
23-08-2011, 16:46
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2011
Mesajlar: 261
|
|
Hani sadece HİMAYESİ altına almıştı? Gerdeğe Girmemişti?
Aşağıdaki Metin Kutub-i Sitteden alınmıştır yorum sizlerin.... Birde bu Ümmü Seleme kocası kimdir yardımınızı bekliyorum .
Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ)'nın ismi Hind'dir. Babası Ebu Ümeyye Huzeyfe İbnu'l-Muğîre'dir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ümmü Seleme ile hicretin dördüncü yılında Cemaziyü'l-ahir ayında evlenmiştir. Ümmü Seleme ve zevci ilk Müslümanlardan ve Habeşistan'a hicret edenlerdendir. Sonra Mekke'ye gelmişler, oradan da Medine'ye hicret etmişlerdir. Rivayette geçen "Çok çocuk sahibiyim" fıkrasından da anlaşılacağı üzere küçük çocukları vardı: "Seleme, Ömer, Dürre, Zeyneb.
Ümmü Seleme, kocası Ebu Seleme ile hicret ederken, müşrik olan yakınları onu tevkif ederler ve hicret etmesine izin vermezler. Oğlu Seleme'yi de kocasının yakınları alıkoyar. Ebu Seleme Medine'ye tek başına intikal eder. Kocasından ve oğlundan ayrılan Ümmü Seleme her gün, sabahtan akşama kadar gözyaşları dökmeye başlar. Bu, günlerce devam eder. Sonunda merhamete gelen yakınları onun da hicretine izin verirler. Çocuğunu da alarak Medine'ye gelip kocasına kavuşur.
Ümmü Seleme Resulullah'la evlendiği zaman çocuğu Zeyneb henüz onu emmekte idi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) çocuğu annesinin yanında gördükçe gerdek yapmıyordu. Durumu sezen Ammar İbnu Yasir çocuğu götürür. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm gerdek yapar.[1][21]
Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) güzelliği, aklı ve isabetli re'yi ile meşhurdu. Hudeybiye'de sulh yapıldığı zaman Resulullah, Ashab'a kurbanlarını kesip traş olmalarını ve ihramdan çıkmalarını emrettiği halde, Ka'be'yi tavaf etmek maksadıyla yola çıktıkları için, tavafsız bunları yapmak Ashab'ın ağrına gidiyor, bu sebeple emr-i Nebevî'yi icraya kimsenin eli varmıyordu. Resulullah'ı, mükerrer emirlerine rağmen dinleyen yoktu. Aleyhissalâtu vesselâm üzgün olarak çadırına girdi. Üzüntünün sebebini öğrenen Ümmü Seleme: "Ey Allah'ın Resulü, sen kurbanını kes, traşını ol, ihramdan çık. Ashabın seni taakip edecektir!" diye tavsiyede bulundu. Aleyhissalâtu vesselâm bu tavsiyeye uydu. Aynen onun söylediği gibi, Ashab da kalkıp menasiki birer birer icra ettiler. Bu vak'a onun dirayetine örnek olarak hep zikredilmiştir.
Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) hicretin 59. yılında Şevval ayında Allah'ın rahmetine kavuştu. Daha muahhar yıllarda öldüğüne dair rivayetler de vardır.[2][22
|

