
20-06-2009, 00:39
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
YIL 2050. Ateistler Yönetimi Ele Geçirdi!
Yıl 2050.
Bürokratik oligarşi içine çöreklenmiş birtakım laikçi odaklar sayesinde Türkiye'de ihitilal olur ve halkın rağmına da olsa başa ateist bir yönetim geçer. Ateist yönetimin ilk icraatı özgür düşüncenin önüne engeller koyan dini bütün eğilimleri ve hatta bizzat dinin kendisini bertaraf etmektir. Devlet Başkanı Dilaver, the Proleter, başkanlığındaki ekip "bismillah" pardon "biismi darwin" deyip işe koyulurlar. Alınan kararlar ses getirecek cinstendir.
1- Bundan böyle kimse Kur'an okumayacak, bunun yerine "uzun hava" okuyacaktır.
2-Bismillah, ya allah, allah allah, vallah, billah, aman allahım gibi dini lafız içeren bütün söz ve söz öbekleri kullananlar "Gulag" çalışma kamplarına gönderilip gulagları kesilecektir. Ayrıca bu ifadeleri kullananları ispiyonlayanlar ihya edilecektir.
3- Yeni doğan çocuklara dini kökenli hiç bir isim konmayacak, eğer konulduğu tespit edilirse, çocuğun isimsiz yaşaması sağlanacak, bu da fayda etmezse çocuğun cinsiyeti değiştirilerek intihar etmesi sağlanacaktır.
4- Her gün prime-time kuşağında ünlü bir ateistin portresine yer verilecek, Tvlerini kapalı tutanlar tespit edilirse, şarap dolu fıçının içine sokularak boğulmaya çalışılacaktır.
5- Ülkenin bütün dini il, ilçe, köy, kasaba ve sokak isimleri ateist bir ülkeye yakışır bir hale sokulacaktır. Buna uygun olarak Süphan dağı-Turan Dursun Dağı, Namazlı Köyü-Beynamaz Köyü, Oruçtutan Beldesi-Oruçkıran Beldesi, Örtülü Mahallesi-Çıplak Mahallesi, Mahmudiye Caddesi-Darwiniye caddesi olarak değiştirilecektir. Eskisini kullanmaya devam edenlere maymun b.ku yedirilecektir.
6- Dini yönünü sakal bırakarak gösteren inanırlar için ise, sakala neden olan genin bulunması ve bu genle kontrol kalemiyle oynanması şeklinde bir çare düşünülmüştür.
7- Alkol kullanmamak dindarlaşmak anlamına geldiğinden musluklardan düşük maliyette bira akması sağlanacak, biranın da nihayetinde su olduğu tezi işlenecektir.
8- Ünlü ateist kişiliklerin doğum haftaları bundan böyle “kutlu doğum haftası” ölüm haftaları ise “kutsuz ölüm haftası” olarak anılacak, insanlardan minimum 3 damla gözyaşı dökmeleri ve bunu belgelemeleri istenecektir. Belgeleyemeyenlere "şüphesiz acı bir azap dokunacaktır."
9- Büyük depremlerden sonra insanların depremleri ilahi bir kudrete bağlamaları ihtimali düşünülerek “Gönüllü Ateist Grup” (GAG) ev ev dolaşarak “biz salladııııık” deyip insanları ikna etmeye çalışacaktır.
10- Ülkenin bayrağı değiştirilip orman yeşili zemin üzerine elinde muz bir şempanze figürü konacak, milli marşı ise “Kalinka” olarak değiştirilecektir. Kalinka’yı söylemediği tespit edilenlere, “Niye söylemiyon lan marşımızı” sorusu sorulacak, cevap alınamazsa testisleri kesilip eline verilecektir. “Ne yapacağım lan ben bunları” sorusu ise cevapsız bırakılacaktır.
11- Ülkenin ordusu bundan böyle şempanzelerin yaşadığı ortama uygun olarak “Yeşil Ordu” olarak anılacak ve resmi yürüyüşlerde şempanze sesi çıkarmaları istenecektir.
12-Dini bir yönetimin devleti ele geçirme ihtimaline karşı Yeşil Ordu iç hizmet kanununda bulunan haklarını kullanarak darbe yapabilecektir. Darbeye direnenler dinci deyip yafatalanacak ve GAG tarafından gaglanacaktır.
İşbu hükümler tarafımızca uygun görülüp dinsiz halkımızın dikkatine sunulmuştur.
