Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 06-10-2006, 04:49
humayun humayun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2006
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 111
Standart Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır?

Sadece İslamiyetten örnekler vermek pek bilimsel bir sonuç çıkarmaz ortaya.Acaba budist ve Hristiyanların yoğun olduğu japonya nasıl örnek alınabilir?

Atatürk ün önemle işaret ettiği dini yobazlaştırmak değilmidir acaba tüm İslam aleminin bugün ki *düştüğü durum?Acaba dinde Kuran ın özünün *değil de uydurmaların ve hurafelerin uygulanmasının çoğalmasının bir sebebi değilmidir bu tablonun sebebi?

''Milletimiz din gibi kuvvetli bir fazilete sahiptir. Bu fazileti hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz''Atatürk SD; II, s. 66-67
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06-10-2006, 08:46
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Peki hurafelerin, uydurmaların çoğalmasının, yobazlaşmanın sebebi nedir? Hiç bunu araştırdınız mı?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-10-2006, 09:32
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Akraba evliliği sakat doğumlara sebep oluyorsa İslâm akraba evliliğine neden izin vermiştir?
Sakat doğuma akraba evliliği değil, hastalık (kan uyuşmazlığı, ırsi hastalıklar...) neden olur. Yani her arkaba evliliği sakat doğuma neden olmaz, sakat doğuma neden olan hastalıklardır, hastalık akrabada olsun veya olmasın fark etmez.
*Akraba olmazsa bile hastalık nedeni taşıyan her insan sakat doğuma neden olur. Ama akraba olduğu halde hastalık nedeni taşımayan insan sakat doğuma neden olmaz. O halde yasak olan hastalık nedenleridir (kan uyuşmazlığı...), akraba evliliği değil.
* *Kur'an'ın ayetlerinden *herkesin ilk planda anlayacağı tek şey şudur: “Eğer istiyorsan ve munasib ise amcanın, halanın yada teyzenin kızı ile evlenebilirsin” yok eğer istemiyorsan Allah'ın emrettiği evlilik talimatlarının dışına çıkmış olmazsın...
* *Akıl sahibi her insanın farkedeceği ve bakanların da gayet açık ve net şekilde görebileceği gibi Ayette illa da Akraba ile evleneceksiniz diye bir kayıt yok... Böyle bir kayıt olmadığı gibi evlenmeyin diye bir kayıt yok...Zaten her akraba evliliği de sakat doğma neden olmaz !ilginçtir " Kanal 7 " adlı TV kanalında Türkiye'deki bir köyden haber yapılır : Tüm köy akrabadır ve hiç saat doğum yoktur, bir sakat doğum vardır o da dışarıdan bir kızla evlenen gencin çocuğu !
* * Kaldı ki bize göre insanlar bir kadın ve bir erkekten türemiş ve temelde bir çekirdek aileye dayanır. Ve hepsi uzun zaman geriye gidildiğinde akraba çıkar. Akraba evliliklerinde %100 problem çıkacak diye bir kayıt yok ki Rasulullah da yaptığı evliliklerinde akraba evliliğinden ziyade yabancılarla evlilik gerçekleştirmiştir.

http://www.islamustundur.com/akrabaevliligi.html



Akraba evliliği sonucu doğacak olan çocukların “normal olmama” olasılığı artar. Örneğin birinci derece kuzenler arası evliliklerde genlerin 1/8’i paylaşıldığında genetik olarak belirlenen hastalık riski %3 iken aralarında kan bağı bulunmayan anne-babalardan doğan çocuklarda %2’dir. Ayrıca birinci derece kuzenler arası evliliklerde kendiliğinden düşük, ölü doğum, erken doğum, beyin felci, doğuştan kalça çıkığı ile sık karşılaşılır.
Akraba evlilikleri sonucu bebek ve çocuk ölümlerinde bir artış meydana gelebilmektedir. Bunun yanısıra, akraba evlilikleri sonucu sık görülen sağlık sorunları arasında fenilketonüri, akdeniz anemisi, sinir sistemini tutan bazı hastalıklar,vb. yer almaktadır. Akraba evliliklerinde ölü doğum ve düşüklere de sıklıkla rastlanır.
Gen analizi de denilen DNA analizi yöntemleriyle hamileliğin ilk üç ayında birçok hastalığın tanısı konulabilmektedir. Genetik bilimin gelişmesi ile bazı hastalıklarda daha anne karnında müdahale çalışmaları hız kazanmıştır. Eğer tedavi edilemeyecek bir durum olursa gebeliğe son verilebilir.
Aralarında kan bağı olmadan da bu hastalıklar iki taşıyıcı evlenirse ortaya çıkabilir. Ancak akrabalarda risk daha yüksek olacağından özellikle ailesinde ailesel geçişli hastalık bulunan bireyler mutlaka genetik danışmanlık almaları ve yakın akrabalarıyla evlenmeleri durumunda ortaya çıkacak tehlikeler hakkında bilgilendirilmelidir.

