞİL ARAÇ OLDUKLARI(insan ise tüm değerleri kapsayan bir bütündür) v.s. v.s. kavranmalı... İnsan ne kadar ve ne düzeyde yaşarsa, değerleri de o kadar ve o düzeyde olur, değil mi? v.s. v.s.

Bir arı kovanına bile çomak soksanız, arılar top-yekün saldırıya geçer(bu doğal bir reflekstir de), bunu sağlayan ne dinleri, ne etnisiteleri değil, bunu ve birilerinin yalan, yanlış her şeyi Allah'a veya Türklüğe yazan tutumu gibi sembollerine havale eden mankurtuluğun da yanlışlığını anlatırım, ama uzun bir yazı olur. İnsan ancak; hayatını, haklarını, yaşam koşullarını olabilecek en iyi koşul ve olannaklarla sağlama ve korumanın bilincine vardığında, işte o zaman güçlü olur... Birileri, feodal dünyaya karşı siyasi bir güç olarak durabilmek için, zaten kendiliğinden (dil, kültür, gelenekler, adetler, tümü de insanın doğal hayatının sonucu) BİRLİK dediğimiz, insanın sosyal yaşamında KENDİLİĞİNDEN VAR EDİP, SÜRDÜRDÜĞÜ BİRLİKTELİKLERİ, DOĞALLIĞINDAN DA YALITARAK, çeşitli menfaatleri, sahte ideolojileri ve perdelemeleri adına, SEMBOLİK TEMSİL ve siyasi(hamaset) malzeme haline getirmiş o kadar... Bu ayrıca toplumun değerlerinin de içini boşaltmaktadır, bu değerlere millet de, milli değerler de dahil... Çünkü milli değerleri var eden insanın doğal yaşamıdır, futbol takımı gibi istismarı ve doğası, özünden kopratılması değil

İnsanları ayakta tutan ne dinleri, ne milletleri falan değil, önce aş, su, barınak, hak, hukuk, adalet, özgürlük, SOSYAL ve YAŞAM ZARURİYETİ, sosyal ilişkiler, doğaya karşı tutunma meselesi gelir, bütün değerler, devlet de dahil bu temelden açığa çıkan gereksinim ve olanaklardan doğar v.b. v.b. vb.. Değerler, birilerinin kabilesini ekonomi-politik menfaatleri, adaletsizliği perdelemek adına(sınıf farklarının gizlenmesi de dahil) hamasetine meze olarak kullanması, İSTİSMAR ve kendisini SORGULANAMAZ, ELEŞTİRLEMEZ, İRDELENEMEZ getirirken, değerleri ne oldum delisi noktasına değin tabu-ilahi kutsallar haline getirip, insan ve toplumu futbol takımı ve holiganlığına darlaştırıp, kölesi, yönettiği sürüsü düzeyinde kullanmasıyla var olmaz ve hakim olan köhne ideolojinin böyle yapıyor olması, doğru olduğu anlamına gelmez, ama empoze ile kitleleri buna şartlandırmış... DEVLETİ ELEŞTİRMEK, İNSAN TOPLUMUNUN EN ASLİ GÖREVİ İKEN, BİZDE DEVLETİ ELEŞTİRMEK MÜMKÜN DEĞİL, BÖYLE BİR DEVLET GÜÇLÜ OLABİLİR Mİ?
bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Binlerce yıldır birbirleriyle savaşan Avrupa devletleri milli değerler sayesinde varlıklarını korudular, aksi halde en güçlünün kölesi olmaları kaçınılmazdı.
Hala resmi ideolojinin yalanları, Avrupa ekonomi, sanayi, hak, hukuk, adalet, demokrasi v.b. adım atıp, ÖNCELEDİĞİ, ilerleyebildiği ve aksine kurtuluş recetesi olarak sunduğun kabile devleti, yönetimi anlayışını 500 yıl süren aydınlanma ve reformlarla, bilhassa geçmiş yüzyılda milliyetçiliğin, anti-laikliğin zararlarından çıkardığı dersler ve hak, hukuk, özgürlük, eşitlik mücadeleleriyle aşmayı başardığı için ilerledi ve güçlü oldu(önce sanayi, ekonomi, hak, hukuk, adalet, sonra toplumsal kamplaşmalardan uzak durmak ve savunduğun şovenist modelin aksine, kültürel zenginliği kucaklamak!). Aşağıda bir sıralama vereyim, güçlü olmanın yolu da o sıradan geçer;
1. Doğa, insan
2. Yaşam mücadelesi, ekonomi.
3. Sosyal zorunluluk, iletişim, dil.
4. Toplum, toplumsal edinimler ve birikimler -kültür-, örf, adetler, gelenekler, hak, hukuk, adalet, sosyal adalet, eşitlik, özgürlük(çünkü kimse doğada kendi başına değil), sorunlar ve çözüm yolları(siyaset) v.b. .
5. İDARE böylece yönetim olgusu, ihtiyacı, demokrasi.
6. KAMU
7. KAMU KURUMLARI
8. DEVLET
bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ABD milli değerlerine sahip çıktığı için İngiltere işgalini püskürttüler.
Tutarlı olmalı, KAVRAMLARI NEREDE NASIL İŞE GELİRSE, hem nalına hem mıhına kullanmamalı. ABD milli değerleri nedir, açıklar mısın? Yaptığın gibi silme herkesi bir ırk veya etnisitenin sembollerine endeksleyip, sonra da bu semboller herkesin ve her şeyin üstündedir mi deniyor? "milli "dediğin de kastın bir ülkenin kamusal alanı ve sınırları dahili ve kurumları olmalı, orada alevilik, sünnilik, türklük, kürtlük, erkek, kadın, siyah, beyaz, sarı, kızıl edebiyatı ve peşi sırada mezhepçilik(mezhep kabile devleti), milliyetçilik-ıkçılık(ırkçı kabile devleti) propagandası yapmamak gerekir... ABD'de ya herkes İngiliz olmayı kabul edecek ya da devlet çöktü, yok oldu gibi saçma sapan sahtekarlıklar bulunmaz. Orada MİLLİ kavramı, ekonomi-politik literatürde kullanılan ULUSAL kavramıdır ve kastedilen kamu alanıdır, sandığınız gibi herhangi bir etnisite ve ona özel isim, sembol fetişizmi değil.