23-08-2011, 23:21
|
|
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
|
|
O da bir şey mi? Tanrılar tecavüz etmekten hoşlanır.
Örneğin, Mezopotamya mitolojisinde, Baş Tanrı Enlil cinsel birleşmeye yetersiz Ninlil'e bir teknede tecavüz eder. Bu olaya kızan tanrılar meclisi Enlil'i yakalayarak şöyle derler:
"Enlil, ahlaksızın biri, defol şehirden"
Böylece Enlil yeraltı dünyasına gönderilir. Ninlil de arkasından gider. O arada Ay Tanrısına gebe kalır. Birçok olaydan sonra ancak yeryüzüne çıkarlar.
Mısır mitolojisinde ise, Horus tecavüz etmekten hoşlanır. " Immortel" adlı filmde (ki bu film Türkçe sunumunda "Kadın Tuzağı" olarak çevrilmiştir. Bu film az önce Kanaltürk'te oynandı) Horus, Nikopol'ün içine girerek Jill Bioskop'a tecavüz eder. Tecavüz etme fikri Nikopol'e ait değil, bunu Tanrı Horus istemiştir. Hatta bu ilk tecavüzden sonra Horus, Nikopol'e şöyle der:
"Tekrar tecavüz edelim mi?"
|

24-08-2011, 00:21
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2011
Mesajlar: 86
|
|
belangaz´isimli üyeden Alıntı
Aşağıdaki Metin Kutub-i Sitteden alınmıştır yorum sizlerin.... Birde bu Ümmü Seleme kocası kimdir yardımınızı bekliyorum .
Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ)'nın ismi Hind'dir. Babası Ebu Ümeyye Huzeyfe İbnu'l-Muğîre'dir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ümmü Seleme ile hicretin dördüncü yılında Cemaziyü'l-ahir ayında evlenmiştir. Ümmü Seleme ve zevci ilk Müslümanlardan ve Habeşistan'a hicret edenlerdendir. Sonra Mekke'ye gelmişler, oradan da Medine'ye hicret etmişlerdir. Rivayette geçen "Çok çocuk sahibiyim" fıkrasından da anlaşılacağı üzere küçük çocukları vardı: "Seleme, Ömer, Dürre, Zeyneb.
Ümmü Seleme, kocası Ebu Seleme ile hicret ederken, müşrik olan yakınları onu tevkif ederler ve hicret etmesine izin vermezler. Oğlu Seleme'yi de kocasının yakınları alıkoyar. Ebu Seleme Medine'ye tek başına intikal eder. Kocasından ve oğlundan ayrılan Ümmü Seleme her gün, sabahtan akşama kadar gözyaşları dökmeye başlar. Bu, günlerce devam eder. Sonunda merhamete gelen yakınları onun da hicretine izin verirler. Çocuğunu da alarak Medine'ye gelip kocasına kavuşur.
Ümmü Seleme Resulullah'la evlendiği zaman çocuğu Zeyneb henüz onu emmekte idi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) çocuğu annesinin yanında gördükçe gerdek yapmıyordu. Durumu sezen Ammar İbnu Yasir çocuğu götürür. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm gerdek yapar.[1][21]
Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) güzelliği, aklı ve isabetli re'yi ile meşhurdu. Hudeybiye'de sulh yapıldığı zaman Resulullah, Ashab'a kurbanlarını kesip traş olmalarını ve ihramdan çıkmalarını emrettiği halde, Ka'be'yi tavaf etmek maksadıyla yola çıktıkları için, tavafsız bunları yapmak Ashab'ın ağrına gidiyor, bu sebeple emr-i Nebevî'yi icraya kimsenin eli varmıyordu. Resulullah'ı, mükerrer emirlerine rağmen dinleyen yoktu. Aleyhissalâtu vesselâm üzgün olarak çadırına girdi. Üzüntünün sebebini öğrenen Ümmü Seleme: "Ey Allah'ın Resulü, sen kurbanını kes, traşını ol, ihramdan çık. Ashabın seni taakip edecektir!" diye tavsiyede bulundu. Aleyhissalâtu vesselâm bu tavsiyeye uydu. Aynen onun söylediği gibi, Ashab da kalkıp menasiki birer birer icra ettiler. Bu vak'a onun dirayetine örnek olarak hep zikredilmiştir.
Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) hicretin 59. yılında Şevval ayında Allah'ın rahmetine kavuştu. Daha muahhar yıllarda öldüğüne dair rivayetler de vardır.[2][22
|
bu olayın kaynağını tam yaz göndersene
|

