İnsanlar farklı düşünebilirler, Yaratıcı'nın varlığına inanmayabilirler. Bir müslümana düşen görev, bilgiyle ve güzel sözlerle Allah yoluna çağırmaktır. Bunun dışında bir müslümanın zorlamaya, hesap sormaya, baskı yapmaya hakkı yoktur, olamaz. Tüm bunlar Kuran'da açık bir şekilde ifade edilmiştir.
Ateistlerin de kendilerine ait düşünceleri vardır, bunları açıklayabilirler. Fakat bunu yaparken, belli bir seviyeyi korumaları gerekir. Fikirler kaba sözler söylenmeden de paylaşılabilir. İşte bunun olabilirliğini gösterdiği için başta değerli Cem kardeşim olmak üzere, site yönetimine ve bu doğrultuda yazan bütün ateist kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Ateistlerin de kendilerine ait düşünceleri vardır, bunları açıklayabilirler. Fakat bunu yaparken, belli bir seviyeyi korumaları gerekir. İşte bunun olabilirliğini gösterdiği için başta değerli Cem kardeşim olmak üzere, site yönetimine ve bu doğrultuda yazan bütün ateist kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Biz de bu düşünceler sebebiyle teşekkür ederiz...
korelmis";p="´isimli üyeden Alıntı
Bir müslümana düşen görev, bilgiyle ve güzel sözlerle Allah yoluna çağırmaktır. Bunun dışında bir müslümanın zorlamaya, hesap sormaya, baskı yapmaya hakkı yoktur, olamaz. Tüm bunlar Kuran'da açık bir şekilde ifade edilmiştir.
Bahsettiğin konuların Kuran'da açıkça ifade edildiğini söylüyorsun. Örneklersen sevinirim...
Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
Bunun dışında bir müslümanın zorlamaya, hesap sormaya, baskı yapmaya hakkı yoktur, olamaz.
Sn körelmiş;
Kendi açınızdan bakıpta İslam'da zorlama yoktur, baskı yapmak yoktur gibi söylemleriniz, Kuran'a bakarsak havada asılı kalıyor.Muhammed'in Allah'ı tarafından söylendiğini de birçok ayet desteklemekte bu zorlamaları.Thunderpoint arkadaşımızın sorduğu soruyu bize bir örneklersen bende sevinirim.
"Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (2/256)
"Yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür." (3/20)
"Seni onların başına bekçi göndermedik!" (4/80)
"Vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek Bize düşer." (13/40)
"Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün." (88/21) "Onların üzerinde bir zorba değilsin!" (88/22)
"Kim doğru yola gelirse kendi iyiliği için doğru yola gelmiş olur. Kim eğri yola saparsa de ki; ben sadece bir uyarıcıyım." (27/92)
"Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver." (50/45)
"Kendilerine öğüt ver ve onlara tesirli söz söyle." (4/63)
"Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış." (16/125)
"O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara (inkarcılara) güzel muamele et." (15/85)
Evet, böyle iddialar var. Fakat söz konusu ayetler "savaş durumu"yla ilgilidir. Bize saldırana, savaş açana karşı koyma hakkımız vardır. Bununla birlikte, bize saldırmayan kimselere dokunmamızın yasak olduğu Kuran'da ifade edilmiştir.
Sn körelmiş isterseniz konuya farklı bir açıdan bakalım ve şöyle soralım.Bir müslümanın hesap sormaya hakkı yoktur demiştiniz.Bizde olaya Kuran'da yada hadislerde bildirilen şeriat yasalarından başlayalım istedim.Buyrun bu başlık Şeriat/Kısas Uygulamaları altında yazılanlara bir bakalım ve ilk sorumuzu soralım:
Kuran'nın ve hadislerin, kanun ve hükümlerinin uygulayıcısı kim olmalı,size göre Müslümanlar *olmayacaksa?
Linkini verdiğiniz başlığı açıp okumaya başlayınca şaşırdım. İnanç hürriyeti, düşünce ve ifade hürriyeti konuları farklıdır, hırsızların cezalandırılması konusu farklıdır! Dilerseniz, ikincisini de konuşabiliriz, fakat bu iki konuyu birbirine karıştırmamak gerekir.
Evet, böyle iddialar var. Fakat söz konusu ayetler "savaş durumu"yla ilgilidir. Bize saldırana, savaş açana karşı koyma hakkımız vardır. Bununla birlikte, bize saldırmayan kimselere dokunmamızın yasak olduğu Kuran'da ifade edilmiştir.
*Demis, sayin korelmis.
* * * *Turklerin muslumanlilistirilmasi konusu tamamen hayal mahsulu bir tarih yaniltmasi midir *diye sormak isterdim. Turkler muslumanlara saldirmis da ondan sonra mi Katliam baslamistir?
*Bir de aklimin almadigi, allahin yarattigi kulu, allah adina oldurmek, cezalandirmak diye birsey yok mu muslumanlikta? Afganistan'da hala islami terketmenin cezasi olum degil midir? Bu muslumanlar kendileri mi uyduruyor seriati? Ayni apacik, herkesin anlayacagi sekilde allah tarafindan iddia edilen kitap acaba apacik degil midir ki her okuyan baska anlamlar cikarabiliyor.
