Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı
Toplum denilen şey stabil değil. Haliyle toplumun şu an nasıl hareket ettiğine bakarak, gelecekte de aynı şekilde hareket edeceği söylenemez.
Mesela, şu an Türk toplumunda cinayet işlemek, toplumca kabul edilmeyen bir davranış. Çünkü cinayet işleyenler, en basitinden hapse atılıyor, tecrit ediliyor.
Peki, yarın Türk toplumu başka bir toplumla savaşa girse, Türk toplumunun cinayete bakışı nasıl olacak?
Kötü/ahlaksızca kabul edilen cinayet, savaş zamanında iyi/ahlaklı bir davranışa dönüşecek.
Demek ki ahlak veya ahlaksızlıktan bahsetmek rasyonel değil. Göreceli konular bunlar.
Ahlak kavramı, zaten dini bir kavram. Namus ya da cin gibi bir dini kavram.
|
Savaş öncelikle cinayet değildir, çünkü cinayet kanunla yasaklanmış bir suçtur ve insan hayatının kasten alınması anlamına gelir. Öte yandan savaş, devletlerin veya toplulukların belirli bir amaç veya çıkar için düşmanlarına karşı silahlı kuvvetlerini kullanması anlamına gelir.
Savaşın ve cinayetin kötülüğünü alıp toplumun savaşı onaylamasıyla karıştırıyor ve sonunda bu onayı ahlaksızlık olarak tanımlıyorsun, oysa savaş ve cinayet farklı kavramlardır. Bu nedenle bir toplumun kendini haklı görmesi veja savaşı onaylaması neden ahlaka aykırı olsun?.
İnsan doğasına ilişkin temel gerçekleri açıklarkende, dini kavramlarla ilişkilendirerek yanlış anlaşılmaları önlemek önemlidir. Bu gerçeği nötr dine bağlarsanız dinler oluşmadan önce ahlakın olmadığı mantığı yürütülebilir ki bu da, insanlığın din olmadan önce vicdanı olmadığı anlamına gelir ki bu kesinlikle doğru değildir.
Ahlak, yaratılışımız, tarihimiz, kültürümüz ve çevremiz gibi birçok faktörden etkilensede ahlaki anlayışımızın temeli, vicdanımız, empati ve sosyal ilişkilerimizle ilgilidir. İnsanlar toplum içinde yaşar ve birbirleriyle etkileşim halindedirler. Bu etkileşimlerde, bireyler birbirlerine nasıl davranması gerektiği ve hangi davranışların kabul edilebilir olduğu konusunda sürekli değişimler yaşya bilir. Dinlere hiç gerek duymadan.