freddie sen ki akıllı birisin, kendini bize okullarda anlatışan yalanlardan kurtarmış birisin
ama sende mi??
|
Nispeten seküler bir ulusçuluk yerine ılımlı islamı dayatmaktadırlar.
|
senin tezinin özü de sanırım bu.. ama bu zırvalığı sen de mi tekrarlamak zorundaydın?
bu zaten ulusalcıların tekerlemesi
dayandığı temel de ingilizce bilmemelerinden doğan bir yanlış anlama
ingilizce bilmemekten ve amerikan kültürünü takip etmemekten doğan bir yanlış anlama, ve kasten çarpıtılıyor
amerika'nın bakış açısından türkiye zaten ılımlı islamdır ve uzun zamandır da böyledir, uzun zaman derken ta atatürk zamanından beri
zaten amerikan bakış açısından laik demokrasi peşinde koşan bir müslüman ülke zaten ılımlıdır.. ılımlı olmayanlar şeriat isteyenlerdir.. taliban, iran, el kaide radikaldir, ılımlı değildir
türkiye'de ise amerika'nın akp yi desteklediğine dair komplo teorileri wikileaks ifşalarıyla birlikte çöktü
zaten temelsizdi
ingilizce eksikliğinden ve bazı şeyleri kasten yanlış çevirerek BOP'u sanki sınırları değiştirmek (yani kürdistan kurmak) vetürkiye'de "ılımlı islam" devleti yaratmak projesi olarak lanse ettiler
bu da yıllarca böyle devam etti
öyle ki işçi partisi yayın organı ve yeniçağ gazetesi hale bunlara devam ediyor..
ben bikaç ay önce bunlara bir email yazdım burdan göstereyim:
*************
Arslan Bulut'un bugünkü köşe yazısına denk gelip ordan da hala BOP hakkında atıp tuttuğunu görünce "BOP'un amacı ne" diye Google'da arama yaparken bugün tarihli Ulusal Kanal haber sayfasına geldim.
"BOP'UN AMACI ORTADOĞU'DA SINIRLARI DEĞİŞTİRMEK"
http://www.ulusalkanal.com.tr/index....rmek&Itemid=90
Diyor ki "Condalezza Rice, Washington Post'un 7 Ağustos 2003 tarihli sayısında
yayımlanan yazısında BOP'un resmi amacını ortaya koydu: Ortadoğu'daki 22
Müslüman ülkenin sınırları yeniden şekillendirilecek"
Benim de Allah'a şükür İngilizcem var. Gittim Google'a yazdım. Ve adı geçen Condoleeza Rice makalesini buldum:
http://www.iraqwatch.org/government/...ped-080703.htm
Şimdi işin ilginci bu makalede "22 ülkenin sınırını değiştirecez" diye birşey yazmıyor.
Peki niye yalan söylüyorsunuz bu millete?
Bu makalede yazılan diğer şeyleri (mesela Joint Forces dergisindeki makale vs) bulamadım. Ama Condoleeza Rice makalesini bu kadar çarptıracak kadar AHLAKSIZ gazetecilerseniz, artık diğer iddialarınız karşısında size bir güvenim kalmadı.
Niye böyle bir
EDİT yanlış EDİT yapıyorsunuz?
EDİT
Bakın ben oturdum, vaktimi harcadım, ve siz gibi cahil embesiller için Condoleeza Rice makalesini Türkçe'ye çevirdim.
Artık "BOP geliyor, Kürdistan kuracaklar, Ilımlı İslam yapacaklar" falan diye paranoyakça ve cahilce hezeyanlara kapılmadan önce bunu bir okuyun.
-----
Ortadoğuyu Dönüştürmek
Dr. Condoleeza Rice
Milli Güvenlik Danışmanı
Birleşik Devletler Beyaz Saray
The Washington Post
7 Auğustos, 2003
İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçlanmasından hemen sonra, Amerika kendini Avrupa'nın uzun vadede dönüştürülmesine adadı. Savaşın geride bıraktığı ölüm ve yıkımı (ki yüzbinlerce Amerikalı da dahil olmak üzere) gözönüne alan devlet adamlarımız bir daha savaşın düşünülmeyeceği bir Avrupa'yı yaratmak üzere işe koyuldular. Biz ve Avrupa'nın insanları kendimizi bir demokrasi ve refah vizyonuna adadık ve beraberce bu işte başarılı olduk.
