
22-08-2010, 03:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 318
|
|
Sayin evrensel-insan,
Ben 128 nolu iletinizden bu sonucu cikardim. Nasilki müslümanlar Yunan felsefesini gözardi edemedilerse, günümüz insani da sayet insan diyorsa, 1400 yildir müslümanlarin insan üzerine yaptigi calismalari bilimsel olarak incelemeden, Gazali`yi, Mevlana`yi hele Ibni Arabi`yi bilimsel olarak ortaya koymadan insan üzerinde konusmak gecen 1400 yili yok saymak demektir.
Bence insan olarak yeni birseylerden bahsedebilmemiz icin önce sermayemizi tanimaliyiz.
Müslümanlarin ortaya koyduklari Matematik, Kimya, Tip, Astronomie, Fizik, Harita (kaynak Islamda Bilim ve Teknik, Fuat Sezgin) dallarindaki calismalardan bütün insanlik nasil faydalandiysa, Insan üzerine ortaya koyduklari ki; asil büyük calismalar bu konuda yapilmistir, cok ciddi calismalar beklemektedir.
Mevcudu yok saymak derken ben sizin görüslerinizi direk olarak kasdetmiyorum. Avrupalinin piskin piskin kendi geldigi noktayi insanliginkiyle es deger görmesi/göstermesi ve herseyin kaynagini kendisine mal etme uyuzluguna uyuz oluyorum. Ötekiler bunlardan birkac cekmece asagida olcakki batili pazarlarini elinde tutabilsin. Modasina varana kadar Afrikali dahil herkese satabilsin.
Saygilar...
|

22-08-2010, 03:38
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger karinca;
Benim insanoglundan kastim, dunyanin her cografyasinda yasayan her toplumu. Yani herhangibir ayrim belirtmedim. Insanoglundan, bir tur olarak bahsettim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

22-08-2010, 09:40
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 318
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Saygideger karinca;
Benim insanoglundan kastim, dunyanin her cografyasinda yasayan her toplumu. Yani herhangibir ayrim belirtmedim. Insanoglundan, bir tur olarak bahsettim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
|
Sayin evrensel-insan,
Güzel. Önyarginiz yoksa ozaman meditasyondan baska elinizde care de yok.
Saygilar...
|

22-08-2010, 18:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger karinca;
Önyarginiz yoksa ozaman meditasyondan baska elinizde care de yok.-karinca-
Benim carem, birey bilinci ve onun insansal zihniyeti ile tursel selfi, farkindalik duzeyi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

23-08-2010, 07:55
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
|
|
|
Herseyden once buna "can temelli" den ziyade, "yasam temelli" demek; daha uygun olur.
|
tamam "yaşam temelli" diyelim, benim için farketmez..
|
Siar da, "yasamak icin oldurmek" degil, "guclu olan ayakta kalir", degil, "gen bencildir" degil; YASAMAK VE YASATMAKTIR.
|
evet sevgili e.i..
şu kırmızı puntoladığım yeri açalım biraz..
biliyorsun ki tüm canlılar yaşamak için beslenmek zorundadır.. ve bu beslenmenin kaynağının çok küçük bir kısmı inorganik maddeleri içerirken (su, tuz, elementler vs.) asıl besin kaynaklarımız yine bizim gibi yaşam hakkı olan diğer canlı varlıklardır.. yani biz insanlar ve hayvanlar ve bazı bitkiler yine kendi gibi diğer yaşam hakkı olan canlıları yiyerek(öldürerek) yaşamda kalıyorlar..
yani sen yaşamda kalabilmek için et(hayvan) ve ot(bitki) ile beslenmek zorundasın..
bu bağlamda
|
Siar da, "yasamak icin oldurmek" degil, "guclu olan ayakta kalir", degil, "gen bencildir" degil; YASAMAK VE YASATMAKTIR
|
bu ifadene biraz açıklık getirmeni istiyorum.. çünkü sen bir insanoğlu olarak "yaşamak için öldürmek" zorundasın..
sen, hayvan ve bitkilerden bazen beden ve her daim bilinç/akıl olarak güçlü olduğun için "güçlü olan ayakta kalır" ı çok güzel uygulayıp bir çok bitki ve hayvanın yaşam ve beslenme alanlarını gaspedip, öldürüp, bazen onların soyunu tüketiyorsun..
senin siarında olan "yaşamak ve yaşatmaktır" ifadesi neyi ifade ediyor.. sen bir insanoğlu olarak diğer canlı türlerinin yaşamlarına nereye kadar saygı duyup onları yaşatıyorsun.. ve sınrın/limitin nerde başlıyor nerde bitiyor?
yaşamda kalmak zorunda kaldığında "-hayır ben açlıktan ölsem de olur, yeter ki diğer canlıları öldürüp onlara zarar vermeyeyim" diyormusun yoksa her öğün onlardan oluşan bir mönüyü mideye afiyetle indiriyormusun..
sen; "yaşamak ve yaşatmak" derken neyi kastediyorsun?
biraz bunları konuşalım, benim "yaşam temelli" bilinç dediğim şey bu çünkü..
|