http://www.hacettepem.org.tr/makalel...=&b=11&mNo=132

Japonya'da yapılan çalışmalarda akraba evlilikleri oranı %6 dolayındadır; hatta adalarda izolasyon nedeniyle %29'a yükselebilmektedir. Arap ülkeleri, Güney Hindistan, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerde ise bu oran daha da yüksektir. Buna karşılık Avrupa ve Amerika'da ise kuzen evliliklerinden doğacak çocukların sakatlıklar, kalıtsal hastalıklar ve zeka özürlü olma durumlarından muzdarip olacakları görüşü yaygındır. Bu nedenle bu ülkelerde bu tip evliliği olan çiftler sıklıkla genetik danışmanlık istemektedirler.
http://www.tr.net/saglik/cocuk_sagli...evliligi.shtml

Yorumum yok.!!!!!

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-10-2006, 12:32
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Frodo, sana tavsiyem takma şeyle gerdeğe girmeye çıkmamandır. Sağdan soldan duyduğunla buraya gelme derim. Çünkü, onlardan öteye gidemezsin, iyice batarsın. Sen bu yapıştırdığın yazının doğru olup olmadığını onaylayacak kadar tıbbi ve bilhassa genetik altyapıya sahip misin? Bilmiyorum, belki öyledir.

Şimdi, akraba evliliği kesin olarak sorundur. Çünkü, insan evrimle ortaya çıkmış ve mükemmel filan olmayan bir canlıdır. Pek çok koruyucu mutasyonu, aynı zamanda non-mutant genleriyle birlikte bulunur. Bu sebepten, akraba evliliklerinde, bilhassa bir kaç nesle yayılırsa, pek çok sorun görülür. Siz, ancak otizm, sakat doğum vs. gibi iyice belli olan sakatlıkları düşünüyorsunuz. Oysa, bağışıklık zayıflığı, kansere dirençsizlik gibi pek çok uzun dönemde ortaya çıkacak sorunun temel kaynağı olna genetik sorunlar vardır. Bunlarda, akraba evliliği ile günyüzüne çıkar.

Bir tek nesilde basit bir kaç akraba evliliği sorun olmaz, en fazla doğan çocuklar ölür. Ama bu kurumsallaşırsa, bir kaç nesil sonra doğal seleksiyon gerekir ki, maalesef, insan doğal seleksiyondan kurtulmuştur. Bu durumda ilaç vs. desteği ile hayatta kaldığı gibi üremesi de sorunlu olmayanlarla aynı oranda gerçekleşir ve genetik arıza yeni nesillere yayılır. Sonuçta, evrim gene işbaşına geçer ve bu ilginç doğal seleksiyon nedeniyle, hastalıklı bir nesil oluşur, geri dönülmez bir yola girilir.

İşte anlamak istemediğiniz şey bu. Eğer akraba evliliğe ile sorunlu gene sahip insanları çoğaltırsanız, bu uzun dönemde sorunlu bir popülasyon demektir. Eğer tek bir nesilde (nesil + ebeveynleri + çocukları) bakarsanız, zaten bu gibi evrimsel meseleleri asla göremezsiniz..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06-10-2006, 13:31
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Sevgili liopleurodon ;
* * * *Kimsenin şeyi ile gerdeğe girmem siz merak etmeyin.
Ama yukardaki yazım yorumsuzdur.Sanırım siz sadece
islam üstündür safsata sitesinden aldığım metni okumuşsunuz.
Biraz sabretseydiniz ve yazıyı sonuna kadar okusaydınız ne
demek istediğimi anlardınız.
* * * *Ne diyeyim bari sen yapma hocam.

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-10-2006, 05:00
humayun humayun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2006
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 111
Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Peki hurafelerin, uydurmaların çoğalmasının, yobazlaşmanın sebebi nedir? Hiç bunu araştırdınız mı?

