NOT: ARZU EDENLER DİREK SON 3 paragrafa göz atsın-aradaki copy pastelerkonuya ışık tutmak için farklı yerlerden iktibas edilmiş-bence önemligörüşlerdir...(mutezile)
''Diğer mevzu. MADEM ALLAH BİZİM İMTİHANIMIZIN NETİCELERİNİ BİLİYORDU NEDEN BİZİ SINAVA TABİ TUTTU şeklinde özetlenebilecek bir soru. İslam kelamcılarının ve akaid imamlarının yıllardır üzerinde kafa patlattığı bu konuda başlangıcından itibaren gelinen noktaya kadar bilinen bir gerçeklik var ki o da şudur: EYLEMLERİMİZ ALLAHIN BİLMESİNE GÖRE DEĞİLDİR. Bu şu demek: Bizler, yaptıklarımızı Allah biliyor diye yapıyor değiliz. Allahın bizim yapacaklarımızı bilmesi bizim yaptıklarımızın sebebi değildir yani. Evet Allahın ilminde zaman ve mekan sınırlandırması yoktur. O herşeyi bilir. Ama bizlerin imtihanı kazanıp kaybetmesi mevzusu Allahın bilmesine göre değerlendirilecek bir husus değildir ki. İnsan için takdir edilen yani Allah tarafından İRADE edilen İRADE-İ CÜZİYE ye Allah müdahale etmez. Müdahale etmediği için insan sorumludur. Allah biliyor diye sorumlu değildir. Umarım anlatabilmişimdir.''(Alümünyum)
KADER İSLAMİYET ÜZERİNE
Allah insanları yaratırken iradeyi, kendisindemi tutmuştur? Yoksa kullarınamı vermiştir? Aslında bu konuya açıklık getirmek için ayetlere bakmak en doğrusu galiba.
A'RAF-179'da"AND OLSUN Kİ, CEHENNEM İÇİN DE BİR ÇOK CİN VE İNSAN YARATTIK; ONLARIN KALPLERİ VARDIR AMA ANLAMAZLAR......." Zalim insanlar için "cehennem" değilde, "cehennem" için "zalim insan" yaratılıyor.
YUNUS-99-100 de, "RABBİN DİLESEYDİ, YERYÜZÜNDE BULUNANLARIN HEPSİ İNANIRDI (bakın can alıcı nokta bu, yani "İSTESEYDİ HEPSİ İNANIRDI"), ÖYLE İKEN, İNSANLARI İNANMAYA SEN Mİ ZORLUYACAKSIN? ALLAH'IN İZNİ OLMADAN KİMSE İNANMAZ" Görüldüğü gibi bilinçli olarak insanları hidayete erdirmeyen, buna gerekçe olarakta cehennemi tamamen doldurmaya dair vermiş olduğu sözü gösteren bir ruh haliyle karşıkarşıyayız. Bu noktada işin mantiki çözümlemesi gereksiz bir fantazi olur, çünkü burada en küçük anlamda mantık yoktur. Çünkü tam anlamıyla sapkın bir ruhla karşıkarşıyayız. Keyfiyetle hareket eder ve bu keyfiliği neticesinde
ise, yaradılış gereği olarak (kendisinin belirlemesinde) inanmayan insanları yakar, ateşlere atar, tekrar yanmış derilerini tazeler vs.vs.
Burada söz konusu olan, kişinin olgunluk çağından sonraki eylemleri değildir; çünkü kişinin NE OLACAĞI, NELER YAPACAĞI, DAHA DOĞUM ÖNCESİ, KENDİSİNE "RUH ÜFLEYEN" MELEK TARAFINDAN SAPTANIYOR. Yani Dünya'ya sınav için geldiğimiz mantığı daha işin başında, büyük ruh'a çarparak tuz buz oluyor. Önceden kaderleri belirleniyor ve bu belirlenmiş kaderlere görede sorguya çekiliyor. Çok güzel değil mi?
Peki "kaderi kendisinin belirlediği"ni bildiren ayetler sadece bu kadarmı? Kuşkusus hayır. Bir çok ayette "kaderi" kendisinin belirlediğini, bıktırıcı tekrarlarla devam ediyor. Ben bulabildiğimi getireyim.
