
05-11-2005, 01:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Nov 2005
Mesajlar: 80
|
|
İlahi Komedya Mirac
"Sözlükte yükseğe çıkma vasıtası anlamına gelen "miraç" din ıstılahında, Muhammedin bir gece uyanık bir halde, ruh ve cismiyle Mescid-i Aksa'dan yüce makamlara çıkması demektir. Mekke'den alınarak Kudüs'teki mescid-i Aksa'ya götürülmüş, Oradan da semalara çıkarılmış ve bütün gök tabakalarını geride bırakarak ki sayısı 7 dir, Mekân ve zamandan münezzeh olan âlemlerin rabbi Allah'ın kelâmına ve iltifatına muhatap olmuştur. Mi'rac olayı hicretten bir yıl ya da on yedi ay önce (milâdî 621 yılı başlarında) recep ayının 27. gecesi gerçekleşir."
"Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir."
İsrâ (geceleyin Mekke'den Kudüs'e yolculuk olayı) âyetle (İsrâ, 17/1),
Şimdi gelelim detaylara... Neden Mescid-i Aksa da Mirac ? Denilebilir ki, Henüz Mekke müşrikleri iman etmemişti, Kabenin kutsal olma vasfı islamiyet açısından o zaman yoktu... Amma velakin Kudüste, Pers yönetimindeydi ve Bizans İmparatoru Heraklius büyük bir sefere hazırlanmaktaydı... Hicret yılında Heraklius, Perslilere karşı Toros dağları eteklerinde ilk galibiyetinide alacaktır... Yani aynı durum Kudüs için fazlasıyla geçerliyken Mescid-i harem yerine Mescid-i Aksa tercih edilmiştir. Burdan iki sonuca varabiliriz.
1. Mescidi Aksa bu çok önemli olay için kabeden üstün tutulmuş kutsal kabul edilmiştir. Bunun arkasında yatan neden o zamanda şimdiki gibi güçlü olan Yahudilere yaranmak, İslamiyeti benimsetmektir. Yaşadığınız yere secde edilmesi, Kutsal kabul edilmesi gururunuzu okşamaz mı?
2.Muhammed fiziksel olarak gerçekleştiğini söylediği bu olaya şahit göstermekten kurtulmuştur.
Ayette "Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye"
yazılmış. Yani miraçtan amaç zaten inmekte olan bu ayetlerin muhammede gösterilmesi imiş... Anlayana sivri sinek saz, Anlamayana davul zurna az.
Gelelim olayın gerçekleşme zamanının stratejik önemine...
Hz. Muhammed'in, Mekke'nin Ebu Talip Mahallesi'nde, Hz. Hatice ve Ebu Talib'i kaybetmiş olduğu, Habeş göçmenlerinin bir kısmının yanlış bir haber üzerine dönerek yükünü arttırmış oldukları bir atmosferde İsra ve Mi'rac olur. Çok önemli yakınlarını kaybettiği ve sıkıştığı bir dönemde ilahi bir destek gereklidir. Destek gecikmez. Randevu, Allahtan gelir.
Hadislere girmiyorum. Zaten girecek olsaydım bu yazım Dante'nin İlahi Komedyası kadar uzar, Konu başlığı yerini tam bulurdu...
Ayette yer alan ilginç bir konuda aslında Kura'nın hemen her yerinde
rastlanan bir hitap tarzıdır. Biz kelimesi melekler olarakda yorumlanabilir ama biz derken tansrısal vasıflardan söz edildiği apaçık ortadır. Dikkatlice okunacak olursa çok tanrılı bir dinmiş izlenimi bıraktığını farkedeceksiniz. Bu konu aslında ayrıca incelenmesi gerekecek kadar önemlidir.
|

09-11-2005, 18:41
|
|
|
BIZ DENMESI ALLAHIN BÜYÜKLÜGÜNÜN TEMSILIDIR ... BEN DE DIYEBILIRDI ... BANA HERHANGI BIR AYTDE BEN DIYE HITAP EDIYORMU CENABI ALLAH ? ALLAH BILE TEVAZU GÖSTERIYOR BURDA ... BIZ SENI ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDIK DIYEN AYET DE BENZER DURUM ... TANRILAR ANLAMI TASIMIYOR TABIIKI KONUYU ANLAYANA VE SAPTIRMAYANA ...
|

08-06-2011, 22:12
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
"Ben Mekke'de iken evimin tavanı yarıldı ve Hz. Cebrail gelerek göğsümü yardı, kalbimi çıkardı ve zemzem suyu ile yıkadıktan sonra içi iman ve hikmetle dolu olan altın bir leğen getirdi. Bunun içindekini kalbime boşalttıktan sonra Hz. Cebrail ile birlikte göğe yükseldik."
Olacak iş mi bu buna nasıl inanabilir insan? Bir zamanlar Müslümanken buna nasıl olup da inanabildiğimi hâlâ anlayamıyorum.
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