Tabiki gözlemledin ama zannettiğiniz gibi cevap din değildir.Hurafe,uydurma,yobazlaşma(yozlaşma)sadece dinde değildir.Her şeyde mevcuttur.Bilimde de hurafeler iddaa eden iddaa sahipleri ve uydurmalar da mevcuttur.Bu anlamda bilmiyorum okumuşsunuzdur belki Hüseyin BATUHAN ın BİLİM ve ŞARLATANLIK adlı eseri bunu en iyi şekilde kanıtlar.Yani hurafe,uydurmalar kısacası insanın özlemsel düşünüş adlı melekesinden ortaya çıkmaktadır.

Mesela bilimde hurafe ye en güzel örnekler:

Ufolar ve kaçırılma olayları
Irkçılık (bilime ithaf edilen en aşağılık hurafesi)
Astroloji
Frenoloji
Fizyognomi
Akapuntur
Homeopati
Naturopati
İridoloji
Osteopati
Kiropratik
Sağlıklı yaşam masalları
Genel semanik
Parapsikoloji
Birde cevap olarak sevgili bilir kişi , canlılar arasında yaşayam *en mükemmel varlık insandır.Ama tabiki bazen de hayvanlardan bile aşağılık olanlarını görüyoruz.İnsan kusursuz, hastalanmayan , ölümsüz bir canlıdır diye iddaa eden kim var acaba?Evet çoğumuz merak ile *bekliyoruz mükemmel , ölümsüz bir insan yaratmayı becerebilecekmi bilim adamları.Artık yavaş yavaş çözüyorlar ya insanın kodlarını genomlarını *hadi bakalım bi ayar çeksinler genlerimize de 200-300 sene falan yaşayalım.Yaşasak sanki ne olacak ya.Dertlerimize şifa bulsunlar yeter.Allah hepsinden razı olsun.İlimlerini artırsın.

Evet konuya geri dönersek acaba geri kalmışlıkla inanç *arasında nasıl bir bağ kurulabilir?
Sevgi ile...

''Milletimiz din gibi kuvvetli bir fazilete sahiptir. Bu fazileti hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz''Atatürk SD; II, s. 66-67
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-10-2006, 10:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.677

Onur Üyeliği 

Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Sevgili Hümayun
İnanç içsel bir olgudur,eğer inanca dayanarak, kardeş ile kardeşin, arkadaş ile arkadaşın, sevgili ile sevgilinin, öğretmen ile öğrencinin, müfredat ile okulun, araştırma ile tapımın, ağa ile marabanın, köle ile efendinin, patron ile işçinin, gece ile gündüzün, bilgi ile inancın, sevgi ile korkunun, hastalık ile sıhhatin, hoşgörü ile katılığın....... arasındaki ilişkiyi sağlamaya kalkışırsanız geri kalmışlıkla inanç arasında temel değil, ama entemel bir bağ kurmuş olursunuz.
Şöyleki, geri kalmışlık ile inancın temelden bağı yoktur, yani insan açısından onun tarafındaki inancın, inanç faktörünün kendisinin bir alakası yoktur, ama nerde ki, içsel inancın yerini, kullanım ve yaptırım inancı alır, inanç bir kullanma iradesine dönüşür o zaman bağ oluşur.

Tarihi incelediğimizde ise gerçek çıplağım diye bağırmaktadır, oysa biz kaldırım seyircileri gibi gerçek ortadan geçip giderken sadece kafamızı yere eğiyoruz.

Başka bir forumda kabaca ifade etmiştim bunun nedenleri üzerine;
http://www.turandursun.com/modules.p...=asc&&start=75

O forumda yazmıştım, kavanoz ve kapağı. Binlerce yıl kavanoz dünyası yaşayan çoğunluk insanlık, ne zaman ki kavanozdan dışarı(aydınlanma) çıkmak istemiştir, kafasını kapağa çarpmıştır. İşte o kapak;
Din, ümmet, millet, aşiret..... vs kapağıdır ama görüyoruz ki en etkili kapak da dini kullanmak olmuştur, bu ise inancın kullanımı demektir. Burada sorun kapak(kullanılmış inanç) değildir, onu kapatan ve hiç açılmamacasına orada tutmaya çalışanlardır.

Madem inanıyorsun bunları yapmak zorundasın!! Bu sözün yoruma ihtiyacı yoktur
Kısa bir örnek kahraman örnek vermek gerekirse, Vampirler neden ortaçağda çoktur, cin çarpmaları, cadılar, lanetliler...... Çünkü bu tür kurgu masallarının yarattığı korkudan kurtulmak çin yol sadece kilisedir, okullar yada kitaplar yada bilgi değildir. Bir Hac, bir sarımsak, bir ağaç vampirin kalbine saplanacaktır, ama saplayan din adamı olmalıdır........... Ama nerde ki, dini motiflerdeki kahramanlar yeterli olmaz hale gelir, hurafeler ise yeni kahramanlar olarak işe alınır.