24-08-2011, 06:45
|
|
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
|
|
Immortal (Ölümsüz)
Kusura bakmayın arkadaşlar. Dün ben "Immortel" filminde (ki ben bu filmi Kanaltürk'te Türkçe olarak seyretmiştim) Horus'un Nikopol'e ne dediğini şaşırmışım.
Şimdi bu film hakkında Youtube'da bir araştırma yaparken, Shadriel666'nın bu filmin orijinalinden yaptığı alıntıyı aktarıyorum size:
Nikopol: Fuck you!
Horus: Right, but let's fuck her again first.
Kaynak: Bu muhteşem diyologu Youtube'a girdikten sonra "Search" iken "Scene from the movie 'Immortal': The rise of Horus" başlığını yazarsanız, ilk mesajda bulabilirsiniz. Ayrıca burada bu filmin orijinali derken, Horus orijinal dilde yani kendi orijinal Mısır dilinde konuşur. Örneğin Horus'un Bastet (kedi başlıklı tanrı) ve Anubis (çakal başlıklı tanrı) ile konuşmaları tamamen kendi dilindedir. Bunun dışında, Horus'un Nikopol ve diğer insanlarla konuşması hep İngilizce'dir.
Evet, bu tecavüz sahnesini aşağıdaki film parçasının
ilk 35 saniyesi içinde görebilirsiniz. Bu sahnede şu görülecektir: Aslında Horus tecavüz etmekten hoşlanan bir tanrı değildir. Jill Bioskop'ta bulunan ve diğer tanrılar tarafından bilinmeyen mavi renkte bir şey var ve bu şey Horus'a çok acayip bir güç veriyor. İşte Horus bu müthiş güce kavuşabilmek için Jill Bioskop'a Nikopol'ün bedenini kullanarak tecavüz ediyor. Bu arada, tecavüz etme olayı Horus'un da hoşuna gitmiyor değil. Horus'un yukarıdaki sözünün tam açıklaması budur, arkadaşlar!
|

24-08-2011, 07:26
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Aug 2011
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 25
|
|
ezberbozan´isimli üyeden Alıntı
bu olayın kaynağını tam yaz göndersene
|
s=oku&id=2797 http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2797
Yukarıda yazan paragrafların herhangi 20-25 kelime seçerek google da arattırırsan bol miktarda bulabilirsin. Kütub-u sitte de ve ya hadis külliyatı içerisinde nikah başlığı altında. Bu arada görmek ile bakmak farklı şeylerdir. görmek için bakarsan bol miktarda görürsün, yoksa internet bile kar etmez.
|

24-08-2011, 07:33
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.588
|
|
Yahve'ninde bakirelere karsi bir duskunlugu var zaten.Olur boyle seyler
Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan
All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
|

24-08-2011, 08:56
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2011
Mesajlar: 261
|
|
ezberbozan´isimli üyeden Alıntı
bu olayın kaynağını tam yaz göndersene
|
İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/494-495.
|

