Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 01-04-2006, 00:57
meas_0 meas_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Mesajlar: 316
Standart Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtibar?

Doç. Dr. Cafer Sadık Yaran

Kant (öl. 1804), “Tanrı’nın varlığına ilişkin sözde
‘delilleri’ yıkmakla, bin yılların değilse bile
yüzyılların felsefesini bir anda moloz yığınına çevirmiştir.”
(Bryan Magee)

“Bir İlk Sebep olan tanrıya inanmayı düşünmeye başlamamın yegane sebebi, kendi kendisini üreten ilk organizmaların kaynağına ilişkin naturalistik bir açıklama getirmenin imkansızlığıdır.” (Antony Flew, 2004)

* * Aralık (2004) ayında, dini inanç ve din felsefesi açısından hiç de küçümsenmeyecek bir olay gerçekleşti. Türkiye’de herkesin AB ilişkilerine kilitlendiği bir dönemde ortaya çıkmış olmanın talihsizliğiyle hak ettiği ilgiyi görmeyen bu olay, 20. yüzyılın en önde gelen ateist filozofu veya felsefecisi Antony Flew’nun, artık ateizmden, tanrıtanımazlıktan vazgeçtiğini ve bir Tanrı’nın var olduğuna inanmaya başladığını açıkça ilan etmiş olmasıydı.

* * Tanrıya inanmazlıktan Tanrı inancına geçen ilk kişi olmadığı gibi son kişi de olmayacağı aşikar olan Flew’nun bu dönüşümü neden, Türkiye’de yeterince olmasa da, Batı dünyasında şok etkisi yarattı ve büyük bir tartışmaya yol açtı? Bunun sebebi elbette, Flew’nun sıradan bir ateist olmaması gerçeğinde yatıyor. Flew, 1950’lerden beri yirminin üzerinde kitap, onlarca makale ve muhtemelen yüzlerce konferansla ateizmi sadece benimseyen ve savunan değil, sağlamlaştırmak ve yaygınlaştırmak için en azından bu yüzyıl içinde en fazla gayret etmiş ve çaba göstermiş kişilerin başında geliyordu. Flew’nun adının ve görüşlerinin 1980’lerde yazılmış Türkçe kitaplardaki ateizm tartışmalarında bile geçiyor olması bu konuda yeterince fikir veriyor olsa gerektir.

* * *Flew’nun, bilim felsefesindeki yanlışlama ilkesinin ateizm adına din felsefesine uygulanması, yahut ispat yükünün teistlerde olduğu gibi daha özgün ama kendisinin de bugün hiç adını anmadığı daha etkisiz görüşleri bir yana bırakılırsa, onun ateist olması ve ateizmi şiddetle savunmasındaki temel nedenlerin başında, teizmin delillerinin yetersizliği, buna karşın ateizmin evren ve insanın oluşumu ile ilgili naturalistik iddialarının ise yeterli olduğu iddiası idi.

* * *Teizmin delillerinin teorik aklın kılı kırk yaran çözümlemeleri karşısında yetersiz, daha basit bir ifadeyle, çürük olduğu iddiası Flew’nun ilk defa öne sürdüğü bir şey değildi. Bu görüş en keskin ve en etkili bir biçimde tam iki asır önce Kant (öl. 1804) tarafından savunulmuş, ve ondan sonra sadece felsefeciler değil pek çok teolog bile bu delillerin ya hiçbir gücü ve değeri olmadığını ya da olsa olsa zaten inanmış olan kişilerin mevcut inançlarını desteklemek gibi minimum bir değerlerinin belki olabileceğini savunmaya başlamışlardı. Yukarıdaki epigrafta alıntılanan Bryan Magge’ye ait, Kant “Tanrı’nın varlığına ilişkin sözde ‘delilleri’ yıkmakla, bin yılların değilse bile yüzyılların felsefesini bir anda moloz yığınına çevirmiştir” (Felsefenin Öyküsü, Ankara: Dost, 1998, 137), pek çok felsefe, din felsefesi, ve hatta bazen ilahiyat kitabında rastlanabilecek yaygın bir kabulün sıradan bir ifadesidir. Kant, ontolojik, kozmolojik ve teleolojik deliller gibi klasik delilleri itibardan düşürmekte o kadar başarılı olmuştur ki, bundan sonra Tanrı inancını sürdürenlerin bazısı, bu deliller yerine, Kant’ın ahlak deliline başvurmuş, bazısı dini tecrübe diye bir delil geliştirme yoluna gitmiş, bazısı da dini inancın hiçbir rasyonel delil düşünceyle ilişkisi olmada salt teslimiyete dayalı bir iman işi olduğunu savunmanın felsefi dayanaklarına sarılmıştır. Batı’daki bu gelişmelerin etkisi İslam dünyasında da görülmüş, İslam ilahiyat bilimlerinde de delillere önem verilmez olmuştur. Durumun böyle olduğu, Türkiye’nin yarım asırı geçen İlahiyat Fakültelerinde yapılan onlarca değil belki yüzlerce Tez ve araştırma arasında delillerle ilgili bir veya iki tane hariç hemen hemen hiç çalışma yapılmamış olması da gösteriyor olsa gerektir. *

