
15-09-2010, 18:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Jul 2010
Mesajlar: 138
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Bilimin en temel kanunlarının yine bilimsellikle vardığı sonuç, maddenin bütünü bir yaratıcıya yönlendirdiği midir? Biraz bilim öğrenin sonrasında teoriniz bilim mi, değil mi bir görüşürüz. Maddenin korunumu kanunundan "Yaratıcının Bilimsel İspatı", beş para etmeyecek Teori budur...
|
.....................................
Tabi ki bu sizin fikriniz. Emin olunki pek çok kişi sizin bu fikrinizin de beş para etmez olduğunu söyleyecektir. Ayrıca beş para etmez teori budur iddasında bulunurken maddenin sakımı kanununun Bir Büyük Bütüne götürmediğini kanıtlamanız gerekmez miydi?
Beş para etmez ifadesinin bilimsel olmadığını belki yergi ve sövgü edebiyatında yer bulabileceğini belirtmek isterim. Yerine yanlış ya da doğru diyebilirdiniz. Uslübunuzu düzeltmezseniz size cevap vermeyeceğim.
Saygılar..
|

17-09-2010, 14:43
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
Hüdai ÇAKMAK´isimli üyeden Alıntı
.....................................
Tabi ki bu sizin fikriniz. Emin olunki pek çok kişi sizin bu fikrinizin de beş para etmez olduğunu söyleyecektir. Ayrıca beş para etmez teori budur iddasında bulunurken maddenin sakımı kanununun Bir Büyük Bütüne götürmediğini kanıtlamanız gerekmez miydi?
Beş para etmez ifadesinin bilimsel olmadığını belki yergi ve sövgü edebiyatında yer bulabileceğini belirtmek isterim. Yerine yanlış ya da doğru diyebilirdiniz. Uslübunuzu düzeltmezseniz size cevap vermeyeceğim.
Saygılar..
|
Sayın Hüdai Çakmak ;
Zaten sorulan sorulara cevap vermiyor, hepsinin 8 ciltlik bilimsel(!) derlemelerinizde var olduğunu öne sürüyorsunuz. Uslüp problemim olmamakla beraber, yanlış-doğru ile beş para etmez arasındaki farkı algılamalısınız.
Maddenin korunumu kanunu bizi gruplar halinde bir bütüne götürür. Lakin bu bütün Tanrısal bir bütün değildir. Bu hususta cevabımı vermiştim ama cevabım teorinizce desteklenmediğinden tarafınızdan kale alınmamış, kabul görmemişti.
Herşey bir tarafa maddelerin varlığının toplamından ortaya çıkabilecek şey, yine maddesel bir varlık olmalı ki maddenin korunumu kanununa uysun. Sizin tasfir etmek istediğininz bütün, ruhani bir bütünlük olduğundan zaten maddenin korunumu kanunu ile alakalı değildir. Olsa olsa ruhani bütünlüğün korunumu kanunu olurki son 6000 yıl içinde, bu yolda 20000 den fazla Tanrı aynı hikayeyi okumaktadır. 20000 den fazla insan yapısı Tanrı.
Maddenin korunumu kanununu bizi Ruhani bir bütüne götürdüğü çürütülmesi çok kolay bir teoridir. Herşeyden öte maddelerin toplamından oluşan şeyin maddi olması gerekir. Siz yanyana koyduğunuz elmalardan, armut elde etme derdindesiniz ki doğa sizi yalanlar. Bu sadece elmalar bütünü olur.
Her an, hareketini bizzat gözlemdiğimiz maddi varlıkların hareketleri sonucu ortaya çıkan oluşumların arkasında -bir sebep olarak- ruhani bir düşünce aramak, ahmaklığın daniskasıdır. Bu sebeplerin ardındaki maddi gerçekliği ortaya çıkarmak bilimin, bilimi yok sayarak Bronz Çağı edebiyatına değer vermek ilahiyatın işidir. Bronz Çağı edebiyatını bilimsel(!) potada harmanlayıp, yeni bir naneymiş gibi ortaya sürmek ise; inanı olur belki de köşeyi dönerim diyen, tabiri caiz ise, şarlatanların işidir.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