24-08-2011, 09:24
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2011
Mesajlar: 261
|
|
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın evlilik hayatı deyince ilk nazar-ı dikkate çarpan husus, birçok hanımla evlenmiş olmasıdır. Bu meseleye yeri geldikçe başka bahislerde de temas etmiş olmamıza rağmen burada da kısaca temas edeceğiz. Sebebi de, Teysir'in, ümmühatu'lmü' minîn'den bilinen Hz. Hatice, Hz. Zeyneb Bintu'l-Zem'a, Reyhâne, Meymune Bintu'l-Haris radıyalahu anhünne gibi bazı isimlere yer vermezken, ümmühatü'lmü'minînden bilinmeyen İbnetu'l-Cevn, Ümmü Şerik gibi isimleri "Peygamberin Zevceleri" başlığına dahil etmesidir.
Hemen şunu belirtelim ki, yirmi beş yaşında iken, kendisinden 15 yaş büyük bir kadın olan Hz. Hatice ile evlenip elli küsur yaşına kadar onunla yetinen Hz. Peygamber'in İslam ahkâmının teşrî ve neşir safhası olan Medine hayatında çok sayıda kadınla evlenmesinin birinci sebebi peygamberlik vazifesi ile ilgilidir. Sünnetinin aile hayatında geçen safhasının tesbitini, onların kadınlara intikal ve neşrini bu hanımlar yapmıştır. Alimler, "Dünyanızdan üç şey sevdirildi..." diye açıklayıp bunlardan birinin, "kadın" olduğunu söyleyen hadisi açıklarken, kadınların Resulullah tarafından sevilmesini, onların "İslam'ın neşrine olan hizmetleri" sebebiyle izah ederler.
Çok kadınla evlenmede dikkat çeken bir diğer sebep siyasî yöndür. Müteakiben görüleceği üzere Hz. Safiyye ile evlilik, Hayber Yahudileri ile sıla-i rahm'a vesile olmuş. Cüveyriye ile evlilik Benî Müstalik'ten yedi yüz kadar harp esirinin bedava azadlıklarını sağlamıştır. Mekkelilerin lideri Ebu Süfyan'ın kızı Ümmü Habibe ile evlilik, Ebu Süfyan'ın bozulan Hudeybiye Sulhü'nü yenileyebilmek için, kızını bahane ederek Medine'ye gelmesine, Hz. Peygamber'in hane-i saadetlerine kadar girmesine yol açmış, bu durum onun hasmane duygularını törpülemiştir. Diğer evliliklerinin her birinde tıpkı neşr-i din gibi siyasî bir yönün dahi varlığı inkar edilemez.
Resulullah'ın evlilik bağının siyasî yönünü nasıl kullandığını anlayabilmekiçin İslam'ın ilk baştaki kuruluş ve neşrini sağlayan siyasî lider kadronun evlilik bağıyla birbirine nasıl kenetlendiğini ibretle tetkikte zaruret var: Hülefa-i Raşidîn denen bu çekirdek kadro, evlilik bağlarıyla birbirlerine perçinlenmiş gibidir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in kızlarını almış, onlara damat olmuştur. Hz. Osman ve Hz. Ali'ye kızlarını vermiş, onları kendine damat yapmıştır. Hz. Ali ile olan akrabalık bağının, Hz. Osman'daki eksikliğini, ona ikinci bir kızını da vererek telafi etmiştir. Hz. Hafsa ile evlenmeleri hususundaki teklife menfi cevap verdikleri için Hz. Osman ve Hz. Ebu Bekr'e karşı kırgınlık içine düşen Hz. Ömer'i memnun etmek ve öbürlerine karşı kalbinde yerleşecek bir gücenmeyi ve bunun merkezkurmay kadroda hasıl edeceği çatlağı bertaraf etmek için Resulullah'ın Hz. Hafsa'yla evlenmesi fevkalâde siyasî bir ameliyedir."[5]
Evliliğin -hatta nikahla noktalanmamış olan sade bir evlenme teklifinin bile-, hasıl edeceği siyasî neticelerin şümulü sebebiyle olacak, Aleyhissalâtu vesselâm'ın hayatında, -çalışmamızın aslını teşkil eden Teysir'de yeterince yer verilmeyen- zevceleri dışında başka birçok kadınların da ismi geçer. İbnu Sa'd Tabakat'ında bunları iki grupta sunar:
1- Hz. Peygamber'in nikahladığı halde zifaf yapmadıkları. el-Kilabiyye, Esma Bintu Nu'man, Kuteyle Bintu Kays, Müleyke Bintu Ka'b, Bintu Cündeb, Sena Bintu's-Salt.
2- Hz. Peygamber'in evlenme teklifinde bulunduğu halde nikahlanmadıkları kadınlar: Leyla Bintu'l-Hatim, Ümmü Hâni Bintu Ebi Talib, Zubâ'a Bintu Amir, Safiyye Bintu Beşame, Ümmü Şerik Bintu Cabir, Havle Bintu Hakim, Ümâme Bintu Hamza, Havle Bintu'l-Huzeylî, Şerraf Bintu Halife.
Peygamberin evlilikleri siyasi imiş! ama aşağıdaki hikaye, hiçte öyle demiyor en güzel dulu istiyor en güzel dula gerdeğe girmek üzere iken ,aralarında bir tartışma oluyor bazı kaynaklarda da alaca hastalığndan dolayı ile gerdeğe girmedi diyor
Numan b. Ebi´l-Cevn, kral hanedanındandı. [580]
Numan b. Ebi´l-Cevn:
"Yâ Rasûlallah! Amcasının oğlu ile evli iken onun ölümü ile dul kalıp sana varmayı arzu eden, Araplar içinde en güzel bir dulu sana nikahlayayım mı?" diyerek, kızını Peygamberimiz Aleyhisselama zevce olarak vermeyi teklif etti.
Peygamberimiz Aleyhisselam da, onunla evlenmek için, oniki buçuk ukiyye mehir verdi.
Numan b. Ebi´l-Cevn:
"Yâ Rasûlallah! Esma (Ümeyme)´nin mehrini kısma!" dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Ben ne kadınlarımdan hiçbirine bundan üstün mehir verdim, ne de kızlarımdan hiçbirine hiçbir kimse bundan üstün mehir verdi" buyurdu.
Numan b. Ebi´l-Cevn:
"Yâ Rasûlallah! Aileni yanına getirmek üzere bir adam gönder! Ben de göndereceğin adamla birlik te gideyim. Aileni sana onun yanında göndereyim" dedi. [581]
Peygamberimiz Aleyhisselam, ashabından Ebu Useydü´s-Sâidî´yi Numan b. Ebi´l-Cevn´le birlikte gönderdi.
Numan b. Ebi´l-Cevn kızı Esma (Ümeyme) Hatunun yurduna vardığı zaman, o, evinde oturuyordu.
Yanına girmesi için, Ebu Useyd´e izin verildi.
Devamı için tıklayın
|