* * *Oysa, ne ilginçtir ki, 20. yüzyılın, 50 yıllık ateizm düayeni, bir rüya gördüğünden, 81 yaşında artık ölümden korkmaya başladığından, ya da iman etmenin getirdiği iç huzura arzu duyduğundan ve benzeri özel ve öznel nedenlerle tanrıya inanmaya başladığını değil, Kant’ın moloz yığınına çevirdiği evrensel bir hakikatmiş gibi tekrarlanıp durulan teleolojik (evrende ve özellikle canlılarda görülen düzen, tasarım ve gaye, örn. DNA’daki enformasyonun ortaya çıkışı ve öteki türlere aktarılışı) ve kozmolojik (evrenin neden yok değil de var olduğu, yok iken neden Big Bang denilen Büyük Patlama ile aniden ortaya çıkıp hassas bir denge içinde genişleyerek bugünkü evren halini aldığı, vs) deliller üzerine derin derin düşünmesi sayesinde 15 yaşından beri bağlı olduğu ateizmi 81 yaşında terk ettiğini bildirmektedir. Flew olayı üzerinde düşünülecek birçok konu vardır; bize göre bunlardan biri de budur. Yani bu olay, delillerin iade-i itibarının sağlandığı tarihi bir olaydır. Umarız 2004’ten sonra, din felsefesi, sistematik teoloji ve Kelam gibi disiplinlerle uğraşanlar, elbette Ortaçağın bazı apolejistlerinin savunduğu gibi, her delilin zorunlu bir ispat ve burhan olduğunu iddia etmek zorunda olmamakla birlikte, onların, düşünen ve hakikati arayan bir aklı ve felsefe geleneği olan, bulduğu hakikati ve daha önce yanılmış olduğunu ömrünün belki son demlerinde de olsa açıkça ilan edebilecek sağlam bir yüreği bulunan, ve daha önce yanılttıklarından özür dileyebilecek ve verdiği zararı telefi etmeye çalışacağını vaat edecek kadar gelişmiş bir vicdanı da olduğu anlaşılan (bu yüzden, dinlerin Tanrı anlayışları ile ilgili ileride bunun da düzelebileceğini umabileceğimiz bazı halihazırdaki yanlış ve yakışıksız kanaat ve beyanlarına rağmen, takdir ve tebrik edebileceğimiz) Flew gibi yarım asırlık aktif ateist felsefeciler için bile ikna edici olabileceğini artık kabul ederler ve hak ettiği değeri verirler. Şu anki haliyle Flew’nun tanrısı delillerin tanrısıdır, bu nokta bir dönüm noktası olarak görülmelidir; fakat gözden kaçırılmaması ve fazla abartmadan izlenmesinde yarar olabilecek bir husus daha vardır; bu da onun, şu anki bazı eleştirel ifadelerine rağmen, “vahyi bir sistem”in Tanrısına da “açık” (open) olduğunu söylemekte oluşudur. Flew’ya ve çağımızdaki bütün bulanıklaştırma ve cesaret kırma gayretlerine rağmen hakikati arayan her akıllı, yürekli ve vicdanlı kişiye yolunda başarılar ve uzun ömürler dilemekten daha güzel ne söylenebilir?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-04-2006, 18:56
meas_0 meas_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Mesajlar: 316
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

acaba turan dursun bi suikaste kurban gitmeseydi, ki o islamiyet hakkında gercekten çok ileri gitmiş bir bilğindi, ilerleyen senelerde sorğularmıydı yazdıklarını??

acaba?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01-04-2006, 23:08
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

Meas,

Bu yazını yazmadan evvel "acaba antony flew hakkında bu forumlarda tartışma yapılmış mı hiç?" diye bir kendine sorup arama yapsaydın keşke. Böyle bir arama yapsaydın yukarıda yazdığın şeylerin benzerinin daha evvel başkaları tarafından da yazıldığını ve yanıtlandığını görecektin.

