Bir ara Turkiye'nin Kafkaslarda izledigi politikalar uzerine haberleri takip eder, arada bir bir seyler karalardim. Turkiye'nin planlari bana hep komik gelmistir nedense. Sanirim her seferinde isleri ellerine yuzlerine bulastirdiklari icin. Icerde isler genellikle tutar. Kose bucak her yeri kontrol edecek bir ag yaratirsin, arada bir milliyetcilik gazina basarsin, sonra gazdan ayagini kaldirip biraz islamcilik gazi verirsin, arada bir darbe falan isler bir sekilde kor topal da olsa gider. Ama disarda bu naneleri yemek o kadar kolay olmuyor ne yazik ki.
Sovyetler Birligi cokup, Turki cumhuriyetler kurulunca Turkiye'nin eski milliyetcilerini bir heyecan sarmisti. Eski ulkucu, yeni eli cantali isadamlari buralari doldurdu adeta. Tabii cok sayida ajan falan da beraberinde akin etti. Yeniden bir Turan ruyasi mi doguyordu acaba. Zaten kapitalist girisimlere ac kalmis olan bu topraklarda ne satsan gidiyordu. Bavulunu dolduran Kafkasya'ya Turkmenistan'a kosuyordu. Artik bu topraklara da girecek, orda da iktidarlari indirip cikartacaktik belki de. Biz cok darbeler yapmistik icerde, bu isleri bilirdik.
1995 Mart'inda Aliyev'e bir darbe tezgahlandi. Turkiye'nin gizli servislerinin becermeye calsitigi bir isti, ama ne oldugu tam olarak ortaya cikmadi. Demirel'e gore darbeyi Aliyev'e kendisi bildirmisti. "Yahu Haydar, ne ariyorsun burda, ulkende darbe yapiyorlar, kos git engelle". Aliyev kostu gitti ve darbeyi engelledi. Tabii biz bunu Demirel'den boyle duyuyoruz. Yazdiklarindan isi tezgahlayan Tansu Ciller olabilirdi.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...117&yazarid=10
Ertugrul Ozkok'e gore "Gorevimiz Tehlike" senaryosunun kanunu islemis, gorevi beceremeyenler hapi yutmustu, bantlar da imha edilmisti. Ama Aliyev bunu yutmadi. Senaryo'ya gore Aliyev devrilecek yerine Elcibey getirilecekti. Elcibey de artik sonuna kadar koyunde inzivasini surdurmek zorunda kaldi. Bazi soylentilere gore Aliyev Turkiye'ye petrol ortakliginda biraz rusvet de vermisti.
Ama Turkiye artik Azerbaycan'i kolay kolay kazanamayacakti. 1997'de Azerbeycan'in dis ticaretindeki payi yuzde 27 iken 2004'te yuzde 6'ya indi. Azerbeycan Turk burokrasisine guvenmedigini sadece ticari iliskilerini azaltarak degil, politik manevralarda da gosterdi. Ornegin Kuzey Kibris'i taniyacagiz dedi, ama AB ile anlasmalar yapinca ondan da vazgecti.
Benim en cok guldugum konu ise Demirel'in bu darbe girisiminden sonra Cumhurbaskanliginin son doneminde Kafkaslara yapmaya calistigi cikarmaydi. Sanirim yil 2000'di. Demirel Gurcistan'a bir ziyaret yapip, Kafkas'larda Azerbaycan ve Gurcistan'la bir ortak platform olusturmaya giristi. Adi da "Kafkas Istikrar Pakti" olacakti. Isim bile bana komik gelmistir. Tabii bu projede Ermenistan ve Rusya olmayacakti. Aradan birkac hafta gecmeden Rus disisleri bakani Turkiye'ye bir ziyaret duzenledi. "Rusya'nin icinde olmadigi bir Kafkas pakti dusunulemez. Bu pakta biz de girecegiz" deyiverdi. O kadar kolay miydi, sana yedirirler mi? Demirel sapa oturdu, bir daha da projeden bahsedilmedi.
Ahmet Necdet Sezer'in doneminde Rusya ile Gurcistan'in iliskileri gerilince Turkiye bir atak daha yapti. Turkiye-Azerbaycan-Gurcistan arasinda yeniden bir pakt gundeme getirildi. Ancak onu da Rusya engelledi. Gercekten de Rusya olmaksizin Kafkasya'da at oynatamazsiniz. Ustelik adamlarin ulkelerinde darbe yapmaya yeltenmissiniz, size guvenirler mi? Su anda bildigim kadariyla sadece Azerbaycan'in basindaki Aliyev'in oglu yeni Aliyev degil muhalefet de guvenmiyor.
Turkiye, uluslararasi iliskilerini duzeltmek icin bence once icini duzeltmeli.