Ona göre…
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
Konu Averroes tarafından (20-06-2009 Saat 00:48 ) değiştirilmiştir.
|

20-06-2009, 00:56
|
|
|
2050 Yılına şöyle bir bakarsak ;
Türkiyede Durum.
- Tanrı yoktur.
- Sosyalizm engellenemez.
- Devrim Şehitleri ölümsüzdür.
- Kürtlere demokratik hakları verilerek kürtçe eğitim hakkı sağlanmalıdır.
- Türkiye işgal ettiği kıbrıstan çıkmalıdır.
- Ermeni soykırımı tanınmalıdır.
- Ordu siyasete müdahale etmemeli tam demokrasi sağlanmalıdır.
- Türkler anadoluyu 1071 'de işgal etmişlerdir.
- Fener Rum patrik hanesi açılmalıdır.
- Atatürk faşist bir diktatördür.
- Dersim katliamı unutulmayacaktır.
:juggle:
Bu Sırada Dünya
- Hayat şartlarının canlı yaşamına uygunsuz olması sebebiyle tüm insanlar uzayda kononiler kurarak dünyayı terketmişlerdir.
- Tanrının varlığını veya yokluğunu kimse kanıtlayamaz.
|

20-06-2009, 01:44
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jan 2009
Mesajlar: 257
|
|
2008de üye olmuşsunuz. Onca zamandır forumdasınız hiç mi tanımadınız dinden özgür bireyleri  Daha gerçekci yazmak sanırım işinize gelmemiş işi gıgıra vurmuşsunuz.
|

20-06-2009, 02:06
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
İsmim geçtigi için buna cevap yazacagım elbette, ama sonra. Unutmazsam tabii.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

20-06-2009, 15:51
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
Özne: 2008de üye olmuşsunuz. Onca zamandır forumdasınız hiç mi tanımadınız dinden özgür bireyleri Daha gerçekci yazmak sanırım işinize gelmemiş işi gıgıra vurmuşsunuz.
Sch: Düzelteyim ilk üyeliğim 2005'dir. Şimdi isimlerinin yanında yönetici, başkan, onur üyeleri falan yazanlar hepsinin ilk hallerini bilirim. Mesela Dilaver, the Proleter ilk geldiğinde ilk mesajı şöyleydi:
"Bilmiyorum. Marx aşkına bilmiyorum. Bir Başlatıcıya evet, ama bir Tanrıya hayır demek istiyorum. Hatta diyorum."
Bir çoğu bilmez bunu. Mesela o zaman ... diye dinsiz bir arkadaş vardı. Tam bir din düşmanıydı. Dilaver yanında halife gibi kalır. Bayağı küfürleşmiştik onunla.
Sch: Bana bak lan edit. Ya efendi olursun ya da editinden başlarım ha. Gelirsem editini edit yaparım edit oğlu edit.
Aydoe'nin siteye ilk gelişini hiç unutmam. O zamanlar demokrat takılıyordu şimdiki gibi ulusalcı değildi. Şimdi Cumhuriyetten başka gazete almaz oldu eline.
Aydoe: Sayın site sakinleri, sanırım hep beraber yazışmasak çok iyi olur. Üstelik psikolojik birikimlerimi maksimum düzeyde size ulaştırma niyetindeyim.
Gerçi Aydoe hiç bir zaman efendiliğinden taviz vermemiştir. Buradan kendisine bir alkış.
Frodo'yu hiç unutmam. Hatta o zamanlar nicki Frodo falan değildi. Bana danıştı. Ben de ona “Frodo” adını verdim. Adını ben verdim yaşını Allah versin. Hatta sonradan Yüzüklerin kardeşliği filminde bir karaketere vermişler adını. İnsan önce Frodo'ya bir sorar ama değil mi? Hatta imza ne olsun dedi. “İnsani olan her şey kabülüm” be Frodom dedim kendisine. Çok mutlu oldu. O gün bugündür imzasını onurlu bir şekilde taşır.
Ya evrensel-insan? Sevgili evrensel-insan seni hiç unutamam. Hatırlar mısın? Senden önce felsefe kısmı boş olduğundan yazılarını İslam forumuna yazardın da, sana hep “Yav kardeşim bunun Ayşe’nin yaşıyla ne alakası var” diye sorarlardı. O zamanlar kısırdık. Allah’a şükür senin ve benim sayemde insanlar biraz farklılık gördü. Bir gün meşhur olursan, ki olacaksın, turandursun.com’u da meşhur edeceksin. Bu arada kitabından bir tane benim adrese istiyorum ha.