23-08-2010, 12:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 318
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Saygideger karinca;
Önyarginiz yoksa ozaman meditasyondan baska elinizde care de yok.-karinca-
Benim carem, birey bilinci ve onun insansal zihniyeti ile tursel selfi, farkindalik duzeyi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
|
Eger siz sorgulayan, kafa yoran bir insansaniz yada biz (nasil oluyor anlamiyorum ama bazi hemcinslerimiz o denli vurdumduymaz oluyorlarki; koyunlar tirnaklarini isirir) o zaman akletmek zorundayiz da.
Yukardaki konuyla da Fransiz kalmayip ordan devam edeyim, son zamanlarda hayvan haklari tartismasi o dereceye gelmeye basladi ki; dünyayi hayvanat bahcesine cevirip ömrümüzü onlarin huzur ve mutluluguna adamaktan baska caremiz kalmayacak. Bu nokta bence düsünen, kafa yoran ama akletmeyen insanin gelecegi bir noktanin virgülleridir.
Akletmek konusuyla ilgili bir baslik acikti belki halen yaziyordur arkadaslar. Bir türlü kelime ve kavramlardan kurtulup isin özüne yani akletmenin ne olduguna inilemedigi icin beyin mi kalp mi, o kalp dedi su bunu dedi konu gümbürtüye gitti/gidiyor.
Bundan yüzyil önce sen yari hayvansin ben daha insanim, yok ciftlikler kurdular daha insan insanlar üretmek icin, sonra yari hayvanlari öldürdüler. Bilanco icler acisiydi yaklasik 80 milyon masum iskencenin ve zulmün en cekilmezini yasamak zorunda kalip ölümü bir kurtulus olarak kucakladilar. Bu atmosfer dagildiginda ancak toplumun büyük kesimi akledebildi ve o hep akleden azinlik ancak anlasildi.
Dün hayvan diye insan yakan, bu gün yine hayvan diye kimbilir neler yapacak!!!
Bu yasam, bu can bu kadar basit miki; deneme tahtasi gibi her mantikli gelenin pesinde agir bedeller ödemek zorunda kalalim? Yok mu bunun bir ölcegi? Yok mu bunun bir mihenk tasi?
Var. Size meditasyon dedim, ama sunu düsündügüm icin;
Cünkü siz inanmiyorsunuz. En azindan, dünyada tatmin olamasanizda, huzurlu olabilmeniz icin inancsiz da uygulanabilecek daha iyi bir sistem yok. Sizinle ancak mezara kadar dost olamasada yoldas olabilecek bir arkadas. Belki mezara kadar kablolarinizin gecici baglantilarini az enerjiyle saglayabilirki hasar büyük olmasin. Vurdum duymazlara göre en iyi vurdum duyar bilinc durumu.
Bireyi bagladiniz bir direge peki ötekiler nolacak? Toplumlar, onlarin herseyden kiymetli devletleri, kurumlari, inanclari adetleri, korkulari hayalleri,hudutlari say say bitmez.
Ölüm nolacak? Bosuna mi bütün bunlar? Varsa ve yeterse bir ömür didinip hasa huzurdan kicimi yirtayim azicik olgunlasmak, azicik adam olabilmek icin sonra pat sacma bir sebepten nefesim kesilsin, 150cm topragin altina. Haydaaaa... Bu mu bizim hayata/cana verdigimiz anlam?
Saygilar...
|

