Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 16-08-2009, 01:34
kafasikarisik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kafasikarisik kafasikarisik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
Standart Allah mükemmel bir yaratıcımıdır?

Ben bir mühendisim.
Aynı zamanda amatör olarak mikroişlemciler vs üzerinde çalışıyorum.
İşsiz değilim ama kendi mesleğimi yapamıyorum malesef (gerekli mercilere selam ve saygılar)
Ama arkadaş çevremin çoğu mühendis ve aktif olarak mesleklerini yapmaktalar. Onlarla sık sık mesleki sohbetlerimiz olur.
Uzatmayayım mühendis olarak mesleğimiz ortaya çalışan/kullanılan bir şey koymak üzerine. İyi bir mühendisden beklenen şeylerden biri ortaya koyulan ürünün problemsiz ve arıza/bakım gerektirmeden uzun yıllar hizmet verebilmesi. (en azından mesleki etiğe göre böyle )
Sık arıza yapan, sık parça değiştirmesi gereken, dizaynı ve çalışma/kullanma verileri teslimden sonra değiştirilmesi gereken bir ürüne mühendislik açısından mükemmel demek pek mümkün değildir.
Dini açıdan bizlere genel olarak çizilen yaratıcı profili herşeyi yapabilmeye kadir, her şeyi bilen, geleceği görebilen şeklindedir.
Yani bir mühendise, keşke benimde böyle bir imkanlarım olsa dedirtecek bir mühendistir.
Öte yandan yaradılışçılara göre evrenin her yerinde ve her aşamasında Allahın müdahalesi sözkonusudur.
Eğer evren tasarlanmış bir makina ise bu durumda mükemmellikten uzaktır, çünkü onu yapan sürekli müdahaleler ile yeniden dizayn etme ve kusurlarını düzeltme durumundadır.
Eğer evreni bir kere meydana getirdikten sonra, kendi kendine problemsiz bir şekilde ve çalışma esnasında müdahalede bulunmadan istemiş olduğu fonksiyonları meydana getiremiyorsa bu durumda onu tasarlayan iyi bir tasarımcı değildir. Üstelik kendinde hiç bir tasarımcının elinde olmayan geleceği görebilme yetisi varken.

Domino taşı ile gösteriler yapılan festivaller vardır, tv de izlemişsinizdir.
Orda ekipler sabırla taşları dizerler. Bu taşları dizerken hedefledikleri bir konsept vardır ve bu konsepte göre hangi taşın hangi taşı devirerek nasıl bir yol izleyeceği önceden belirlenir. Burda ekiplerden beklenen güzel bir gösteri yanında devrilme silsilesinin müdahalesiz olarak devam edebilmesidir. Bazı gösterilerde ise taşların devrilmesi bir taşın yanlış yerleştirlmesi sonucu yarım kalır ve ekipler koşarak silsileyi tekrar başlatır. Yaratılışçıların iddası ise sanki bu domino taşlarının müdahale olmadan birbirlerini tetikleyemeceği konumda yanlış yerleştirilmiş olduğu şeklinde. Bu da dinlerin sunduğu mükemmel yaratıcı kavramından uzak bir profil.
Bu konuda "Allahın işine bizim aklımız ermez" dışındaki görüşleriniz nelerdir?

insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 16-08-2009, 02:06
kafasikarisik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kafasikarisik kafasikarisik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
Standart

Önceki mesajımda makro (evrensel) boyutta ve genel bir kusursuzluktan uzaklaşmadan bahsettim.
Mikro boyutta ve özel durumlara da baktığımızda farklı bir durumu daha görüyoruz.
Örneğin, türlerin ortaya çıkışı ve yok oluşu konusu.
Yaradılışçılara göre her şeyi bilen yaratıcı, bu özelleğine aykırı olarak sanki ARGE çalışması ile ha bire prototipler yaratıp onları bir müddet denedikten sonra hurdalığa atıyor. Sonra daha gelişmiş ürünler piyasaya sürüyor.
ARGE mühendislikte önemli ve gerekli bir aşamadır. Öngörülemeyen durumları test edebilmek için yapılır. Ancak geçmişi ve geleceği bilebilen bir yaratıcının buna ihtiyacı olmaması gerekmez mi?

insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 16-08-2009, 02:46
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger kafasikarisik;

Mukemmel nedir?, nasil elde edilir?, Mukemmelin evrensel ortak bir yansisi, algisi ve yansitilisi varmidir? Ya da mukemmelin, tersi nedir?, nasil anlasilir? evrende, mukemmel olan bir olgu varmi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16-08-2009, 02:55
kafasikarisik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kafasikarisik kafasikarisik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
Standart

Sayın evrensel-insan,

Söyledikleriniz, benim de katıldığım ve bizim gibilerin düşüncesi.
Ancak yaratılışçıların ve dindarların iddası evrendeki her şeyin kusursuz ve mükemmel bir düzende olduğu, onu yaratanında kusursuz ve mükemmel olduğu yönünde.

insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 16-08-2009, 02:58
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger kafasikarisik;

O zaman, onlar; once bu iddia ettikleri kavramlari tanimlamak ve numunelerini gostermek durumundalar. Bunu yapabilirlerse; bizde o zaman ona gore bir dusunce uretir, yaraticinin yaratilis sorunundan yola cikarak; cevabimizi veririz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 16-08-2009, 03:31
kafasikarisik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kafasikarisik kafasikarisik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
Standart

evrenin başlangıcı bigbang veya her ne ise,
Eğer bir tasarımcı tarafından yapıldı ise bu tasarımcının bir hedefi olmalı.
Hele ki bu tasarımcı geleceği bilebilme yetisine sahipse hedefi baştan koymasa bile sonucu bilmeli.
Bu da bir paradox doğuruyor.
Hem bir amaç için yaratılıyor hemde sonucunu biliyor.
Ama onu yaratırken koyduğu düzene arada müdahalesi gerekiyor.
En baştan müdahalesiz şekilde herşeyi koyduğu düzene göre neden sonuç ilişkisi içerisinde, domino taşı gibi tıkır tıkır çalıştıramıyor. Sürekli güneşi doğurma, yıldırım çaktırma, yağmur yağdırma vs gibi müdahalelerde bulunuyor.
Bir pc programcısı programı yazarken hangi satırda hangi işlemin yapılacağını en baştan bilir. Eğer program hatasız ise düzgün çalışır ve pc kilitlenip reset gibi müdahaleler gerekmez.

insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 16-08-2009, 03:45
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger kafasikarisik;

Baslangicinda ilk cikmazi vardir. Ustelik zamansal yanasim, tamamen soyuttur ve insanoglunun bir urunudur. Yani, insanoglu yoksa; zaman da yoktur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 16-08-2009, 06:41
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

dünyamızda ve evrende algılanan şey aslında bitmeyecek gibi görünen bir kaos ve bunun getirdiği değişimlerin gerçekleştiği bir sahne gibidir..

bu kaos binlerce milyonlarca yıldır vardır ve evren kendi iç dainamikleri içinde bu kaostan kaçınılmaz olarak bir düzen geliştirmeye çalıştırmaktadır..

milyarlarca yıla belki de sonsuz bir zamana ait olan bu kaosta insan denen canlı çok kısa yaşamakta ve elinde olan bilimsel imkanlar ve tarih bilgisiyle birkaç bin yılın dışına çıkamamaktadır.. ve varoluşu bu ihmal edilecek küçük kesite bakarak yorumlamaya çalışmaktadır..

oysa evrende zaman ve mekan şimdilik sonsuz gibi görünmektedir, zaman olarak başlangıç için elimizde bir veri olmadığı gibi mekanın büyüklüğü için de elimizde veri yoktur.. elimizde olan sayılar sadece bizim algı ve teknolojilerimizin müsaade ettiği kadardır..

varolduğumuz dünya, galaksi ve evrenin bir yaşam süresi olabilir ve mekan olarak belli bir sınırları olabilir.. ama bu sınırların dışına ne zaman ne de mekan olarak çıkmamız henüz mümkün değildir..

evren ve yaşam büyük bir sır, biz insanlar da bunu anlamaya çalışan şaşkın ördeklerden başka bir şey değiliz..


Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 16-08-2009, 10:32
bayraktaro1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bayraktaro1 bayraktaro1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jun 2007
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 639
Standart

Sevgili Kafasıkarışık arkadaşım;

Bir meslektaş olarak sana sesleniyorum. Ben de yüksek mühendisim. Okul biter bitmez, mesleğimde yüksek lisans eğitimi aldım. İlk başları çok süründüm. Mesleğimin ilk yıllarında çok zor şartlarda (insan haklarına aykırı ortamlarda) çalıştım. Hiç bir torpilim yoktu. Bu nedenle, mesleğimin dışında eğitim aldım ve o konuda çalıştım (1,5 yıl). İğreniyordum mesleğimden. Ama, yılmamam gerektiğini bana eşim aşıladı. Çok gurur yapıyordum. Daha sonra eşimin sayesinde düşüncemi değiştirdim. "Bu benim hakkım dedim. Bir çok torpille giren insanlar gördüm. Çok iyi kademelerde olan insanlarla tanıştım. Biraz bilgilerini ölçtüğünde, senden ne kadar boş olduklarını anlarsın. Senin elinde bilgin var, emeğin var. Dedim ki; orada onlar olmamalılar. Çünkü, bilgileri ve uzmanlıkları yeterli değil. Orası benim hakkım. Bu düşünce ile yılmadan iş aradım. Aynı iş yerine 4 - 5 kere CV verdiğimi biliyorum. Güvenlik görevlilerinin kapıdan içeri almadıklarını ve benimle dalga geçtiklerini biliyorum. Hele hele iş ve işçi bulma kurumu "Ooo senin eğitiminin süper, sen niye buraya başvuruyorsun ki, boşu boşuna gelmişsin. Sen başka yöntemlerle iş bul" dediklerini de biliyorum. Ama yılmadım. Beni hiç ilgilendirmezdi.

Sonunda aşama aşama iş buldum. 5 yıldır mesleğimi yapıyorum. Türkiye'nin bir çok yerinde büyük firmalara (o acaba beni almazlar, benden süperler dediğim) projeler (ekip çalışması var, ben o grubun içindeydim) hazırladım. Şimdiden söylemek gerekirse (Akçansa (sabancı grubudur), Oyak - Beton (Orduya aittir). Erdemir Demir Çelik, Çimentaş İzmir (Otogarın karşısında çimento fabrikası vardır), Cimpor Yibitaş ....vb.) bunlardan bana iş teklifi bile geldi. Ama, şartlar el vermedeğinden kabul etmedim.

Şu an Merkezi bir yerde yaşıyorum. Evim var, arabam var. 1 tane de şeker bir oğlum var. Maaşım bir mühendisi için gerekli olan maaş (odaların açıkladığı standartların üzerinde). Sonuç olarak arkadaşım; Düşünceni değiştir. Herşeyin özü olumlu düşünmekte yatıyor... Meslektaşım sana güveniyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-08-2009, 11:05
bayraktaro1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bayraktaro1 bayraktaro1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jun 2007
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 639
Standart

Gelelim Diğer Konuya;

Bir mühendis gözüyle dinleri araştırma,

Bir faaliyete başlamadan önce, faaliyetin uygun olup olmayacağını araştıracağın bir "Fizibilite Raporu" (Uygulanabilirlik Raporu" hazırlarsın. Allah bu raporun olduğunu söylüyor. Adı; Levh - i Mahvuz...

Daha sonra, bu raporun ışığında eğer uygulanabilecek bir raporsa, ki öyle, bu rapora bir süre verip "İşletme Projesi" hazırlarsın. Bunu da Allah'ta görüyoruz. İsmi Kur'an ve süresi de insan ömrü kadar...

Ancak, burada bir sorun var. İşletme Projesi hazırlandıktan sonra, bu projeyi uygulayacak personele faaliyete başlamadan önce vermesi gerekir ve bu proje ışığında ilerlenir. Allah'ın birinci hatası; Kur'anı (İşletme Projesini) ilk olarak Adem'e vermesi gerekirdi. Ona bu projeyi vermeyerek, onun yaşamda hata yapmasını ve yanlış yöntemlerle ilerlemesini sağladı. Herşeyi öğrettiğini anlatıyor. Ancak, mühendislikte sözlü faaliyetler geçerli değildir. Bu nedenle, projeyi eline yazılı olarak vermesi gerekirdi. Proje verilene kadar kişiler suçsuzdur.