17-09-2010, 21:17
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger Hudai CAKMAK;
Tüm evren başlangıcından beri küçükten büyüğe doğru düzenleşen ardından sistemleşen bir yapı içindedir ve eser olduğu konusunda sayısız kanıtlar vardır. Eser oluşu ise bir Yaratıcı İradenin var olması gerektiğini ortaya koyar. Düzenli sistemler rastlantılarla oluşabilir derseniz bunun tersini söyleyen pek çok bilimsel gerçeği inkar etmiş olursunuz.
Eser olmaktan kastinizin ne oldugunu algilayamadim. Ayrica eser olusunun, yaratici iradesini var etmesi gerektigini de algilayamadim.
Aslinda algilayamamam da dogal, cunku benim aldigim temel insanoglu turu ve biri.
Kendi turunun ve birinin ustunde bir guc aramaya endekslenmis dusuncenin dile getirdigini de algilayamamak mumkun. Cunku tum bunlari ortaya koyan insanoglu turu ve biri olmasina ragmen, kendisi ortada yok.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

17-09-2010, 21:53
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger Hudai CAKMAK;
Tüm evren başlangıcından beri küçükten büyüğe doğru düzenleşen ardından sistemleşen bir yapı içindedir ve eser olduğu konusunda sayısız kanıtlar vardır. Eser oluşu ise bir Yaratıcı İradenin var olması gerektiğini ortaya koyar. Düzenli sistemler rastlantılarla oluşabilir derseniz bunun tersini söyleyen pek çok bilimsel gerçeği inkar etmiş olursunuz.-HC-
Yukaridaki sizden yaptigim alintinin dusuncesi, AKILLI TASARIMCIdir.
Peki ben de soruyorum. Boyle bir yaratici iradesine sahip olmak, kendi kendine mumkun degildir, o zaman AKILLI TASARIMCIYI TASARLAYAN BIR GUC VAR. Eger bu kadar akili bir tasarimci kendi kendine olustu derseniz, bunun tersini soyleyen pek cok bilimsel gercegi inkar etmis olursunuz.
varligin ilk ve oncelik sorunu, yaraticinin yaratan sorunu ve akilli tasarimcinin onu tasarlayan sorunu bir kisir dongudur.
Ya bilimin epistemolojik olarak surekli suregelen bir surec icinde bildirdikleriyle/henuz bildirmedikleriyle yetinirsiniz. ya da yukaridaki sorunu cozmek icin, KENDILIGINDEN YARATILISA inanirsiniz, secim sizin.
Eger kendiliginden yaratilis'a inaniyorsaniz da; o zaman bunu ya uzerinde deney, gozlem v.s. yapilan madde de sonlandirirsiniz; ya da baska ne oldugunu algilayamadiginiz ve algilayamayacaginiz kendi kendinizi inandirdiginiz bir gucte. Secim sizin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

17-09-2010, 22:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger Hudai CAKMAK;
Ben yukaridaki mesajlarda dile getirdigim acisiyla; evrensel-insan olarak; KENDILIGINDEN YARATILIS" zihniyetinin, hem madde/varlik ucunu hem de ortaya konamayan YARATICI/AKILLI TASARIMCI ucunu; KENDILIGINDEN BELIRIS" olarak algiliiyorum.
Evrensel-insan zihniyeti olarak ta; kendiliginden belirisi degil; INSANOGLU ELIYLE, ADINA, AIT, ICIN VE INSANOGLU MONOLOGUYLA BELIRENIN BELIRLENEN, BELIRTISI OLARAK ortaya koyuyorum.
Bu ortaya koyus, epistemolojik gercekliktir ve BELIREN/BELIRLENEN OLARAK, INSANOGLUNUN KENDI TURU VE BIRI DE DAHIL BELIRTEN OLARAK EPISTEMOLOJIK GERCEKLIK TEMELINDE INSANOGLU TURU VE BIRI ALTERNATIFSIZDIR.
Yani, KENDI KENDINE DEGIL; INSANOGLU TURU VE BIRININ BEYNINDE BELIREN, DUSUNCE ILE BELIRLENEN VE IFADE ILE BELIRTILENDIR. Bu beliri, belirleme ve belirtiye, insanoglu turu ve birinin kendisi de, algilayip, belirttigi hersey de dahildir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

18-09-2010, 13:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Jul 2010
Mesajlar: 138
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Sayın Hüdai Çakmak ;
Zaten sorulan sorulara cevap vermiyor, hepsinin 8 ciltlik bilimsel(!) derlemelerinizde var olduğunu öne sürüyorsunuz. Uslüp problemim olmamakla beraber, yanlış-doğru ile beş para etmez arasındaki farkı algılamalısınız.
Maddenin korunumu kanunu bizi gruplar halinde bir bütüne götürür. Lakin bu bütün Tanrısal bir bütün değildir. Bu hususta cevabımı vermiştim ama cevabım teorinizce desteklenmediğinden tarafınızdan kale alınmamış, kabul görmemişti.
Herşey bir tarafa maddelerin varlığının toplamından ortaya çıkabilecek şey, yine maddesel bir varlık olmalı ki maddenin korunumu kanununa uysun. Sizin tasfir etmek istediğininz bütün, ruhani bir bütünlük olduğundan zaten maddenin korunumu kanunu ile alakalı değildir. Olsa olsa ruhani bütünlüğün korunumu kanunu olurki son 6000 yıl içinde, bu yolda 20000 den fazla Tanrı aynı hikayeyi okumaktadır. 20000 den fazla insan yapısı Tanrı.
Maddenin korunumu kanununu bizi Ruhani bir bütüne götürdüğü çürütülmesi çok kolay bir teoridir. Herşeyden öte maddelerin toplamından oluşan şeyin maddi olması gerekir. Siz yanyana koyduğunuz elmalardan, armut elde etme derdindesiniz ki doğa sizi yalanlar. Bu sadece elmalar bütünü olur.
Her an, hareketini bizzat gözlemdiğimiz maddi varlıkların hareketleri sonucu ortaya çıkan oluşumların arkasında -bir sebep olarak- ruhani bir düşünce aramak, ahmaklığın daniskasıdır. Bu sebeplerin ardındaki maddi gerçekliği ortaya çıkarmak bilimin, bilimi yok sayarak Bronz Çağı edebiyatına değer vermek ilahiyatın işidir. Bronz Çağı edebiyatını bilimsel(!) potada harmanlayıp, yeni bir naneymiş gibi ortaya sürmek ise; inanı olur belki de köşeyi dönerim diyen, tabiri caiz ise, şarlatanların işidir.
|
..............................
Güzel kardeşim! Hangi yazımda Tanrı'dan bahsettiğimi, bilim dışına kaydığımı gördünüz. Maddenin sakımı kanunu gibi bilimin temeli bir kanun Bir Büyük Bütüne götürüyorsa, evren dediğimiz bu büyük varlık yadsınamayan düzenli sistemler içindeyse ve bu düzenli sistemler kanıtlarla gösteriliyorsa ve de tüm düzenli sitemler bilgi, irade, güç, madde ve yeterli zaman beşlemesinin sonucu olacak ise bu gerçekleri hatırınız için görmezlikten mi gelelim? Katılırsınız yada katılmazsınız. Lütfen ...... Ağzınızın ve beyninizin şakülünü iyi ayarlayın ve kimseye şarlatanlıkla suçlamayın.
|

18-09-2010, 13:46
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
Hüdai ÇAKMAK´isimli üyeden Alıntı
..............................
Güzel kardeşim! Hangi yazımda Tanrı'dan bahsettiğimi, bilim dışına kaydığımı gördünüz. Maddenin sakımı kanunu gibi bilimin temeli bir kanun Bir Büyük Bütüne götürüyorsa, evren dediğimiz bu büyük varlık yadsınamayan düzenli sistemler içindeyse ve bu düzenli sistemler kanıtlarla gösteriliyorsa ve de tüm düzenli sitemler bilgi, irade, güç, madde ve yeterli zaman beşlemesinin sonucu olacak ise bu gerçekleri hatırınız için görmezlikten mi gelelim? Katılırsınız yada katılmazsınız. Lütfen ...... Ağzınızın ve beyninizin şakülünü iyi ayarlayın ve kimseye şarlatanlıkla suçlamayın.
|
Sayın Hüdai Çakmak ;
Tüm bu düzenli sistemlerin ardında, elektriksel çekim kuvvetlerinin ve diğer fiziksel bütünlüklerin haricinde, düşündüğünüz kuvvet ve bütün nedir?
Ayrıca şakülümde, pandülümde* fiziksel doğa kanunları dahilinde işlemekte.
Pandül : Mekanik saatlerin zamanı hassas bir şekilde ölçmesi için hareket zamanı (devir zamanı) ayarlanabilen parça.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

19-09-2010, 10:23
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Jul 2010
Mesajlar: 138
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Sayın Hüdai Çakmak ;
Tüm bu düzenli sistemlerin ardında, elektriksel çekim kuvvetlerinin ve diğer fiziksel bütünlüklerin haricinde, düşündüğünüz kuvvet ve bütün nedir?
Ayrıca şakülümde, pandülümde* fiziksel doğa kanunları dahilinde işlemekte.
Pandül : Mekanik saatlerin zamanı hassas bir şekilde ölçmesi için hareket zamanı (devir zamanı) ayarlanabilen parça.
|
.......................................
Tüm düzenli sistemlerin ardında elektriksel çekim kuvvetlerinin ve diğer fiziksel bütünlüklerin haricinde düşündüğüm (şu anki bilgilerime göre) kuvvet ve bütün yoktur. Yoktur ama evrenin bir eser olduğu konusunda sayısız kanıt vardır. Sadece evreni çok dar bir alandan ve şaşı gözlerle bakıp gözlemleyebildiğimizi; göremediğimiz, bilemediğimiz, ulaşamadığımız pek çok gerçeklerin olabileceğini söylemeye çalışıyorum.
Hayır, saydıklarım dışında bir bütün ve gerçek yoktur derseniz kendinizi algılama gücünüzle sınırlamış olursunuz. Bilim ise sınırsızdır.
Eğer evren düzenli sistemler sahibi bir eser ise (düzen ve sistemleri meydana getiren kanun ve kuralların olması düzenli sistemlerin var olduklarının kanıtlarıdır) eser sahibi eserlerinin dışında olacağından Onu algılayamamamız normal değil midir? Algılayamadıklarımızı yok mu kabul edeceğiz?
İddia edebileceğiniz sadece evrenin kanun ve kurallarla işleyen sistemli düzenler sahibi bir eserler manzumesi olmadığıdır. Olmadığıdır ama nice milyar yıllardan beri değişmeden işleyen kanun ve kurallar bu iddianızı kökünden yıkar.
..........
|

19-09-2010, 11:46
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
|
|
Hüdai ÇAKMAK´isimli üyeden Alıntı
.......................................
Tüm düzenli sistemlerin ardında elektriksel çekim kuvvetlerinin ve diğer fiziksel bütünlüklerin haricinde düşündüğüm (şu anki bilgilerime göre) kuvvet ve bütün yoktur. Yoktur ama evrenin bir eser olduğu konusunda sayısız kanıt vardır. Sadece evreni çok dar bir alandan ve şaşı gözlerle bakıp gözlemleyebildiğimizi; göremediğimiz, bilemediğimiz, ulaşamadığımız pek çok gerçeklerin olabileceğini söylemeye çalışıyorum.
Hayır, saydıklarım dışında bir bütün ve gerçek yoktur derseniz kendinizi algılama gücünüzle sınırlamış olursunuz. Bilim ise sınırsızdır.
Eğer evren düzenli sistemler sahibi bir eser ise (düzen ve sistemleri meydana getiren kanun ve kuralların olması düzenli sistemlerin var olduklarının kanıtlarıdır) eser sahibi eserlerinin dışında olacağından Onu algılayamamamız normal değil midir? Algılayamadıklarımızı yok mu kabul edeceğiz?
İddia edebileceğiniz sadece evrenin kanun ve kurallarla işleyen sistemli düzenler sahibi bir eserler manzumesi olmadığıdır. Olmadığıdır ama nice milyar yıllardan beri değişmeden işleyen kanun ve kurallar bu iddianızı kökünden yıkar.
..........
|
Her düzenli sisteme bir eser gözü bakmamız ne kadar doğrudur? Kaldı ki bu düzen bile göreceli iken.
Yıllardır fizikisel kanunların devam ediyor olduğu, bu kanunlar bütününü eser olarak nitelemek için geçerlimidir ?
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|

20-09-2010, 17:20
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Jul 2010
Mesajlar: 138
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Her düzenli sisteme bir eser gözü bakmamız ne kadar doğrudur? Kaldı ki bu düzen bile göreceli iken.
Yıllardır fizikisel kanunların devam ediyor olduğu, bu kanunlar bütününü eser olarak nitelemek için geçerlimidir ?
|
....................
Düzenli sistemler bir amaca yönelikse evet.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:52 .
|