Hani İyilik Olsun Diye Almıştı?
Muhammed'in eşleri İslam dinine yönelik eleştirilerde ilk sırada yer almaktadır. Bunun nedeni, Muhammed'in bulunduğu konumu kendisine fayda sağlamak amacıyla kullanmasından ve sağladığı faydanın sorgulanmaması için de durumunu ayetler ile desteklemesinden kaynaklanır. Bu nedenle Muhammed'in aşk hayatı İslam dininin en hassas noktasıdır. Çünkü tarafsız bir bakış açısı ile yaklaşıldığında, kutsal denilen bir kitabın, peygamber de olsa herhangi bir kişinin aşk hayatına yönelik düzenlemeleri de barındırması mantıksızdır. Tabi ki bu yakın geçmişimiz ve günümüz için geçerli bir durumdur. Birden fazla kadın ile evlenmenin normal sayıldığı dönemler için bu durum herhangi bir sorun teşkil etmemiştir.
İnsanların düşünsel dünyaları geliştikçe, durum iyiden iyiye göze batar olmuştur. Bu nedenle bu duruma bir açıklık getirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. "O zaman öyleymiş" tarzındaki vizyonsuz savunmaların pek de ikna edici olmaması nedeniyle şimdilerde "O kadınları kendine eş olarak alması cinsel bir anlam taşımamaktadır. Çünkü onları yardım olsun diye, korumak için nikahına almıştır" savunması tercih edilmektedir.
Muhammed'in yatak odasına girip de gören olmaması, hadislerin kolayca inkar edilebilir olması gibi nedenler ile bugün modern olduğunu iddia eden Müslüman kesim tarafından seve seve kabul edilebilmiş bir savunmadır. Çünkü onlara göre günümüzde giderek artan kadın hakları savunuculuğunun bir benzerini kendi peygamberleri taaa… o dönemde uygulamaya koymuştur. Tam da ondan bekleneceği gibi.
Ancak hesaba katılmayan küçük bir ayrıntı vardır; Kuran. Müslümanların kendi kutsal kitapları, kendilerini kandırmak için kullandıkları bu bahaneyi yalanlamaktadır. Kuran'ın bugüne kadar değiştirilmemiş olduğunu iddia etmelerinden (gerçekte en az 2 defa değiştirildiğine yönelik ciddi kanıtlar bulunmaktadır) ve onun "Allahın Sözü" olduğuna inanmalarından dolayı, bu kendi kendini kandırma işine bir son vermeleri gerekir. Peki Müslümanları yalanlayan bu ayetler hangileridir:
Diyanet İşleri
AHZAB 33/51. Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.
Yukarıdaki ayette de açıkça görüleceği gibi, Muhammed'e himayesi altında (nikahlı ya da cariye olarak) bulunan kadınları "arzu etmesi durumunda yanına alabileceği" yönünde izin verilmiştir. Sıra meselesinin iç yüzünü biler bir kişi için bu ifadelerin ne anlama geldiğini anlamak çok da zor olmayacaktır. Konu ile ilgili bir diğer ayet:
Diyanet İşleri
AHZAB 33/52. Bundan sonra sana hiçbir kadın, cariyelerin bir yana, güzellikleri ne kadar hoşuna giderse gitsin, hiçbirini boşayıp başka bir eşle değiştirmen helal değildir. Allah her şeyi gözetmektedir.
Yukarıdaki ayet de incelendiğinde "başka bir eşle değiştirmen" ifadesi dikkat çekmektedir. Ayetin farklı çevirilerinden de (Diyanet Vakfı, Yaşar Nuri Öztürk) anlaşıldığı kadarıyla, cariyeler ise bu ayetin kapsamı dışındadırlar ve değiştirilebilirler. Sırf iyilik olsun diye kadınları kendi nikahına alan bir kişiye, artık başka kadın nikahlayamazsın yönünde bir emir vermenin mantığı nedir? Artık iyilik yapmayı bırakası mı istenmektedir? Yoksa diğer müninlere de iyilik yapacak kadın bırak mı denmek istenmektedir?
Görüldüğü gibi ayetlerle de sabittir ki Muhammed nikahladığı eşlerini iyilik olsun diye almamıştır. Bu kadar eşe sahip olmasının nedeni, kendi ihtiyaçlarını giderme amacıdır. Muhammed'in yatak odasında 10 (kimi hadislere göre 30) erkek gücünde olduğu yönündeki rivayetler de bunun başka bir kanıtıdır.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|