Bir devletin zayıf olmasını götürüp Allah'ı, ırkçı ve sembolleri yeterince tabulaştırmamak, yüceltmemek gibi absürt şeylere, milli değerlere endekslememeli(ekonomi milli bir değer mi, özgürlük, aş, hak, hukuk, demokrasi, cumhuriyet, laiklik, daha düznelerce sayabilirim, ASLOLAN bunlardır bunlar varsa milli değerler de sağlıklı ve yaşayabilir, o, bu koşullarda zaten kendiliğinden yolundadır... Aksine bir devlet bu tarz köktenci, yanlış kafalarla ancak zayıf olabilir, ASLINA BAKARSAN O DEVLET BİLE DEĞİL, BİR NEVİ MAFYA, ÇETE, BÜROKRASİNİN ÇİFTLİK YÖNETİM MERKEZİ gibi bir yapıdır ve işleri kolaydır, YA DİNİ, kabileyi, ya da IRKA dayalı SEMBOLLERİ KULLANMAK, bu basit taktikleri, illa uzun uzadıya anlatmak mı gerekir?...

Bir ülkeyi güçlü kılan EKONOMİDİR, EKONOMİYİ GÜÇLÜ KILACAK OLAN HAK, HUKUK, ADALET-sosyal adalet(ancak böyle olanak bulan demokrasi, cumhuriyet), sosyal eşitlik(böylece toplumsal birlik, kamplaşmanın olmaması ve fırsattan istifa eden satılmışların işbirlikçilerin de istismarlarla hakim olamaması), ÖZGÜRLÜK, insan hak ve özgürlükleri, iş, aş, sağlık, sosyal devlet(devlet kamuya hizmet için değilse o aslında tam bir devlet değil, salt örgüttür), bunların toplamı bağımsızlığı da sağlar.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Alt 24-08-2026, 00:25
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.946
Standart

spartacus, Andrew abdci olduğu için abd'den örnek verdim.
abd bir devlet haline gelmiş, bu devleti işgal eden ingilizler karşısında korumaya çalıştıkları herşeyin bütünü bir milli değerdir. Yani burada abdnin emperyalist olması başka şeydir, başka işgalcilere karşı ülkelerini koruması başka şeydir.
Örneğin, abd japonyaya nötron bombası attığında da japonya emperyalistti.