30-07-2012, 06:40
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Nov 2011
Mesajlar: 555
|
|
Hey gidi hey!
Bir zamanlar din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde muhammedin çok eşliliği için öğretmenimiz onları korumak amaçlı aldığını ifade ederdi. Bizler de sanırdık ki muhammed kadınları maddi manevi koruyor ancak el sürmüyor ancak gelin görün ki kuranda bile bir sürü kadınla cinsel ilişkiye girdiğine dair ayetler var.
Aldığı kadınların cinsel ihtiyaçları olduğunu düşünürsek acaba muhammed ilişkiyi tamamen görevi bilinciyle mi yapıyordu 
Bazen düşünüyorum acaba öğretmenimiz ilahiyat eğitimi sonucu dinin esas yüzünü gördü ancak oyunu kuralına göre mi oynuyor.
Ancak karısı kapalı, ve ailecek de oldukça medeni bir muhafazakar görüntüsü çiziyorlardı...
|

30-07-2012, 07:34
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
Bugün 4 tane kadınla evlenen ve çok eşli yaşayan Müslüman erkekler bu kadınları sadece himaye mi ediyorlar yoksa onlarla gerdeğe de giriyorlar mı? Cevap zaten sorunun içinde. Sadece himaye etmek için hangi erkek 4 kadınla evlenir... Eski eş ile artık cinsel münasebet olmuyorsa (monotonluk olduğu için) ve bu yüzden yeni bir kadınla evlenmişse ve eskisini de boşamıyorsa maalesef bunun adına da himaye denmez açıkça o kişiyi kullanmak denir..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:54 .
|