maNga grubunun ‘We Could Be The Same’ şarkısını nasıl buldunuz?
Türkiye'yi 55. Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edecek olan maNga grubunun şarkısı ‘We Could Be The Same' dün akşam kamuoyuna tanıtıldı.
Şarkıyı beğenen müzik otoriteleri ‘Hedef ilk 5 olmalı' diye konuştu
Rüyalarımda gördüğüm o sen olabilirdin
Göründüğünden çok daha fazlası,
Hayatta istediğim her şey olabilirdin
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Bunun kader olabileceğini görüyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onların kendi oyunlarında yenilebiliriz
Bunu gözlerinde görüyorum
Bu bir sürpriz değil
Seni bir yıldız gibi dans ederken gördüm
Ne kadar faklı olduğumuz önemli değil
Bunca zamandır
Seviyorum seni
İsmini bile bilmiyorum
Sadece bir geceliğine
Aynı olabiliriz
Ne derlerse desinler fark etmez
Yeni bir sayfa açtığımı hissediyorum
Dünyanın bir sahne olduğunu hissediyorum
Dramın sona ereceğini düşünmüyorum
Hiddeti bırakacaklarını düşünmüyorum
Ama dünyanın muhteşem olabileceğini biliyorum
Seni onların senden nefret
ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz
Söz: Evren Özdemir, maNga, Fiona Movery Akıncı
Müzik: maNga
Eurovision Şarkı Yarışması denilen şeyden oldum olası hazzetmedim. Kimin katıldığının ve ne söylediğinin benim için hiçbir önemi yok. TV'de kısaca izlemiştim. Sonuçta ısmarlama bir şarkı. Şarkının değerini, kendisinin oluşturulma mantığı kısıtlıyor.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
Bizim hedefimiz biz olsun.
Ne ilk beş ne de bir olsun.
Güzel Türkçemizle okunan
Benim melodilerim olsun.
Ne baldır göstersin
Ne de özel göğüs şov.
Bindallının altında
Sülün yürüyüş olsun.
Soysuz gibi olmasın.
Keşler gibi kokmasın.
Madem oldu olacak.
Ceddi gibi mert olsun.
Ne Petrole aşk yaksın.
Ne Operaya meşk.
Hiçbirşey bilmiyorsa
Türkülerden cem olsun.
Konu mhmd tarafından (04-03-2010 Saat 17:35 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Not: Enteresandır; Sırbistan ve Ermenistan'ın şarkıları bizi daha çok etkilemekte...
Manga'yi grup olarak cok begenmekle beraber bu sarkiyi grubun diger sarkilariyla karsilastirdigimda hic begenemedim, üstelik ManGa'nin kendi seviyesinin altinda bir parca yarattigini da düsünüyorum.
Parcanin bazi bölümleri yine de enfes ve o kadar kötü de degil, buna ragmen asi, isyankar, birseylere karsi olmasi ve elestirmesi beklenen bir rock grubunun bir yarismada devleti temsil etmek adina, bu kadar kendilerinden ödün vermeleri ve TRT'ye kendilerini begendirmek adina bir nevi yalaka olmalari bence cok sira disi olmus diye düsünüyorum.
ManGa Türkiye'yi veya TRT'nin dogrultusunu degil kendilerini ve kendi müzik tarzlarini temsil etmeliydiler. Üstelik bu basit ve naiv söz sarkilari da olgunlasmis ManGa'nin kendisi degil, tipik bir eurovision parolasi.
Gerci TRT besteler arasindan türk ezgilerini en cok iceren besteyi sectik diyor ama bu sarki "iki dakika" sarkisinin ardindan simdiye kadar en tipik olmayan Türk sarkisi olmus, ki bazen böyle sarkilarla da katilmak baska bir imaj yaratacigindan olumlu taraflari da olacaktir. Dogrusunu söylemek gerekirse düm tek tek, sonra shake it up sekerim gibi hep oryantal pop karisimi sarkilardan sonra bu degisiklik de olmasi hic fena olmadi.
Bence yarışmaya katılmak çok önemli olmamakla birlikte, saçma bir karar değil.. Sonuçta yarışma yarışma olmaktan çıksa bile, bir eğlence programı olarak düşünülebilir.. Açıkçası ben programı izlerken zevk alıyorum.. Tabi kendi ülkemizin temsilcisini orada dinleyince de ayrı bir zevk alıyorum.
Ama parçayı beğenmedim.. Bundan önce katılanların yanında çok vasat kalıyor..
Bence yarışmaya katılmak çok önemli olmamakla birlikte, saçma bir karar değil.. Sonuçta yarışma yarışma olmaktan çıksa bile, bir eğlence programı olarak düşünülebilir.. Açıkçası ben programı izlerken zevk alıyorum.. Tabi kendi ülkemizin temsilcisini orada dinleyince de ayrı bir zevk alıyorum.
Ama parçayı beğenmedim.. Bundan önce katılanların yanında çok vasat kalıyor..
Bu konuda sayin SAngre'ye katiliyorum. Muhakkak Eurovision'un seveni de olacaktir, sevmeyeni de. Ama sevmeyenler yüzünden hic katilmayalim anlamina gelmemeli. Üstelik bir de bu yarismaya bakis acisi kisiden kisiye degisik olabilir. Ben sahsen Eurovision'un yapildigi yari final ve final günlerini ikinci bir yilbasiymis gibi kutluyorum ve hala cocuklarin bayrama sevindigi gibi sevinebiliyorum. Üstelik Eurovision benim icin uykusuz ve beklentilerle gecen geceler anlamina da gelebiliyor. Bu heyecan ve ilgi yarismalaradan aylar önce basliyor, tüm ülkelerin ulusal finallerine katilan tüm sarkilari tek tek dinliyor, bu ülkeden hangi sarki cikacak diye arastiriyorum ve ulusal secimlerdeki bir o kadar parcalarin arasinda da cok hosuma gidenlerin oldugunu tespit ediyorum ve digerlerin fikrinden bagimsiz olarak Eurovision'a katilamayan sarkicilar ve sarkilar adi altinda bu sarkilari toplayip degerlendiriyorum.
Mesela bu sene Finlandiya'daki önelemeleri kazanamayan ama kazanan sarkidan daha cok hosuma giden "Anestasia" sarkisi ile gecen sene Ispanya'dan Corall'in o harika sarkisi ve sesini hala zevkle dinliyorum. Eurovision yarismasinin sonucunda oylama tabelasindaki görüntü beklentilerimin aksine ciksa da bu kadar cok sarkiyi bir arada dinleyebilmek ve kendim icin secim yapip degerlendirmek de bana ayri bir zevk veriyor.
Mesela Lübnan'in 2005'de Eurovision icin bir sarki sectigini ve yarismaya katilmak icin basvurdugunu ve basvurusunun kabul edildikten sonra Israil'in saldirisi yüzünden katilamadigini ve bu harika sarkiyi bizlere dinletemedigini biliyor muydunuz?
Burada youtube'de dinleyebilirsiniz.
ALINE LAHOUD "QUAND TOUT S'ENFUIT" (Eger her seyden sonra)
Azerbeycan'in 2010 Eurovision Sarkisi belli oldu. Azerbeycan'i Safura Alizade "Drip Drop" isimli sarkisiyla temsil edecek. Avrupa'ya Eurovision icin kendimize özgü ritm ve ezgilere sahip Türkce bir sarki mi göndermeliydik? Bravo Azerbeycan, sen bizden daha iyi anlamissin bunu, umarim bu yil sen kazanirsin. AB'ye de bizden önce girersen selam yolla oralara