Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-03-2007, 10:49
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Doğu Perinçek-Son savunma

Uzun "kopyala-yapıştır"lara iyi gözle bakılmadığının farkındayım ama Doğu Perinçek'in Ermeni Soykırımı hakkındaki sözleri nedeni ile yargılandığı İsviçre'deki mahkemede yaptığı son savunmanın site arşivi açısından da önemli olduğunu düşündüğümden link vermek yerine böyle bir yola baş vurup www.acikistihbarat.com sitesinden aldığım bu yazıyı kopyalayıp yapıştırdım:

Sayın Başkan,

YANLIŞ SALON

Burada iki gündür yapılan iş, yargılamaya benzemiyor; akademik bir toplantıya benziyor.

İsviçre basınının yorumu da bu yöndedir. O zaman yanlış bir salon seçilmiştir.

(Burada yargıç müdahale ederek, Perinçek'ten suçlama konusu içinde kalmasını ve mahkemeye eleştiri yöneltmemesini istedi)

Perinçek devamla:

Ben de suçlamaya cevap veriyorum. Açıklamalarım, akademik hürriyetle ilgilidir. Üniversitelerin işini mahkemeler yapmaz. Mahkeme salonlarında tarih tartışması yapılmaz. Yargıçlar, tarih hakkında hüküm veremez. Aksi halde, tarih tartışmasını yok ederler. Ve yapılan iş, Avrupa uygarlığı için ayıptır.

Eğer buradaki faaliyet, ille bir yargılamaya benzetilecekse, Ortaçağdaki yargılamaların bir örneğidir. Sabahtan beri sorulan sorularla beynimin kıvrımları arasında dolaşılmaktadır. Cadı davalarında olduğu gibi, bilimsel kanaatim, düşüncelerim araştırılmaktadır ve suçlanmaktadır.

Bu yapılanlarla bana bir zarar verilemez.

Ama İsviçre'ye ve Avrupa'ya zarar verirsiniz.

Bilimsel konuların tartışılmasını mahkemeyle, polisle, hapishaneyle, gardiyanlarla önlemeye kalkarsanız, kendinize yazık edersiniz.

AVRUPA UYGARLIĞININ HALİ

Bir kez bilimsel kanaat ve düşünce suçlanınca, burada görüldüğü gibi, Talat Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Lenin, Mao gibi geçen yüzyılın bütün devrimcileri; hedef alınmaktadır. Bu devrim düşmanlığıyla ve paslanmış anti-komünizm silahıyla varabileceğiniz bir yer yoktur.

Avrupa uygarlığı kendi temellerini yıkmaktadır.
Bu salonda yaşananlar da ne yazık ki bu gerçeği kanıtlamıştır.

Bazı Avrupa ülkeleri 1930'larda Nazi Almanya'sından kaçan insanları ve Yahudileri sınırdan geri çevirir ve ölüme teslim ederken, Burada suçlanan işte o Jön Türkler, o insanları bağırlarına bastılar. Atatürk de o devrimci geleneğin temsilcisiydi. Almanya'dan gelen Hirsch, Röpke, Schwarz, Koschaker, Ernst Reuter gibi bilim adamları, Avrupa'da faşizmin ve faşizme teslimiyetin kol gezdiği koşullarda, ırkçı zulümden kurtuluş ve bilim özgürlüğünü Türkiye'de buldular.

(Doğu Perinçek burada İsviçre'nin Yahudileri sınırdan çevirerek Nazi soykırımına yaptığı katkılara değinmektedir. Ve bu sözleri yargıç ve savcı başlarını önlerine eğerek dinlediler.)

Avrupa uygarlığı öyle bir yıkılıyor ki, Jean Thibaux gibi dürüst ve gerçek aydınlar, Avrupa ülkelerinin vatandaşlığını terk ediyor.

Tanığımız olarak dinlenen Prof. Dr. Jean Thibaux'nun Fransız vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçmesinden alayla söz edildi burada. Bu alayları bırakıp, Avrupa'nın gerçek aydınının niçin bu tavrı aldığı üzerinde düşünmeniz yerinde olur.

Hürriyetler Avrupası'nın değerlerini bugün, çürüyen Avrupa'ya karşı bizler savunuyoruz. Bu yargılamada benim esin kaynaklarımı araştırmak için hayli gayret sarfedildi.

Galile, Robespierre, Goethe ve Marx gibi Büyük Avrupalı'lardan aldığım esinle “Ermeni soykırımı uluslar arası bir yalandır.” diyorum.

SOYKIRIM YOK SAVAŞ VAR

Ermeni soykırımı iddiaları kesinlikle gerçek dışıdır.

Konu iki düzlemde ele alınabilir.

Birincisi, devletler arasında savaştır.

Çarlık Rusyası ordusunda, Türkiye'ye karşı 200 bin Ermeni piyadesi savaşmıştır. Fransız ordusunda da 5 bin Ermeni askeri Fransız üniforması giydirilerek, Türkiye'ye karşı cepheye sürülmüştür.

Rus ve Fransız ordusunda savaşan Ermeni askerlerinin önemli bir kesiminin Türk ordusu tarafından savaşta öldürüldüğü bilinmektedir.

1920 ve 1921 yıllarında Ermenistan'ın Türkiye'ye saldırıları üzerine yapılan savaşlardaki kayıpları da buna eklemek gerekir.

İkincisi, Rusya tarafından silahlandırılan Ermeni gönüllü birliklerinin Türk ordusunu iç hatlardan vurması ve köylerdeki terörü de, her iki taraftan önemli kayıplara neden olmuş, halklar arasında karşılıklı kırımlar yaşanmıştır.

Ancak şunu belirlemek gerekir ki, Ermeni birlikleri emperyalizmin aleti olurken, Türkiye vatan savunması yapmıştır.

RUS ARŞİVLERİ

Gerçekleri size göstermek için, Rus arşivlerinden yüz belge seçtik. Bunlar, yalnız Sovyet ve Bolşevik arşivleri değildir. Belgelerin çok önemli bir bölümü, Rus Çarlığı arşivlerindendir ve aynı zamanda Sovyet döneminde Moskova'ya getirilen Ermeni belgeleridir.

