
Nagoya üniversitesinde üretilmiş robot el... orjinal içerik :
http://www2.aia.pref.aichi.jp/voice/...ting_edge.html
Hocam kusura bakma kendim çizemedim ama çizsem böyle bişey çizmeye çalışırdım...
Bu robot el insan eline çok benziyor, heralde bu konuyu vurgulamak istiyorsun... İnsan eli için tasarlanmış aletleri kullanabilecek şekilde yapılmış bir robot el, mecburen insan eline benzeyecektir.
Başka amaçlarla kullanılacak robot ellerde durum değişiyor ve insan eline hiç benzemeyen tasarımlar ortaya çıkabiliyor
http://www.stanfordalumni.org/news/m.../robotics.html
Tabiki insan eli çok uzun bir evrim sonucu şekillendiği için işlevsel açıdan çok kullanışlıdır ve birbirinden çok farklı tonlarca hareketi yapabilir...
Bu evrim konusunu biraz daha açalım:
Doğadaki canlılar milyonlarca yıl boyunca ortama adapte olacak şekilde değişmiştir. Örneğin buzul çağında yaşayan mamutlar soğuğa dayanabilmek için kalın kürklere sahipken, buzul çağının sona erip havaların ısınmasıyla değişerek bugün bildiğimiz fillere dönüşmüşlerdir. Bu adaptasyon sonucudur. Tabi bu adaptasyon bilinçi bir şekilde meydana gelmez. Doğal seleksiyon sonucu meydana gelir, yani değişim her yönde ve süreklidir ancak doğru yönde değişime uğrayanlar hayatta kalmayı başarırken, kendisine avantaj sağlamayacak yönde değişime uğrayan türler yok olur ve böylece o yöndeki evrimin sonu kesilir.
Milyonlarca yıl boyunca bu deneme yanılmalara tabi kalan canlıların çoğu ortama çok güzel uyum sağlamış ve kendilerine avantaj sağlayan özelliklere sahip olmuşlardır. Bu yüzden canlılar uzun yıllar boyunca insanların keşiflerine ilham olmuştur. İnsanoğlu uçağı keşfetmek için kuşların nasıl uçtuğunu incelemiştir. Tabi bu yolla planör denen motorsuz uçağı yapmıştır. Bugün ise jet motorları ve süpersonik uçaklar gibi doğanın daha yapamadığı türde şeyleri yapmaktadır.
İşte gerçek aklın yarattığı tasarımlarla evrim arasındaki en büyük fark burdadır. İnsan aklı geliştirme konusunda çok daha hızlıdır çünkü yapılan tasarım bilinçli bir tasarımdır. İnsanlar sadece deneme yanılma yapmaz. Yanıldığı noktada bunun sebeplerini araştırır ve sorunlara çözüm üreterek daha iyisini yapmaya çalışır. Eğer sadece deneme yanılma yöntemini kullansaydık ve istediğimiz sonucu alamayınca bunun sebeplerini düşünmek yerine hemen başka birşeyi deneme yoluna gitseydik bizim de bir uçağı keşfetmemiz milyonlarca yıl sürebilirdi.(heralde salak gibi elimize geçen herşeyi havaya fırlatırdık. sonunda hırlattığımız nesnelerden biri havada süzülene kadar da milyonlarca yıl geçmiş olurdu).. Tabi insanoğlunun daha doğadan öğreneceği çok şey var ama zamanla hiç bişii kalmayacak..
Tanrıdan hiç bahsetmedik, ondan da bahsedelim:
Yahu tanrı bizi kendisine kulluk edelim diye yaratmış biz kalkıp tanrıyla rekabete giriyoruz... Hakkaten çok ayıp ediyoruz.