
07-08-2005, 00:01
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Sünnete ilişkin Muazzez Ilmiye Çığ şunları söylüyor:
Mısır'da erkek cinsel organı bereket sembolü olarak kutsal sayılıyor. Ondan bir parça koparılıp Tanrı'ya sunulması, Tanrı'ya saygıyı ve ona bağlılığı gösteriyor (Muazzez Ilmiye Çığ, İbrahim Peygamber,
sayfa 98 ).
Aslında bu gelenek muhtemelen çok daha eski dönemlerde başlamış olmalı. Yine Çığ bunu şundan yola çıkarak söylüyor. Tevrat, Çıkıs 4:22-26'da Musa ile RAB'ın karşılaşması ve Musa'nın karısı Sippora'nın oğlunun gulfesini taşla kesip Musa'nın ayaklarına atması anlatılıyor. Halbuki Mısır'da sünnet o dönem bronz ile yapılıyor. Burada bronz yerine taş ile sünnetten bahsedilmesi bu geleneğin taş devrinden beri gelen bir gelenek olabileceğini gösteriyor.
Bu mantıklı bir açıklama. Gerçekten de erkek cinsel organı birçok eski dini inanışta bereket, bolluk vs. sembolü olarak görülüyor.
|

08-08-2005, 13:33
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
|
|
Önemli sünnetli olmak değil mi birader. Bir insanın sünnetli doğmasına inanmanız mümkün değil ama biz buna inanırız. Çünkü biz mucizeye inanırız. Bunun aksini iddia etmek mümkündür ama ispat etmek mümkün değildir. Sizler mucizeyi inkar edersiniz ama mucizenin olmadığını ispat edemezsiniz.
Önemli olan iddia şu ; Peygamber Efendimiz sünnetsiz değildir. Çünkü O, sünnet olmayı teşvik etmiş ve hatta vacip derecesinde emretmiştir. Sünnet olmanın(Hitan) Hz. İbrahim'in ve peygamberlerin sünneti olduğunu beyan buyurmuştur. Sonradan müslüman olanlara 80-90 yaşlarında olsalar bile eğer sünnetli değillerse sünnet olmalarını emretmiştir.
Bütün bunları ifade eden bir Peygamber'in, yani sünnet olmayı teşvik ve emreden bir Peygamber'in sünnetsiz olması mümkün değildir. Kendisi Sünnetsiz bir insanın başka insanlara Sünnet olmayı teşvik etmesi, sünnet olmayı emretmesi bir çelişkidir. Yani yalancılıktır.
Zamanının müşrikleri bile O Peygambere "Sihirbaz, Mecnun, İyi bir hatip, kahin" vesaire yakıştırmaları yapmıştı da asla "Yalancı" diyememişlerdi. O'nun lakabı Peygamberliğinden önce bile "Emin" idi. Zamanının müşriklerinin bile yalancı diyemediği bir insana Yalancılık yakıştırması ne akla uyar ve vicdana ne de fikir namusuna.
Peygamberimizin 40 yaşından sonra sünnet olmadığı doğrudur. Çünkü O, doğuştan sünnetlidir veya zayıf birkaç rivayete göre küçüklüğünde dedesi Abdülmuttalip tarafından sünnet ettirilmiştir. Her ikisi de kabul edilebilir. Zayıf rivayet diye kafadan görmezlikten gelemeyiz.
Arabistan'da sadece Yahudilerin sünnet olması gibi bir durum yok. Arabistan'a sünnet olmanın dini bir tavırla pek alakası da yok aslında. Arabistan'da erkeklerin ve hatta az da olsa kadınların hijyen ve estetik amaçlı olarak Sünnet oldukları bir gerçektir. Bunu herkes böyle bilir. Sünnet olmak fiilini insanlığa kazandıran Yahudiler değillerdir. Sünnet olmak Hz. İbrahim'den beri Hanif olarak yaşayanların yani putlara tapmayıp tek bir Allah'a inananların, Allah'a şirk koşmayanların ortak özelliklerinden sadece birisidir. Ancak bu demek değildir ki sadece Hanifler ya da sadece Yahudiler sünnet olmaktadır.