İlk projeyi kime vermiş Musa'ya. İlk insandan itibaren İnsan ömrü kaç yıl 3.000.000 yıl, sen Musa'ya ne zaman projeyi veriyorsun. Son 6.000 yılda... Demek ki; 2.400.000 yıl projesiz bir yaşam geçti. 2.400.000 yıllık bir yanlışlıklar. 2.400.000 yıllık yanlışlıkları, son 6.000 yıldan sonra düzeltme fikrin zaman ve mesleki açıdan sınıfta kaldığını gösterir. O zaman, 6.000 yıldan sonraki kişileri yapamıyorlar diye suçlayamazsın. Zaman kaybının kökeni sende...

Musa'ya verdiğin proje de olay bitse. Musa'ya verdiğin projenin yeterli olmadığını ya da eksiklikler olduğunu veyahutta değiştirildiğini düşünüyorsun. Davut'a veriyorsun. İsa'ya veriyorsun. En son olarak ta hatanın kaynağının insanlarda olduğunu, projeyi değiştirdiklerini düşünerek, değiştirilemez bir dille yazdığın Kur'an'ı muhammed'e yolluyorsun. Burada senin geleceği tahmin etme ya da bir bütünü algılama sorunun olduğunu görüyoruz. Allah, yolladı mı projeyi tam yollaması lazım. İnsan hilelerinin olabileceğini biz mühendisler bile biliriz. Demek ki, sen de kendini zamana göre, olaylara göre yeniliyorsun. Sen burada mükemmel değilsin.

Musa'dan Muhammed'e kadar geçen sürede; projenin nasıl olması gerektiği konusunda bir kendi eksikliklerini tamamlıyorsun. En son projen Muhammed'le tamamlanıyor. Son 1400 yıla bütün insanlığın suçunu ekliyorsun...

Senin en büyük eksikliğin şu... Çünkü; ilk hazırladığın Levhi Mahvuz'a uygun bir proje hazırlayamamışsın. Proje üzerinde; 2.400.000 yıl düşünüyorsun. Bu süre zarfında uyanıklık yapıp, insanlıktaki gelişime göre proje oluşturuyorsun. 2.400.000 yıl sonunda ilk projeni sunuyorsun. Ama, eksiklikler bulup, iki de bir projeni yeniliyorsun. Böylece 5.000 yıl daha zaman kazanıyorsun. 3.000.000 yıl önce hazırlaman gereken bir projeyi, olay faaliyete başladıktan sonra 2.998.600 yıl sonra projeni sunuyorsun. Bu senin mükemmelliğine hiç yakışmamış... Sınıfta kaldın. Ben seni bu zihniyetle mühendislikte bile okutmam.

Sonuç olarak; işçilerine bir sürü alet veriyorsun ve bir ev yapmasını istiyorsun. Ama, adamlara nasıl yapılması gerektiği konusunda hiçbirşey vermiyorsun. Usta başı diye seçtiğin birine birşeyler anlatıyorsun. Onlar ev yapmaya başlıyorlar. Adı ev.. Artık, mağara mı, yoksa ahır mı belli değil. Uzun bir süre usta başlarını izliyorsun. En sonunda, artık inşaatın bitmesine çok az bir zaman kala. "Usta, evin nasıl yapılacağına dair bir proje hazırladım." deyip kitap veriyorsun. Ustalar ilk başlarda uyuyorlar. Ama, bazı şeyler kafalarına yatmıyor. Kafalarına göre hareket ediyorlar. Bir iki kere onların isteklerine göre projeyi değiştiryorsun. En sonunda sinirleniyorsun ve ustaların el değemeyeceği bir proje hazırlıyorsun. Ama iş işten geçmiş, adamlar evi bitirmişler. Sadece sıva ve iç dekorasyonları kalmış. Senin projen bu saatten sonra ne işe yarar ???
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:18 .