Şimdi anlatacaklarımı çoğu kimse bilmez. Dilaver. Site Meclis başkanı Dilaver. Vay be kim derdi ki, dünün sert bıçkın Marksist, Leninist, Stalinist, Maoist, Castroisti Dilaver site meclis başkanı olacak. Ama önerdiğim manevraların sayesinde bugün ordasın ona göre. Yoksa senin yerinde şimdi … olacaktı. Neyse, Dilaver ilk geldiğinde sitede biz 7-8 arkadaş takılıyoruz. 4’ü Müslüman, 4ü küffar. Baktım ard arda başlık açıyor. Dedik yavaş ol birader hele bir soluklan. Ama duracak gibi durmuyor.
-Kahrolsun küresel emperyalist tertip
-yaşasın halkların kardeşliği
-Deniz yoldaş ölümsüzdür
Falan filan. Tabi bayağı mesafe kat etti o günden bu güne. Şimdi daha sağduyulu sloganlar atıyor. Mesela
“Deniz bey ölümsüzdür” gibi…
Ha az kalsın Vartor'u unutuyordum. O dönemler Kanada'ya göçmenlik başvurusu yapmış, gergin mi gergin. O zamanlar saçları gür ve siyah. Kanada son şansı. Cepte kuruş yok. Kafasının iyi olduğu bir anda bana bütün sırlarını anlattı. Şopencim, dedi, Torculuk diye bir din hareketi düşünüyorum, tutarsa yaşadım. Mürit başına bin dolardan, en az 100 bin mürit toplarım dedi. Dinin felsefesi çok sağlam, bir de bir kaç mucize gösterdim mi olay tamam dır. Şu aralar kafasının etrafında nurani haleler dolaştırıyor.
Neyse bir şeyler yemem lazım. Eğer neşemi bulursam hatıra defterlerimi arkadaşların hoşgörüsüne sığınarak biraz daha karıştırabilirim.
Selamlar
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
Konu Averroes tarafından (20-06-2009 Saat 16:52 ) değiştirilmiştir.
|

20-06-2009, 17:29
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger schopenhauer (1788-1860)
Tam, bilemiyorum ama; bu ismin bir yerde kiymetini bil. Kant'tan sonraki; idealizm ve critik felsefe ayriminda; ayri bir yeri vardir. Nietzsche, direk ondan esinlenerek; nihilzm "belasini" dile getirmistir. Ama; benim de onumu acmistir. Ayrica; kritik felsefeye, yeni bir akim getiren; Popper'inde; critik felsefeyi; idealizmden kurtarmasinda rolu vardir. Sen onun; hem kritik, hem idealist yonunu almissin ama idealizm, agir basiyor. Neyse, bunlari, umarim; birgun, bir yerde ve bir baslikta; masaya yatiririz. En azindan cagi dusuncede yakalatmak adina.
Ya evrensel-insan? Sevgili evrensel-insan seni hiç unutamam. Hatırlar mısın? Senden önce felsefe kısmı boş olduğundan yazılarını İslam forumuna yazardın da, sana hep “Yav kardeşim bunun Ayşe’nin yaşıyla ne alakası var” diye sorarlardı. O zamanlar kısırdık. Allah’a şükür senin ve benim sayemde insanlar biraz farklılık gördü. Bir gün meşhur olursan, ki olacaksın, turandursun.com’u da meşhur edeceksin. Bu arada kitabından bir tane benim adrese istiyorum ha.
-schopenhauer-
Benim yazilarimla en yakindan ilgilenenler arasinda, metalhart geliyordu "Hocam, senin yazilarini; ben kitap olarak cikaricagim" derdi. Kulaklari cinlasin. dilaver'in demesine gore de, evrensel-insan'in "yazi ve baslik bombardimanindan kurtulmak icin " bana ""evrensel'in kosesi" acilmis. Hergun bakiyorum. Okuyucu topluyor. Gunumuz itibariyle, ziyaret sayisi 9397 ve benim baslik adedim; 84, mesaj adedim de ustte yaziyor. Ustelik benim "D.O.G." na alinmamamin nedeni de; Muhammedin uckurunu tercume etmemem. "Banane adamin uckurundan" dedim. Aydoe istekli ikinci muracaatimda da; benim "muslumanlar ile;kuran, ayet, hadis v.s. bazinda mucadele etmemem" gerekcesiyle geri cevrildi. Gorundugu gibi; evrensel-insan'in "dinlerden ve dini mentaliteden ozgurluk" anlayisi ile; siteninki; bir turlu uyusmuyor. Hatta, bu konuda "ben, neden D.O. uyesi degilim" diye bir mesaj attim "evrensel'in kosesi" ne.