Mantığını bir çözersek, göreceğiz ki, inancın kendisi değil, inanışın biçimi ve yöntemindedir sorun, yazının ilk başında ifade ettim... İnanç inanç için değilse, başka şeyler haline gelir, inanç olmaktan çıkar sadece adı kalır. Vizyon, illizyon, manipülasyon...

Burada uzatmayacağım, çağlar geliştikçe, hurafelerin(kahramanların) şeklide değişir, gariban *insanlığın binyıllarca içinde soluduğu kavanozun kapağı görevini başka bir boya ile sürdürmeye devam eder(bilimsel şeyler, bilimsel kurgular ve kahramanları vs), mantığı çözersek demiştim, işte neyin boya malzemesi yapıldığı, insanlığı geride bırakmaz, o kapak boyasızda olsa geri kalınacaktı.
Ortaçağ, roman yazımının, öykü ve masal yazlımının revaç yaşadığı bir döenmdi, şu anki yüz yıl ise, başka alemlere tabir yerind eise işi yıldızlara çevirdi.(Matrix)

Kral Tanrının kutsal temsilcisi ise soruyorum, kral mı tanrıyı, tanrı mı kralı kullanıyor. Sorun kimde? Kullananda mı, kullanılandamı, kullandırılanda mı? Malesef direkt, endirekt, hedef, kısaca hepsinde.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-10-2006, 16:49
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Akraba Evliliği

Bugün bilim, akraba evliliklerinden doğan çocukların sakat doğabilecekleri konusunda yeterince bilgi vermekte ve insanları bu tür evliliklere karşı uyarmaktadır.. Ancak, her şeyi bilen Tanrı, insanların kendileri ile kan bağı bulunmayan bazı evliliklere bile Nisa 23 ayetde yasak getirirken,

4/23. Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Eğer onlarla (nikâhlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

neden doğacak çocuklarda sakatlıklara sebep olabilecek bu tür akraba evliliklerine bir yasak getirmemiştir ve getirmediği gibi, Ahzab 50. Ayetde bunu onaylar durumundadır anlamak mümkün değildir..

Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık.

Ayetin ilk satırlarında Muhammed'in, halasının kızı ile evlenebilmesi için hala kızı kendisine helal ediliyor.. Ayetin devamında ise kendisini Peygamber'e hibe eden mümin kadınların, diğer müminlere değil sadece Muhammed'e helal edildiği açıkça ifade edilmekte..

Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09-10-2006, 00:20
humayun humayun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2006
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 111
Standart Re: Bir toplumu gerileten veya yükselten nasıl inandığımıdır

Sevgili spartakus yazdıklarınız için teşekkür ediyorum ve size katılıyorum.insanların inancı Kuran olamayınca malesef dayatmalarıda Kuran da olmayanlar oluyor.Sevgi ile..

''Milletimiz din gibi kuvvetli bir fazilete sahiptir. Bu fazileti hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz''Atatürk SD; II, s. 66-67
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17-09-2017, 14:52
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
Standart

Karakoçan Katırına binmiş uçan bir adam vardı, Kenan Karıncaları ile konuşuyordu. Sonra başka bir adam, aksi bir yunus balığının küçücük ağzından çıkarak sahile attı kendini. Sonra başka birisi geldi. Elinde 4 tane kuş'u vardı. Her kuş'u 7 parçaya böldü. Parça parça doğradı kuşları ve parçalarını 4 ayrı tepeye bıraktı sonra bi haykırdı, bi haykırdı ki bu adam, korkularından 7 parçaya böldüğü kuşlar dirildi. Aynı adam alevli ateş üzerinde de yürüyebiliyordu. Başka birisi de denizin üzerinde çıplak ayakla yürüyordu.

Ben şimdi bir dağa çıksam, Tanrı ile konuştum ve vahiy aldım desem. Kadınlardan bana 3-4 tane verin, Tanrı bana helal etti onları desem ve ben Ay'ı 2'ye yardım ve Karakoçan katırına binerek uzaya çıktım ve ben son peygamberim desem bana ne dersiniz? Deli demelisiniz değil mi! Peki ya bu olayı 1450 yıl önce yaşamış Muhammedin yapması aklen neyi değiştiriyor? Aynı öyküleri anlatmadı mı?



islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:49 .