Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum?

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-07-2010, 04:49
Keep Away - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Keep Away Keep Away isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 126
Standart Bu da benim hikayem

Merhaba değerli dostlar. Sitenizi çoktandır biliyordum fakat üye olmak bu günlere rastgeldi. Uzatmadan hikayeye geçeyim.

Ailem tarafından hiçbir dini baskı görmedim, yaşamımı asla dine göre düzenlemedim ve dini sadece moral için kullanıyordum. Fakat geçen senenin yazı çeşitli etkenlerden dolayı sürrealistliğim canlandı ve dini öğrenmeye başlamamla bu durum değişti. İlkten Sünni İslam'la başladım ve oruç tutmaya karar verdim, 30 ramazan oruç tutup Nihat Hatipoğlu dinledim. Dini duygu ve düşüncelerim bende epey etkin olmaya başlamıştı. Okullar açıldığında bunun etkisiyle namaza da başladım ve içimi bir nebze rahatlattım, zira borcum gittikçe azalıyordu Allah'a karşı.

Ardından tam bir Müslüman olmak için fikirsel anlamda da bilgilenmeye başladım, kısa zaman içinde Harun Yahya'yı tanıdım ve onun her fikrini savunan bir destekçisi oldum. Harun Yahya vesilesiyle tabii ki dinsiz düşüncelerle de karşılaştım. Dinim doğru olduğundan dinsiz düşünceleri de çekinmeden irdelemeye başladım ve dinsiz forumları objektif olarak gezmeye başladım. Fikirsel meseleleri tam bilmediğimden Allah'a havale edip kolayca sıyrılabiliyordum fakat duygusal olarak dini düşüncelerin acımasızlığından fazlaca etkileniyordum. O sıralar sosyalist düşünceye yakın olduğumdan Che'nin nasıl cehenneme layık biri olduğunu düşünmeden edemiyordum. Ardından Atatürk'ün de dinsiz olduğunu öğrenince çok sarsıldım. Bu adamların cehenneme gitmemesi gerekiyordu ve ben de yavaş yavaş inançsızlara hak vermeye başlamıştım. Fakat küfre girmeyeyim diye sadece mantıklı demekle yetiniyordum.

Bu olaylar sonrası Muhammed'in hayatını inelemeye ve birçok yanını eleştirmeye başladım, hemen sonrası tövbe ediyordum ama artık bir şeylerin farkına varmıştım. Birkaç ay daha bu evre devam ettikten sonra sünneti reddedip siyeri inkar ettim. Reformist olmak, sadece Kuran diyebilmek mürtedin katli meselelerinden sonra beni çok rahatlattı. Ama bu, Allah çok merhametli ve Kuran tertemiz bir kitap demek olmuyordu... Bunu çok iyi biliyordum ve araştırmaktan korkmaya başlamıştım. Her gün 5-6 saat dinsiz forumlarda zaman geçiriyor, makale okuyor ve belgesel izliyordum. İki hafta civarı araştırmalara son verip "Müslüman'ım işte gerisini boş ver" düşüncesinde kalmaya çalıştım fakat bunu da kabul edemedim. O günden sonra kendime dürüst olup her şeyi korkusuzca yorumlamak için kendime söz verdim. Nasıl ki "dinim doğruysa imanım artar" düşüncesinle yola çıkabilmişsem "din doğruysa kendini tüm bu iddialardan kurtarır" düşüncesi de yarı yoldan devam edebilmemi sağladı. Yavaş yavaş dini reddetmeye başladım ama korkularım da beni bırakmıyordu. "Ya varsa, ya ölürsem o zaman ne olacak" gibi düşünceler beni mahvediyordu fakat araştırmam asla durmuyordu ve sonu yeniden dine girmek olan kısa süreli inançsızlıklar yaşıyordum. O dönemi de öğrendiğim meseleleri her karşılaştığım bilgili Müslümanla tartışarak ve onların ne hallere düştüğünü görüp geçmeyi başardım ve korkularımı en aza indirgedim. Namaza başlayışımdan 8 ay sonra kendimi inançsız olarak tanımlamaya başladım ve o günden bu güne endişelerim gittikçe azalıyor.

