Karaiskakis´isimli üyeden Alıntı
Yaşamın, yüce bir kaynaktan gelen veya kendiliğinden oluşan bir varolma sebebi yoktur. Aynı şekilde senin varoluşununda bir amacı yoktur. Sen sadece varolursun. Sonra yaptıklarına, düşüncelerinle ve eylemlerinle kendini tanımlarsın. Ve kendini nasıl yaparsan, öylesindir.
|
Bir zamanlar ben de buna benzer düşünürdüm. Yaşamın bir amacı yoktur, ona amaç katan biziz derdim.
Tesadüfen gelmişiz ve gidip yok olacağız, dolayısıyla amaç olamaz, olsa olsa bizim ona kattığımız bir amaç, bir anlam vardır, böyle düşünürdüm.
Gerçekten de tesadüfen gelmişsek ve yok olup gideceksek bu akla yakın geliyor. Ama artık böyle düşünmüyorum. Tesadüfen var olmadık ve sonra da yok olmayacağız.
Doğduğumuzda var olmaya başlamadık ve ölünce de yok olup girmeyeceğiz. Ayrıca biz, yarışı kazanan en hızlı spermin yüzlerce milyonda birlik bir şansının ürünü de değiliz. O ürün bizim bedenimiz. O bedene yine biz gelecektik. Ònceden belliydi bu.
Bu durumda bir amaç kendiliğinden ortaya çıkıyor: Öğrenmek... deneyimlemek... ders almak ve ilerlemek...
Bu hayatımızı tek ve geçici görsek bile kendimize bir amaç belirliyoruz. Bu bile bir şey anlatır. Tek seferlik, geçici bir hayat algısı altında bile kendine bir amaç belirleyen ve o amaç uğruna göremeyeceği, tadamayacağı, ancak başkalarının yaşayabileceği gelecek uğruna kendi tek seferlik hayatından fedakârlık yapabilen insanların varlığı da bize hayatın bir amacı olduğunu gösteriyor aslında.