Gelelim şu milli değerler meselesine.
Seninle sürekli çatıştığımız nokta nedir biliyor musun?

Ben bir ülkede sosyalist devrim yoksa oranın değerlerinin savunulmasından yanayım.
Sen ise ülke kapitalist olduğu için oranın savunulmasını gericilik olarak düşünüyorsun.

Ben, ülke değerleri savunulmazsa emperyaller ve yerli işbirlikçiler tarafından orada hiçbir değerin kalmayacağını ve sosyalizme giden yolun tıkanacağını düşünüyorum.
Sen, sınıf farklılıkları olduğu müddetçe bunların bir önemi olmadığını ve her nasılsa işçi sınıfının baskıya sömürüye karşı adım atacağını düşünüyorsun.
İşte bu noktalarda anlaşamıyoruz.

Oysa görünen köy kılavuz istemez. Bugün ülke halkı eskisinden çok daha fazla yozlaştırılmış. Bölünme aşamasına getirilmiş. Yabancılar ülkeye doldurularak, ezilen sınıfın direnci deforme edilmiş. İşçi sınıfı dediğimiz sınıf, etkin sınıf olmaktan çıkarılarak, kendi celladına avuç açar hale getirilmiş. Ülke nüfusunun yüzde ellisi dincileştirilerek, 1400 yıl öncesinin kafasına indirgenmiş. Ekonomi, tarım, hayvancılık bitirilmiş. ithalatta dışa bağımlılık zirveye çıkarılmış. Kendinden olmayanlar çeşitli yollarla etkisizleştirilmiş. Kısaca ülke canıyla, malıyla toprağıyla satılmış.

Ben, bu kaybedilenlere milli değer ve sahip çıkılmazsa devrim de etkin işçi sınıfı da, hak, adalet, sosyal yaşam, özgürlük de olmayacak diyorum.
Sen ise bunları yani ezilen sınıfın elindeki gücün alınmasındaki benim bakışımı vatan, millet sakarya kandırılmışlığına, cahilliğine bağlıyorsun.

Hani senin bakışın farklı olabilir, farklı yorum da getirebilirsin, görüşümün yanlış olduğunu da ifade edebilirsin, ancak yetmiş yıllık bir komünisti, kandırılmışlıkla, cahillikle itham etmen gerçekten üzücü bir durum.
Bütün yaşam biçimini kapitalizme, emperyalizme karşı feda etmiş birine yanlışsın derim ama kandırılmışsın, cahilsin diyemem.

spartacus, bu kısa ama özet olan çatışma farkını umarım anlatabildim.
Alıntı ile Cevapla
  #55  
Alt 24-08-2026, 01:58
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
spartacus, Andrew abdci olduğu için abd'den örnek verdim.
abd bir devlet haline gelmiş, bu devleti işgal eden ingilizler karşısında korumaya çalıştıkları herşeyin bütünü bir milli değerdir. Yani burada abdnin emperyalist olması başka şeydir, başka işgalcilere karşı ülkelerini koruması başka şeydir.
Örneğin, abd japonyaya nötron bombası attığında da japonya emperyalistti.
Nedir o bütünü ile kastın? Örneğine indirgeyerek bakmadım, ilk yazında ısrarla TÜRKLÜK ve öncelik vurgusu var, başkaca da bir değerden söz etmediğin gibi, üzerine de insanı kendi ürettiği değerlerden(mill değer, ama nedense Türklükten başka hassasiyetin de olmuyor) önemsiz olduğunu, köleci toplum mirasını öne sürdün... Milli denen, ulusal denen = TOPLUMUN DEĞERLERİDİR, bu ne bir din, mezhep ne de etnik bir temsili içerir, bu o ülkedeki tüm ekonomik, sosyo-kültürel, sosyo-politik, kalmışsa hak, hukuk, adalet, demokrasi v.b. içerir, içermelidir(bunun içine ayrıca Türklük ayrımı konamaz, o zaten sosyo-kültürel değerlerin içinde) ...
bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Gelelim şu milli değerler meselesine.
Seninle sürekli çatıştığımız nokta nedir biliyor musun?