17 yaşımda yaşadığım bu 8-10 aylık süreç sonucu kendimi agnostik olarak tanımlamaya başladım ve tanrı fikrinin saçma olduğunu düşünüyorum. Yanlız bu düşüncelerim ne kadar hakim olursa olsun şu sözde cehennem korkusunu aklımdan tamamen yok edebilmiş değilim. Ama biliyorum ki her şey kişide bitiyor ve ben de bu forumda bunun için çaba sarfedeceğim.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Ayrıca, bu saçma korkuyu üzerimden atabilmemi sağlayacak tavsiyeleri de alabilirim.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-07-2010, 05:09
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger Keep Away;

Senin oykun, "ters gelisen" bir oyku. Bu oyku cesidi, genelde Avrupa'da ya da yurt disinda dogup buyuyen kisilerde gorulur. Aslinda, milli acidan da gorulen bu "tersligin" bir ozenti mi/merak mi, ya da baska bir seymi oldugunun sorusu disinda, birey bilinci ile ve kendini kendin taniman ile direk iliskisi vardir.

Genelde, kisiler; dogduklari cografya ve onun etik yonlendirim ve yaptirimlari temelinde, dini degerlerle buyurler ve sonradan, ya sorgulamaz oyle kalirlar, ya da sorgular, dinlilikten, dindisiliga gecerler.

Iste senin, oykundeki "terslik" dindisiliktan, dinilige gecmek ve tekrar din disilikta karar kilmaktir. O yuzden, senin bu "ters" gelisen oykunun, "normal gelisenlere" nazaran, daha bilgili, birikimli, gozlemli, bilincli ve farkindalikli oldugunu dusunuyorum. En azindan, dinin olumlu/olumsuz iki yonunu de kendine yasatip, sonunda basladigin yere OGRENISEL DEGIL; BILGISEL GERI DONMUSSUN. O yuzden hem seni tebrik ediyor, hem bu birey ozguvenini ve kendi kendini sorgulamani kutluyor, hem de bu oykuyu bizlerle paylastigin icin, tesekkur ediyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-07-2010, 08:59
cenker cenker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Mar 2009
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 307
Standart

Keep Away´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Yanlız bu düşüncelerim ne kadar hakim olursa olsun şu sözde cehennem korkusunu aklımdan tamamen yok edebilmiş değilim. Ama biliyorum ki her şey kişide bitiyor ve ben de bu forumda bunun için çaba sarfedeceğim.



Ayrıca, bu saçma korkuyu üzerimden atabilmemi sağlayacak tavsiyeleri de alabilirim.
ölüm korkusu iç güdüsel bir şey.hayatda kalma iç güdüsüne bağlı.senin hayatda kalmanı intihar etmemeni falan sağlar.ondan kurtulmaktansa bazı gerçeklerle yüzleşmek daha mantıklı bence.

insanı cezalandıran, o öfkesi hiç dinmeyen, size yaşamayı ve zevkleri yasaklayan, size efendinizin köpeği olmanızı emreden "şey" tanrı olamaz. bu, iyilik değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-07-2010, 19:23
hackercesur hackercesur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 802
Standart

Hikayen güzel... Tam bir çelişkide kalmışsın. Fakat mantıgın bunu reddetmiş. Sana cehennem korkunu yenmen için birşeyler söyleyecegim...

Eger din varsa varsayımından yola çıkıyoruz...

Bizi yaratan allah degilmidir ? evet
Cehennemi yaratan allah degilmidir ? evet

Bizi bir yaratan varsa zaten biz bizi yaratanın bir malı oluyoruz...
Eğer onun malıysak o da bizi cehenneme atıyorsa varsın atsın. Ben kaybetmem o kaybeder kendi yarattıgına ceza vermekle...