Bunu ısrarla belirtmemize rağmen, Savcının devamlı Bolşevik ve Sovyet arşivi diye anması, meslek ve kural dışı faullerdir. Böyle anti-komünizme başvurarak ulaşılacak bir gerçek bulunmamaktadır.

Benim tanıklarım, Ermenistan'ın ilk Başbakanı Kaçaznuni'dir. Dikkat ediniz Bolşevik değil Taşnak'tır.

Ermeni devlet adamları Karinyan, Myasnikyan, Sovyetler Birliği'nin ünlü Dışişleri Bakanı Mikoyan, hep benim tanıklarımdır.

Yine Boryan, Lalayan gibi Ermeni tarihçileri doğruları yazmışlardır. Bunların hepsi namuslu olan Ermenilerdir.

Ermeni komutanlarının savaş raporları da çok çarpıcı gerçekler içermektedir. Örneğin bu raporlardan birinde Taşnak subayı 1920 yılında Beyazıt Vaaram bölgesinden yazdığı raporda marifetlerini şöyle anlatmaktadır:

“Basar-Geçar'daki Türk nüfusu ayırt etmeden imha ettim. Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya. Bu köpeklere karşı en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukardan ağır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları topladım, benim tarafımdan atıldıkları kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim.“

(Gosarhiv Armenii F.65, D.116, y.96'dan aktaran Lalayan, Daşnaksutyun'un Karşı Devrimci Rolü, Kaynak Yayınları)

Elimizde Rus askeri mahkemelerinin kararları da bulunmaktadır.

Örneğin Kafkas Ordu karargahına bağlı Askeri mahkeme Dairesi'nin 1014 sayılı kararında, Rus ordusundaki Ermeni askerler, 26 Müslüman kadınının ırzına geçerek öldürmeleri nedeniyle idama mahkum edilmişlerdir.

YARGIÇIN TARAFLILIĞI

Klebov gibi Rus komutanların raporları da çok çarpıcıdır.

Bu raporlarda Ermeni piyade birliklerinin yaptıkları kırımlar, işkence ve tecavüzler ayrıntılı olarak anlatılır. Albay Klebov, Erzurum'da Ermeni piyadelerin katliamını ancak Rus topçu ateşiyle durdurabildiklerini anlatır.

Sayın Yargıç bu davada tanıklara ve bana, hep kaç Ermeni'nin öldürüldüğünü sordu.

Ancak kaç Türkün öldürüldüğünü hiç kimseye sormadı.

Bunun kasıtlı olarak yapıldığını sanmıyorum. Ama bu tavır da işte o taşlaşmış önyargıyı yansıtıyor.

Türk'ün hayatının değeri yoktur. Tıpkı bugün Irak'ta ABD işgal kuvvetleri tarafından katledilen 600 bin insanın hayatının değerinin olmayışı gibi.

TAŞLAŞMIŞ ÖNYARGILARI KIRMA YÖNTEMİ

“Ermeni soykırımı uluslararası yalandır”

dedim, doğru.

Bunu “provokasyon” olarak niteleyenler bile oldu.

Tarihten öğrendim ki, taşlaşmış önyargılar, okşayarak düzeltilmemiştir.

Bu nedenle çarpıcı, vurucu ifadeler kullanmayı yeğledim. Başarı da kazandık.

Bizim İsviçre'de ve Almanya'da yaptığımız eylemleri “provokasyon” olarak nitelediler.

Oysa bu eylemlerde kimsenin burnu kanamamış, yürüyen kitlenin olgunluğu ve vakarı gazete haberlerine geçmiştir.

İsviçre gazetelerinde bugün olayı

“On bir saat boyunca tarih yeniden yapıldı”

gibi başlıklarla vermeleri, önyargıları kırmada aldığımız mesafeyi göstermektedir. (Le Matin, 7 Mart 2007).

“Uluslararası yalan” saptaması, iddia edildiği gibi benim suç kastımı değil, İsviçre kamuoyunu uyandırma kastımı kanıtlar.

TÜRK IRKÇILIĞININ TEMELİ YOK

Benim ırkçı veya aşırı milliyetçi olduğum ileri sürüldü. Irkçılık benim açımdan şerefsizliktir. İşin ahlaki cephesi budur.

Türk milliyetçiliği ırkçı değildir.

Türkler, bir etnik grup değildir. Bilimsel açıdan bakarsak, Türk ırkçılığının temelinin olmadığı da görülür.

Bugün Pasifik Okyanusu'ndan Atlas Okyanusu'na kadar uzanan alanda yaşayan halkların hepsi Türklerle şu veya bu oranda akrabadır. Hatta Amerika'da bile akrabalarımız bulunmaktadır.

Türkler dünyanın en geniş alanlarına yayılmış kavmidir.

Her yerde karışmış ve kaynaşmışlardır. Türk imparatorluk kültürü, aslında çok geniş bir coğrafyadaki halkları bir arada yaşatmaktır.

Irkçılığın böyle bir tarih ve böyle bir zeminde tutması mümkün değildir.

Türkler etnik grup değil, büyük bir millettir.

Türklerin Müslümanlığı kabul eden Ermenileri kendilerinden görmeleri de, ırkçılığa ne kadar yabancı olduklarını gösterir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında 400-600 bin arasında Ermeni'nin Müslüman olduğu bilinmektedir. Türkler onları bağırlarına basmışlardır. Evlenmişlerdir, birlikte çocukları olmuştur.

70 milyonun içinde Ermeni kökenli veya Ermenilerle karışmış olanların sayısı 6-7 milyona kadar ulaşmış olmalıdır.

Eğer Türkler ırkçı olsaydı, onları bağrına basar mıydı? Hitler bunu yapar mı?

BOŞLUĞUN HAKARET VE PSİKOLOJİK SAVAŞ MALZEMESİYLE DOLDURULMASI

Bu davada suçlamalar önyargılardan geliyor.

Ön yargılara tarihi gerçeklerle cevap verdik.

Tarih bilgisi olmayanlar, usavurma ve olgulardaki boşlukları hakaretlerle ve psikolojik savaş malzemesiyle doldurmaktadırlar. Bu bir gelenektir.