FURKAN-31 de, "EY mUHAMMED, HER PEYGAMBER İÇİN, BÖYLECE SUÇLARDAN BİR DÜŞMAN ortaya koyarız."
HACC-16'da, "Allah şüphesiz DİLEDİĞİNİ DOĞRU YOLA eriştirir"
NUR-40'da, "Allah'ın NUR VERMEDİĞİ kimsenin NURU OLMAZ"
HADİD-22'de, "Yeryüzünde ve sizin başınıza gelen herhengi BİR MUSUBET YOKTUR Kİ, BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE O, KİTAPTA BULUNMASIN"
TUR-56'da, "Cin ve insanları ancak BANA KULLUK ETMEK İÇİN yaratmışımdır"
KALEM-45'de, "Doğrusu benim TUZAĞIM SAĞLAMDIR"
ŞUARA-4'te, "Biz dilersek, onlara GÖKTEN BİR MUCİZE İNDİRİRİZDE ONA BOYUN EĞİP KALIRLAR"
BAKARA-105'de, "Allah rahmetini DİLEDİĞİNE tahsis eder"
BAKARA-20'de, "ALLAH DİLESEYDİ, işitme ve görmelerini giderirdi"
BAKARA-6'da, "İnkar edenleri UYARSANDA UYARMASANDA BİRDİR, inanmazlar"
BAKARA-7'DE, "Allah onların KALPLERİNİ ve KULAKLARINI MÜHÜRLEMİŞTİR, GÖZLERİNDEDE
PERDE VARDIR ve büyük azap onlar içindir."
BAKARA-117'de, "O bir işin OMASINI DİLERSE ONA ANCAK OL DER VE OLUR"
Bıktırıcı tekrarlarla, İNANIP-İNANMAMA nın kendisi tarafındandaha ilk doğumda belirlendiğini söylemesine rağmen,
İNANIP-İNANMAMANIN insanlara ait olduğunu iddia etmenin saçmalığı ortada değilmi? Ve durum böyle iken, yani kendisitarafından belirlenmiş bir bir kader sonucu, gene kendisi tarafından sorgulanıp cehennem ile sonuçlandırmasını, hidayet ve adalet sahibi bir Allah'a nasıl yakıştırırsınız?
('ARAŞTIRAN' NİCKLİ BİR ARKADAŞTAN alıntıdır)
''Yoksa, esasında varlık, ”Tek”dir; dolayısıyla irade de tektir.Teklik müşahadesinde, irade bölünmez, parçalanmaz, cüzlere ayrılmaz Tek`tir!. Külli irade, cüzlere ayrılmaz Tek`tir.. Ancak, "külli irade yanısıra cüz`i irade de vardır!" dersen, işte bu bâtıldır, geçersizdir; şirktir.Bizim, irade-i küll yanısıra, bir de irade-i cüz yoktur dememizin sebebi, ikisinin aynı anda mütalâa edilmesi dolayısıyledir. Yoksa, esasında varlık, ”Tek”dir; dolayısıyla irade de tektir!. (
www.ahmedhulusi.org.)
''Cenab-ı Hakkın yaratma kuvvetine, külli irade, halk etme kuvveti veya kudret, irade ve tekvin diyelim. Bunlar Allah’ın sıfatları... Cenab-ı Hak’a ait yönü ile mesele ele alındığında, adeta Cenab-ı Hak zorluyor da olacak şeyler öyle oluyor şeklinde anlaşılır ve binaenaleyh, işin içine cebir girer.