08-06-2011, 23:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Apr 2011
Mesajlar: 160
|
|
Algilariniz yanlis bence meallendirmenizde
Oncelikle isra suresi resul Musa ve israilogullarindan bahseder mirac yapilmis olsa bile bunu yapanin resul Musa olmasi kuvvetle muhtemeldir Lakin ortada bir miracta yok. Mescid secde edilen yer anlaminda olup secde Bildiginiz fiziksel secde degildir secde itaat anlamindadir ve mescit yani secde edilen yer ise icimizdir secde kabullenmeye dayali bir benlik davranisidir yani itaat
Mescidi aksa uzak itaat davranisi(icimizde)
Mescidi haram yasak itaat davranisidir
Yoksa Allah daha yapilmamis 2 binadan niye bahsetsin
Resul (kuvvetle Musa) mescidi haramdan mescidi aksaya bir yuruyus yapmis
Bu yolculuk icsel bir yolculuktur
Bu yolculuk atalardan kalanlarin reddi
Bu yolculuk yeni bir bina insaa etmeden once eskisini yikma yolculugu
Bu yolculuk bu forumdakilerin cogunun yolculugu
Bu yolculuk onyargi dagini, mevcut yasak kabullerini yikma yolculugudur
Saygiyla
Gerçek GÜNEŞ gibidir, birine kendini gösterip ötekinden gizlenmez.
|

08-06-2011, 23:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2010
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 1.376
|
|
Merhaba,
Sn.Quark Kur'an ayetlerinden ( mümkünse orjinalinden ) şuanki ismiyle bilinen Kudüs'teki Mescid-i Aksa 'ya ne dendiğini yazar mısınız...???
Sağlıcakla kalınız...
" Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların hiç bir şey yapmaması kafi " Edmund Burke
|

08-06-2011, 23:55
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Apr 2011
Mesajlar: 160
|
|
Ben cevap vereyim
Muhtemelen suleyman mabedi diye gecen yerdir
Tutamadim kendimi sayin bursali 
Selamlar
Gerçek GÜNEŞ gibidir, birine kendini gösterip ötekinden gizlenmez.
|

09-06-2011, 00:18
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Mesajlar: 580
|
|
başlık 2005 den, quark ın son aktivitesi de 2005 yılından boşuna cevap bekleme
|

09-06-2011, 00:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2010
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 1.376
|
|
Greatestlieevertold´isimli üyeden Alıntı
başlık 2005 den, quark ın son aktivitesi de 2005 yılından boşuna cevap bekleme 
|
Pardon,tarihe bakmadım...
Sağlıcakla kalınız...
" Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların hiç bir şey yapmaması kafi " Edmund Burke
|

09-06-2011, 01:24
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
sevgili quarkgerçek olan şudurki. muhammedin gerçek hayatı çok fludur o bütün mucizeler kahramanlıklarmuhammedin hayatını anlatan siyerlere sonradan girmiştir. bugün muhammedin gerçek olarak ne doğum yılı ne günü ne ayı bilinmemektedir.
ilk siyer kitaplarında mirac yoktur sonradan girmiştir.
daha iyi anlatmak için şunları söylemek gerekir islamı muhammedi ve islam tarihini anlatan dört şahsiyet var
taberi 839 yılında doğmuş ve şu an kaynak olan tarihini yazmıştır.
ve kitabında kuşku duyduğu yerlerde ve zamanlarda (doğrusunu allah bilir deyip)
işin içinden sıyrılmaktadır
diğer üçüde en iyi siyercilerdir kaynak onlardır.
vakıdi doğumu 747
ibni hişam ölümü 833
ibni ishak doğumu 699 işte islam tarihinin ve muhammedin hayatını bu dört adam yazmıştır.
bu yazılanların hiçbirinin bir belgesi yoktur tamamı rivayetlere dayanır bu rivayetlerin ne kadar sağlıklı anlatıldığını anlatan( bana göre) bir fıkra var onu yazayım konu tam anlaşılsın
Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun...Albay, binbaşıya :
-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgâha götürürsün.
Binbaşı, yüzbaşıya :
-Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgâhta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.
Yüzbaşı, teğmene :
-Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgâhta gerekli bilgiyi verecektir.
Teğmen, başçavuşa :
-Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgâhta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.
Başçavuş, askere :
-Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.
Askerler kendi aralarında :
-Yarın sabah bizim başçavuş Albayı tutuklayacakmış
işte rivayet budur
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|

09-06-2011, 08:30
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 28 Oct 2008
Mesajlar: 238
|
|
Sevgili Özgürbeyin
Fıkra süperdi güne gülerek başlamama sebep oldun.
teşekkürler.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:55 .
|