Ermeni soykırımı yalanı, Morgenthau ve Toynbee gibi devlet görevlileri ve istihbarat servisi elemanları tarafından uyduruldu.

Aynı misyon, bugün de benzerleri tarafından yürütülmektedir.

İki gün önce dinlenen Tessa Hofman, Almanya'nın Federal İstihbarat Servisi'nin Kafkasya masası şefidir.

Yayınladığı kitabın kapağına, Rus ressamı Vasili Vereşçagin'in 1871 yılında yaptığı kurukafa yığını resmini, 1915 yılındaki Ermeni soykırımının fotoğrafı olarak yayınlamıştır.

Bu yalan kampanyası, işte böyle pejmürde ve zavallı kanıtlarla yürütülmektedir. İki gün önce sorduğumuz soru üzerine, "hatamı düzelttim" demiştir.

Hatalı fikirler düzeltilebilir elbette. Ancak ahlak düşüklüğü düzeltilemez.

Sürekli gönderme yapılan Taner Akçam ise, Alman servisi görevlisi Tessa Hofman'ın rahlei tedrisinde yetişmiştir.

Türkiye'de iken, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde okumuştu.

Ancak tarih bilmez. Hamburg Sosyal İncelemeler Merkezi'nde kendisi “Tarih alimi” olarak imal edilmiş ve siparişleri üretmiştir.

Duruşmanın ilk gününde sürekli Andonyan belgeleri diye bilinen Talat Paşa telgrafları üzerinde duruldu.

Savcıya bu telgrafların sahteliğinin uzun yıllar önce kanıtlandığını anlatmıştık.

Nitekim Birleşmiş Milletler'e ait sunduğumuz belge, bu sahtekarlığı yeniden belirlemiştir.

Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu'nun foyası da çıkmıştır. Ermeni soykırımı kampanyaları her aşamada böyle düzmece belgelerle yürütülmüştür.

KANUN UYGULANAMIYOR

Burada yaptığımız tartışma artık mahkemelerde değil, üniversitelerde ve diğer bilim kurumlarında sürdürülmelidir.

Varolan yasaya göre suçsuzum.

Çünkü soykırım iddiası, Ermeni olayında geçersizdir. Bana uygulanmak istenen hüküm, Ermeni meselesinde ölmüştür. Bu yasa, Yahudi soykırımı için uygulanabilir, bu mahkemelerin bileceği iştir. Ancak Ermeni meselesinde uygulanamıyor.

İngiltere Eski Başbakanı Margaret Thatcher'in danışmanı Prof. Dr. Norman Stone, Die Weltwoche dergisinde “Ermeni soykırımı olmamıştır” başlıklı yazısında,

“Doğu Perinçek ile bütünüyle aynı görüşteyim”

diye yazmıştır.

Prof. Stone'u yargı önüne çıkaramıyorsunuz.

Korg. Yaşar Müjdeci;

“Ermeni soykırımı yalandır”

diye konferans veriyor. İsviçre polisi kameraya alıyor. Ama dava açılamıyor.

Eski Bern Milletvekili Albert Hourriet de Ermeni soykırımının yalan olduğunu açıkça belirtiyor. Ancak yine dava açamıyorsunuz.

Nitekim Lozan sorgu yargıcı, 21 Eylül 2006 günü beni sorguladıktan sonra, takipsizlik kararı vereceğini İsviçre Devlet televizyonu 1. Kanal dahil, bütün kanallardan açıklamıştır.

Açıktır ki, İsviçre'nin kamu vicdanında bu kanun Ermeni soykırımı açısından kabul görmemiştir.

Bizim Lozan 2005 eylemimizden sonra İsviçre Senatosu, Ermeni katliamını kabul kararını gündeminden temelli kaldırmıştır.

Ve 2006 Ekim ayında İsviçre Adalet bakanı sayın Blocher, soykırımı inkar edenleri cezalandıran yasayı kaldıracaklarını açıklamış ve bu amaçla bir komisyon kurmuştur. Komisyon Başkanı sayın Leupold da, “Yargıçların tarih hakkında hüküm veremeyeceklerini” açıklamıştır.

İşte bizim yaptığımız provokasyon diye suçlanan eylemler! İsviçre devletini kanun değiştirme noktasına getirmiştir.

Demek ki yapılan iş provokasyon değil, İsviçre'ye yardımdır.

ÖLMÜŞ EŞEĞİN ETİNDEN SUCUK OLMAZ

Bizim Türkçemizde söylenen bir söz vardır: Ölmüş eşeğin etinden sucuk olmaz.

Bana uygulanmak istenen kanun maddesi, Ermeni soykırımı açısından ölmüştür. Artık bu ölüyü ortadan kaldırmak gerekmektedir.

Kanunun hukuken bugün yürürlükte bulunması, uygulanabilir olması anlamına gelmez. Kanunlar da ölürler ve defnedilirler. Yapılması gereken ve kaçınılmaz olarak yapılacak olan budur.

TÜRKİYENİN, ORTADOĞU'NUN VE DÜNYANIN GELECEĞİ İÇİN

Suçun oluştuğunu belirlemek için benim kastım araştırıldı. Size Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır derken, hangi amaçla hareket ettiğimi belirteyim.

Birincisi gerçeğe bağlılık duygusudur.

İkincisi, Türkiye'nin, Ortadoğu'nun ve dünyanın geleceğiyle ilgilidir.

Bu yalan, Ermeni meselesiyle ilgili olarak değil, ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nde kullanılacaktır.

Kuzey Irak'taki kukla devleti Türkiye, İran ve Suriye'ye doğru genişletme operasyonunda bu yalana başvurulacağı şimdiden görülmektedir.

Bunda İsviçre'nin ve Avrupa'nın bir çıkarı yoktur. İnsanlığın ve Ermeni kardeşlerimizin de bu politikada bir çıkarı yoktur.