İnsana ait yönüyle mesele ele alındığı zaman ise; insan kendi işlerini kendi yapıyor şeklinde anlaşılır ve o zaman da işin içine, herkes kendi fiilinin halikı düşüncesinden ibaret olan mutezile fikri girer.''(06.09.2005 Sızıntı'dan)
Eşitlik eşitlik deyub duranlar var. tabi onlar eşit hak ve imkanlardan bahsediyor.belki benim bahsettiğimin onlarla alakası yok.hangi eşitlik hayatın kendisi eşit değilki.hem herkes eşit olsaydı ne olurdu.herkes tek formatta.baby700=siyahın matemi,fenerbahçe=galatasaray ,müslüm gürses=mustafa sandal(başta demiştim bu bir saçmalık ya sabır deyiniz )
ne oludu halimiz.Asıl söylemek istediğim Allah her insan için en hayırlısını yaratmamış.böyle olsaydı o zaman hz.muhammed=ebu cehil diye bir durum söz konusuydu.veya yılmaz erdoğan=nazım hikmet
insan sırf bu konu için kitap karıştırır mı?bakın ne diyor kitap.
evet Allahın kulu için en iyisini yaratması diye bir şey söz konusu olamaz.Enefdim İslamda ehl-i sünnet diye bir itikat görüşü var.birde muğtezile.sonra ehl-i sünnet ikikadı ikiye ayrılmış.maturidi,eşari .neyse
imam ebu hasenel eşari bir zamanlar muğtezile mezhebindenmiş.bir gün hocasının yanına varmış.hocam demiş.üç kardeşten üçüde ölmüş.biri müslüman diğeride kafir,üçüncü ise çocuk.halleri ne olur demiş.hocası cubbali:e tabiki müslüman cennete kafir cehenneme bebekte yoprak olur çekirgem edasıyla cevap vermiş.çekirge devam etmiş.peki hocam bebek olan deseydiki ey allahım banada ömür verseydinde senin rızanı kazanıp bende cennete gitseydim dese.cubbali:ama allah onun ileride kafir biri olacağını biliyordu onun canını küçükken almış böylece o azaptan kurtarmış.ebu hasanel eşari hz.devam etmiş.peki hocam o zaman da o kafir olan kardeş ya rabbi benimde canımı küçük kardeşimin yaşında alsaydında bende toprak olsaydım derse.ibarede(kitapta diyelim)şöyle yazar:cubbali şişti.ve el eşari bu muğtezile mezhebinden ayrılıp ehli sünnet akidesini benimser.demekki EŞİTLİK(yaratıcının kulu için en iyisini yaratması)diye bir şey yok.(
www.hafif.org)
İRADE
Kişinin seçeneklerinden birini seçip onu yapmaya karar vermesidir. İki türlü irade vardır.
1. Külli İrade :
Allah tarafından kula verilmiş olan yapma ve yapmama kabiliyetine denir.
2. Cüz’i İrade:
İnsanın kendisinde bulunan yapma ve yapmama kabiliyetinden birini tercih etmesidir. Kendisinde külli irade bulunmayan kişi sorumlu değildir. Çünkü tek tarafa yönlendirilmiş demektir
BİR İNSANIN ŞER’İ SORUMLULUĞU İÇİN
· Kendisinde külli iradenin bulunması lazımdır.
· İyiyi kötüden ayırt edebilecek kadar akıllı olması lazımdır.
· Fiili işlerken şuuru yerinde olması lazımdır.
· İşlediği fiilin mahiyetini iyi bilmesi lazımdır.
· İyi veya kötü fiili hiçbir zorlama altında kalmadan işlemesi lazımdır.
· Kendisinden istenilen iyi veya kötü fiile güç yetirebilmesi lazımdır.
İşlediği fiili yeis (ümitsizlik) halinde iken işlememesi lazımdır(
www.ilmihal
online.8m)
İnsan için takdir edilen yani Allah tarafından İRADE edilen İRADE-İ CÜZİYE ye Allah müdahale etmez. Müdahale etmediği için insan sorumludur. Allah biliyor diye sorumlu değildir. Umarım anlatabilmişimdir.''(Alümünyum) Evet sevgili Alümünyum anlatabildin.
İslami eserlerin çoğunda yazılı olduğu gibi anlattın. ve TAMAMEN de yan- lış anlattın..Konu çok derin olduğundan buraya kadar copy paste'lerle gelmek zorunda kaldım. karşılaştırma imkanı olması gerekiyordu..
