Haberi okumuşsunuzdur: zorunlu din derslerine yürütmeyi durdurma kararı çıktı. İyi bir başlangıç.
Benim merak ettiğim şu: acaba bizler fikri hür, vicdanı hür çocukların yetişmesine nasıl destek verebiliriz? Kitap, broşür, bir-iki günlük yaz seminerleri?
Yoksa bu yüzde doksandokuzu müslüman olan bir ülkede olanaksız mı?
Fikri hur nesiller yetisebilmesi icin; once onlari yetistirecek olan, sistemin, duzenin, toplumun, ailenin, egitimin, ogretimin ve herseyden once yanasimin ve zihniyetin, hur olmasi gerekir. Yani, "balik bastan kokar"
Yeni nesillerimizi,cocuklarimizi hur nesiller olarak yetistirmek icin
saydiginiz konular genelde toplum'dan ''ozerk'' bir iletisimi destekliyor.
Bunun icin meteryaller ne olmali?
Aile ici egitime katkisi olabilecek farkliliklar nasil olmasli?
Ornegin/Okulda verilen kitaplarin yaninda,bizimde kitaplar almamiz,
anlatilan derslerin yaninda bizimde bireysel katkilarimiz mi olmali?
Farkliligi balik kucukken mi,koktuktan sonra mi ogretilmeli?
"Eger camlariniz kirliyse manzarayi ne kadar degistirirseniz degistirin goruntu ayni kalir..."
Dava açıp yürütmeyi durdurma kararı alanlar genelde hep Alevi vatandaşlar.
Ben bu işin böyle münferit davalar açarak bir çözüme ulaşacağını düşünmüyorum.
Milli Eğitim müfredatından din dersinin külliyen çıkarılması gerekir. Bu da şu koşullarda bana pek mümkün görnmüyor.
Bu konu ile ilgili, ben daha once cok yazdim. Hatta "bu devrim, baska devrim" diye bir grupta kurdum, sitede. Burada kisaca soyle diyeyim.
Herseyden once, toplumsal suru psikolojisinden kurtulup; birey olmak gerekiyor. Eger, birey olmayi basarirsak; zaten ozaman; her kisi ayri ayri deger kazanir ve toplumda yerini alir. Bu kolay birsey degil. Cunku tarihsel olarak, Anadolo gelenegi, hep toplumsal yapilanma ve kutuplasma temeline kurulmustur. O yuzden, vatandas devleti icin vardir. Devlet ne verirse ona razi olur. Birey olmadigindan da, hak ve ozgurlukler, bunlari savunacak sivil kuruluslar veya buna yonelik hukuk, egitim ve ogretim isleyisi yoktur.
Iste, fikri hur nesiller; ancak bireyleri olabilen bir toplumdan cikar. Cunku o zaman devlet; bireyi icin vardir ve ondan sorumludur. Yani, bizdeki devlet anlayisinin tam tersi. Yani, baligi bastan kokutmamak gerekir.
Bu aksam size cok soru sordum.
Kisisel husumet olmadinin bilincindesiniz tabi.
Ben sizin,kulturunuzden,bilginizden faydalanmak istedim.
Verdiginiz cevaplar icin tesekkur ederim.
Saygilarimla.
"Eger camlariniz kirliyse manzarayi ne kadar degistirirseniz degistirin goruntu ayni kalir..."
Fikri Hürün Türkçe karşılığınıda ben yazayım = ermnici, kürtçü, barbar-asimileci Türk söylemci, bir kısmı amerikancı bir kısmı abc'ci , Türklerin yönetmediği Türkiye özlemi duyan düşünce tarzı.