Sevgili K.C. topiğin taşınmasına gerek yoktu, yine de teşekkür ederim.
Konumuza devam edeyim.
Daha önce belirttiğim gibi, Kuran da aranan mucize olması mümkün olmayan olaylardır. (Bir de şu 19 olayı gibi, basit matematik işlemlerden sonra ortaya çıkan sonuçları -orasını burasını düzelterek- mucize diye yutturmanın çabası var. *Buna hiç değinmeyeceğim, yani tanrının matematik bilgisi 4 işlem ile sınırlı mı -ki bu durumda ilkokul mezunu düzeyinde bir bilgiye sahip olurdu herhalde- böyle basit oyunlar yapsın. Insanlar bile çözülemeyecek derecede karmaşık şifreler buluyor da tanrı sadece 4 işlem mi yapabiliyor. Yazının başında belirttiğim gibi bu yazıyı dini bir bakış açısıyla yazacağım, tanrıyı ilkokul terk düzeyinde bilgi sahibi olan biri gibi göstermeye çalışan bu safsatalara elbette cevap vermeyeceğim. Madem dini bakış açışıyla yazıyorum bari dini bir tehdit te savurayım: Bre cahiller, tanrı matematiğin alasını bilir... Tanrıyı cahil gösterme suçundan cehennemde cayır cayır yanacaksınız.

)
"Mümkün olması olmayan olaylar" cümleciğini daha da açarsak
mucizeyi "doğa kanunlarına aykırı bir şekilde gelişen/oluşan olay" şeklinde tanımlayabiliriz.
Dini bakış açısına göre, doğa kanunların koyucusu tanrıdır. Tanrının mucize göstermesi, kendi koyduğu kanunların işleyişini değiştirmesi, kaldırması çiğnemesi demek.
"Anayasa bir defa delinse birşey olmaz" lafı geldi aklıma. Analoji yaparsak, tanrının kanunları bir defa çiğnense birşey olmaz
Mucize denen şey özünde tanrının koyduğu doğa kanunlarının yine tanrı tarafından çiğnenmesidir (Hem de ne için çiğneyecek... üç beş tane cahil için koca ayı orta yerinden yarıp dağın iki tarafına koyacak..

Hani saflık diyoruz da bir dereceye kadar idare eder bu... Ondan sonrası saflığın ötesine geçer...)
Tanrının koyduğu kanunların çiğnenmesi veya çiğnenebilmesi, o kanunların mutlak olmadığını gösterir ki bu tanrının "mükemmel" olma özelliğini yanlışlar.
Eğer tanrı kendi koyduğu kuralları kendisi çiğniyorsa; o zaman kuralları koyarken eksik koyduğu ve eserinin mükemmel olmadığı sonucu çıkar ki bu da tanrı vasfına (mükemmel, yanılmaz, sonsuz bilgiye sahip vs. vs.) ters düşer...
Söyleyeceğimi söyledim. Mucize yoktur dedim çünkü doğa kanunları değişemez dedim. Tanrının değiştirmesi mümkn değildir böyle olursa tanrının eserinin yanlış eksik olduğu anlamına gelir ve tanrının mükemmelliğinden bahsedemeyiz dedim....
Kimileri mucize ile tanrının varlığını kanıtlamaya çalışıyor.
Oysa, tam tersi; mucize varsa yanılmaz, mükemmel bir tanrı yoktur.
(Tabi bir de şu durum var; mucize yoksa, yanılmaz mükemmel bir tanrı olduğuna dair işaret te yoktur... vallaha öyle. ) *
Ustaya saygı bölümü....
Descartes kimdir: Eski filozofların matemetik ve geometriyi durağan bir şekilde ele aldığını bu geometrinin içine hareketi de katmak gerektiğini düşünüp, fonksiyon kavramına ulaşan, analitik geometriyi bulan kişidir. 1596-1650 yılları arasında yaşamıştır. Düşüncelerinin çoğu yanlıştır. "Düşünüyorum öyleyse varım" sözünü kimse tam anlamadığı için henüz tam bir sonuca varılamamıştır.
Sevgili Orca,
Mucize savlarının sonu yoktur. Bugun 19 rakamı, yarın 11 (aslında 11, 19 dan daha islami bir rakam. hem iki defa allah birdir diyor hem de elif elif allahın birliğini doğruluyor. Üstelik 11 harfli kelimelerde -inanmayacaksınız ama- tam 11 harf vardır!) bu böyle gider durur ve sonu da bitmez.
Bence tek tek durumlarla ilgilenmenin yanında konuya genel bir bakış açısıyla da bakmak gerekir.