İnanırların en büyük takıntılarından biri de inandıkları tanrıları için somut kanıtlar, somut mucizeler elde etme çabasıdır. Bu çabaların en rezil hali ise tanrılarının ya da dinlerinin simgesi olarak belirledikleri şekillerin, kelimelerin çeşitli cisimlerin üzerinde şekil bulduğu yönündeki iddialarıdır ki inançsızlar tarafından en fazla alay konusu olan da yine budur.
Aslında bana göre inanırların bu çabası her şeye gücü yeten bir tanrının var olmadığına en büyük kanıttır. Çünkü, aklı başında bir tanrı, bu denli bir kepazeliğe sessiz kalamaz. İnanç adına, bu kadar akıldan ve mantıktan uzaklaşmaya göz yumamaz. Durum bir inançsız açısından böyleyken, inanır bir kişi açısından da benim ulaştığım sonuca ulaşmak kaçınılmaz olmalıdır. Bunun nedeni ise inandığı ve kendisine doğru yolun gittiği yol olduğunu söyleyen bir tanrı, kendi varlığına dair bir mucize gönderirken, kendisi karşısında eşit bir güç olarak gördüğü bir diğer din için de yine aynı mahiyette ve aynı yöntemle bir kanıt gönderiyor! Bu durumda, gönderilen kanıta inanan bir kişinin, inandığı tanrısının kendisi ile alay ettiği yönünde bir şüphe oluşması gerekmez mi? Ya da kendisinden başka bir tanrının da var olduğu yönünde bir ikileme düşmesi? İsterseniz konuyu biraz örneklendirelim:
Biri Sizi Gözetliyor
Hıristiyanlar için nemden küflenmiş bir duvarın üzerinde beliren İsa figürü, inanırlarını hayatın her anında yanınızdayım diyerek cesaretlendiriyor. Ortaya çıkmak için neden böyle pis bir yeri seçtiği ise merak konusu.
Kurban Bayramında Çok Satanlar
İbrahim'in oğlunu kurban edecekken gökten indirilen koyunun soyundan gelen bu koyunu kurban etmek ekstradan sevap mı yoksa günah mı getirir? Bir anlığına gaza gelip büyük paralar verdikten sonra elde bıçakla koyunun başında derin düşüncelere dalmak gibi bir ihtimal de var.
Hıristiyanlar içinde en büyük kahramanın "İsa" olduğu yönünde bir inanış da var. Özellikle kendini süper kahraman hikayelerine çokça kaptıran çocuklara telkin edilen bir hikayedir. Bu hikayelere daha fazla dayanamayan İsa'nın "Iron Man" şeklinde kendini gösterme denemesi olabilir mi? Bir de oluşum aşamasındaki monolog var tabi: God Dammit! Holy Shit! Jesus Christ!
Konuşabilse Allah da Derdi
Dilsiz balık bile Allah derken, hala mı inanmazsınız?
O Doğanın Her Yerinde
Oldukça zorlama bir şekilde ortaya çıkarmışlar gibi geldi ama pek de uygun olmamış gibi sanki.
Un, Şeker, Biraz da İman
Tabi son yılların en meşhur Allah yazısını da es geçemezdik. Kekin sonu ne oldu onu merak ediyorum. Yediler mi? Bekletip küflenince çöpe mi attılar. Gerçi ikisinin de küfre giriyor olması lazım.
Tabi etrafımıza baktığımızda daha başka şeyler görmemiz de mümkün:
Gökyüzündeki Buddha
Dinler/felsefeler sadece Orta Doğuda doğmuyorlar. elbette ki rakipleri olacak.
Godzilla
Tabi daha yeni yeni taraftar toplayanlar ve kendi Tanrılığını henüz ilan edememişler de mevcut. Godzilla gibi.
Zeus'un Gazabı!
Tabi tanrılar içinde sadece kendini göstermekle yetinmeyip, rakiplerine karşı daha agresif tavırlar sergileyenler de mevcut. Yıldırım Tanrısı ya da Tanrılar Kralı Zeus, görkemli heykelleri ile kendisine rakip gördüğü İsa'yı alt etmişe benziyor. Yıldırımlarını yönelttiği bir diğer hedefi olan Minarelerde ise şimdilik bir zayıflık belirtisi yok. Kuran'ın Allah'ının Zeus'dan daha güçlü olduğunu düşünebiliriz. Tabi paratoneri de unutmamak lazım.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
Birde şöyle ibretlik bir resim var. İsa, varlığını bir köpeğin poposunda göstermiş.
Jesus spottet on Dogs Asshole
Bu da başka bir köpek.
Jesus image found in dog's butt
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Tüm gerçekler üç aşamadan geçer. Önce alaya alınırlar; sonra kendilerine şiddetle karsı çıkılır; ve son olarak ise doğruluklarının çok açık olduğu ilan edilir.