Ben bir ülkede sosyalist devrim yoksa oranın değerlerinin savunulmasından yanayım.
Sen ise ülke kapitalist olduğu için oranın savunulmasını gericilik olarak düşünüyorsun.
Hayır, her koşulda hak, hukuk, adalet, özgürlük, demokrasi diyorum, sandığın gibi böyle yorumlayabileceğin bir görüşüm de, ifadem de yok. Bu şekilde değerlendirdiğinde, objektif yaklaşımımı "işine nasıl gelirse öyle değerlendiriyor" esasına bağlayıp genellemiş oluyor. Neyin gerici olduğunu defalarca açıkladım, gerici olan dincilik, mezhepçilik, ırkçılık, milliyetçilik, ittihatçı faşist egemen ideoloji, sosyal değerleri, futbol takımına çeviren adilik. Bunun kapitalizmle öyle üstünkörü genel kıyaslarla örtülür, yenilir yutulur bir yanı, lamı, cimi yok...
bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben, ülke değerleri savunulmazsa emperyaller ve yerli işbirlikçiler tarafından orada hiçbir değerin kalmayacağını ve sosyalizme giden yolun tıkanacağını düşünüyorum.
Sen, sınıf farklılıkları olduğu müddetçe bunların bir önemi olmadığını ve her nasılsa işçi sınıfının baskıya sömürüye karşı adım atacağını düşünüyorsun.
İşte bu noktalarda anlaşamıyoruz.
Hiç biri ölçüt değil, şu an sadece OBJEKTİF bakmak zorundayız, bırakalım tüm bunları, benim bakış açımla ilgisi yok... Bir toplum, inanç, mezhep, kabile, etnisite, renk, cins üzerinden ayrıştırılmış ve siyasi istismarı ve aidiyet hamaseti üzerine tanımlanmışsa, orada ne gerçekte bir devlet vardır ne de gerçekten bütünlenebilir milli değerler... Sürekli emperyalizm diyorsun, bu halde, ülkeyi kırka kırk yarmışken, emperyalizme ihtiyaç mı var? peki aksine senin tutumunun mimarı emperyalizm ise veya işine geliyorsa? Bir tolumu inanç, etnisite, renk üzerinden ayrıştırıp, kamplaştırmak veya ötekileştirmek= zaten o toplumu bölmektir, e sonuç? Neye hizmet etti bu?

Ben konuya ve görüşlerimin kaynağını yazarken(KAYNAK BELLİ GÖZLEMLEDİĞİM ÜLKE VE TOPLUM, gördüğüm), bir tane bile kapitalizm demedim, emperyalizm demedim, sosyalizm demedim, sen söylemesen bugüne kadar hiç bir şekilde bunlardan söz etmedim, bu tarz kıyaslar objektif olmaz, dürüst, bilimsel yaklaşım olmaz. BEN SOSYALİSTİM ÖYLEYSE olaylara, olgulara bakarken, ÇIKARIMA göre bakayım, eğip bükeyim, ŞÖYLE DÜŞÜNEYİM DİYE bakamam(bu körlük, bu ahmaklık bu iki yüzlülük).... Hele analizlerde bu hiç olamaz, bu tarz ideolojisine göre olgulara don giydiren kafalar da yobaz ve bağnazdır. İRADEMDEN BAĞIMSIZ DOĞAYA BAKIYOR, GÖZLEMLİYOR VE ANALİZİMİ YAPIYORUM, herkese de her konuya böyle bakmasını tavsiye ederim, sana da...
bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Oysa görünen köy kılavuz istemez. Bugün ülke halkı eskisinden çok daha fazla yozlaştırılmış. Bölünme aşamasına getirilmiş.
E milli değer adı altında Türkçülük yapılırsa, öküzün altında buzağı aramak abes olmuyor mu?

Avrupadan, ABD'den, İskandinav ülkelerinden, güçlü olmalarından örnek veriyorsun, ama o ülkelere hiç bakmıyorsun? Zayıf düşürenin ekonomiye, sanayiye, insana, hak, hukuk, adalet, sosyal adalet, eşitliğe, demokrasiye, insan haklarına zerre önem vermeyip, etnisite adını yüceltmek, tabulaştırmak, bu tabuyla örtüştüremediğini dışlamak, kafir edebiyatı yapmak, tabuları insandan yüce görmek, yetmedi bir de böylece toplumu lime, lime ayrıştırıp bölmek, aidiyet siyasetinin sahteliğini ekonomi-politik, sosyal bilimler literatürü, hatta 100 yıllık Türkiye, kabile devletleri, tarihi, 25 yılı aşkın AKP dönemi açıkca ortaya sererken, hala daha ülkeyi kötürüm duruma getiren bu ayrımcılık, kamplaştırma, insanı etnik sembollerden daha değersiz görme, insanı kendi değerlerinden daha değersiz kılma, devleti insanın üzerinde bir çeşit tanrı olarak görme eğiliminde de ısrar ediyor olmak çelişki olmuyor mu? 90 yıldır, Afrika kabile ülkesiyiz...