Bugün Amerika ve müttefiklerimiz olarak kendimizi dünyanın başka bir yerinin uzun vadede dönüştürülmesine adamalıyız: Ortadoğu'nun. Öyle bir bölge ki 22 ülkesi ve toplam 300 milyon nüfusu ile Ortadoğu'nın toplam gayri safi yurtiçi hasılası 40 milyon nüfuslu İspanya'nınkinden daha az. Arap entelektüellerin politik ve ekonomik "özgürlük açığı" adını koyduğu şey bu ülkelerin geri kalmasının sebebidir. Pek çok bölgede, umutsuzluk hissi, nefret ideolojilerinin yeşermesi için uygun ortam hazırlıyor ve insanların üniversite eğitimi, kariyer ve aile yetiştirmek peşinde koşmaktan vazgeçip kendilerini patlatmaya (ve bunu yaparken kendileriyle birlikte mümkün olduğunca masum canı da almalarına) özenmelerine onları ikna ediyor.
Bu bileşenler bölgesel istikrarsızlık reçetesidir -- ve Amerikan güvenliğine karşı devamlı bir tehdit oluşturmaktadır.
Bizim amacımız Ortadoğu'da daha fazla demokrasi, tolerans, refah ve özgürlük için ilerleme isteyen Ortadoğu'lularla beraber çalışmaktır.
Başkan Bush'un Şubat'ta dediği gibi, "Dünya'nın çıkarı açıkça demokratik değerlerin yaygınlaşmasında yatar, çünkü istikrarlı ve özgür ülkeler cinayet ideolojileri üretmezler. Bunun yerine daha iyi bir hayata barışçı bir şekilde ulaşmaya uğraşmayı teşvik ederler."
Açıkça ortaya koyalım: Amerika ve Koalisyon Irak'la savaşa girdi çünkü Saddam Hüseyin'in rejimi Birleşik Devletler'e ve Dünya'ya karşı bir tehdit oluşturuyordu. Bu öyle bir rejimdiyki, kitle imha silahlarına sahip olmuş, bunları geçmişte kullanmış ve hala bunları elde etme peşinde koşan; terörle bağlantıları olan; iki kere başka ülkeleri istila etmiş; uluslararası toplumu ve 12 sene içinde 17 BM kararını hiçe saymış -- ve hiçbir zaman silahsızlanmayacağına ve Dünya'nın haklı talepleri karşısında hiçbir zaman uyum göstermeyeceğine dair her türlü işareti vermiş bir rejimdi.
Bugün bu tehdit ortadan kalkmıştır. Ve Irak'ın özgürleştirilmesiyle Ortadoğu için bölgede ve devamında dünyada güvenliği güçlendirecek olumlu bir gündemi ilerletmek için özel bir fırsat doğmuştur. Daha şimdiden İsrailliler ve Filistinliler arasında barış görüşmelerine devam etmek üzere bir bağlılık göstereceklerine dair deliller görmekteyiz.
HAziran'daki Kızıl Deniz Zirvesi'nde, İsrailliler, Filistinliler ve komşu Arap ülkeleri, Başkan'ın çizdiği vizyon etrafında birleştiler -- bu vizyon iki devletin yani İsrail ve Filistİn'in yanyana barış ve güvenlik içinde yaşamasının vizyonudur. İsrail liderleri gitgide anlıyorlar ki, Filistinliler'in barışçı, demokratik ve terörle savaşmayı ilke edinmiş tutarlı bir devletle kendi kendilerini yönetmeleri İsrail'in çıkarınadır. Filistinli liderler gitgide anlıyorlar ki, terör, Filistin devletine giden yolda bir araç değil, tam tersi bu yoldaki en büyük engeldir.