Düşünsene allah var... ve Tam bir psikopat...
(TEK YA) Günlerden birgün canı sıkılır. Ulan dur bir dünya yaratayım der.
Yaratır.
Dur lan içine dinazor koyayım der. Koyar.
Sonra dur şunların neslini tüketeyim der. Tüketir.
Ama canının sıkıntısı dinmez. Ulan bir de düşünen insan yaratım.
Sonra onlara peygamber yollayım.
İnananlara cennet ve huri vereyim.
İnanmayanları da cayır cayır yakayım...

Çok komik gerçekten. Dincilerin Allahının yarattıgını varsaydıgım mantıgım bunu reddediyor...

Saygılar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-07-2010, 11:35
Thunder - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Thunder Thunder isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jul 2010
Mesajlar: 168
Standart

Sn. Keep Away;

Oldukça zorlu bir sürecin içerisinden geçmişsiniz. Şu an aynı dönemi ben de yaşıyorum.

İşten güçten fırsat bulduğum takdirde ben de kendi hikayemi sizinle paylaşacağım.

Bence insanı en çok tedirgin eden; dini inançlarından kurtulduğu zaman neyle dolduracağını bilmediği bir manevi boşlukla karşılaşacak olmasıdır.

Ben de dini inanışların ve Tanrı kavramının insanın hayal gücünün ürünleri olduğuna ikna olduğumdan beri bu boşlukta kıvranmaktayım.

Kolay değil tabi ki... Çevrendeki insanların senden uzaklaşması, sana bakış açılarının değişmesi; en acı verici olanı da sevdiğin kadının senden uzaklaştığını hissetmen...

Bazen kızıyorum kendime; ''nerden çıktı lan bunlar! Ne güzel kafan rahat yaşıyodun işte!''

Tüm bu dogmalardan arındığında özgür olabilir ancak insan...

Artık bu yola girdik mi dönüş yok dostum.

Her zaman söylüyorum; '' Dini bir inanışa sahip olmak, Tanrı'nın varlığını kayıtsız şartsız kabul etmek çok kolay.''

Önemli olan; ''Neye ve neden inanıyorum diye sorabilmek, sorgulamak.''

Zor, çetrefilli, mücadele gerektiren bir süreç.

Sana, özgürlüğe attığın bu adımda başarılar diliyorum.

Saygılar.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-07-2010, 20:32
kemalistcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kemalistcan kemalistcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 337
Standart

Din nedir: Gizemcilik, ilkellik, bağnazlık, tutuculuk, gericilik, bastırılmışlık, aşağılık duygusu, korku, cahillik, bağımlılık, kandırılmışlık, gerçekle yüzleşememek, kolaycılık ve alışkanlık ya da aykırı ve öteki olmamanın verdiği güven ve rahatlık. Bunları aşmış olmak elbette çok önemli ama bunların hiçbiri din değildir! Bir tanrıya inanmak din değildir. Akıl dışılık din değildir. Cehennem sanrıları ve cennet hayalleri içinde geçen bir ömür din değildir. Din gerçeğin ta kendisidir!

Kanlı Gazvelerde, yapılan hunharca katliamlar, yerle bir edilmiş şehirler, toplanan ganimetler, köle ve cariye haline getirilen hür insanlardır din. Kız çocuklarını diri diri gömmeyi lanetlerken hırsızın elini kesmeyi, kendisi dört kadın ve sınırsız cariyeyle gününü gün ederken cinselliğini yaşayanı kırbaçlamayı, senin dinin sana benim dinim bana derken inanmayanın kolunu bacağını kesmeyi, bir taraftan cenneti vaat ederken dünyadaki bolluğu bile hakkıyla paylaştırmayanları ve evlatlığının karısıyla evlenen adamın peşinden gitmeyi(ona ulviyet vermeyi) yadırgamayan bir toplum yaratarak, o toplumu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktır din.