40 türlü yanlış nesini savunacağız? Resmi ideoliji DEVLETİ ELEŞTİRMENİN HAİNLİK, DEVLETİN KÖTÜLÜĞÜNÜ İSTEMEK olarak öyle bir empoze etmiş ki, 40 yanlış da olsa yanlışı eleştirmek, doğruyu savunmak ve DOĞRULTMAK noktasına gelinemiyor... Ülke bölünmüş diyorsun, eğer şimdi bunu söylüyorsan ve bu tabloya bakınca ülkeyi bölünmüş görüyorsan, bu ülke 100 yıldır bölünmüş durumda ve sen ısrarla sorunun kaynağını çözüm diye dayatıyorsun(benim eleştirdiğim de bu)... Sorun belli, çözüm de belli(hak, hukuk, adalet, sosyal adalet, eşitlik, demokrasi, ekonomi, sanayi, adil gelir dağılımı, insanca yaşam koşulları, gerçek laiklik bu ülkenin asıl, temel sorunu bu)...

Örnek verdiğin ülkelere bak, nasıl güçlü olmuşlar, sorunları yaratan kaynağı, çözüm diye öne sürmenin izahı yok... Türkiye bölünecekse de, toplumu ayrıştırıp, kamplaştıran bu dinci, diğer yandan ikizleri ırkçı, şoven kafalar bölecek, akıl, mantık, matematik, fizik, kimya, biyoloji, sosyal bilimler, tarih, nereden bakarsan bak bunu söylüyor. Bir ekmeği, renk farkına göre ayırır, çarpıştırırsan sonuç ne olur? Bu kadar basit kavranacak bir meselenin, ısrarla görülmemesi, anlaşılmaması adına bin derden bin su geliyor, bunca dil dökülüyorsa, geçmiş olsun müstehak, algılar tamamen kaybedilmiş demektir... malzeme belli, olacağı buymuş...

Not, ben sana yanlışsın demedim, ancak görüş, iddia, fikir gibi konularda beyanlar değerlendirilir, yanlış da olabilir... Örneğin emperyalizm tanımı, şahsi bir ifade kullanmıyorum, o tanım doğru değil... Kemalizm istismarı, adı altında piyasa yapan İttihatçıların aşırı yüzeysel, dejenere tanımı. Bu tayfa da 50 yıllık derin devlet dediğimiz, kıçından K.Evrenler, öncekileri, Mehmet Ağarları -bile-, Hulki Mulkileri yumurtlayan tayfa. İşlerine nasıl geliyorsa; emperyalizm bunlar için süreğen kendilerine meşruiyet sağlayacak bir çeşit millet düşmanlığı, bir kabilenin, bir başka kabileyi sömürmesi(başka sebebi yok), etnik boyunduruk amaçlı bir tertip olarak gösterildi(bu emperyal tanımı ta köleci krallık dönemlerinde kaldı, onda bile asıl amaç ganimet, toprak, mülkiyet, servettir, kralın ve ondan temsil edilen efendilerin geniş arazilere yayılmış egemenliği, hükmüdür -şu ya da bu etnisitenin, ümmetin falan değil), böylece kucaklarından inmedikleri emperyalizmin, NATONUN gösterdiği yolda, 1 taşla iki kuş vurdular... Dış düşman dedin mi bitti, akan sular durur, durmazsa da durdurulur, sıkıyorsa bir şey de, aksi herkes vatan haini, bunlar ise kahraman. varlık sebepleri, meşruiyeti, ihtiyaç duyulmaları buna bağlıydı, iç düşmanı da, dış düşmanı da peyda eden bunlar, bağlı oldukları bürokrasi, işbirlikçi sermaye. Bunlar Osmanlı'da da aynıydı, kendileri meşru ve daima ihtiyaç ve kahraman kılmak adına, bütün işleri, güçleri entrikaydı, içeride, dışarıda süreğen provokasyonlar, düşman üretmeler, kamplaştırmalar, suikastler, darbeler, çete örgütlemeleri, bir kaşık suda kopardıkları fırtınalar, ülke de zaten bunlardan ibaretti, ne toplum varmış, ne insan varmış kimin umurunda vs. vs. vs....

