Re: Nuh'un Tufanı (Resimler)
Sevgili Alfasilin,
topic'i açan arkadaşın sorguladığı şey biraz farklı birşey olduğu için konuyu dağıtmak istemedim. Ama farkettim ki bu şekilde bırakınca da konu anlaşılmaz oldu.
Tufan simgesinin temel özelliği gemi değildir. Bazı tufan metinlerinde gemi hiç yoktur. Ortak tema insanlığın sular altında kalması ve bu felaketin ardından yeni bir dönemin kuruluşu düşüncesidir. Mircea Eliade'ye göre (ki ben onun değerlendirmesi ekseninde konuşuyorum) tufan simgesi bir tür arketiptir. Su ve ay tapımlarıyla ilişkilidir. Su ve ay tapımları en yaygın tapımlardan. Ay'ın *hilalden başlayıp dolunaya doğru büyümesi ve sonra birkaç gün yokolup tekrar doğması ile suların hareketi (med-cezir) ile ilgili ilkel insandan beri gelişen bir tür ortak akıl yürütme biçimi ile ilgilidir.
Ay'ın mükemmel bir şekilde ritmik haretleri ile sular yükselmekte, sel ve felaketlere neden olmaktadır. Ay bir ritmik devir, ölüm ve yeniden doğuş simgesidir. *Ayın ölümü, tufanda da tekrar üretildiği gibi "yeniden doğmak" için gerçekleştirilmiş bir "ölmek"tir. İlkel insan için (ilkel denebilir mi, bilmiyorum, çünkü çok keskin bir gözlem gücü var) daha eski dönemlerin insanlarını yok eden ve yeni bir dünyanın oluşumunu hazırlayan sel ve tufanlar "ay"ın eseridir.
Pasifik çevresi mitolojilerinde, kavimlerin kökeni genelde, bir su felaketinden kaçan destansı bir ay hayvanıdır. Bazı toplumlarda ise şanslı bir kazazede kurtulur, su baskınının nedeni ise bir ay hayvanıdır. Buna ben eski türklerde, etrüsklerde, sümerlerde, hatta tevratta geçen bir sepetin içinde ırmağa atılma temasını da ekleyebilirim. Oldukça versiyon değişikliklerine uğramış bu öyküde bir şekilde felaketlerden kurtulan bir yeni kavimin kurucusu vardır ortada. Tek farkı adı tufan değildir.
Ayrıca suyun içinde eriyip gitme ve sonradan tekrar ortaya çıkma eksenli, Atlantis gibi birçok öyküyü de buna eklemek mümkün. Su, yaratılışın öncülüdür ve yarattığı herşeyi yeniden yaratabilmek için düzenli olarak yutar, böylece bunları "arındırır" ve yeni gizil yönler katarak her defasında daha da zenginleştirir, yeniden yaratır. İnsanlık her zaman "günahları" nedeniyle su altında kalarak yok olur, ama hiçbir zaman tamamen yok olmaz, yani "ay" gibi bir biçimde yeniden doğar, ama hala bir gün aynı kaderi, suların altında yok olup gitme kaderini, yani kıyameti, taşımaktadır.
Son olarak, suyun kutsal, günahlardan arındırıcı özelliği sadece tufan'da değil, hıritiyanlıktaki "vaftiz"de, İslamiyet'teki "abdest"te, hinduizmde kutsal nehirde, kızılderililerde doğan çocukları suya batırma ayinlerinde vb. kısaca birçok din ve mitolojide kendini hep yeniden gösterir.
|