23-08-2010, 18:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger karinca;
Bu yasam, bu can bu kadar basit miki; deneme tahtasi gibi her mantikli gelenin pesinde agir bedeller ödemek zorunda kalalim? Yok mu bunun bir ölcegi? Yok mu bunun bir mihenk tasi?-Karinca-
Var tabi ki, dusunce ve davranista insana yakisir bir bicimde yasamak ve iliski kurmak.
Butun sorularinin cevabi burda yatiyor. Yeterki insana yakisir, dusunce ve davranisi; insandisi ve insanlikdisi degerlerle algilama.
Insanoglu turu ve birinin bunu yapabilmesi icinde, yasamini kendi varliginin hem tursel, hem de birsel bilincine vararak ve de sadece yasami oldugunu algilayarak ve yasaminin onune hic bir degeri koymayarak diger her turlu degeri, sadece yasami ve iliskileri icin kullanarak dusunup, davranmasi ve bunun farkina varmasi, cok onemlidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

23-08-2010, 18:26
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger paslicivi;
bu ifadene biraz açıklık getirmeni istiyorum.. çünkü sen bir insanoğlu olarak "yaşamak için öldürmek" zorundasın.-paslicivi-
"Oldurmenin" anlami, bir deger, tabu, veri icin olursa gecerlidir. Bir aslanin, beslenmek icin, ceylani "oldurmesi" buradaki anlamda degildir.
Yasam bir beslenme zinciridir. Bu yasamin gerekliligidir. Ama, insanoglu disinda hic bir canli turu, SOYUT/SOMUT DEGER, VERI, TABU ICIN OLDURMEZ. Ayrica, iskence, katliam, soykirim, eziyet, v.s. temelli psikolojik sadizm de tasimaz.
Oyuzden, her seyden once yasam icin gereken beslenme ve canlilar arasindaki beslenme zinciri ile, sadece insanogluna ait olan soyutlamanin, soyut/somut degerlerini, verilerini, tabularini biribirine karistirmayalim.
Cunku insanoglu, yasamin beslenme gereksinimini ve beslenme zincirini algilamadan once, kendi soyutlama temelli insandisiligini ve insanlikdisiligini algilamasi gerekir. Hayvan dahil, tum canli turlerinde, TURLERININ DISILIGI GIBI BIR OLGU YOKTUR. Cunku soyutlamalari yoktur. Turunun her turlu soyutlama ile, disina hem somut, hem de soyut olarak cikan tek canli turu insanogludur.
Bu da insanoglu turu ve birinin, ayni zamanda, yasam bilinc ve farkindaligini algilamasi, ondan baska bir deger olmadigini algilamasi ve dolayisiyle, kendi turu ve birinin varligini algilamasi ile mumkundur. Insanoglu, henuz kendi adina/eliyle/icin/ait v.s. kendi disinda herseyi monologu ile ortaya koymus, ama KENDI TURU VE BIRINI ORTAYA KOYAMAMISTIR. Cunku seyin kendisini kendi adina ortaya koyamamasi durumu, insanoglunun kendi icin de gecerlidir.
Ustelik, kendi kendini kendi adina v.s. ve monologuyla, ortaya koyabilecek tek tur ve bir de insanogludur. Iste bunun icin, once yasamin, onemini, bilincini ve farkindaligini algilamasi gerekir. Iste butun bunlardan sonra, ancak yasatip, yasayacaktir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

