Masanın üzerinde bir peri var.
Bu peri görünmüyor.
Siz onu göremez,duyamazsınız.
O ancak dilediklerine görünüyor,diledikleriyle konuşuyor.
O iyilik perisi.
Bütün iyilikler onun sayesinde gerçekleşiyor.
Ona inanmak zorundasınız.
Ona inanmazsanız kötülük sizi bulur.
Hala mı inanmıyorsunuz?
Sizin kalpleriniz mühürlü,gözleriniz,kulaklarınız perdeli.
O size görünse,mucizeler gösterse bile siz inanmazsınız.
Ancak iyi insanlar,aklını kullanır ve gerçeği bulur.
Zaten onun sizinle işi yok.O iyilerle beraber.Siz kötüsünüz.
----------------------------
Kabaca bir örnekleme oldu ama.Olay bu.
Önce kalple iman etmedikçe akılla iman edemezsiniz.
Çevreniz bu periye inanıyor olacak.
Bu periden korkacaksınız.
Ona inandığınızda mükafat olduğunu da göreceksiniz.
Daha sonra akıl yürüteceksiniz.
Akıl erdiremediğiniz olağandışılıkları onun kudretine bağlayacaksınız.
Onu,bilimin ortaya çıkaramadıklarıyla,bilinmeyenlerle veya akıl erdirilemeyenlerle ispatlıyacaksınız.
|