Adil bir karar vermenizi talep ediyor ve saygılar sunuyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-03-2007, 13:13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

PERİNÇEK'İN SAVUNMASI KANIMCA NEDEN GEÇERLİ DEĞİLDİR

Herşeyden evvel avrupa tarihindeki ırkçılığın ve soykırımın açtığı yara ve bunun günümüz avrupasında yarattığı duyarlılık bilinmeden, gerek İsviçre gerekse de Fransa gibi ülkelerdeki soykırımı inkarı suç sayan yasaları kavramak mümkün değildir. Türkiye toplumunun bakış açısından soykırımı inkarı suç saymak fazla anlaşılır değil. Ancak avrupalılar yakın bir geçmişte 20 milyona yakın insanını ırkçılığa ve bunun ciddi bir oranını da soykırıma kurban verdiler. Çok büyük acılar ve utançlar yaşadılar. İşte bu nedenle günümüz avrupasında ırkçılığa karşı ve soykırımlara karşı duyarlılık fazladır. Elbetteki bu konuda dört dörtlük bir politika izledikleri söylenemez. Avrupa dışında yapılan soykırımlara daha az duyarlı hatta duyarsız kaldıkları da söylenebilir. Ancak 50 yıl öncesinin avrupası ile günümüz avrupası arasında bu konuda ciddi fark olduğu da ortadadır.


Üniversitelerin işini mahkemeler yapmaz. Mahkeme salonlarında tarih tartışması yapılmaz.
Öylesine fazla mutabık kalınan tesbitler vardır ki bunların gerçekliği artık sorgulanmaz. Dünyanın yuvarlak olup olmadığı da bilimsel bir konudur. Çeşitli deneyler ve gözlemler, hesaplar gerektirir. Sonuçta bilimsel bir konudur. Ama siz kalkıp da mahkeme de "dünya düzdür, siz yuvarlak olduğunu söyleyerek üniversitelerin işine karışıyorsunuz" diyemezsiniz. Aynı şekilde Ermeni Soykırımı'da biz Türkler dışında dünyada hiç bir millet tarafından inkar edilmiyor. Sadece Türkiye ile ekonomik veya stratejik ortaklıklarına zarar vermekten çekinen bazı devletler soykırımı resmen tanıma aşamasına geçmiyor (ABD gibi) o kadar.

Bugün dünyada 18 devlet resmi olarak Ermeni Soykıımını tanımıştır. Bunların bazıları Türkiye ile hiçbir alıp-veremediği olmayan, bizim hiçbir şeyimizde gözü olması mümkün olmayan devletlerdir, örneğin Arjantin. Bu nedenle "Avrupalının ve ABD'nin bizim kötülüğümüzü istemesi" gibi paranoyaların gerçerli olmadığına inanıyorum. Olay, emperyalist oyunu olmakla açıklanamaz.

Türk milliyetçiliği ırkçı değildir.
Türk milleti ırkçıdır diye bir iddia yok, 1915'de Osmalı devleti tarafından sistematik soykırım yapılmıştır diye bir iddia var.
70 milyonun içinde Ermeni kökenli veya Ermenilerle karışmış olanların sayısı 6-7 milyona kadar ulaşmış olmalıdır.
Asimile ettiklerin de senden saylır. Tarihte başka örneği de var: Yeniçeriler.

SOYKIRIM YOK SAVAŞ VAR
Onbin veya yirmibin Ermeni çetecisi yüzünden (hadi bu rakamı 50.000 yapalım), 2 milyon sivil Ermeni vatandaşını; yaşlısını, sakatını, körünü, hamilesini, bebeğini (acaba onlarda mı çeteci idi?) ya gırtlaklıyor ya da topraklarından sürüyorsanız; çeteciler sadece doğuda iken Eskişehirde ve batıdaki Ermenileri de yurtlarından kovuyorsanız olay "savaş durumu" ile açıklanamaz. Açık şekilde soykırımdır, ırkçılıktır.

Bilhassa hiç bir olayın meydana gelmediği batı illerimizdeki Ermeni vatrandaşların bir bütün olarak göçe zorlanması dikkat etmemiz bir noktadır. İşte bu gibi detaylarda Talat paşa önderliğindeki İttihat ve Terakki'nin anadoluyu bir Turan Ülkesi haline getirme emelini anlayabiliriz.

Soykırımın özü, yüzlerce yıldır gerileye gerileye bir avuç trakyaya ve anadoluya sıkışan biz Türklerin, hiç olmazsa bu toprakları tam anlamıyla Türkleştirme emelidir. Ermenici çetecilerin ihaneti İttihat ve terakki'nin eline bu emeli açıkça fiiliyata dökme konusunda koz vermiştir.

Suç ve ceza arasında büyük bir orantısızlık vardır. "Ermeniler de bize şunları yapmıştı" diyenlere verilecek en iyi yanıtlardan biri sanırım budur.

Yabancı tarihçiler de Ermeni çetecilerin cephe gerisinden vurma harekatı yaptığını kabul ediyor. Ancak Ermenilerin tamamına atfedilemeyecek bu kısmi ihanetten dolayı bir milleti tümden yok etmenin hoş görülecek bir tarafı da yok. 1914-15'de çok sayıda ermeninin osmanlı ordusuna asker yazıldığını da belirtmekte büyük önem vardır.

Soykırımın özü, ortasyadan batıya göç eden biz Türklerin, "vatanımız" diyebileceğimiz ve salt bizlere ait bir toprak yaratma kaygısıdır. Çünü "vatanımız kabul ettiğimiz Budin (budapeşte), Belgrad, Kosova, Mora, Bulgaristan, Mısır, Hicaz, bağdat ve nice yer elden gitmişti. Bize kala kala bir Anadolu kalmıştı ki onun da batısında Rumlar (ki onları da 1928 de "postaladık"), doğusunda da Ermeniler ve Kürtler (Ermenileri 1915'de yolladık, Kürtlerin ise ayaklanmalarını bastırdık) var idi. Bu üç halkı bir şekilde bastırmak, yok etmek veya asimile etmek gerekiyordu, koşullara göre bu yöntemleri farklı zamanlarda uyguladık. Böylece Anadoluyu "Türk" yaptık. Çevremizdeki her millet milli devlet kurarken bizim de milli devlet kurabaileceğimiz "bize ait" bir "temizlenmiş" alan, bir "Türk toprağı" oluşturduk. Ortaasyayı terketmekle yaşadığımız "vatansızlık" kaygısını bu şekilde çözmeye çalıştık. Tabi çalıştık derken burada tüm Türk milletini dahil etmiyorum, yönetime hakimleri kasdediyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17-03-2007, 14:14
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