Simdi metalheart yok. O kitap nasil ve kim tarafindan cikarilacak, bilmiyorum ama; cikarsa, soz senin adresine bir tane imzalisini yollarim. Bu arada; benim bir evrensel-insan imzasi yaratmam gerekecek.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

20-06-2009, 18:15
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
Tam, bilemiyorum ama; bu ismin bir yerde kiymetini bil. Kant'tan sonraki; idealizm ve critik felsefe ayriminda; ayri bir yeri vardir. Nietzsche, direk ondan esinlenerek; nihilzm "belasini" dile getirmistir. Ama; benim de onumu acmistir. Ayrica; kritik felsefeye, yeni bir akim getiren; Popper'inde; critik felsefeyi; idealizmden kurtarmasinda rolu vardir. Sen onun; hem kritik, hem idealist yonunu almissin ama idealizm, agir basiyor. Neyse, bunlari, umarim; birgun, bir yerde ve bir baslikta; masaya yatiririz. En azindan cagi dusuncede yakalatmak adina. -evrensel insan
Sayın Hocam,
Schopenhauer filozofu ile benim ondan haberim yokken tasarladığım düşünce arasında müthiş benzeşim var. Hatta benzeşimden de öte aynılık var. Bunu ilk farkettiğimde moralim nasıl bozulmuştu anlatamam. Dediğiniz gibi idealisttir kendisi. Yine söylediğiniz gibi Nietzsche'nin esin kaynağıdır. Hatta Nietzsche onun için "Felsefe Schopenhauer'la başlar" der. Hegel gibi can sıkmaz. Zaten yaşadığı dönemde ona çok gıcıkmış, üniversitede derslerini Hegelle hep aynı saate koyarmış Budist diyorlar onun için ama onun felsefesi ile budizm arasındaki benzeşimden kaynaklanıyor bu. Ama dünyalar tatlısı bir kişiliği vardır. Irwin Yalom'un "The Schopenhauer Cure" adlı kitabını öneririm. Tabi "When Nietzsche Wept" bir başyapıttır. Yalom'u bilir misin hocam? Köken olarak psikiyatristtir ama o da bizim gibi felsefe hayranıdır. Özellikle ontolojiyle ilgilenir. Kitaplarını mutlaka tavsiye ederim. Harika bir dili var.
Evrensel-insan : Benim yazilarimla en yakindan ilgilenenler arasinda, metalhart geliyordu "Hocam, senin yazilarini; ben kitap olarak cikaricagim" derdi. Kulaklari cinlasin. dilaver'in demesine gore de, evrensel-insan'in "yazi ve baslik bombardimanindan kurtulmak icin " bana ""evrensel'in kosesi" acilmis. Hergun bakiyorum. Okuyucu topluyor. Gunumuz itibariyle, ziyaret sayisi 9397 ve benim baslik adedim; 84, mesaj adedim de ustte yaziyor. Ustelik benim "D.O.G." na alinmamamin nedeni de; Muhammedin uckurunu tercume etmemem. "Banane adamin uckurundan" dedim. Aydoe istekli ikinci muracaatimda da; benim "muslumanlar ile;kuran, ayet, hadis v.s. bazinda mucadele etmemem" gerekcesiyle geri cevrildi. Gorundugu gibi; evrensel-insan'in "dinlerden ve dini mentaliteden ozgurluk" anlayisi ile; siteninki; bir turlu uyusmuyor. Hatta, bu konuda "ben, neden D.O. uyesi degilim" diye bir mesaj attim "evrensel'in kosesi" ne.
Sch: Hocam meyve veren ağaç taşlanırmış. Kıskanıyordur onlar sizi. Bakın ben felsefeden anlarım. Şimdi size şunu söyleyeyim. Farkın farkındalığı konusu çok ilginç, yazılarda dışarıdan bakan birinin çatışan her iki tarafı da görüyor hali var. Ama hocam felsefenize en büyük eleştirim, sırası gelmişken söyleyeyim, hiçbir düşüncenin içinde bulunmamakla ilgili bir iftiharınız var. Metin düzeyinde cazip, ama hayata uygulunabilirliği yok gibi. Hayatı felsefe yazarak yaşayamazsınız. Üstelik dışarıdan bakış, yani tarafsızlık, hep uzlaştırıcı, ya da bana neci, bir tutum takınır. Saha indiğinizde ya formayı siz giyersiniz, ya da size giydirirler. Ama sonsuza dek formasız gezemezsiniz.