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Alt 24-08-2026, 08:08
Andrew Andrew isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 May 2023
Mesajlar: 1.120
Standart

"Andrew abdci olduğu için abd'den örnek verdim." bilgivehis

Bilgivehis, yahu senin ABD ile tam olarak ne sorunun var, onu anlamiyorum. ABD'den ne kotuluk gordun, sana ne zarari oldu? Simdi bana AKP'yi ornek verme. Turkiye'deki insanlar bu kadar kolay yonlendirilmese, surekli ayni siyasi anlayisin pesinden gitmese, zaten daha iyi liderler yetistirir ya da daha iyi yoneticiler secerdi. Bunun sorumlulugunu tamamen ABD'ye yuklemek mantikli olmaz. Mesela Isvicre'ye bakalim. ABD Isvicre'ye ne zarar vermis? Neden Isvicre'de Turkiye'deki gibi bir siyasi ve toplumsal yozlasma yok? Ayni sekilde Avrupa'da ABD ile cok yakin iliskileri olan ama demokratik kurumlari gayet iyi isleyen ulkeler var. Demek ki bir ulkenin kendi icindeki sorunlarinin tamamini disarida bir guce baglamak cok saglikli bir aciklama degil. Elbette ABD'yi de elestirebilirsin. Ben ABD'nin elestirilemez oldugunu soylemiyorum. Her devlet gibi ABD'nin de yanlis politikalari, hatalari ve elestirilecek taraflari var. Ama elestirinin de biraz insafli, dengeli ve gercekci olmasini dilerdim. Her kotu seyin kaynagini ABD'de aradigimizda, kendi toplumumuzun ve kendi yoneticilerimizin sorumlulugunu da gozden kacirmis oluyoruz.

'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Alt 24-08-2026, 22:14
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.946
Standart

E milli değer adı altında Türkçülük yapılırsa, öküzün altında buzağı aramak abes olmuyor mu?

Ne alakası var, kendi kendine hayali bir türkçülüğe bağlamışsın.
Oysa izahatım yani bahsettiğim konular ülkedeki bütün halkları kapsıyor, bütün halklar için geçerli.
Ben halk değerlerinden bahsediyorum, sen ise her halk değerini asılsız noktalara bağlıyorsun.
Ben seni anlıyorum ama sen anlamakta güçlük çekiyorsun.
Halk perişan diyorum, böyle giderse halk da kalmaz değerler de kalmaz diyorum, kölelikten kurtuluş da olmaz diyorum, bunu anlamak bu kadar zor mu?
Takmışsın kafaya türkçülük, kandırılmışlık gibi söylediklerimden alakasız şeylerle boşuna zaman kaybı.
Yani her satırımda yok türkçü değilim mahlasını mı koymam lazım.
Kardeşim hayatım mhp gibi türkçü geçinen, katil ve faşistlere karşı mücadeleyle geçmiş, sen halen hayal kurup duruyorsun.
Yanlışım varsa eleştir ama tam zıttım olan kafatasçı, ırkçılara benzetmen çok yanlış bir tahlil.