Şahane bir savunma olmuş. Doğu Perinçeği tebrik etmek lazım.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17-03-2007, 15:40
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

Cem";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Onbin veya yirmibin Ermeni çetecisi yüzünden (hadi bu rakamı 50.000 yapalım), 2 milyon sivil Ermeni vatandaşını; yaşlısını, sakatını, körünü, hamilesini, bebeğini (acaba onlarda mı çeteci idi?) ya gırtlaklıyor ya da topraklarından sürüyorsanız; çeteciler sadece doğuda iken Eskişehirde ve batıdaki Ermenileri de yurtlarından kovuyorsanız olay "savaş durumu" ile açıklanamaz. Açık şekilde soykırımdır, ırkçılıktır.
Sevgili Cem,

Soykırım, Jenosit, Holokast, ya da adına ne dersen de, bir milleti böyle ağır bir suçla suçlayınca doğal olarak sayılardan bahsedilmeye başlanıyor. Adı üstünde soykırım, yani bir topluluğun soyunu kurutmak üzere sistematik olarak uygulanmış ve başka bir topluluğun sorumlu olduğu büyük bir insanlık suçu. Sen de 50.000 Ermeni çeteciden ve Türkler tarafından soykırıma uğratılmış 2 milyon Ermeniden bahsetmişsin. Bugün en kötümser Ermeni kaynakları bile savaş sonunda 1 milyondan fazla Ermeni'nin Anadolu toprakları dışına göç ettiklerini-ettirildiklerini kabul ediyorlar. İnsanları topraklarından sürmek, bir varolma-yokolma savaşı koşullarında ve ihanet karşısında dahi olsa günümüzde bir suç olarak kabul edilebilirse de soykırım değildir, zaten soykırımın tanımı da bu değildir. Ayrıca 1915 yılından bahsettiğimizi unutmayalım ve çeşitli kaynaklardan o dönemde Anadolu'daki toplam Ermeni nüfusuna bakalım:

M.Zarceshi, Van’daki Fransız konsolosu: 1.300.000
Francis de Pressence (1895): 1.200.000
Torumnekize (1900): 1.300.000
Lynch (1901): 1.158.484
Osmanlı belgeleri (1905): 1.294.851
İngiliz “Mavi Kitap” (1912): 1.056.000
L.D. Conterson (1913): 1.400.000
Fransız “Sarı Kitap”: 1.475.000
İstanbul Ermeni Patriği Ormanian (ö:1918): 1.579.000
Lepsius: 1.600.000

Bu sayılardan istediğini kabul edip 1.000.000'u düşersen 1915 olaylarında ne kadar Ermeni'nin hayatını kaybetmiş olduğunu bulabilirsin. Şu anda bulamam ama daha sonra iletirim, aynı dönemde Doğu'daki olaylarda ölen Türklerin sayısı da bulacağın o sayıya eşit, hatta daha fazladır. Dolayısı ile de "savaş" tezi birebir doğrudur.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17-03-2007, 16:16
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

" Türkiye *toplumunun *bakış *açısından *soykırımı *inkarı *suç *saymak *fazla *anlaşılır *değil. *Ancak *avrupalılar *yakın *bir *geçmişte *20 *milyona *yakın *insanını *ırkçılığa *ve *bunun *ciddi *bir *oranını *da *soykırıma *kurban *verdiler. *Çok *büyük *acılar *ve *utançlar *yaşadılar. *İşte *bu *nedenle *günümüz *avrupasında *ırkçılığa *karşı *ve *soykırımlara *karşı *duyarlılık *fazladır. "

Sevgili Cem,

bu soylediklerin hangi Avrupa? Nerede? 10 sene muhendis, hukukcu diplomasi ile is bulamayan azinliklari oraya gonderelim. Genclerimiz bu bunalimlar yuzunden kendilerini asiyor. Cunku arada vize, pasaport engelleri var diye Avrupa'ya gelmemissiniz, tanimiyorsunuz ama bir kaniya sahipsiniz, nasil.

Kimse hicbir yaptigindan utanmiyor arkadasim, hakli oldugunu dusunuyor, ici buz gibi soguyor, Amerika Irak savasini bir hristiyan musluman kirismasi olarak gorup arabalarini amerikan bayraklari ile donatanlar hayli fazladir Avrupa'da. Buradaki demokrasi Roma . Hele bu medyada yansitilan Avrupa'yi gormek mumkun degil, *demokrasisidir, halk icin degil bir ummet icin afrikanin muzlari ile, Hindistan'in ipekleri ile insaa edilmistir. Butun Avrupa anayasalari azinliklar icin istisnai durumlar icerir.

Avrupa'nin azinlik dedigi sey mesela bir Fransa'da fransiz olmayanlardan ibaret degildir. Avrupa'ya dahil olan insanlari zengin uluslardir. Avrupa devletleri surekli ulkeye yeni gelen yabancilari kendi dillerini konusmaya zorlar, Hollanda'da yasayan bir amerikan yada Azeri bir petrol zengini bu sinifa girmez, gemilerin kargo bolumlerinde Fransa sahillerine kacmis ganalilarla ayni siralara oturmaz. O zaman Avrupa'yi demokrasinin savunucusu olarak gormek yanlistir. Yani azinliklar fakir uluslardir, hammadde ulkelerinin irgatlaridir, kendi somurgelerinin cocuklaridir. Ermeniler'de herkesin gozunde boyledir, Avrupa dunyayi bu sekilde ikiye boler. Bizden mi degil mi. Kim bizden kim degil zaten tarihte yazilmistir ve bu degismez, bu yuzden AB'ye yeni giren ulkelerde onlardan olmamistir, olamazda. Bu sinsi bir politika degildir, Avrupa'da yasayan insanlar kim "Bizden" kim "Onlardan" cok iyi bilir. Bu sebeple her Avrupa ulkesinde bir turk gettosu vardir, insanlar adalete, sisteme guvenini kaybetmis, tehdit altinda hissettiklerinden dolayi bir arada yasamaya itilmistir.