İkinci eleştirim hocam branşınızın belirsizliği.
Varloluşçuluk… evet
Ahlak felsefesi…. Evet
Siyaset felsefesi….evet
Bilgi felsefesi…. Evet
Felsefenin bütün dallarında at koşturmak riskli bir iştir hocam. Hani insan ömrünün yetmeme ihtimali var. Ama yazılarınızdan etiksel bazda değerlendirildiğinde, (nihilizm çözümlemelerini dahil ederek de söylüyorum) Ahlak felsefesi ağırlıkta ne dersiniz?
Saygılar
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
|

20-06-2009, 19:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger schopenhauer;
Guzel yakalamissin. Felsefenin her akiminin ne oldugunu ortaya koyabilirsen; ancak, disaridan ve notr algilarsin. Ben koseye, felsefi acilimi kisaca veren bir yazi yazdim, biraz once. Evrensel-insan'in bakis acisinin ne oldugunu ve neleri icerdigini de ara ara belirttim.
Biryazimda da; nelerden esinlenip; bu bakisa sahip oldugunu dile getirecegim. Oyuzden, evrensel-insan'in ne dedigini algilamak icin; en azindan cagi yakalamak gerekir. Hem de felsefenin tum akimlari hakkinda temel bilgi sahibi olarak. Bu suna benzer. Bir kisi bir kavga teknigini bilir ve teknik bilmiyeni yener. Ama oyle bir kisi dusun ki; tum kavga tekniklerini bilir, birlestirir ve onlarin disinda yeni bir teknik ortaya koyar. Iste evrensel-insan'in yaptigi budur. Bu felsefe tarihinde bir ilktir.
Gelelim; yasam ve iliskiye; bireysel olarak; evrensel-insan; bu dusunce ve davranisini, kendi fizik ve dusunce birey butunlugunde uygular. Bu uygulama; evrensel-insan'in dusuncesinin davranisa yansimasi, yani gerceklesmesi anlamini tasir. Evrensel-insan ile; iliskisi olanlarin da; evrensel insan'in dusuncelerini iliskiden dolayi; davranisinda gorurler. Kacan olur, kiskanan olur, begenmeyen olur, kucumseyen olur, onemsemeyen olur v.s. yani olur da olur.
Ama, bir sey daha olur ki; iste onemli olan da odur. Her evrensel-insan ile iliski kuran kisinin; devamli dusuncesinde bir soru belirir? bu soru, sorulara acilir ve kisiyi sonunda bu sorulari kendi icin cevapllamaya zorlar. Bu isleyisin sureci; kisinin inanc ve dogruluguna inandigi ideolojisinden nekadar rahatsiz olmasi ve ne kadar ogrenime acik olmasi ile paraleldir. Ama sonucta; eger gozlemlenirse; insan temelli kisi; evrensel-insan'in dusunce koken ve temelini olusturan insan ve insanlik uzerine olan dusunce ve davranisindan; hem farkinda olmadan, hem de bilincsizce etkilenir ve bu degisim olarak; onun davranisina yansir. Bu degisimi gorebilmek ancak; evrensel insan'in bakisiyla mumkundur. Kisi kendindeki bu degisimin farkinda degildir. O yuzden, evrensel-insan bu siteye girdi gireli; kisilerdeki bu degisim ve gelisimi gorebilmektedir.
Tum felsefelerin disina cikabilmek ise; her felsefenin; her bir ayriminin farkinin farkina varmak ve onlari insansal-evrensel butunlukte toplayabilmek te mumkundur. Cunku hic bir felsefe; bu butunlemeyi yapmadigi gibi; her felsefe kendi bunyesinde bu butunun ayrimci bir farkini ortaya koymaktadir. Iste evrensel-insan; bu farklari disaridan gorebilmekte ve gercekci temelde; insansal-evrensel icerikte birlestirebilmektedir.