*Benim gorusum, kitapta degil huner, insanda. Insan olan icinden kendi mizacina uygun manalar cikarirken, digerleri teror ve baski taktiklerini yine ayni kitapta bulabilmekte.,,,
Geçenlerde bir magazin programında bir ünlü ile yapılan ropörtaj, montaj sonrası yayınlandı. Ünlü kişi bir rakibi hakkında şunları söylüyordu:"O'nun sesi karga gibi. Onu dinlemeye gidenler pişmanlık duyuyor."
Ropörtajı veren ünlü bu yayından sonra dava açtı ve konuşmanın aslı ortaya çıktı. Bakın nasılmış: "O'nun sesi bülbül gibi; olur mu hiç karga gibi. Onu dinlemeye gidenler daha önce gitmediği için pişmanlık duyuyor."
Sevgiler...
Düşünebildiklerinin hepsini düşünülebileceklerin tamamı zannetme!
Değişim kardeşim,Linkini verdiğiniz başlığı açıp okumaya başlayınca şaşırdım. İnanç hürriyeti, düşünce ve ifade hürriyeti konuları farklıdır, hırsızların cezalandırılması konusu farklıdır! Dilerseniz, ikincisini de konuşabiliriz, fakat bu iki konuyu birbirine karıştırmamak gerekir.
Sayın körelmiş;
Eğer İslam’ı bir bütün olarak kabul etmeyeceksek o zaman inanç hürriyeti ile şeriat uygulamalarını ayrı ayrı konuşmamızın da bir anlamı kalmayacak.Ele almak istediğim konu içerisinde,sizin bahsettiğiniz İslam’daki güzel sözlerle İslam’a çağırmak konusuna farklı yaklaşarak ulaşmaktı ve benim göremediğim bu güzelliği! yakalamaya çalışmaktı.Neyse bu konuyu o zaman es geçerek sizin bahsettiğiniz konuya gelelim.
Sizin verdiğiniz ayetlerin bir çoğunun benim bildiğim kadarıyla,İslam’ın henüz tam olarak bir devlet olmadığı ve yükselişe geçmeden, yani tam anlamıyla ’Din Allah’ın’ olmamışken;
Bakara *Suresi 193. Ayet
Bir fitne kalmayıp Din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın.Eğer vazgeçerlerse, artık düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.
Muhammed’in kendisine taraftar toplayabilmek için,hatta o dönem de Muhammed’in alaya alınması söz konusu iken bunlardan kurtulabilmek için getirdiği ayetler olduğunu düşünüyorum.
Şimdi bu noktadan yola çıkarak.’Din’in Allah’ın olduğu’ döneme bir bakalım.Yani İslam’ın yayılma sürecine.Bunu yaparken bilgim kadarıyla ele alacağım,diğer arkadaşların da ister inanır olsun ister olmasın konuya katkıları olacaktır sanıyorum.
Taberi tarihinde Müslüman Arapların 700’lü yıllardan itibaren,Budist ve Zerdüşt inançlı Türklere saldırıları anlatılır. Kuteybe ibni Müslim dönemiyle başlayan bu süreçte Araplar çok ciddi akınlarla Türklere saldırılar düzenlerler.En büyük katliamlardan ‘Talkan Katliamı’nda halkın,Müslüman Araplarla savaşmadığı halde sırf diğer Türklere ibret olması için 40.000 kişinin katledildiği yazılıdır.Ama nedense Arapların Allah’ını, Araplardan daha çok savunur olmuştur Türk arkadaşlarımız.Yani Kral’dan Kral’cı olmak diye buna denir işte.Sanırım Araplar sizin verdiğiniz ayetleri unutup,bu ayeti düşünmüşlerdir, güzellikle!! Allah yoluna çağırmak yerine insanları;
9 Tevbe. 123.
Ey iman edenler!Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir.
Müslüman Arap kardeşlerimizin kafir Türklere karşı 2. Büyük Katliamı ‘Curcan Katliamı’dır.Bakın bu katliamda da 40.000 Kafir Türk’ün öldürüldüğü,kadınların ve kızların sevgili Müslüman Arap kardeşlerimizin! köleleri ve ganimetleri olarak onlarla beraber götürüldükleri yazılmış.Sanırım bunları da şu ‘Allah’ın olan Din’in’ iki ayetine dayandırmamışlar! sevgili Müslüman Arap kardeşlerimiz!;
Mümtehine *Suresi 8. AYET;Allah size,sizinle din hususunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve kendilerine adaletli davranmanızı yasaklamaz(!).Çünkü Allah,adalet gösterenleri sever.
Ahzab suresi 50. Ayet;
Ey Peygamber,biz özellikle sana şunları helal kıldık:Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini,Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun cariyeyi…(ayetin devamını yazmamamın sebebi Muhammed’in kendine yaptığı kıyakları işin içine katmamaktı)
Sn körelmiş şimdi bize lütfen şu Mümtehine suresi 8.ayeti biraz açıp, içindeki yasaklamaz kelimesinin ne anlama geldiğini ayrıca adalet ve inanç özgürlüğünün nerede olduğunu anlata bilir misiniz?