Turkiye'de yasayan bircok insan mesela turklere yapilan muamelelerin asil sorumlusunun turkler oldugunu dusunur, bizim insanimiz soyle bizim insanimiz boyle, yok ayi diye anlatir durur. Bu turkler sizin insaniniz felan degildir, yasadiklari ulkenin insanlaridir. Uc dort nesil dogmus buyumus olmuslerdir, Avrupa okullarina gitmis, Avrupa kitaplari okumuslardir. Eger bu insanlarin begenilmeyecek yanlari varsa bu durum o insanlarin sorumlulugu degildir, vergi verdikleri ulkenin bir sorumlulugudur, egitim sisteminin eksikligidir. Eger bu gencler okulada gitmiyorlarsa neden gitmedikleri arastirilmali ve bu durum oradan kaldirilmalidir.

"Bugün *dünyada *18 *devlet *resmi *olarak *Ermeni *Soykıımını *tanımıştır. *Bunların *bazıları *Türkiye *ile *hiçbir *alıp-veremediği *olmayan, *bizim *hiçbir *şeyimizde *gözü *olması *mümkün *olmayan *devletlerdir, *örneğin *Arjantin. *Bu *nedenle *"Avrupalının *ve *ABD'nin *bizim *kötülüğümüzü *istemesi" *gibi *paranoyaların *gerçerli *olmadığına *inanıyorum. *Olay, *emperyalist *oyunu *olmakla *açıklanamaz. "

K.K.T.C. 'yi hicbir uke tanimiyor, demekki butun dunya bile bir haksiz menfaat icin bir araya gelebiliyor. Arjantin gibi hem cografyadan uzak, hem mevzudan uzak bir ulkenin yaptigi arastirma ne kadar saglikli olabilir? Biz oturdugumuz yerden kokain ticareti ile ilgili bir arastirmayi Arjantin'den daha saglikli inceleyebilir miyiz? (Bunu soylerken Arjantin'in parasal sorunlar ceken bir ulke oldugunu gozonunde bulunduruyorum, yoksa paranin gucu ile istenilen yerde istenilen arastirma yapilir)

Kimse bizim kotulugumuzu felan istemiyor, uluslararasi politika budur. Herkes kendi milletinin menfaati icin, menfaatine engel olabilecek durumlari ortadan kaldirmaya calisiyor. Bunlar bize gore dusmanliktir ama onlarin yaptigi sadece ulkelerinin menfaatine yarayacak bir politika uygulamak. Eger masada 10 elma varsa, kendiliginden 11 olamiyorsa, bu elmalarida 10 kardes paylasacaksa, kardeslerden biride iki elma yemek istiyorsa, kardeslerinden birinin o elmalardan bir tane almasini engellemek zorundadir. Turkiye kimseye zarari dokunmadan kalkinamaz, insanlarin ihtiyaclari 10 elmadir, pazardaki payi buyurse bir baskasinin pazar payinin kuculmesi gerekir. Bu sebeple Avrupa icin "Sozde Ermeni Soykirimi" onemli bir kozdur, yoksa avrupalilarin ermeniler yuzunden gozune uyku girmedigi icin degildir. Ben bir turk olarak bir restoranta giremedigim gibi bir ermenide o avrupali insanlarin icini kaldiran esmer suratini omzuna asip kapidan donmek zorundadir.


"Bilhassa *hiç *bir *olayın *meydana *gelmediği *batı *illerimizdeki *Ermeni *vatrandaşların *bir *bütün *olarak *göçe *zorlanması *dikkat *etmemiz *bir *noktadır. *İşte *bu *gibi *detaylarda *Talat *paşa *önderliğindeki *İttihat *ve *Terakki'nin *anadoluyu *bir *Turan *Ülkesi *haline *getirme *emelini *anlayabiliriz. "

Yani ancak Talat pasa ve turkleri yuzlerce sene egemenligi altina almis bati asigi, somurgeci Osmanogullari asireti boyle bir suclamanin muhattabi olabilir. Bu kisileri yada makamlari tekrar tekrar elestirmek saflik olur. Turklerin cumhuriyetten once bir ummet gibi yasadigi, kendi iradeleri ile bir karar veremedikleri aciktir. Bati boyle bir hegomanyaya son verip, somurgeci asan kesen Osmanogullari asiretinin yerine calisip uretip tuketen bir cumhuriyet getirdigimiz icin bizi takdir etmeli, hala krallikla yonetilen Avrupa ulkelerine de bizim yolumuzu izlemelerini onermelidir. Zaten bu tartismalarin temelini olusturan sorun, Avrupa'nin Lozan antlasmasini tanimamasidir.

En son ermeni soykiriminin formulune bir bakalim,
Oyuncular, 1-Avrupa 2-Osmanli 3-Kuvay-i milliyeciler yani TC

Osmanli tecrid kararini cikartti
TC Osmanlinin hukmune son vermek istedi
Avrupa Osmanliya destek verdi
TC yinede Osmanliyi yikti
Avrupa Osmanli padisahini gemi ile ulkesine kacirdi
En son olarakta Avrupa TC yi ilk maddeden sorumlu tutuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17-03-2007, 16:25
teotihuacan teotihuacan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Feb 2007
Mesajlar: 144
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

Cem ben burada san katılmıyorum.

"Herşeyden *evvel *avrupa *tarihindeki *ırkçılığın *ve *soykırımın *açtığı *yara *ve *bunun *günümüz *avrupasında *yarattığı *duyarlılık *bilinmeden, *gerek *İsviçre *gerekse *de *Fransa *gibi *ülkelerdeki *soykırımı *inkarı *suç *sayan *yasaları *kavramak *mümkün *değildir. *Türkiye *toplumunun *bakış *açısından *soykırımı *inkarı *suç *saymak *fazla *anlaşılır *değil. *Ancak *avrupalılar *yakın *bir *geçmişte *20 *milyona *yakın *insanını *ırkçılığa *ve *bunun *ciddi *bir *oranını *da *soykırıma *kurban *verdiler. *Çok *büyük *acılar *ve *utançlar *yaşadılar. *İşte *bu *nedenle *günümüz *avrupasında *ırkçılığa *karşı *ve *soykırımlara *karşı *duyarlılık *fazladır. *Elbetteki *bu *konuda *dört *dörtlük *bir *politika *izledikleri *söylenemez. *Avrupa *dışında *yapılan *soykırımlara *daha *az *duyarlı *hatta *duyarsız *kaldıkları *da *söylenebilir. *Ancak *50 *yıl *öncesinin *avrupası *ile *günümüz *avrupası *arasında *bu *konuda *ciddi *fark *olduğu *da *ortadadır. " demişsin.