Bugünkü devlet ve yoz toplum anlayışını yıkmak için önce onu ele geçirmek, kapitalizmin ve işbirlikçilerin tekeline bırakmamak gerekir.
Oysa bizler yani devrimciler bugüne kadar ne yapıyorduk, işçi sınıfının uyanmasını bekliyorduk, toplumun neredeyse bütün kesimlerinden kendimizi soyutluyorduk. Toplumdan kopuk salt grevcileri desteklemekle yetiniyorduk. O gerici, öbürü sağcı, diğeri falancı diye diye cahil-cuhul topluma sadece anlaşılmaz bir gizem veriyorduk. Bu da işgalcilerin ekmeğine yağ sürüyordu. Bu sınırlı davranışımız işbirlikçilerin toplumu kolayca ele geçirmelerini sağlıyordu. Bir anlamda onlara aleyhimizde propaganda malzemesi sağlıyordu. Halkın komünizmden, sosyalizmden, özgürlükten, adaletten öcü gibi korkutulmasının başlıca nedenlerinden biri de buydu, yani bizim gizemli duruşumuzun karşı tarafa avantaj sağlamasıydı.
Oysa bizzat kendim biraz yakınlaşınca hacıların, hocaların dahi değişime uğradığını, az da olsa bizi anladığını defalarca şahit oldum. Hatta o kandırılmış, silahla cilalanmış, kırsal kesimlerden uyutulan ülkücülerin bile zaman içinde değiştigini, özgürlük mücadelemizi onayladıklarına çokça şahit oldum. Ben hacılarla, hocalarla ve o saf ülkücülerle arkadaşlık yaptığımda devrimci arkadaşlar tarafından hep dışlanırdım. Gerçekte ise devrimcilerin dışladığı o kesimlerin neredeyse hepsi işçi sınıfına, ezilen sınıfa aitti. Onlarla samimi ilişkiler kurulduğunda büyük çoğunluğu kendi sınıfının tarafında olacağının sinyallerini hep görüyordum.
Kısaca kapitalizmi ele geçirmeden onu yıkamazsın. Bu bir anlamda demokrasi gibidir, demokrasiden kim daha çok faydalanırsa onun borusunun ötmesi gibidir.
Bu görüşüm birçoklarına ters gelecektir ama maalesef gerçekler bu noktada seyrediyor. Örneğin, İş bankası ve Fenerbahçe emperyalizmin henüz ele geçiremediği iki kurum ve iki milli değer. Ele geçirseler ne yaparlar, bankayı yabancılara peşkeş çekerler, takımın başına da softaları geçirirler. Kadın milli voleybol takımına yapmadıkları kötülük kalmadı. Ama onlar bunca kötülüğe karşın dünya şampiyonu olmayı başardılar. Yani milli değer ile yıkılmış değerler arasındaki fark için örnek verdim.
Dolayısıyla burada söz konusu olan devleti, politikasını savunma olayı değil, onu işbirlikçilerin elinden alma olayıdır.
Ha, halk dilenci konumuna getirildiği için celladının peşinden koşar, bu gerçek bahsettiğim gerçekler üzerinde etkili olsa da onun da sınırı bir yere kadardır. Açlık bam telidir, bunu yerel seçimlerde gördük. Yıkılmaz denen akp kendi kalelerinde bile yıkıldı.
Alıntı ile Cevapla
  #58  
Alt 24-08-2026, 22:53
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.704

