dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Yön, biçimlenme sürecinin zorunlu bir sonucudur.
Biçimsiz olanın yönü yoktur.
Çünkü yön, ancak bir şeyin belirli bir şekle ve konuma sahip olmasıyla anlam kazanır.
Şekillenme olmadan yön belirlenemez.
Damlanın şekillenme süreci, hareketi ve formuyla yönü zorunlu olarak ortaya çıkarır.
|
Çünkü damla FORM-YAPIDIR, böylece şuna göre, buna göreli kıyaslar, yön, ağırlık, büyüklük, şu halde idi bu halde, yumuşak, sert vb. KAVRAMLARA DA HEM HAYAT VERİR HEM DE MUHATABI OLUR DEĞİL Mİ?
O halde uzay "yönden bağımsızdır, o sebeple de şurası uzaydır, ama burası değildir, şu yönde olan uzay, bu yönde ise değildir vb. söylemleri safsatadır" diyen birisine, -ısrarla- diretmek ve uzayı da "yön ile nitelediğini iddia etmek" nedir? Saçmalamaktır, bunu anladın mı?
(Metafor olarak uzay örneğini kullandım. Sen ise varlık-yokluk konusunda yapıyorsun bu hatayı. Form-yapıya, biçime nazaran kavramlar varlık-yokluk açısında, zemininde anlam taşımaz diyorum ya, işter bunu anlaamdığın için anladığın örnekten devam ediyorum). Sen çıkıp,
"uzay şu yöndedir" diye direttiğinde, kavramları yanlış konumlandırdığını ısrarla, binbir yol, izahla anlatıyor ve
"ne o yöndedir, ne de bu yöndedir, uzay bu kavrama(yöne göre) vurulamaz ve bu kavrama bağlı olarak ele alınamaz ve iddia ettiğin gibi herhangi bir yönde değildir" dediğimde, dönüp
"sen uzayı yönle niteliyorsun" vb. dersen, bu da ekstra saçmalık olur, bunu da anladın mı?
Varlık-yokluk ne yönde, nerededir? Neye baksan, nereye baksan gördüğün nedir? Nerede başlar? (uzay da, varlık-yokluktan ayrı düşünülemez). kelime oyunu olmadan, ya çıkıp, "bu kavramlara(yön, o, bu, şu, yer, zaman, büyük, küçük, sert, yumuşak vb.) görelenemez, indirgenemez, zira bu kavramların muhatabı form-yapılar, ilişki, özellik, nitelikleri vb.'ne göredir." dersin -ki diyen benim-, ya da soruyu yanıtlamak yerine, bu ifadeleri çarpıtıp, yine varlık-yokluğun, uzayın,
muhatap olmadığı(örneğin "yön" gibi) kavramlarla kelime oyunu oynarsın -ki bu da saçmalık... Bunu da anladın mı?
Şimdi diğer soru; biçimsiz ve sınırsız olan -şu ya da buna indirgenerek sınırlanamayan- bir yerdeliğe indirgenebilir, haspedilebilir, tasarımlanıp, konumlanabilir mi? (konum da, biçimce kıyaslarla anlam kazanır, yani yön, ağırlık, hız, konum, zaman, büyüklük, küçüklük gibi, tüm bu kavramlarımız kıyasa ve kıyaslanan biçime, biçim olana göreliğe-göreceliğe dayanır, değil mi?)
Uzay nerededir ve nerede başlar?