24-08-2010, 06:42
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
|
|
|
Yasam bir beslenme zinciridir. Bu yasamin gerekliligidir. Ama, insanoglu disinda hic bir canli turu, SOYUT/SOMUT DEGER, VERI, TABU ICIN OLDURMEZ. Ayrica, iskence, katliam, soykirim, eziyet, v.s. temelli psikolojik sadizm de tasimaz.
Oyuzden, her seyden once yasam icin gereken beslenme ve canlilar arasindaki beslenme zinciri ile, sadece insanogluna ait olan soyutlamanin, soyut/somut degerlerini, verilerini, tabularini biribirine karistirmayalim.
|
sevgili e.i.. bir şeyi karıştırıdığım yok.. bu konuyu zaten aylardır konuşuyoruz.. bu " yaşama anlam/içerik verme temelli" bir bilinç düzeyinin problemleri..
bunu ancak bu bilinç düzeyini aşabilen insanlar algılayabilir.. yani sen, ben ve bir kaç kişi daha.. diğer idelaist ve materyalist dediğimiz insanlar hala "yaşama anlam/içerik verme temelli" bilinç düzeyinde yaşadıkları için onların tek derdi kendi anlam/içeriklerini doğrulamak onun haricindeki tüm anlam/içerikleri yanlışlamak üzerinedir zaten.. onlar henüz bunu aşıp insan temelli bir bilince çıkamadıkları için hala birbirilerini yiyiyorlar ya zaten..
o insanlar bırak diğer canlılara değer vermeyi henüz kendi türüne değer verecek bilinç düzeyinde değiller.. ( bu bir eleştiri değildir, çünkü nörokimysal donanım daha üst bilince henüz uygun değildir)
benim bahsettiğim konu bu değil..
|
Yasam bir beslenme zinciridir. Bu yasamin gerekliligidir.
|
şu ifadeni biraz sorgulamanı istiyorum.. yaşam bir beslenme zinciridir, doğru.. ve farkedersen bu zincirin tepesinde insan vardır.. yani dünyada "hakim canlı türü" insandır.. insanoğlu yaşamak için diğer canlı türlerine bu konuda hiç acımamaktadır.. ben zevk için avlanan avcılardan bahsetmiyorum..
insanoğlu yaşamak gereketiğinde " önce benim türüm/soyum" demektedir.. "gen bencildir", "yaşamak için öldürmek", "büyük balık küçük balığı yutar", "güçlü olan ayakta kalır" gibi ifadeleri işte ben bunun için kullanıyorum..
insanoğlu ister "yaşama anlam/içerik verme temelli" ister "insan temelli" bilinç düzeyinde olsun; "gen bencildir", "yaşamak için öldürmek", "büyük balık küçük balığı yutar", "güçlü olan ayakta kalır" kavramlarını çok güzel uygulamaktadır diyorum..
çünkü varoluştaki yaşam kurgusu "biribirini her anlamda yemek" üzerinedir.. yani sen ve her türlü canlı türü diğer "canlı türü" maddelerle beslenerek yaşamda kalabilir ancak.. yani canlılara diğer canlı türlerini öldürüp yemeden başka bir yaşamda kalma seçeneği sunmamıştır varoluş..
beslenme zincirinin en altında olan bitkiler sadece cansız maddelerle (inorganik maddeleri kökleriyle topraktan) beslenerek yaşamda kalabiliyorlar..
onun haricindeki hayvanlar etobur ya da otobur yaşamaya zorlanmış ve dayatılmış.. çünkü insan da dahil tüm hayvanlar belli besin türlerini alarak ancak yaşamda kalabiliyorlar.. karbonhidratlar, proteinler ve yağlardan bahsediyorum.. ve bu besin maddeleri de doğada cansız(inorganik) varlıklarda değil organik(canlı) varlıklarda var..
tüm canlı türleri bitkiler gibi sadece inorganik maddelerle beslenip haytta kalabilme özelliğine sahip değiller.. yani böyle bir seçenek yok.. hadi "bizde bitkiler gibi diğer canlı türlerini öldürmeden, onları yemeden sadece inorganik(cansız) maddeleri yiyerek yaşamda kalalım" deme tercihleri/lüksleri yok..
yaşamda kalabilmek için diğer canlı türlerini öldürüp onları yiyerek bunu başarabiliyorsun ancak..
ve işte bu konuda bir beslenme zinciri oluşmuş, bunun en zirvesinde insan, sonra hayvan ve zincirin en sonunda da bitkiler var..
*peki bu zincirdeki bu sıra niçin böyle oluşmuş?..
*niçin insan beslenme zincirinde zirvede ve diğer tüm canlı türlerini öldürüp yiyerek hayatta kalıyor?
*bu beslenme zincirinin bu şekilde oluşmasında kriterler nedir?
işte sana algılatmaya çalıştığım nokta burası.. bu yukarda sorduğum soruların cevabı ne mi?
çok basit..
-gen bencildir..
-yaşamak için öldürmek zorundasın..
-büyük balık küçük balığı yutar..
-güçlü olan ayakta kalır..
o yüzden bu "can/yaşam temelli" bilinç düzeyini konuşma konusunda henüz emin değilim dedim.. çünkü ancak ilk 2 bilinç düzeyi aşıldıktan sonra bunlar algılanabilinir ve konuşulabilinir..
|

24-08-2010, 12:01
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Sayin paslicivi,
Besin zincirinin en tepesindeki insana dair "gen bencilligi yuzunden, en tepeyi isgal eder" dersek, can/yasam dongusunun, bir nevi bencilliginden hic haberimiz yoktur gibi bir durum cikar ortaya..
Bu bahsettiginiz zincir, yasamin surdurulebilirligi adina bir zorunluluktur.
Hic dusundunuz mu?
Mesela, insan gerek yasami boyunca, gerekse yasami sonlandiginda, yasam dongusunun surdurulebilirligi adina, dogada varolanlar arasinda, kendi yapisi ile en fazla yararli copluk ureten bir yapi olabilir mi ?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:35 .
|