Ben gene de sana evelki tartışmaların ışığında özet yanıtlar vemeye çalışayım.

Birincisi Antony Flew'in ne dediğini iyi anlamak gerekir. "Ben artık imana geldim, hıristiyan veya müslüman oldum" demiyor Antony Flew. Tüm dinleri hala redediyor Flew. Sadece bir yaratıcının olması gerektiğine dair düşüncelerinin geliştiğini ifade ediyor. Onun bu düşüncesi deizm inancına denk gelir.

Flew'in tanrı inancı ile sizin tanrı inancınız arasında ne benzerlik var? Günahkarları cehenneme ateşinde yakan işkenceci tanrı mı Flew'inki? Ayetlerinde insanlara "nankör", "elleri kuruyasıca", "beyinsizler" diye küfürler edip, tehditlerde bulunan islamın tanrısı ile Flewin tanrısının ne alakası var?

Ayetlerinde hırsızlığa el kesme cezası veren, kadınları örtülerle *öcü kılığına sokan, müminlere öteki dünyada göğüs uçları yeni tomurcuklanmış yaşıt kızlar sunan tanrı anlayışını savunmak için Antony Flew'i kullanamazsınız! Antony Flew böyle bir ilkelliği, barbarlığı savunmuyor.

Kaldı ki bir yaratıcının, tanrının varlığı ispatlansa bile bu İslamın doğru olduğunu göstermez. Tanrı inancına sahip yüzlerce din olduğu gibi sadece tanrıya inanıp dinleri rededen deizm gibi bir inanç da mevcur.

Hukuk sisteminin temeline kısasa kısas gibi en ilkel kuralları koyan, yıldızları anlatırken "göğü de kandillerle süsledik" diyen bir dini ne Antony Flew kurtarabilir, ne Einstein ne de bir başkası.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-04-2006, 01:51
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

[quote="meas";p="29609"]acaba turan dursun bi suikaste kurban gitmeseydi, ki o islamiyet hakkında gercekten çok ileri gitmiş bir bilğindi, ilerleyen senelerde sorğularmıydı yazdıklarını? acaba?

Sevgili Meas,
Turan Dursun'un her hangi bir kitabını okudun mu?Dürüstçe söyle.Ben
okumadığını düşünüyorum.Çünkü okumuş olsaydın kalkıp ta şu soruyu sormazdın.
Cem arkadaşımız sana gerekli açıklamalarda bulunmuş.Ben de diyorum ki
tamam Flew tanrıyı kabul etti.(sizler olsaydınız mutlakka buna da bir yorum
getirirdiniz.).Şimdi flew tanrıyı kabul etti diye tanrının itibarı iade mi edildi.Yeryüzündeki milyonlarca ateist tanrı inancına mı yöneldi.Bu nasıl
mantıktır.Flew değil kim gelirse gelsin benim ateistliğimi engelleyemez.
Milyonlarca ateist de benim gibi düşünüyordur.Bundan eminim.Mutlakka Flew
gibileri de olacaktır.Gayet doğaldır.İşin ilginç yanı bu örneği vermekle
tanrının varlığını kanıtlamış mı oldunuz.Bu kadar zavallısınız.Denize düşen
yılana sarılır misali.Flewi bırakında tanrınızı ispatlayın.İspatlayacak bir
deliliniz yok ki.Ondan sonrs Flew'den medet umarsınız.Merak etme bu ülkede
milyonlarca Turan Dursun'lar var.Bundan endişen olmasın.Sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-04-2006, 11:06
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

Antony Flew'in zamanında, ki 94 diyor yazıda, calı hücrelerin nasıl üretileceği, ilk canlının nasıl olabileceği hala tartışma konusuydu. Ama 2000'lerde yapılan keşifler artık bunu bir tartışma olmaktan çıkardı. Genç bir kuyrukluyıldızda dnyadaolmayan aminoasitler tespit ediliyor mesela. Galaksinin göbeğinde trilyonlarca ton şeker vs. organik moleül mevcut. Bunlar gözlem sonuçları. Bu durumda canlılığın kendiliğinden oluşması için gereken her şeye kainatn sahip olduğunu biliyoruz.