Hayır efendim. Putperestler de (dini kaygıyla değil, hijyenik ve estetik kaygılarla) sünnet olmaktadır, dinsizler de sünnet olmaktadır, Mecusilerin bile sünnete önem verdikleri bilinir. Sünnet olmanın sadece Yahudilere has olduğunu nereden çıkarıyorsunuz?
"Muhammedin sünnetli doğduğuna dair rivayet muhtemelen durumu kurtarmak için sonradan uydurulmuştur"
Şimdi ben sana senin diyalektik metodunla bir cevap versem şöyle demem gerekir; Mürşid 4.0 İslami kaynakların telifindenyüzyıllar sonra ortaya çıkarılmış bir teknoloji eseridir. Dolayısıyla Müdşid 4.0'da Peygamberimizin sünnetli doğduğuna dair bilginin olmaması İslam Kaynaklarında da böyle bir bilginin olmamasına delalet etmez.
doğru değil mi?
Evet doğru bir önerme. Ama eksik.
Siz, bütün rivayetleri, bütün tefsir yaklaşımlarını, ayetler ve hadisler üzerindeki bütün münazaraları ve akıl yürütmeleri ayet ve hadislerin çelişkilerini -haşa- saçmalıklarını ortadan kaldırıp onlara mantık süsü vermek için durumu kurtarma, kıvırma çabaları olarak görüyorsunuz. Usul ilimleri hakkında en ufak bir bilginiz olmadığı için böyle görmeniz normaldir. Cehalet kınanacak birşeydir, bir şey hakkında bilmeden konuşmak ve usul dışı yargılara varmak kötü niyetli olmadığı sürece anlaşılabilir, bu yüzden bir yere kadar hoşgörülebilir ama cehalette ısrar etmek, yanlış yargılamalarda "Bana ne işte böyle, böyle" diye çocukça diretmek ne hoş karşılanır ne de onlara itibar edilir.
Önce usul öğrenin, Kuranı ve Hadisleri yorumlamanın usulu hakkında yeterince bilgi sahibi olun ondan sonra Efendimizin sünnetli olup olmadığı hakkında teferruata ait bir meseleyi konuşma liyakatine erişin.
"Muhammedin sünnetli doğduğuna dair yukarıda verdiğin kaynağın islam dünyasında sahih kabul edilen hadisçilere dayanması gerekir (buhari, müslim gibi). "
Böyle birşey yok Cem Efendi. Yani Buhari ve Müslim gibi hadis kitaplarında olmayan şeyler yanlıştır ve yalandır diye bir düşünce İslam Düşünce tarihinde asla olmamıştır. Böyle bir fikri ne zaman yumurtladınız bilmiyorum. Buhari, Müslim, Tirmizi, Müsned, İbn-i Mace vesaire... Evet bunlar sıhhatinde yani doğruluğunda şüphe olmayan kaynaklardır ancak Hadis İlmine ait kaynaklardır. Ayrıca buralarda zikredilmeyen meselelerin başka kitaplarda zikredilmeleri başka kitapların müelliflerinin yalancı olduğunu göstermez.
Sünnetin eski Mısırlılara dayandığı eğer bilimsel olarak ispatlandıysa bunda bizim için sorun yok. Kabul edebiliriz. Sünnet olmanın kaynağını Hz. İbrahim'e dayandırmamız Sünnet olmanın "Dinsel bir olgu" olarak algılanmasının başlangıcını ifade eder. Evet, eski Mısırlılarda da sünnet olmak görülebilir, bu neyi değiştirir? Hz. İbrahim'in sünnet olmadığını iddia edemezsin ki bununla. Ayrıca Hz. İbrahim Mezapotamya dolaylarında görevlendirilmiş bir Peygamberdir ve Mısır'a hayatında sadece bir sefer gitmiştir. O da 90'lı yaşlarından sonradır. Hz. İbrahim'in sünnet olduğu yaşı ise 80'dir. Dolayısıyla Hz. İbrahim'in sünnet olmayı Mısırlılardan öğrendiği gibi bir iddia da geçerli değildir.
|