Bu da; tum dogal dusuncenin koken ve temelinin resmini verir. Bu resmi disaridan ortaya koyabilmek; evrensel-insan'in; bu resme bakan bir alternatifiyle mumkundur. Iste davranisa yansimayan bu alternatif; evrensel-insan'in herkesin icinde kaldigi dogal dusunceyi hem ortaya koyabilmesine, hem sorunlarini dile getirebilmesine hem de; henuz sirasi gelmeyen; bu bakis acisini veren ogeleri kendi adina kullanabilmesine baglidir.
Cunku; evrensel insan'in davranisinin; dusuncesi HENUZ ORTADA YOKTUR. Yani; "evrensel-insan; bu yazi ve davranisa doktugu dusunceyi nerden aliyor veya bu yaziyi yazdiran dusuncenin koken ve temeli, ogeleri ne?" ISTE BUNLAR BILINMEMEKTEDIR.
Belki birgun; eger dogal dusunce tum ciplakligiyla; ve sorunlariyla algilanir ve kisiler yeni bir arayis icine girerlerse; belki ozaman; evrensel insan'in dusunce kaynagi konu olabilir. Bugun bu cok erken. O yuzden hala evrensel-insan; dogal dusuncenin resmini ve sorunlarini vermekle mesgul.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

20-06-2009, 20:22
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger schopenhauer;
Ahlak, yani felsefi dille etik; felsefenin insanogluna herturlu yasamsal ve iliskiselsoyut degerlerini veren ve toplumlari; siyasal-sosyal bir ideolojik ve inancsal dogrusallik temelinde; ayristiran ve kendi icinde de dogrusalligi kanitlama adina dogru savasi veren bir konudur. Kokeni soyut oldugundan da; yansisi yoktur ve sadece sezginin algilanisina dayanir. O yuzden de; evrensel bir etikten soz edilemez. Ama konu dusunce ve davranista insan olmak ve insanlik sunmak olunca; evrensel genislikte bile; insanin nasil yasamasi ve iliski kurmasi gerektigi ve nasil bir sosyal-siyasal-toplumsal birliktelik sistemlestirmesi gerektigi daha bir net olarak gunyuzune cikar. Cunku; etik te neye gore etik? Iste buradaki ...egore; dusunce ve davranista insan olmaya ve insanlik sunmaya baglidir. Bu da tum dunya insanoglu turunun ortak bir etiksel yanasimini ortaya koyabilir.
Cunku sonucta; insanoglu icin, sadece yasam ve iliski ve bu iliskinin toplumsal-sosyal birligi onemlidir. Iste bu konuda da, evrensel-insan'in; birey, bireysel bilinc, insansal-evrensel dusunce ve davranis, insansalvicdan ve evrensel saygi ve de bireysel hak ve ozgurlukler konusu gunde me gelir ki; butun bunlar, otorite, ayrimcilik, iktidar, guc, bencillik v.s. temelli insanlikdisini ve tanri ile madde temelli insandisi yanasimlari disarida birakir.
Her kavramin ne anlama geldigini algilamak icin ise; Bkz-evrensel'in kosesi-
Dolayisiyle; konu yasam ve iliski olunca,ortaya cikan;insan ve onun dusunce urunleri olmaktadir. Bu da HERSEY DEMEKTIR.
Ben bunu ana olarak; bilimselfelsefe-epistemoloji, linquistics, etimoloji, pragmatizm-kullanimbilimi-, ctetoloji-dogal dusuncenin evrensel koken ve temelleri- etik-tum ideolojiler, teoriler, inancsal dogrular, soyutlar-temelinde ve universal pragmatics- evrensel kullanimbilim sembolleri veya isaretlerinin, ki X ve Y aciliminda birlestiriyorum. Yani; hem seyi, hem de onun karakteristigini icinde yer almadan ortaya koyarak ve seyin karakteristigi idaresindeki isleyisini de;tum felsefe dallarinin ve bilimin sorunlariyla isleyerek ortaya koyuyorum.
Bu konularin; herbiri farkli bir algi konusu ve dogal dusuncenin evrensel-insansal-bireysel ve sorunsal resmini algilayabilmekte; bu farkli algilari; bir temelde epistemolojik olarak birlestirebilmekten geciyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

20-06-2009, 23:02
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
|
|
sn.schopenhauer ilgi ile okudum bu başlığı elinize sağlık. ilginç bilgiler edindim sayenizde ilerleyen zamanlarda başlıkta adı geçen üyelerin aleyhinde kullanabilirmiyim?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:35 .
|