"Devlet, ortak bir hayatı ve kültürü paylaşan bir toplumda, bu toplumu düzenleme, bu topluma güvenlik, refah ve huzur sağlama amacını güden ve bu amaca yönelik olarak kanun koyma, bu kanunları uygulama, yargılama, cezalandırma gibi güçlere sahip olan kurumdur."
Kaynak,
http://www.atamizindeyiz.com/03/ata03.htm
Sn. aydoe,
Fikirlerin uç noktaları ufuk açmak için vazgeçilmez, ancak gerçekleşmesi de mümkün olmayan bölgelerdir.
Devlet hakkındaki olumsuz yargılarınızın bir kısmına katılmakla birlikte, bireyin mutluluğunu ve vatandaşına hizmeti ön plana almış devlet mekanizmalarının faydasız olacağını zannetmiyorum.
Devlet yapısı, vatandaşın düşünsel imgelerinde gizlidir diye okumuştum bir yerlerde.
Amerikalılar için devlet Sam amcadır.
Bir aile yakını olmasına rağmen oldukça uzak ancak sizden vergi alabilecek kadar da kanınızdandır. Paranız var ise etrafınızdan ayrılmayan bu amca, paranız yok ise sizi tanımaz bile.
İngilizler için devlet bir Queen dir.
Bir annedir, anaçtır, koruyucu ve bağışlayıcı bir kraliçedir. Zariftir, sizi her şartta kucaklayan biridir. Onun için canınızı verirsiniz ama bilirsiniz ki; karşılığı mutlaka verilecektir maddeten ve mutlaka şefkat görecek korunacaksınız.
Bizler için devlet, BABA dır.
Döver, söver, üstümüzde her türlü hak iddia edebilir. Bu haklardan ötürü kimseye hesap vermez. Siz hesap sormaya kalkarsanız eğer babalık klasını gösterir. Ananız bile onun elinden sizi alamaz. İsteklerinin mantığı ve sınırı yoktur. Ve sizin vereceklerinizin de mantığı ve sınırı yoktur.
Dolayısı ile toplumların kurdukları bu mekanizma, toplum yapısına göre şekillenir.
Bu mekanizma etten ve kemiktendir, bizzat kişilerden oluşur. Ve bu kişiler de o toplumun öz ve öz evlatlarıdır.
Sonuç olarak Sn. dilaver'in, cevabı aşikar sorusunu biz de yanıtlayalım.
Ne devlet diyorum ne de birey.
Ne tahakküm diyorum ne de anarşizm.
Bireyin mutluluğunu sağlayan bir toplum diyorum.
Ve de yineliyorum.
İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın