Sevgili Evrensel İnsan, Ulpian ve Ahbap,
Yazılarınızı okudum ve üç uzun yazının her bir cümlesine bir kaç sayfa yazı yazsam yine yetmez. Zaman darlığım ve ilham-kesici aniden bastıran sigara krizlerimden dolayı (çocuk var diye içerde içemiyorum) Pc'nin olduğu yerde uzun süre kalamıyorum. Dolayısyla üç muhatabıma da cevap olabilecek ortalama bir yazı hedefliyorum.
Sitenin genel çizgisinin en azılı münekkidlerinden biriyim. Bu tenkitlerimi sevgili Ulpian'ın da gıcıklık hissederek hatırladığı üzere defalarca gerek kendi açtığım başlıklarda gerekse de açılan başlıklara yorumlar yazmak suretiyle yazdım çizdim. Bu eleştirilerde özellikle gıcıklık hissi yaratmamak için verili durumlardan (mesela nasıl ateist oldum başlıkları) sıcağı sıcağına yararlanma yoluna gittim. Ya da yeri geldi, tanışalım forumunda deist olup evrime inanan kişiye bunu nasıl başarabildiğini sordum. Yine nasıl din karşıtı oldum başlığında, dinsel bir figürden dayak yiyerek ateist olan kişiye katılarak (hepimiz benzer şekilelrde ateist olmuşuz) diyen kişiye bu benzerliğin çıkış noktalarını hatırlattım.
Elbette tüm bunları daha fazla nefret edilmek için değil, daha fazla düşündürtmek yaptım. Ancak maalesef karşılığında cevap yerine (Peki sizin Kur'an ne olacak) yollu saldırı nitelikli cevaplarla karşılaştım.
Aynı şeyleri tekrarlamanın bu başlığın hayrına bir şey olup olmayacağı konusunda emin değilim. Ancak altı çizilmesi gereken bir yanlış anlaşılma var gibi hissediyorum. Eleştirilerim sadece ateistlere yönelik bir eleştiriye indirgenmemeli. Evet ateistleri masum bir Tanrı'nın (çünkü yok) işlerini yerden yere vurmaları tezatıyla şimdi de eleştiririm. Ateizmin felsefi bir duyumsamadan ziyade, bir politik duruş olarak görülmesi ve bunun kişinin kocaman hayatının tam göbeğine oturtulması durumunu da eleştiririm. İslam karşıtlığının ateizm gibi servis edilmesi de eleştiri konusudur bana göre.
Ancak ateizmin bu yukarıdaki itiraz noktalarına ek olarak, belki de en az ateistler kadar eleştirebilecek deizm sorunu vardır. Çünkü deizm Tanrısal bir akımdır. Bu önemli bir ayrıntıdır. Hakeza panteizm de öyledir. Üstelik peygamberliğini bizzat kendilerinin yaptığı bir ekoldür. Çünkü benim bildiğim Tanrısından haber veren kişiye peygamber denir. Biz onun Tanrı'sını nerden tanıyoruz?
Şimdi birbirine benzemezliği aşikar olan ateizm, deizm, panteizm, agnostisizm gibi akımlar ne şekilde bir araya getirilmiş ve hatta bu birliktelik halinden Türk ateistlerinin başvuru kaynağı olan Td sitesinin site meclis başkanının bile Tanrı'ya inanan biri seçilmiştir. Bu ne şekilde mümkün olabilmektedir? Bunun İslam karşıtlığından başka anlaşılır ikinci bir yorumu var mıdır?
Görünen o ki, sitenin kurucusu/kurucuları Turan Dursun beyin de hayatını vakfettiği bir dava (İslam karşıtlığı) uğruna, (ki o Dursun'un Tanrıyı anlama yolu ya Kur'an dır ya da süpürge) yine aynı şahsın yolundan giderek bir site açmışlar, salt İslam-karşıtı görünmemek uğruna kendilerine Aydınlanma felsefesinden isimler takarak, asıl gaye olan Dinin (dinlerin değil) deşifre edilmesine, "Din Bu" denebilmesine ön ayak olmaktadırlar. Hedef İslam dini olduğu için sitede kardeş felsefeler (!)in inanırlarının birbirleriyle tartıştıklarını göremezsiniz. Mesela ben şimdiye kadar bir ateistin, bir deistin ya da panteistin inandığı Tanrı'yı sorguladığını görmedim. Din gönderen Tanrı sevimsiz oluyor da, dünyayı yaratıp gerisine karışmayan Tanrı (deizm) nasıl daha sevimli olabiliyor? Dünyayı tanzim etmek üzere rehberler (peygamberler) ve yazılı kaynaklar gönderen Tanrı kötücül olup yerden yere vuruluyor ama evreni sorumsuzca yaratıp, yine sorumsuzca başıboş bırakan Tanrı iyicil oluyor ve hatta onun inanırları bu sitede ödüllendiriliyor. Şimdi bu sorulmaması gereken bir soru mudur?
Dolayısıyla herkes aslında ne olduğunu söylesin, amacının ne olduğunu söylesin demek kötü bir tavsiye çeşidi midir?
Sevgili Ahbap, burada sorgulanan İslam'ın Allah'ının buyruklarının neden eleştirildiği ya da bu Allah'a neden inanılmadığı değil, bunu hangi etiket adı altında yapıldığıdır.
Ha şimdi sen, Ulpian ya da bir başkası bu suçlamadan münezzeh olabilir, zaten ben hiç bir şahsı töhmet altında bırakıcı bir üslup kullanmamaya dikkat ediyorum. Eğer yukarıda yazılanlar sizinle ilgisizse, ki serzenişlerinizden öyle olduğu anlaşılıyor, cevap verme konumunda zaten değilsiniz. Bu iddialara cevap konumunda olanlar değil, ne hikmetse olmayanlar bana cevap yazıyorlar. Üstelik bir de beni gıcık buluyorlar