Kant? Gerek bile yok açık etmeye, felsefesi safsata literatürüne gireli yüz yıldan fazla oldu..
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-04-2006, 19:31
meas_0 meas_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Mesajlar: 316
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

ezkamo turan dursunun kitaplarını okumadığıma eminmisin gercekten, saçmalama ve diğeri konu hakkında sadece görüşlerinizi almak için acıldı bu topik, tabi siz kendi kaanatiniz yerine acaba ne anlatmak istiyor dediniz ben ise acaba turan dursun ki islamiyet hakkında gercekten sayılı bilğinlerdendi acaba böyle bir durumda kendi fikri ne olurdu merak ettim sizler kendisinin sözcüsü olarak cevapladınız teşekkürler...

kend yazdıklarınızı ve benim yazdığımı tekrar bir okuyun bence!

not: topikleri actığım geceden beri siteye giremiyordum daha yeni girebildim ıp ban yediysek haber verilirdi diye düşünüyorum ama neyse...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-04-2006, 19:35
meas_0 meas_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Mesajlar: 316
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

salla liopleurodon

sen bana belkide ilk hücrenin nasıl yaratıldığını veya evrenin nerden başladığınıda acıklarsın asıl korkum ne biliyormusun liopleurodon bir deney tüpünün içinde işte ALLAH burda diyeceksiniz diye bekliyorum hadi bakalım...

kolay gele....
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-04-2006, 20:33
Materyalist Materyalist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Oct 2005
Mesajlar: 438
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

Antony Flew midir? Her ne zıkkımsa. bir ara bu sitede bayağı gündeme gelen bir yeğenimizdi. Ne yapalım şimdi arkadaşlar. Bu vatandaş, ömrünün son anlarında kafayı uçurdu diye, bizde mi uçuralım. Onun deizme yaklaşması bize örnek mi olsun? Peki bize neden Aziz nesin'ler, Auguste Comte'ler örnek olmasında flew yeğenim örnek olsun. Bir insanın senelerce ateist olması ve sonradan hangi sebeple olursa olsun, deizme kayması onu bağlar. Hem, benim anlamadığım şu olay var. Neden bu Teistler bir ateistin dine veya tanrı inancına dönmesini allahın varlığının bir delili olarak gündeme getiriyor? Veya böyle göstermeye çalışıyor? Herhalde iyice çıkmaza girdiler ki, en ufak bir olayda bayram şenlikleri yapıyorlar.
Madde size akıl fikir versin

Tek Gerçek Maddedir
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-04-2006, 22:35
meas_0 meas_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Mesajlar: 316
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

Herhalde iyice çıkmaza girdiler ki, en ufak bir olayda bayram şenlikleri yapıyorlar.


meta... benim dinimin ne olduğ bilmiyorsun daha yazdığım yazıdan tahminle müslüman olanların bu gibi durumlarda artık cıkar yolları olmadığını ve girdikleri cıkmazdan ötürü bayram havasında olduklarını belirtiyorsn bence sen sadece kendi anladığın dilde yazıyorsun seni anlamak için decoder gerekli...

ayrıca benimde aklıma uğur mumcunun bir sözü geldi KENDİNİ ANLATMAK İÇİN İLK EVVELA KENDİNİ ANLAMAN GEREK.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03-04-2006, 01:03
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Tanrı Varlığına Tam Dört Yüz Yıl Sonra Gelen İade-i İtib

[quote="meas";p="29654"]ezkamo turan dursunun kitaplarını okumadığıma eminmisin gercekten, saçmalama ve diğeri konu hakkında sadece görüşlerinizi almak için acıldı bu topik, tabi siz kendi kaanatiniz yerine acaba ne anlatmak istiyor dediniz ben ise acaba turan dursun ki islamiyet hakkında gercekten sayılı bilğinlerdendi acaba böyle bir durumda kendi fikri ne olurdu merak ettim sizler kendisinin sözcüsü olarak cevapladınız teşekkürler...
kend yazdıklarınızı ve benim yazdığımı tekrar bir okuyun bence!

Elbette bizler Turan Dursun'un birer sözcüsüyüz.Okuduğum Turan Dursun kitap-
larına dayanarak bu kanıya vardım.Sen okuduğunu söylüyorsun.O zaman da derim
ki yeterince anlayamamışın.Eğer anlamış olsaydın kalkıp ta Turan Dursun
hakkında o soruyu sormazdın.Bu soruyu senin sorma hakkın yoktu.Bu hakkı sen
nerden buluyorsun?İkinci bir husus gözüme çarptı.Zanedersem müslüman olmadığını
söylüyorsun.Uğur Mumcunun sözünü örnek gösteriyorsun ama senin için geçerli
olduğunu düşünüyorum.Bir zahmet kendini bir anlayı ver de bize de anlat ki
biz de seni tanıyalım Meas.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:58 .