İslam Kelamı'na göre Külli ve Cüzi irade tanımı yapılmıştır. Yapılmıştır da
fasit daire içinde dolaşan Mümin kardeşler bunu kolaylarına geldiği şekilde
anlamak ve tanımlamak yolunu seçmişlerdir. Külli İrade:Olumlu ve olumsu
z, yapma ve yapmama yanları birlikte bulunurken bu irade KÜLLİ'dir. Olumlu ve olumsuzu birlikte içine alan iradenin bu iki cihetten yalnızca biri
ne yönelmesi, yani bir şeyi yapmayı ve yapmamayı seçmesi CÜZİ irade-
dir. Kuran ayetlerinde her vesile ile ''Allah dilemedikçe Siz dileyemezsiniz''
dendiğinden (İnsan suresi 30; Tekvir 29 gibi..); bazı mezhepler insan ira-desine birazcık ONUR ve HAYSİYET katmak endişesiyle bu teslimiyet hila-
fında görüşler belirtmiş ama ehl-i sünnet'den 'Dinsiz' küfrünü almıştır.
''Allah, insanın iradesini yaratmadan önce de muhakka o iradenin nasıl işleyeceğini, kötüyü mü yoksa iyiyi mi tercih edeceğini biliyordu. Ancak o insanın kötüyü tercih etmesinde Allahın bilmesinin bir rolü yoktur. Allah O insanın kötüyü işleyeceğini bile bile Onu yaratır. Çünkü kötüyü işleyeceğini,yanlışı seçeceğini bildiği özgür irade programının nasıl işlemesi gerektiği konusunda o insan yaratıldıktan sonra uyarılacaktır.''
(Alümünyum)
Zaten Ümmü-l Kitabda (Levh-i Mahfuz'da) OLMUŞ OLACAK
HERŞEYİN yazılı olması sebebiyle bu konudaki bütün açıklama çabaları
boşa nefes tüketme olacaktır.
iMTİHAN ve sınav olarak nitelenen dünya hayatı ile ilgili son bir kaç söz:
İslam tanrı'nın insanı 'Muhabetten' yarattığını ileri sürer. Yarattığı zavallı insanoğlu için 15 MİLYAR ışık yılı uzunluğunda bir evreni de yaratır.Ama
bu insanoğlu kend güneş sistemini bırakın aya bile gidip görme olanağına
sahip değildir. (Astronot kardeşler hariç..) Yarattığı karadeliklerin HİÇ BİRİ
hakkında bilgi vermez, yerlerini bildirmez. Ta ki Hubble'nin Magellan nebu-
lasında karadeliğin, etrafındaki samanyolunun yörüngesini kendi çekim
gücü sonucu helezonik bir rotaya sokması ile, resmini çekebilmesine dek..
Bu yarattığı zavallı insanoğluna evrenin diğer kısımları hakkında verdiği bilgi:Evreni kaç günde ve kaç evrede yarattığı ve''Biz bir yorgunluk hisset
medik..'' şeklinde kendi fiziksel performansından dem vurmasından ibarettir. ''...Dinlenmek için bir ara Arşa yaslanarak İSTİVA ettiğiini..' söyle
sede Müminlerin gözünde bunun üzerinde durulacak bir değeri yoktur.
Bu kendi yarattığı insan-oyuncakları birbiriyle çarpıştırır (CEMEL), seviştirir
dövüştürür, gömer, tekrar yaratır, bir kısmını cehenneme gönderir, bir
kısmını cennete eğlenmeye..Asıl KİM eğlenmektedir??
Cennet ve cehenne Proxima centauri'den sonra solda mı sağda mı kalmak
tadır? 6,5 milyon insan nazi almanyasında fırınlarda korkunç acılarla yakılır
ken (Önce Zyklon-B gazıyla sersemletilmiş olarak) HANGİ SINAVDAN GE-
ÇERSİZ NOT almışlardır? DR. JOSEPH MENGELE bu sınavı gözcülerinden
midir? Kendi yarattığı insanoğluna sevgisi var mıdır? Kuranda kendisini anlatırken en az 20 (YİRMİ) YERDE, iki gözü, eli ayağı, aklından falan bah-
setmesi Muhammedin (a.s) hayal gücünün kıtlığından mıdır. Zati ve Subu-
ti sıfatları falan öfff....ne bu ya?