Avrupalılar (emperyalistler) her şeyi işlerine geldiği gibi değerlendirirler. İşlerine gelen konularda pişmanlık ve utanç da duymazlar. Daha çok yeni, Boşnak soykırımını inkar etmediler mi? Üstelik soykırımın başrolünde yine kendileri yok muydu? Elleriyle Boşnakları katillere teslim edenleri madalyalarla ödüllendirmediler mi?

"Onbin *veya *yirmibin *Ermeni *çetecisi *yüzünden *(hadi *bu *rakamı *50.000 *yapalım), *2 *milyon *sivil *Ermeni *vatandaşını; *yaşlısını, *sakatını, *körünü, *hamilesini, *bebeğini *(acaba *onlarda *mı *çeteci *idi?) *ya *gırtlaklıyor *ya *da *topraklarından *sürüyorsanız; *çeteciler *sadece *doğuda *iken *Eskişehirde *ve *batıdaki *Ermenileri *de *yurtlarından *kovuyorsanız *olay *"savaş *durumu" *ile *açıklanamaz. *Açık *şekilde *soykırımdır, *ırkçılıktır."

Benim bildiğim ve Doğu Perinçek'in de belirttiği gibi sadece on-yirmibin değil en az ikiyüzbin çeteci/düzenli ordu/paralı asker mevcut.

"Bilhassa *hiç *bir *olayın *meydana *gelmediği *batı *illerimizdeki *Ermeni *vatrandaşların *bir *bütün *olarak *göçe *zorlanması *dikkat *etmemiz *bir *noktadır. *İşte *bu *gibi *detaylarda *Talat *paşa *önderliğindeki *İttihat *ve *Terakki'nin *anadoluyu *bir *Turan *Ülkesi *haline *getirme *emelini *anlayabiliriz."

Techir tedbir amaçlıdır, ayrıca turan sadece anadoluyu kapsayan bir şey değildir. Ermeniler o dönem yaşadıkları Osmanlı topraklarından yine bir Osmanlı toprağına göç ettirilmişlerdir. Ülke dışına sürülmemişlerdir.

Ayrıca bütün dünya kabul ediyor diyorsunuz. Arjantin, Uruguay bile kabul etmiş, neden kabul etmiş? Arjantinliler veya Uruguaylılar, hiçbir lobi ve baskı grubunun etkisi altında kalmadan evet Ermeni soykırımını tanıyalım mı demiş? Peki bu güzel insanlar neden başka yerlerdeki soykırımları/kırımları da tanımamışlar?

Benim bildiğim kadarıyla Ermeni soykırımını tanıyan ülkelerin hepsinin nüfus çoğunluğu hristiyan/yahudi. Başka dini çoğunluğa sahip ülkelerden kabul eden yok. (Lübnan hariç, özel bir durumu var!)

"Aptalların sorup akılı insanların cevap veremediği pek çok soru vardır."
Polya, George (1887, 1985)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17-03-2007, 16:35
Cemal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cemal Cemal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Mar 2006
Bulunduğu yer: şirrinmişirrin egemino canlıuzurlu bi sayilgassabasının şirim bi beldesimden tefrişediyom sitteye.
Mesajlar: 1.168
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

"Onbin veya yirmibin Ermeni çetecisi yüzünden (hadi bu rakamı 50.000 yapalım), 2 milyon sivil Ermeni vatandaşını; yaşlısını, sakatını, körünü, hamilesini, bebeğini (acaba onlarda mı çeteci idi?) ya gırtlaklıyor ya da topraklarından sürüyorsanız; çeteciler sadece doğuda iken Eskişehirde ve batıdaki Ermenileri de yurtlarından kovuyorsanız olay "savaş durumu" ile açıklanamaz. Açık şekilde soykırımdır, ırkçılıktır."


cEM abim bu görüşün yannış.. 8O
tarafsıs deil*yannı bakış..ayrıcadana bilinsel deil..
Neden de*? Sor bakalım.. baK abim bis pırofluu vARtOL amcam sayesinde aMArikada bilene tastikettirdik ama*ordumus malesef kabul yapmadı ve KoSKOCA pırof ceMaL askerliine er olarak yaptı..Askerlik yapannar teskereden sonada bu mahappeti severler.Herkeş birbirine -ama gırgılına başından geçenneri*ama nöbet maceralarını*ama girmişse çarpışma filece her macerasına annatır.

