Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Mitoloji & Esoterisizm > Sufizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 06-01-2019, 20:31
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart Etki-Tepki Yasası

Efendim Sufizm bölümnde Newton'un III. Hareket Yasası (Etki-Tepki Yasası) nın ne işi olabilir diyebilirsiniz, amacım fizik kanunları değil elbet, insanın derinlerine inmek, orada ki etki-tepki meselesi nasıl oluyor ona bakmaktır.
Etki/tepki meselesi sadece dışımızda değil, içimizde de oluyor çünkü.

Ne diyor yasa kısaca, "Bir etkiye karşı her zaman bir tepki vardır."
Yazdan koyu AKP li birine, "sen Kılıçdaroğlu'na muhtaçsın, o olmazsa sende bitersin dedim.
Nasıl? dedi.
Kılıçdaroğlu bu kadar Tayyip'i veya AKP yi kötülemese, sen de ona karşılık göstermez tepki vermezsin, dolayısıyla Tayyib'i de unutur gidersin.
Devamında,
Farkında mısın? Kılıçdaroğlu sana sürekli onu hatırlatma görevini yerine getiriyor! Yani sana etki ediyor, sen de bu etkiye tepkisiz kalamıyorsun, böylelikle Tayyib'i diri tutuyorsun, o yüzden Kılıçdaroğlu senin velinimetindir." dedim.
Devam ...

Tam tersi de böyledir netekim, isimlere takılmayalım, etki her zaman karşı etki ile sonuçlanır.

Siyasette de etki/tepki yasası işler, hemde gayet iyi işler, etki/tepki yoksa dinamiklik yok demektir, enerji yok demektir, enerji yoksa beslenmek yoktur, o zamanda insanda ki sağlam bir özellik olan unutmak devreye girer ki bu statiklik demektir.

Bir bebek ağlar (etki), ve ağladıkça (tepki) kendine baktırır (enerji), etki yoksa anne veya baba o bebeğin varlığını bile unutur gider, bu işler böyledir.
Bebek burada statik (etkisiz) kalsa, ağlamasa, anne/baba o bebeği unutup gidecektir. Lakin bebek sürekli (dinamik) şekilde ağlar (etki) ki kendine baktırır.

Etki tepkiyi doğurur, tepki etkiye geri döner. Oluşan şey enerjidir, yani besindir. Tersinde de aynı şey olur tabii.
Aslında ikisi de aynı şeydir, etki = etki'dir. En sonda da enerji oluşur.

Daha hayata başladığımız da etki/tepki meselesini çok iyi öğrenmiş bulunduk böylelikle enerji sorunumuz hallolmuş oldu.
Evrekâ !...
Etki edince, o şey bizi besledi !!
Bu acayip bir şeydi, işte bunu çok iyi öğrendik !...
Siyasete etki ettikçe, ideolojilere etki ettikçe, inançlara etki ettikçe, o geri dönen şey, bizi besleyen şey oldu.
Başka bir açıdan bakarsak, Siyasi, ideolojik, inançsal etkiler, ruhumuzu veya egomuzu besleyen yapılar oldu.

Enerji savaşları da yeni bir şey değildi yani, o hep içsellerimiz de olan bir şeydi.

Devam ...

Şimdi Dinler meselesini ayakta tutan yegane şey de, bu etki/tepki meselesidir.
Dinler de kendine etki/tepki edecek bir şeyleri her zaman bulmuşlardır, ki bugüne kadar ki hayatta kalmaları bu yüzdendir. Öteki türlü sürekli aynı mutat şeyleri yapan biri, bundan bıkacak ve statikliğin pençesine düşecektir.
O yüzden aktif bir tehdit, bir düşman her zaman iyi fikir olmuştur zıtlar için.
Aktif tehdit statikliği tersine çevirir, ortamı bir anda dinamikleştirir, tehdit demek dinamik bir alan yaratır, dinamik alanda enerji demektir.

Tam tersi, dinsizlik dediğimiz yapılarda, kendi içinde ki statikliği din hedefiyle aşarlar. Kendilerine bir hedef bulmak zorunda kalırlar.
Bu açıdan bakınca din ve dinsizlik her ikisi de bir birine muhtaçtır. Din tek başına yapamadığı gibi, dinsizlikte tek başına yapamaz.
Böyle derin bir ilişki içerisindedirler.
Şimdi bunlardan hangisi önceydi denirse, yumurta tavuk önceliğine girmeye hiç gerek yok, yumurta da var tavukta var. Var mı var! Meselemiz bu, önceliğimiz de bu.

Var olandan yürüyeceğiz.

Devam ...

Daha hayata başladığımız popomuza şaplağı yediğimiz andan itibaren en iyi öğrendiğimiz şey, "Etki tepki yasasıdır"

"Etkilenince tepki verdik", "Etkileyince tepki aldık", vuuuu....