Saddam Hüseyin'in rejiminin sonu, bölgede zaten halihazırda devam etmekte olan ilerlemeyi sağlamlaştırıyor. Arap entelektüelleri Arap liderlerinden özgürlük açığını ele almalarını istiyor. Bölgesel liderler, iç reform, daha çok politik katılım, ekonomik açıklık ve serbest ticareti savunacak yeni bir Arap bildirgesi yayınlamaktan bahsediyor. Fas'tan İran Körfezi'ne, ülkeler politik ve ekonomik açıklığa doğru samimi adımlar atıyor. Birleşik Devletler bu adımları desteklemektedir, ve bölgedeki dostlarımız ve müttefiklerimizle daha fazlası için beraber çalışacağız.
Saddam'ın haydut rejiminin yerine, adil ve uygar olacak, ve demokratik ilkeler üzerine kurulacak bir Irak devleti kurulacağı zaman ise bu amaçta daha da fazla fırsatlar doğacak. Nasıl demokratik bir Almanya bugün bütünleşmiş, özgür ve barış içinde bir Avrupa'nın kilit noktası olmuştu, aynı şekilde dönüşmüş bir Irak da, nefret ideolojilerinin yeşermediği çok farklı bir Ortadoğu'nun anahtar unsuru olabilir. Ve asıl savaş operasyonlarının son bulmasının üzerinden geçen 100 gün içinde Irak halkı ülkesini sahiplendi ve daha umut dolu bir geleceği hazırlamaya başladı. Özgürlüğe doğru olan bu geçiş devam ettikçe, Amerika, Iraklılar'ın daha fazla güvenlik ve daha fazla fırsat elde etmelerine yardım etmek için diğer ülkelerle birlikte çalışacak.
Ortadoğu'nun dönüşümü kolay olmayacak, ve zaman alacak. Bu amaç Amerika'nın, Avrupa'nın ve bütün özgür ülkelerin geniş bir katılımı ile bölgede bizim gibi insan özgürlüğünün gücüne inananlarla tam bir ortaklık içinde çalışmalarını gerektiriyor. Bu öncelikli olarak askeri bir katılım değil, ve ülkesel gücün bütün boyutlatını (diplomatik, ekonomik ve kültürel) ele almamızı gerektiriyor. Mesela, Başkan Bush, bizleri somut projelerle daha iyi bir geleceği hazırlamak üzere bir araya getirmek için Ortadoğu Ortaklık İnisiyatifi'ni başlattı. Bunun ötesinde, bölge insanını genişleyen bir fırsat dairesine taşımak için on yıl içersinde bir ABD-Ortadoğu serbest ticaret alanı yaratmayı önerdi.
Bütün problemlerine rağmen Ortadoğu büyük bir potansiyele sahip bir bölgedir. Dünyanın büyük dinlerinin üç tanesi bu bölgede doğmuştur ve ruhani merkezleri bu bölgededir, ve gene dünyanın en eski öğrenim, tolerans ve ilerleme merkezlerindendir. Bu bölge kendilerine daha fazla politik ve ekonomik özgürlük ve daha önemlisi daha fazla modern eğitim bahşedildiğinde çağımızın ilerlemesine tamamen katılım gösterebilecek yetenekli ve becerikli insanlarla doludur.
Amerika Ortadoğu insanlarının gerçek potansiyellerine ulaşmalarına yardım etmeye kararlıdır. Bölge insanı için daha fazla özgürlük ve fırsat istediğimiz için, ve tabii ki Amerika insanı için daha fazla güvenlik istediğimiz için harekete geçeceğiz.
--------
BOP'un ne olduğunu şimdi anladınız mı?
EDİT
Bir de aydınlık ilerici adamlar gibi takılırsınız.
Oktay Sinanoğlu'nu dinleyip İngilizce öğrenmezseniz işte böyle bir laf duyup hayal gücünüzde yüz tane hezeyan yaratır onlara inanır durursunuz.