Alıntı:
Herşeyden önce bütün sistemler bir tasarım üzerine vardır. Yani bilgi ve sanat tasarımın doğası gereği olması gereken iki bileşen. Bu sisteme ait bilgi ve sanat nereden geliyor, yani bilinç olmadan bilgi ve bilgi olmadan sistem kurulamaz ve bu bilinç nereden geliyor ? içsel midir dışsal mı ?
Faraziye üzerinden gidiyorsun. Tasarım denen bir olgu yoktur. Bütün sistemlerinde bir tasarım sonucu olması gibi bir şeyde yoktur. Biz, herhangi bir şeyin geliştirme sürecine tasarım deriz. Şöyleki, bir radyo yapacağız. Önce onu kafamızda modeller şuraya osilatör, şu entegreyle ses amfisi vs. deriz. Burada ses ayarı olsun deriz vs. Yapılan nedir, kafamızın içinde onun nihai haline dair bir şablon oluşturmak. CAD/CAM/CASE Sistemleri de bunu bilgisayar üzerinde yaparak bize kolaylık sağlar. Böyle yapmanın tek avantajı maliyettir. Oysa, eskiden insanlar tasarım değil, deneme yanılma yoluyla bir sürü şeyler yapmışlar. Bu deneme yanılmalardan edindikleri bilgileri de biriktirmişler. Böylece bugün bu tasarım denen süreci yapabiliyorlar.
Bakalım, acaba, ilk uçak nasıl ortaya çıkmış. Tasarımla mı? Deneme yanılma yoluyla mı?
Doğadaki herşeyde deneme yanılma yoluyla sağlanıyor. Hepsi bundan ibaret. Evrim bu sürecin ta kendisine verilen ad..
Alıntı:
Ve bütün kapalı sistemler doğası gereği SONLUDUR ama bu sistem sonsuz düşünceler, yargılar vb. üretiyor. Sonlu olandan sonsuz olan türeyebilir mi ?
Ve dahası herhangi bir kapalı sistem kendini bir varlık olarak nasıl algılar ? yani kendini içeriden algılama nasıl mümkün oluyor ?
Üstelik "özgür seçim" veya "hür irade" nasıl oluşur ? bir robot seçim yapma özgürlüğüne sahip olabilir mi?
Gene faraziler üzerinden icraat yapmaya çıkıyorsun ve maalesef safsata üretiyorsun. Kapalı sistemlerin sonlu olduğunu, ama ürettiği sistemlerin sonsuz olduğunu söylüyorsun? Nerde, hani, insan beyni sonsuz şey üretemiyor, hayal de edemiyor. Önceline bakalım. İnsan beyni kapalı sistem değildir ki. Ve bugün sonsuz şey üretebilen bir beyin henüz tanınmamaktadır.
Varlık olarak algılama dediğin ne ki? İnsan kendini içerden algılamaz. İnsan bir bütün olduğunu bilir ve ona göre davranır. Ama elbet eğitim insanda bir takım böyle acayipliklerin beyne kazınmasına yol açabilir. Ve insan için özgür seçim, hür irade filan yoktur. İnsan düşünce ve davranışları biyolojik insanın tam olarak güdümündedir. Biyolojik insanda ortaya çıkacak bin bir türlü hal, senin farklı bir şey sandığın davranışlara yol açan insanda da farklı tepkilere yol açar. Ve işin aslı biyolojik insandan öte hiç bir şey yoktur.
Ve evet, bir robot özgür seçim şansına sahip olabilir. Ama robotlar yapılırken bu niyetle değil, bizim istediğimiz şeyi yapmaları niyetiyle üretilirler... Bu yüzden de bunu yapmazlar. Ama mevcut teknoloji ile bile bunu yapabilecek robotlar üretilebilir.
İnsanlara bak bakalım. Şizofreni vs. vakaları hakkında ne düşünürsün?
Alıntı Liop hocadan
İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.