08-08-2005, 13:54
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
İbrahim'in 80 yaşında sünnet olduğu bilgisini hangi kaynaktan alıyorsun Aliminyum?
Hıristiyanlar niye sünnet olmuyorlar? Bunun nedeni nedir sence?
|

08-08-2005, 14:33
|
|
|
Aliminyum,
Öncelikle Muhammedin sünnetli doğduğuna dair, islam dünyasında sahih kabul edilen bir eser göstermen gerekiyor. Bunu göstermediğin sürece iddiaların desteksizdir.
Eski mısırlıların dinleri ve inanışları hakkında bilgi çoktur. Elde edilen bilgiler, inançlarının semavi dinlerden çok farklı olduğunu gösteriyor. Bilim adamlarında sünnetin orta afrikada doğduğunu, oradan Mısıra yayıldığı, Mısırlılardan ise köleleri olan İsrailoğullarına yayıldığı görüşü hakimdir. Sünnetin İbrahim peygamber ile başladığı iddiası sadece Kuran'da ve belki bir de Tevratta vardır. Başka hiçbir tarihsel belge, bulgu yoktur. Aslında İbrahim peygamber diye birisinin yaşamış olduğu da şüphelidir. Yahudi uydurması olması kuvvetle muhtemeldir. Mezarı bile yoktur. "Tanrının" böylesine önemli bir peygamberin mezarının kaybolmasına müsade etmesi de gerçekten ilginçtir. Muhammedin, islamın kökeninde İbrahimi göstermesi kendisine destek arama, inandırıcılığını artırma çabalarından başka bir şey değildir.
-80 yaşındaki bir insanın (İbrahim) keserle kendisini sünnet etmesi mantıklı bir şey değildir.
-"Tanrının", sanki yanlışlıkla ve fazla yaratmış olduğu penisucu derisinin tüm inanır erkeklerinde kesilmesini istemesi de aynı derecede saçmadır.
Sünnet olmak, tanrıya ibadetin bir şeklidir. Bu eylem gerçekleştirilmediği sürece ibadet anlamı taşımaz. Yani doğuştan sünnetli olmak, ibadetini doğuştan yapmış olmak anlamına gelemez. Çünkü doğuştan olması, kendi iradesi dışında olmuş anlamına gelir. Oysa ibadette asıl olan kendi iradesi ile ibadetini gerçekleştirmektir.
|