Şindi bizim burda dukanda yemek yiyen buranın esnafından bi uzunHüseyin kardeşimis var (bi doksan maşallah?*bunun buzdolabı-çamaşır makinası özel servisi var deerli biusta.Bu uzun -güneydouda askerliine yapmış.
Bak o senin dediklerinin aksine ne annatıyo..
Yanı kelkör*hamile*çocuk nası çeteci olmuyo-ama nası yataklık yapıyo.. 8O
"Şindi cemal abi(benne aynı yaşta haa... bu abi esnef aazı)Tam teizat kçlerde arama yapıyoz.Benim ilk devriye günnerim.acemiyim.Köye giriyos.tabi bi heycan köylerde..vatandaşbiras ürküyo askere görünce..Sate daın başı köyler..kuş ucmas kervan geçmes..
Şindi komutan köylüye mikrofonna *talimat sölüyo..Arama yapılcek pekakaile ilgili nebilyosanıs annatılcek.Arada kütçearda türkçe..Mühimmat-silah varsa onnara ayit.teslim edilcek..falan okuyo..Ondan sona tektek evlere giriliyos.Komutan aratıyo evleri.Yannız o işin kurdu ya..Bazı evleri *öle eften püften aratıyo..*Oyalanmayın tamamdiyo.Usulden sorular soruyo.Tamam *diyo çıkıyos..Bazı evlere didik* didik aratıyo..Bida ara..bida ara..Evlerde yıkık dökük ev.İçindede çoluk çocuk ve yaşlı nene*dede..Bigün böle bi dedeye kendi eliyle tuttu.duvara sıskıştırdı.. Kendide kürteçe biliyo..Soruyo boyuna silah nerde..dede ıkzıkediyo..ellerini kaldırıyo ..yok yok diyo..Yaw yaşlı adam..benim içim çız ediyo..dede gebercek korkudan..Sate bu eşkiya olsa ne yazar..yok ..yok diyo..Komutan *tuttu yakasından baççeye çıkattı.Bizde mermi sürülü eller tetikde bekliyos..
Baççede duvar dibine koydu..Bize işaret etti silahların bi kısmını dedeye çevirdik.sona döndü bizdenkıdemli bi arkadaşımıs var ona gözetti*TARA diye emir verdi..Arkadaş kaldırdı..5-6 saydırdı havaya üstüste..Millet dışarı fırladı..hepimis tetikdeyis.çatışma çıkarmı*deyi.Neyseme saymayı gören *dedebaşladı konuşmaa..
Abim komutan biliyo...Bunnar ASKER vatan bekçisi..aslan bunnar..Dede önde..komutan yanında bis bi kısmı baççede kaldı bis üç kişi dede ve komutanın yanında ahıra girdik..Dede göstertti. Saman yıınları kaldırıldı..altı toprak..kazma kürek kazıldı..bi metreye yakın..hiçbişe yok..Sona çuvallar çıktı..içinde yecekler..onukaldırdık toprak gene..Komutan kaz dedi..az daa kazıldı..4 tane kELEŞ abimm..çuvallada mermi..."


" Bak ****lara..Dedeye kullanarak..orda hem yecek saklıyo ..hem Keleş saklıyo..BENİM ASKERİME öldürmek için..Günnüznormel vatandaş..gece eşkiya..Buldumu vurcek bana..

İşte böle ceM abim..KEl kör*ettiyar*sakatkocakarı-çocuk.. Bunnar çetecimi*?
DEİL..ama yatakçı..yardımcı..

ona buna acırsan .. acınacak duruma düşersin..
ASkerim bilir işine..
Bizin esnaflıkda bi laf vardır..
ona acı.. buna acı..ona kıyak (eyilik)yap.. buna kıyak yap..
Kıyakçılıın sonu AYAKÇILIK..
bide bu tarfdan bak ermeni göç ettirmesine cEM abim..

kardeşin cml. aynı zamanda pırof ve yakın tarih usmanı..

'Biri senin hakkında kötü bir şey söylerse
sakın kızma ama şöyle karşılık ver:
Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş.
Bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı!
'
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17-03-2007, 16:47
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

Sevgili Cemal,

teori ile pratigin, yani evdeki hesap ile carsi fiyatlari arasindaki ucuruma guzel dikkat cekmissin. Yoruldum okurken yine ama okudum yani.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17-03-2007, 17:09
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

Bu "Ermeni soykırımı" iddiasını hiçbir zaman gerçekçi bulmadım.
Bence katliama uğrayan insan sayısı iki taraftan da Â*10-20 bin civarındadır. Buna soykırım demek gerçekçi değildir ama Ermenilerin kitlesel olarak Suriye'ye sürülmesi bir soy-sürgündür.

Hadisenin özü "çete savaşlarında" gizlidir. Ermeni çeteleri de bir çok Türk köyünü basıp katliam yapmıştır. (Herkes doğudaki katliamlarını bilir de Bursa-Mudanya gibi yerlerdeki katliamlarından pek bahsedilmez) Türk çeteleri de (özellikle Topal Osman Karadeniz'de) bir çok Ermeni köyünü basıp ya sürgün ya da katliam yapmıştır. Sadece Ermeni değil, Rumların ve Yahudilerin yaşadığı bölgelerde basılmış ya sürgün ya katliam yapılmıştır. Hatta öyle ki, Topal Osman Karadeniz'de bunların arazilerine el koymuş ve kendi tapulu malı haline getirmiş ve dahası Ermeni, Rum ve Yahudilerin Türklerden olan alacak senetlerine de el koymuş ve sonra o senetleri de Türk köylülerinden zorla tahsil etmiştir.

Topal Osman'ın akibeti de çok fena olmuştur. Kendisi bir milletvekilini (Ali Şükrü Bey)öldürdükten sonra takibata uğramış ve sonra da Çankaya'yı basıp Atatürk'ü öldürmek gibi bir amaç içine girince Atatürk'ün hazırladığı bir plan sonucu olarak Ankara'da süvari birliği çembere alındıktan sonra yaralı olarak ele geçirilmiş ve sonra da ölmüş veya o arada Atatürk'e küfür ettiği için bir subay tarafından öldürülmüştür. Başı da kesilerek Atatürk'e getirilmiştir. Ama Atatürk bununla da yetinmemiş Meclise adeta talimat vererek Topal Osman için idam kararının oybirliği ile çıkartmıştır. Ve Topal Osman'ın başsız gövdesi Meclisin önünde ayaklarından asılarak idam edilmiştir.

Nereden girdim nereye geldim veya kime niyet kime kısmet. Neyse gerekirse konuyu detaylandırırım da.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17-03-2007, 17:21
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Doğu Perinçek-Son savunma

kurduğu parti'nin temel taşı olan maoizm'i şimdi partisinden silen,
abdullah öcalan'ı özgürlük savaşçısı diye nitelendirirken şimdi ona katil diyen,
aynı yolda yürüdüğü ibrahim kaypakkaya, mahir çayan, deniz gezmiş ve diğer yoldaşlar faşizmin zulmüyle can vermişken, kendisi binbir türlü hile ve yalakalıkla ayakta kalan biri 5 yıl sonra ermeni soykırımı'nı tanımamız gerekir derse hiç şaşırmayın. doğu perinçek sıradan bir popülisttir.

saygılar...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:07 .