Onur Üyeliği 

Standart

Biligvehis

Her ifadem sana dair değil(ortada olanın analizine dair), mevcut yapı şoven, uzun zamandır da dinci-şoven. MHP'li, BBP(zamanla daha fazla dinciliğe, vatan, millet zübüklüğü mezesinden, getirisinin daha fazla, daha ucuz olduğunu gördüğü dinci zübüklüğe ağırlıklı çark etti, ama meydan ona kalmadı) v.b. ırkçıları dışarıda tutsak bile, resmi ideoloji de, devlet yapısı iktidarı elde tutan bürokrasisi de çok mu farklıydı? Neden böyle çünkü ülke yüz yıla yakındır ülkeyi sözde milli kahramanlık hikayeleriyle talan eden, talan ettiği için de hem foyasının toplumca bilinmemesi hem de yerini garantilemek için emperyalistlere oyuncak olmuş, zaten bu zihniyetle başka bir yola da çıkması mümkün olmayan bürokrasinin elinde (örneğin yolsuzluk yapan bürokrasi, ezan, bayrak v.b. hamasetiyle toplumdan gizlemeyi başarırken(kör olmuş desteği de böyle almakta), toplumun bilmediği şeyleri A ülkesi bilir ve yolsuzun mallarına el koyma olanağına sahipse (değilse ifşa tehdidinde bulunur), yolsuzluğu yapan o ülkeye kul olmak zorunda kalır. Kaldı ki bu bürokrasi bir kez yerleştimi, ülkenin bütün damarlarına yerleşiyor, kişiler değişse bile o devamını sağlıyor). Almanya'nın 1848'de yaptığı sanayi devrimini, bir ülke 20, 21. yüzyıl imkanlarında yapamıyorsa, burada bakılacak yer bellidir, alfabeyi tekrar icat etmemiz gerekmiyor, her sorun, aynı adresi işaret ediyor, peki o adres kendini nasıl güvenceye aldı yetmedi pozisyonunu korudu, işte onun için de "ezan, bayrak, vatan, millet, sakarya" ve sürekli savaştayız psikolojisi empozu görmek gerekir(çocuklar bile bilebilir, bu hakim istismar ideolojisi ve istismar yöntemleri en basit türden yöntemler). Her pisliğin altından bu tarz menfaatler ve menfaatler uğruna istismar taktiği çıkıyor!. Dünya'da toplumun bu kadar çok vergi verip, yine de buna oranla bu düzeyde yoksul olduğu kaç ülke vardır? Toplum ömrünün yarısını devlet için yaşıyor, beri yanda süreğen "tabum, kutsalım ilan edilmişim, varım, yoğum, canım sana feda" dediğimiz köleci sistemlerden kalma taktiklerle de kör ve ya hırısızın yaveri konumuna ya da saf dışı hale getiriliyor,, onca vergi, onca para, pul nere gidiyor? Bir toplum bunu neden sorgulayamıyor? Toplumun sorgulamasına, hak ve hukukunu bilmesi ve sahip çıkmasına, hesap sorması ve sorgulamasına engel olan ne? İşte bu çözülmeden de sorunlar çözülemez. Sorgulamıyor çünkü din, ırkçı semboller, mezhepçilik, milliyetçilik, ezan, bayrak, vatan, millet, sakarya, "söz konusu milli değer" gerisi teferruat, süreğen iç, dış, düşman savaştayız, 7 düvele karşı savaşıyoruz, şu an başka hiç bir şeyin önemi yok psikolojisi propagandaları üzerinden AFYONLANMIŞ durumda ve illa her defasında sayfalarca detaylandırmaya gerek yok, malzeme ortada. Bütün gündem ya din ya millet ve sembollerinin istismarı üzerine kurulu basit trol yöntemleriyle belirleniyor, toplum asli öncelikleri yerine yapay gündemler ve afyon etkisiyle bir o yana, bir bu yana sallandırılıp duruyor... Eskinin yerine, şimdi dincilik yerleşiyor, eskisi neydi? Irkçı, şoven, elbette beraberinde mezhepçi... Gerçi 1950 sonrası Türk-islam sentezi oldu ya neyse...

Milli değerlere sahip çıkmak, her şeyi buna bağlamak, nedir o milli değeler? İlla her tarafa, her işine gelenin istismar dolgusu olarak kullandığı biçimde, milli değer demenin (aynen ve olanca muğlaklığıyla dini değerlerimiz demekle benzer biçimde) manası ne? Bu ifade BAŞTAN AŞAĞI MUĞLAK, ekonomi, hak, hukuk, adalet, sağlık, gelir adalet-adaletsizliği, demokrasi de, adıyla çağrılır bir şeyler söyle!? Neden sosyal devlete, özneye insanı, yurttaşı koymaya, dinciliğin, milliyetçiliğin verdiği zararı kavranmasına karşı çıkıyoruz, neden -konu itibarıyla diyorum- sosyo-kültürel çeşitliliği baskılama taraftarıyız, hepsine gerekçe midir bu milli değer söylemi? Evet belli ki istismar malzemesi değil mi?

Milli değer değil, ülke, toplum diye ele alınmalı ve neyin fazla, eksik olduğu da ADIYLA ÇAĞRILMALIDIR, bunun literatürü bu... Bir de her kıstası götürüp savaş psikolojisine bağlamamak gerekir. Örneğin Afganistan yedi düvele boyun eğmedi diye model olacak bir ülke mi, sorun ne? İşte sorun her ne ise o sorunun farklı yelpazelerde(etnisite, ırk, mezhep v.b.), farklı manipülatif araç, istismarla, farklı düzey ve yoğunluklarda sürdürülüyor olması da benzer, aynı veya benzer kökten gelen soruna işaret eder.

Gerçekten milli değer dediğinde "ırk veya etnisite" tabanlı anlamayan birisi, ülkede eksik olan ve bir çok sorunun da kaynağında(eksikliği veya eksik kalan yönleriyle) böylece de çözümünde olan sosyal adalet, hak ve hukuk ve adalet, demokrasinin tesis edilerek sorunun çözüleceği konusuna, hele de üzerine "milli değerler" sözüyle karşı çıkmaz, değil mi?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (25-08-2026 Saat 05:20 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:21 .