Bu yasa sayesinde besleneceğimizi, daha beyinlerimiz bile gelişmeden, iç güdüsel olarak öğrendik.

Ve bu öğrenişimizi hayatımız boyunca devam ettirdik, onu büyüttük geliştirdik, öyle ki öğretilerimizin bile bununla beslendiğini, besleneceğini (içsel biliş) bildiğimiz için, hayali/gerçek hiç fark etmez hedefler edindik.
Çünkü o hedeflerin bizi (inanç/ideoloji/siyaset) besleyeceğini içgüdüsel olarak biliyorduk.

En büyük bilişimiz bu.
Bütün bilişlerimizin anası.


Devam ...

Bunu çok iyi öğrendikte, bir şeyi de yanlış öğrendik, biz artık o poposuna şaplak yiyen bebek değiliz. Başka bir şey olduk, dolayısıyla onun Etki/Tepki yasasını devam ettirirsek, o bebeklikten kurtulmuş olmazdık. Bunu öğrenemedik!
Tamam Etki/Tepki yasası çocukken işe yarıyordu ama büyüdükçe ondan da kurtulmak gerekiyor ki büyüdüğümüz belli olsun.

Büyümek başka şey çünkü.

Olayın Sufilikle olan bağına gelince "Her şey merkezinde" diyen bir öğretide, zaten hedef alınan bir besin olmadığı için, Sufizm Etki/Tepkiden beslenmeyi önermez. Hiç bir zamanda önermemiştir, olmadı en sonunda da kendini imha bile eden bir sisteme sahiptir. Bunun içinde Sufiler olayları merkezinde görüp düzeltmelere karışmaz.
Düzeltmek demek enerji ve dinamiklik demektir ki, "Bir etkiye karşı her zaman bir tepki vardır." prensibince, "etkisizlik Sufiliğin yoludur."

Son olarak bu yazı çözüm denen şeyi sunmaz, önermede bulunmaz, böyle bir iddiası yoktur, sunduğu sadece farkındalık denen şeydir ki ne olduğumuzu "fark" etmeye yönelik, bilişimizin köklerine öylesine bir bakış/gözlem, hepsi o!

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06-01-2019, 21:14
ForumKirpisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ForumKirpisi ForumKirpisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Nov 2018
Bulunduğu yer: Merkez/Çin
Mesajlar: 1.838
Standart

Ying - Yang.

Newton reize selam olsun.

Nasıl olsa Bade' lenen daha evvel de bade' lenmiş Hatta bazıları '' Nur Çeşmesinden '' içerek ?? nurlanmışlardırlar
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-01-2019, 21:14
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
Standart

Evet felasife, sufilik karın doyurmadığı gibi, herhangi birşeyin çözümü de değil. Tarım ve ziraatin desteklenmesi için kurulan ziraat bankasının futbol kulüplerin borçlarını ödemesine benzer bir tür saçmalık bana göre. Sufilik denilince aklıma ilkin fuzuli gelir zaten. Bu konuda Celal şengör'ün fuzuli'nin sıyrık aklını ve ilahi mucizelerin tarihselliğini eleştirdiği video'sundan 1 dakikalık kesiti youtube dan ekliyorum.



Celal şengör, vahiy almak tımarhanelik iş derken, gazali'nin aslında, varlık ve nedenselliği irdelemeye başlamadan önce gayet mantıklı bir insan olduğunu anlatıyor, ama o uzun video Flaps Club kanalında idi galiba. izlemek isteyen youtube Flaps Club kanalında Celal Şengör'ün uzun vidolarına bakabilir. uzun dediğim 55 dakika!

islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-01-2019, 22:24
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet felasife, sufilik karın doyurmadığı gibi, herhangi birşeyin çözümü de değil.
Her şeyin hazır olduğu bir hayata geliyoruz, eksik fazla bir şey görünmüyor, büyüdükçe insanlar eksikler görüyor ve başlıyor çözmeye, varsın birileri de bir şeyleri çözmesinler.

Hayat zaten çözülmüş!

Çözülmüş bir hayatı çözmek, tekrar tekrar çözmeye çalışmak, yorucu bir iştir.

Celal hoca da kendi açısından yanlış bir şey demiyor, meseleyi çözmüş o da, kim denk gelirse saydırıp gidiyor, ne diyeyim etki/tepki yani enerji lazım ona demek ki.

Fuzuli kendini niye yorsun ki, adı bile kinayen Fuzuli, şiirsel yazmış geçmiş gitmiş.


Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06-01-2019, 22:43
karakedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
karakedi karakedi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Nov 2018
Mesajlar: 690
Standart

o zaman etki-tepki yasasına göre şöyle diyebilir miyiz?

eğer inanç olmasaydı inançsızlık da olmazdı. inancın verili bir anda olduğunu bildiğimize göre, kişi inancını tarif için inançsızlığa da ihtiyaç duymaktadır. çünkü etki-tepki bunlar birbirini tanımlar. o halde bir kişi inançlı olmak istiyorsa aynı vücut ve fikriyat içinde inançsız da olmak zorundadır. o zaman diyebilir ki iyi bir mü'min aynı zamanda iyi bir ateist de olabilmelidir. nihayetinde islamiyet aslında ateizm, aslında ateizm de bir islamiyettir. çünkü etkiye karşı tepki, bu yüzden de tepkiye karşı etki vardır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06-01-2019, 23:31
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

karakedi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
o zaman etki-tepki yasasına göre şöyle diyebilir miyiz?

eğer inanç olmasaydı inançsızlık da olmazdı.
İnanç "bu" demeyince, inançsızlık "bu" nasıl densin, denemez. Bunlar bir birlerini tamamlayan şeyler, bir birlerine muhtaçlar ve insan zihnin de olan bir tamlama bu ayrıca.
Doğada ikisi de ayrı ayrı yok.
Anca nötr dediğimiz şekilde var ki, o da birini çıkarınca diğeri de çıkmış oluyor. Gerçi inanç işi gelişim işi aynı zamanda, hop diye birden bire de çıkmıyor, çıkmamış, evrilmeyi es geçemeyiz.

karakedi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
o halde bir kişi inançlı olmak istiyorsa aynı vücut ve fikriyat içinde inançsız da olmak zorundadır. o zaman diyebilir ki iyi bir mü'min aynı zamanda iyi bir ateist de olabilmelidir.
Olabilmelidir de kim diyecek bunu? İslamın öyle bir öğretisi yok ki, aksine imandan sakına ayrılmayın diye sıkı sıkı emirleri var.

Ama İleri Sufizm de var bu dediğiniz, mesela Hasan Sabbah tamda böyleydi, o uç noktada büyük bir keşf yaptım deyip, ipin ucunu kaçırdı gitti, okudum hikayesini. Sanırım Gazali de böyle oldu ama onu hiç incelemedim. Bir şey oldum zannettiler, oysa her zaman ilerinin de ilerisi vardır, yüksüz nötr bir düşünce alanında, aksiyon olmaz, onlar aksiyona daldılar, kurallar koydular, hükümler verdiler.
Bu dediğim gibi ilerisi bir alandır, Sufizmde de bu nötr alanla ilgili bilgi yoktur, o yüzen çokları şöhreti de yakalar ama meseleyi de kaçırırlar.

Hazır ileri Sufizm demişken, başta bir şey vaat etmeyen, olanı da elinden alan bir öğreti, sonda da bir şey vaat etmez. Ama demek ki birileri bir şey bulacağını zannediyor ki, sona geldim deyip, buldum diyorlar. Sufizmin sonu başıdır, en sona gelince başa gelinmiş olur, daire tamam olur ve arayış biter.
Hayret/şaşırma ile ilgili anlatım şiirler aslında bu noktayı sembolize eden şeylerdir. Bundan sonrası hayrettir.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-01-2019, 06:00
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Sevgili Felasife,

Yalniz o "seyini seyettigimin seyi" yasasi der ki; her etkiye karsilik, cisimden agri esit ve zit yonde tepki vardir. Seyedeyim dedim.

Cisim orda duruyor yani.

Sen bir daha dusun istersen.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-01-2019, 09:22
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Yani karşı yok olmaz, aksine olsun ki etki/tepki normal çalışsın.

Eh biraz insanlar arasında etki/tepki farklılaşabiliyor tabii, "bir dokun bin ah işit" gibi, etkiye karşı tepki-ler, etki-lere karşı tepki gibi.
Şeyini şey ettiğimin şeyi yasası iyi çalışır, Bir bebeğin hayata kalmasını, beslenmesini belirleyen yegane şeydir.
Ebeveynler şöyle baktık böyle baktık derler, ama o bebeğin kendine baktırdı kısmını es geçerler.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-01-2019, 09:29
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Etki: Acıkmak + Ağlamak
Tepki: Meme + Süt
Enerji: Gaz + Kemik

Felâsife, ağlamayana meme yok desene


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 07-01-2019, 09:38
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Turdur´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Etki: Acıkmak + Ağlamak
Tepki: Meme + Süt
Enerji: Gaz + Kemik

Felâsife, ağlamayana meme yok desene
Aynen, en iyi öğrendiğimiz şey, okumayla, eğitimle olmayacak yegâne biliş.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
etki, sufizm, tepki, yasa


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:55 .