Din ÖSS, KPSS, SBS sınavlarıdır. Din 17 yaşında Erdal Eren’in idam edilmesidir. Din sömürgeci ülkelerin ideolojisi liberalizmin fakirlerce kutsanması ve kollanmasıdır. Din ırkçılık, aşırı milliyetçiliktir, faşizmdir. Din sosyal Darvinciliktir. Din, bütün gün(hayatı boyunca) sevmediği işi yapıp, ufacık bir izin için ciğeri beş para etmez patron ya da amirin ağzına bakmak ve üç kuruşa çalışmaktır. Din Hollywood’dur. Din, 12 Eylülde yaşananlar için timsah gözyaşları döken başbakandır. Din bilgisayar oyunlarıdır. Din, kocasından dayak yiyen milyonlarca kadına her şeye rağmen yuvanı yıkma, dayan diyen milyonlarca anne, yapacak bir şeyin yok katlanmalısın diyen toplumdur. Din: toprak-aşiret ağaları, şeyhler analarını bellerken anadilde eğitim için dağa çıkan, kan davasını bu meseleye de bulaştırmış canından başka kaybedeceği bir şeyi olmayan daha erkekliğini hiçbir kız üzerinde kullanmamış daha doğrusu yaşamamış gencecik bir oğlandır. Beş vakit namazı da kılsa, namahremdir deyip kimseye bakmasa da bir dönem eşekle, köpekle flört edip; şeytana uyup çok yakınlarından bir kızın kanına girip ya da bir erkekle halvet olup bunların kefaretini bir hac ibadetiyle sağlamaktır. Din banka kredilerdir, kredi kartlarıdır…

Sadece dinlere karşı mı anarşist ve uyanığız yoksa sistemin her çarkının din olduğunun farkında mıyız? Kimsenin hevesini kırmak istemem ama kat etmemiz gereken çok fazla yol ve başarmamız gereken bir sürü şey var. Yinede ne mutlu "dinin" esaretinden kurtularak ilk adımı atanlara…

Selam...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-07-2010, 21:22
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Sayın Keep Away;

Hikayenizi paylaştığınız için teşekkürler, size dayatılmış cehennem korkusu üstüne tavsiye istemişsiniz; insan temelinde, herkesi eşit görüyorsanız hata yapmaktan korkmayın, en güzeli kendi değerlerinizi önce keşfedin, etik anlayışınızı ve hayat felsefenizi (kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma) tavsiyesi ile düşünerek belirleyin. Kişiliğiniz zaten kendince bunları belirlemenizde yardımcı olacaktır.Kendinize hak gördüğünüzü başkalarınada hak görmeye başladığınız anda bırakın cehennem korkusunu çoğu korkularında yersiz olduğunu göreceksiniz.

Gerçi kolaymıdır bundan sıyrılmak bilemem, sizin kişiliğinize ve düşünme tarzınız ile yaşadıklarınıza bağlı.Öğüt vermek kolay, işki uygulayabilmek ,şimdilik kurtulmanız bu gereksiz korkulardan dileğimle saygımla gittim...

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 25-07-2010, 02:46
kemalistcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kemalistcan kemalistcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 337
Standart

Sevgili Keep Away ve onun durumunda olanlar lütfen özellikle okusunlar.

Cehennem korkusunu yenmek üzerine birkaç şey de ben söyleyeyim.

Korkmak insani bir duygudur. Yitireceği birşeyleri olan herkes korkar. Korku bir tür alarm gibidir; ama bu düzeneğin doğru çalışması çok önemlidir.

Korkularımız bir histeriden, paronayadan çok gerçekleşebilecek şeyler üzerine olmalıdır; gerçekleşmesi için bir neden yoksa buna kısaca kuruntu, ves vese, evham deriz.

Her ne kadar korksak da korkumuzla başa çıkmanın bir yolunu buluruz. Hele korkumuz bir yanılsama, boş bulunma, gerçeği bilmeme gibi nedenlerden kaynaklanıyorsa korkmamızı gerektirecek birşey yok demektir.

Şimdi arkadaşın korkusuna biraz eğilelim.

