|
Oteki vatandaslarinin dokumunu guzel dile getirmissin. Bir de biz vatandaslarinin-laiklik-dokumunu verirsen, sevinirim. Onlarda oteki vatandaslari gibi, ne istediklerini, ne yapmalari gerektigini biliyorlarmi? Merak ettim de.
|
Sevgili evrensel-insan;
Vatandaşlar sözü yanlış anlaşılabilir. Dolayısıyla öteki-beriki ya da müslüman-laik gibi bir kamplaşmaya katkı vermemek gerekir.
Dikkat edersen yazımda "İslamcılara göre" ve "Kimi İslamcılara göre" tabirleri kullandım. Burada laik, demokratik yönetime tehlike arzedenler İslamcıların bir kesimidir. İslamcıları ayrı, müslümanları, dindarları ayrı görmek gerekir.
Her İslamcı müslümandır ama her müslüman, İslamcı, dinci, şeriatçi değildir.
Müslümanların büyük kısmı laiklikten yanadır zaten.
İslamcılara gelince, onlarında bir kısmı laiklikten yanadır. Bir kısmı laikliğin yeni bir tanımlamasından ve esnetilmesinden, yumuşatılmasından yanadır.
Bu iki kesimde şeriat düzeni taraftarı değildir.
İslamcıların bir kesimi ise laikliğe tamamen karşıdır.
İşte bu kesime karşı demokrasinin, laikliğin korunması için tedbir alınması gerekir. Bu kesim çok güçlü değildir ama iktidar içinde gücü vardır, diyanet içinde gücü vardır, tarikat ve cemaatler içinde hakimdir.
Laikliğin ve demokrasinin korunması devletin görevidir. Hükümetin, kolluk kuvvetlerinin, yargı organlarının..
Vatandaşların görevi ise şeriat yanlısı propaganda ve örgütlenmelere karşı duyarlı olması ve bu oluşumlara taviz vermeyecek şekilde direnmesidir.
Ancak ne zaman devlet görevini yapmakta aymaz davranır, ülke tehlikeli bir yola girer, o zaman laiklikten yana olanların "Bursa Nutku" doğrultusunda tavır koyması gerekir.