10-08-2005, 19:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
|
|
Peygamber Efendimizin sünnetli doğduğuna dair İslam dünyasında sahih kabul edilen kaynaklar istiyorsun Cem efendi.
İbn-i Hişam'ın Sîre isimli kitabı. İbn-i Kesir'in tarih kitabı, Taberinin kitapları, Kütüb-i Sittedeki Efendimizin doğduğu gece veya sonraki meydana gelen hadiselerle ilgili rivayetler. Kaynaktan bol ne var.
Halk arasında doğuştan sünnetli ya da Peygamber sünnetli olarak bilinen Hipospadias diye bir durum var. Hipospadias tıp dilinde doğuştan sünnetli olanlara deniyor. Yani doğuştan sünnetli olmak ya da doğuştan sünnetli olmayanların sonradan sünnet olunca kestikleri parçalarının olmaması akla ve normal hayata aykırı birşey değil demek ki.
Tabi tarihte Hz. İbrahim diye birisinin yaşadığına dahi kuşkuyla bakan bir septist bozmasına Hz. İbrahim'in sünnetli olduğu hakikatini anlatmaya çalışmanın boş bir çaba olacağının farkına vardım.
Tanrı dediğiniz Allah'ın Hz. İbrahim'in mezarının bilinmemesine izin vermesi kendi bileceği iş. Mezarı yok yada henüz bilinmiyor diye diye kıymetinden birşey kaybetmez Hz. İbrahim ve O'nun Hanif olması hakikati mezarının bilinmemesi ile silinebilecek bir hakikat değildir.
80 yaşındaki bir insanın kendisini keserle sünnet etmesinin mantığa aykırı olan tarafı neresi?
Keseri kaldıramayacak kadar güçsüz olduğunu mu düşünüyorsun ya da sünnet edeceği yerini görüp seçemeyecek kadar görme yeteneğinin zayıfladığınımı zannediyorsun? Bu işi mantıksız bulmanın temelinde ne var? Yani kısaca niye mantıksız olsun. Pekala işi bilen her insan kendisini sünnet edebilir.
Sünnet işleminde kesilen penisucu derisinin Tanrının fazladan yada yanlışlıkla yada gereksiz yada unutarak yaratması gibi bir düşünce (daha doğrusu hezeyan) pek tabii beraberinde Tanrının fazladan yarattığı bu organın kesilmesini istemesini mantıksız görmekle sonuçlanacaktır. Bu kadar basit mantıkî önermelerin ne İslamda ne felsefede ne bilimde ne mantık ilminde ne de başka birşeyde yeri yok. Allah 1 Milyar ışık yılı uzaklıktaki henüz insanlıkça bilinmeyen gezegenleri boşa yaratmadığı gibi benim uzadıkça kesip attığım tırnaklarımı da boşa yaratmış değil, burnun içindeki kılları da ya da sudaki hidrojeni de boşa yaratmadığı gibi penisucundaki fazla deri parçasını da boşa yaratmamıştır. İnsanlarca Mahrem yada namahrem bnilinen yada bilinmeyen ne varsa hepsi Allahın ilmiyle ve kudretiyle iş görmektedir. Biz böyle inanırız buna göre tefekkür ederiz. Siz de bir ömür boyu penisucundaki fazlalık deri parçasının Tanrının mükemmelliğiyle çeliştiğini zannedip kendinize Tanrının aslında varolmadığına dair mantıklı bir delil bulduğunuzu zannedersiniz. Ne güzel be.
Sünnet olmak bir ibadettir evet. Her ibadetin bir şartı vardır. Sünnet olmak ibadetinin şartı da penis ucundaki derinin var olmasıdır. Penis ucundaki deri doğuştan yoksa Sünnet olmak mükellefiyeti insandan düşecektir. Hipospadias doğumlarda da sünnetli olarak doğan erkeklerden sünnet ibadeti düşmektedir. Nasıl ki hayızlı kadınlardan namaz veya oruç mükellefiyeti düşüyor bu da böyle arkadaşım.
İncilin Tekvin bölümünde
"Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.
Sünnet olmalısınız, sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.
diye ayetler geçer.
Yani sünnet olmak Hz. İbrahimden Hz. Musaya uzanan bir şeriat icabı olduğu kadar Hz. Musadan da Hz. İsaya kadar uzanmış ondan da Hz. Muhammed(s.a.v.) e kadar devam etmiştir.
Farzedelim ki bu ayetler de bizim iddia ettiğimiz gibi tahrif edilmiş ayetler.
Gene de Hristiyanlara sünnet olmanın emir veya teşvik edildiğine dair İslam Alimlerinin iddiaları vardır. Hristiyanların sünnet olmamasını ise onlara soracaksın sargon kardeşim. Sana ne açıklama yapsam kesmez şimdi seni.
|

10-08-2005, 19:52
|
|
|
Aliminyum,
Tıpta doğuştan sünnetli diye bir durum yoktur.
Hipospadias, bir anomali durumudur. Sünnetle alakası olmadığı gibi, düzeltilmesi için ameliyata gereksinim vardır.
|