Cehennem diye biryerin olup olmadığını şüphesiz yüzde yüz bir kesinlikle bilemeyiz. Ama ödül ve cezayı insanları sıklıkla güdülemek için uygulayan insanoğlunun bu tür bir hileye, üç kağıta başvurmuş olması çok olası bir durumdur. Hasan Sabbah'ın yalancı cenneti Fedailer üzerinde inanılmaz etkiler bırakmıştı; hiç gözlerini kırpmadan efendilerinin bir sözüyle ölüme ve ölüme giden görevlere atılabiliyorlardı. Oysa bizim elimizde elle tutulur bir cehennem bile yok. Sen yanmaktan, haşlanmaktan, irinli sulardan, zebanilerden, sonsuz azaptan ve bunun sende yaratacağı olası acıdan korkuyorsun. Ama nasıl olup da bunların seni bulacağını düşünmüyorsun. Devlerin ayaklarının altında ezilmek, uzaylılar tarafından kaçırılıp canlı canlı otopsi edilmek, dev karıncalar tarafından yenilmek de en az cehennem işkenceleri kadar korkunç; ama bunların hiçbirine değer vermeyiz bunların gerçekle bağını ve olma olasılığını düşündüğümüzde. Cehennem azabının gerçek olduğuna dair akılcı bir nedenin, somut bir kanıtın var mı? Dediğim gibi cehennem ve işkenceleri üzerinde odaklanmayı bırakıp bu cehennem denen şeyin gerçekle bağını ve olma olasılığını bir düşün bakalım.

Düşünmen gereken başka bir şeyde birçok "tutarsızlığı", "akıl dışılığı", "insafsızlığı", "kandırmacayı" içinde barındırdığı için güvenmediğin, değer vermediğin bir şeyin son kumdan kalesini yıkmakta neden çekincede kaldığındır. Yalancı yalanını en güzel şekilde sunacaktır. Ama sen sana söylenenlerin yalan olduğunu anladıktan sonra bile hala yalancının seni etkilemek adına zaaflarına yaptığı göndermeye takılırsan sıkıntından asla kurtulamayacağını garanti ederim.

Bu tür korkulardan kurtulmanın en kesin, garanti çözümü ise dur durak bilmeden araştırıp ideolojik bir yetkinliğe ulaşıp kendini tatmin etmek ve bazı şeyleri zaman bırakmaktır.

Sevgiler, saygılar,
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 25-07-2010, 02:56
Nova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nova Nova isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
Standart

Kemalistcan çok güzel betimlemiş kutlarım.

Aklın yolu birdir.

Hoşgeldiniz.

İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.

Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.

Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 25-07-2010, 12:31
kemalistcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kemalistcan kemalistcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 337
Standart

nova´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kemalistcan çok güzel betimlemiş kutlarım.

Aklın yolu birdir.

Hoşgeldiniz.
Hoşbulduk dostum.

Aydınlanmaya hevesli, gönül vermiş genç kardeşlerimizin ne hissettiğini ne sıkıntılardan geçtiklerini nelere gereksinim duyduklarını geçmiş deneyimlerimizden ötürü biliyoruz. Bu deneyimlerimizden onları yararlandırmak boynumuzun borcudur.

Onlar geçiş döneminin sıkıntılarını epey bir süre yaşayacaklar ama sonra aydınlanmanın ve özgür birey olmanın mutluluğunu ve coşkusunu tattıkça eski günlerine hayıflanacaklar, gülecekler hatta lanet edecekler. Dilerim o gün geldiğinde yine burda olurlar ve kardeşlerine öncülük ederler...

Sevgiler, saygılar
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Benim ALLAH'ım kaancan İslam 46 13-04-2013 15:44
Benim öyküm Cem Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 11 14-12-2012 14:51
bu da benim hikayem Khaos Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 18 26-08-2010 04:26
Bu da benim hikayem. ozgur_beyin Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 40 24-08-2010 02:50
bu da benim hikâyem dostlar.. gEcCeCi Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 21 12-03-2010 01:55

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:21 .