AYETLERDEKİ HÜKÜMLER VE AÇIKLAMALI ÖRNEKLERİ:
Nisa/11
a) Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder.
Açıklama: Cahiliye döneminde zengin ve soylu kadınlar dışında, kadına değer verilmezdi. Miras hakları yoktu, hatta bir eşya gibi, ölenin varislerinden birine miras olarak kalabilirlerdi. İşte böyle bir çağda Kuran, *“Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından, erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir.” hükmünü getirmiştir. Gerçi günümüzde, miras hususunda erkek evlada, kız evlattan daha fazla pay verilmiş olması eleştiri konusu edilmektedir. Ancak bu hükümlerin, erkeklerin kadınlara bakmakla yükümlü olduğu ve kadınların ailenin geçimine katkısının çok az olduğu bir aile yapısı üzerinden meseleye yaklaştığının bilinmesi gerekir (1).
Örnek 1: Vefat eden kişinin iki kızı ve bir oğlu kalmış olsun.
Buna göre,
oğlu 2/4 , her bir kızı ¼ olmak üzere mirası paylaşırlar.
Örnek 2: Vefat eden kişinin üç oğlu ve iki kızı kalmış olsun.
Buna göre,
oğullarının her biri ¼ , her bir kızı ise 1/8 olmak üzere mirası paylaşırlar.
Görüldüğü gibi, mirastan alacakları kesirler, duruma göre değişmekle birlikte, bu kesirlerin birbirlerine olan oranı, hep aynı kalmaktadır.
b ) Eğer kadınlar ikinin üstünde ise, bırakılanın üçte ikisi onlarındır; şayet bir ise yarısı onundur.
Açıklama: Ölen kişinin yalnız kız evladı varsa ve bunların sayıları da (2 ve) 2’nin üzerinde ise, bunlar mirasın 2/3’ünü paylaşırlar, şayet tek bir kızı varsa, bu kız mirasın yarısını alacaktır.
Örnek 1: Vefat eden şahsın iki kızı ve bir babası kalmış olsun. Ayete göre evlat olarak yalnız kızları kaldığından ve sayıları da 2 olduğundan bunlar mirasın 2/3’ünü paylaşırlar. Haliyle
her bir kız mirastan 2/6 pay alır. Geriye kalan 2/6’yı ise vefat eden kişinin babası alır.
Örnek 2: Vefat eden kişinin yalnız iki kızı kaldığını düşünelim. Bu takdirde ne olacak?
Zikredilen oranlara göre mirasın 2/3’ünü mü alacaklar –ki bu takdirde toplam 1 olmamış oluyor-,
yoksa mirası yarı yarıya mı bölüşecekler? Evet, İslam hukukuna göre bu kızlar mirası yarı yarıya bölüşürler.
Acaba durmadan o “malum örnek” üzerinden Kuran’a saldıran İslam düşmanları, burada da, Kuran’ın matematiksel hata yaptığını söyleyip, ayetlere göre toplamın 1 çıkmadığını, oysa müslümanların bunu reddiyye denen metotla hallederek Kuran’ın verdiği oranları değiştirdiğini mi iddia edecekler? *
Müslüman kardeşlerim,
Bir mirasçıya atfedilen basit kesrin, mirasa göre niceliğine değil; bu basit kesirlerin birbirlerine göre oranlarına, yani mirasçıların birbirlerine göre durumlarına dikkat edelim! Zira, yukarıda görüldüğü gibi basit kesrin, toplam mirasa oranı şartlara göre değişebilmekte, oysa
Kuran’ın belirlediği bu basit kesirlerin birbirlerine olan oranları KESİNLİKLE değişmemektedir. Aksi bir durum, Allah’ın belirlediği sınırların, bir mirasçının aleyhine olacak şekilde aşılması anlamına gelir.
Dilerseniz şimdi, ayetlerdeki hükümlere devam etmeden, İslam düşmanlarının sürekli olarak tekrarlayıp durdukları o “malum örneğe” bahsettiğimiz açıdan yeniden bakalım.
|
Varsayalım ki, bir adam öldü ve geride üç kız evlat, bir ana, bir baba ve eşini bıraktı. Yukarıdaki ayetlere göre miras paylaşımı şöyle olacaktır:
Üç kız evlada mirasın 2/3'ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır.
Bu durumda, matematik yapalım:
(2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8)= 27/24 = 1,125 bulunur! (1,0 olması gerekirdi!..)
Yani, miras paylaşıldığı zaman her bir mirasçının aldığının toplamı, mirastan fazla çıkmaktadır!..
Allah, miras paylaşımında böyle büyük bir hesap hatası yapamayacağına göre, ayet Allah'a ait olamaz, Muhammed'e aittir…
Hesap bilmeyen Muhammed'e…
|
Değerli kardeşlerim, yukarıda “Basit kesrin, mirasa göre niceliğine değil; bu basit kesirlerin birbirlerine göre ORANlarına, yani
mirasçıların birbirlerine göre durumlarına dikkat edelim!” demiştim. Çünkü belli kesirlerle mirasa ortak olunan böylesi bir durumda, mirasçıların paylarının birbirlerine oranının sabit tutulmaması halinde, mutlaka bir hak ihlali söz konusu olacaktır.
Söz gelimi, bir mirasçının basit kesri “x”, diğerininki “y” olsun.
Mirasın adaletli dağıtımı ancak x/y oranının korunmasıyla mümkün olabilir.
Bilindiği gibi, bir kesrin pay ve paydasını aynı sayıyla çarpmak, sonucu değiştirmeyecektir.
Yani x.a/y.a=x/y 'dir.
Şu halde yukarıdaki örnekte verilen basit kesirleri 8/9 ile çarpalım:
Sırasıyla 16/27, 4/27, 4/27, 3/27 bulunur.
Görüldüğü gibi
x ve y sayılarını, aynı sayı ile çarptığımızdan, x/y oranını değiştirmemiş,
Allah’ın koyduğu sınırı ihlal etmemiş olduk.
Şu halde bulduğumuz sonuçları toplayalım:
* *
Sonuç: 1 çıkacaktır!
El-Hakka:
38. Görebildikleriniz üzerine yemin ederim,
39. Ve göremediklerinize ki,
40. Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
41. Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!
42. Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!
43. (O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
(1) http://www.diyanet.gov.tr/turkish/ka...?id=37&sorgu=1