11-08-2005, 00:15
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
Beyni apendisit ameliyatıda o asırda yapılıyormuydu ne dersin..Belki beyin ameliyatı bile yapılıyordur ne dersin."ameliyat yapılması lazım"  olayları zamanına göre değerlendirin,beyni arkadaşım..Sünnet olduğunu ispat ediyor alüminyum; Allah'a imanmı edeceksiniz?Boş sorularla uğraşıyorsunuz..ne faydası olacak anlamadım gitti...
Mesela, Osmanlı Devletinin kurucusu Osman bey sünnet olmuş mu?Mantıken olmuştur..Müslüman olduğuna göre..değilmi..Peygamber efendimizin(s.av) hadisleri var demekki olmuş ki emrediyor;bu yöndende konuyu düşünebilirsiniz..
|

11-08-2005, 21:12
|
|
|
anlama özürlü ensareo
Benim ne demek istediğimi anlamadan boş cevap yazma.
Ben halk arasında peygamber sünneti diye söylenen hipospadias anomelisinin sünnetle alakası olmadığını ve şimdiye kadar sünnetli olarak kimsenin doğmadığını anlatmaya çalışıyorum.
Eğer peygamberin sünnetli doğmuşsa (hipospadiaslı değilse) bu bir mucizedir. Peygamberinin bu mucizevi durumu ile övünebilirsin.
|

02-09-2005, 09:35
|
|
|
Böyle devam edin
Muhammed sünnet olmuş mu, olmamış mı? Olduysa niye olmuş, olmadıysa niye olmamış, nasıl olmuş, ne zaman olmuş, nerede olmuş? Ne kadar parça kesilmiş?, O parça ne olmuş? Doğuştan mı sünnetliymiş? Eeeeeeee ne olacak şimdi? Müslüman arkadaşların bu konuya olan alakalarını anlıyorum ve onların bu, gayet önemli, ciddi ve hayati!!!!  konularda araştırma yapıp sayfalarca yazı yazmasına hak veriyorum vermesine de, karşıt görüşteki bir çok arkadaşın neden böyle basit ve gereksiz bir konuya zaman harcayıp, müslümanlara bir şeyler anlatabilmek için çabaladıklarını anlamıyorum. :wink:
Kalın sağlıcakla
|

02-09-2005, 11:13
|
|
|
ank0606,
İslamın ve Muhammedin yanlışlarını, tutarsızlıklarını ortaya dökmeli ki gerçekler ortaya çıksın. Yüzmilyonlarca müslüman erkek "sünnettir, peygamberimiz olmuştur" diyerekten sünnet ediliyor. Biz de burada gerçeğin böyle olmadığını ortaya döküyoruz ki bu yanlış ve batıl inanç gün yüzüne çıksın. Bu nedenle Muhammedin sünnet olup olmadığı çok önemlidir. Şimdi tekrar esas konumuza dönelim.
Beyni' ye tıpta sünnetli doğum diye bir şey olmadığını, "Hipospadias" in ise tıpda anomali kabul edildiğini bize öğrettiği için teşekür ederim. Beyninin yazısı üzerine "Hipospadias" kelimesini internette arattım. Pek çok site çıktı, bunlardan biri "Türk Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği" nin web sitesinin sayfası:
http://www.tpcd.org.tr/index.php?id=424
Bu sayfada özetle şunlar yazıyor:
Hipospadias Nedir?
Yeni doğan erkek çocuklarda görülebilen doğumsal bir bozukluktur. Normal bir peniste idrar kanalı (üretra) penis başının (glans) ucunda sonlanır ve çocuklar penisin ucundan idrarını yaparlar.
Hipospadiaslı çocuklarda ise idrar kanalı (üretra) penisin alt yüzünde ve daha geride sonlanır. Bu sonlandığı nokta ile penis ucu arasındaki mesafede idrar kanalı oluşmamıştır.
İdrar kanalının açılma noktası testislerden daha geride bile olabilir ve ne kadar geride ise o kadar ciddidir. Ancak olguların çoğunluğunun penis ucuna daha yakın olanlar oluşturmaktadır.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:26 .
|