
13-01-2010, 04:56
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Bilimin Evren "cikmazi/celiskisi"
Saygideger arkadaslar;
Bilimin evren uzerine su anda pratikte ispatlanmamis, somuta indirgenememis bir suru spekulatif teorileri vardir.
Bilimin buradaki en buyuk "hatasi" evreni de, icindeki/uzerindeki parcalar gibi degerlendirmesidir. Evrenin uzerindeki her parca, kendi bunyesinde bir degisim, donusum, baskalasim ve olusum icindedir. Insanoglu da bu parcalardan biri oldugundan, kendi adina yarattigi zamani ve zamansal kavramlari, bu parcalara uygulayabilir.
Bir butun olan evrenin mekan olarak algilandiginda, ayni parcalari gibi; dogup (big bang) yasayip (genisleme) olmesi (daralma-buzusme) gibi bir icerige sokmak; bilimin kendi kendiyle celismesi ve kendi bindigi dali kesmesidir.
Enerjinin sakimi kanunu "hic bir sey yok olmaz ve yoktan da var olmaz" derken, bunu bir mekanda durmadan bir hareket halinde olan parca icin soylemistir.
Eger biz evreni de bir parca yerine koyarsak; o zaman onun da bir mekani olmasi gerekir ve bu bir kisir dongudur. Sonucta evren ile sorulan tum sorular zamansaldir ve zaman bir parca olan insanoglunun bir urunudur.
Evren bir mekan olarak; zamandan ve zamansal deger ve kavramlardan bagimsizdir ve zaman ve zamansal kavramlarla ortaya konamaz.
Cunku o zaman en basit soru akla gelir "Bu zamanin gectigi yer neresi?" iste sen bu yeri parcalari gibi zamana ve zamansal kavramlara (ilk, son, baslangic, bitis, sure v.s.) oturtursan, o zaman tanri ve yaratici gibi cikmaza girersin ve bu evrenin icine dustugu baska bir evren ararsin, ya sonucta bir evrende karar kilarsin, dini inanclarin tanrilarinda karar kildigi gibi ve onlarin durumuna dusersin, ya da durmadan bir mekan evren aramaya devam edersin.
Sonucta bilimin evreni de, butun degilde bir parca gibi degerlendirmesi, sonucta bilimi yeni bir butune yonlendirir ve bu kisir dongu boyle devam eder gider.
En basitinden, evren var olmustur bile demek, su soruyu cevapsiz birakir " nerde varolmustur?"
Bilim bence bu tip spekulatif teorilerinde dikkatli olmalidir. Yoksa bu isin sonu evrenin de bir tanri olmasi ve yaraticinin yaratilis cikmazina girmesidir.
CUNKU, VAR, VAR OLMA ve VARLIK ZAMANSAL SORULARDIR ve EVREN ZAMANSAL DEGILDIR VE ZAMANSIZDIR. Perpetual, yani daimi bir mekandir. Zaman ve zamansal degerler, veriler ve kavramlar insanoglu urunudur ve sadece parca icin bilimseldir, butun icin degil.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

13-01-2010, 05:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
Evren uzerine ortaya atilan teoriler de, insanoglunun dogal dusuncesinin yapilanis ve isleyis sabitliginin ve ayniliginin bir urunudur. Karekteri hem ikilem; evrenin dogumu (big bang) veya evrenin....si, ve karsitlik.
Ilk karsitlik, bilindigi gibi, once ortaya atilan teorinin sabitligi (steady state theory) ne karsilik, buyuk patlama hareketi (big bang) olarak gelisti. cunku sabitlik ile hareket karsiliklidir. Bu teori daha sonra hareket temelinde, genislemeye ve buyumeye (expension) tasindi, simdi de yine bunun karsiti; daralma, kuculmeden bahsedilmekte ve big bang'i karsitligi olan big crunch (buyuk catlama) ya dogru yonlenmektedir.
Iste inanoglunun en buyuk dogal dusunce temellerinden biri olan zaman ve zamansal icerik; burada da evrene verilmektedir.
Eger bir enerji varsa ve bu enerji yoktan var olamaz ve vardan da yok edilemezse, bu enerjinin yasam surdugu bir mekan olmak zorundadir. Cunku mekan olmadan, varlik olmaz, var olmaz, var olmak olmaz.
Bilimin temeli var degil; bil dir. Bilmek ve bildirmek te, bilgidir. Evreni bilir ve bildirirsin. Bilen bildiren bir parca olan insanogludur. Bilip bildirdigi ve bildirecek oldugu da kendi parcasi, kendi disindaki parcalar ve butundur. Eger butunu parca yerine koydugun ve ona zamansal icerik verdigin zaman, bu zamanin vuku buldugu mekan sorunu gundemdedir.
Oyuzden bilimin evrene de bir parca gibi bakmasi ve kendi algisini her baska ve kendi parcasina yukledigi gibi yuklemesi kendi biliminin kuyusunu kazmasi demektir.
Evren perpetual, yani daimidir ve evren ile ilgili her turlu yanasimda zaman ve zamansal degerler kavramlar uygulanamaz. En azindan varsa, evrenin de icinde yer aldigi bir mekani, soyut teoride degil de; somut ispatta ortaya koyana kadar.
Evren nerede dogmustur, neyin icinde genislemektedir, neyin icinde buzusmektedir ve neyin icinde yok olacaktir? Evrenin mekani nedir?
Iste tum bu sorular evrene bir parca muamelesi yapmaktan dogar.
EVREN BIR PARCA DEGIL, BUTUNDUR,MEKANDIR, BOSLUKTUR. Taki icinde bulundugu baska bir butun, BOSLUK, MEKAN ortaya konana kadar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

03-10-2010, 08:35
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
Prof. Hawking'in ,"tanri yok, evren kendi kendini YARATABILIR. Istenirse BILIM YASALARINA TANRI diyebilirsiniz" açıklamasıni da basliga ekleyerek, evren "cikmazi" nin, cikmazdan kurtulup kurtulmadigini, Hawking'in kisisel aklinin cumlesi ile guncelliyelim.
Hawking'in aciklamasinin da, bilimsel mi, yoksa inancsal mi oldugunu da "Bilimin evren cikmazi" uzerinden degerlendirelim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

04-10-2010, 21:48
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Bilimin evren yada canlılık uzerine su anda ispatlanmamis yada somuta indirgenememis pek çok teorisi olabilir. Bu insanoğlu için bir çıkmaz yada çözümsüzlük değildir.Bilimin hemen herşeye cevap vermesini de beklememiz gercekçi ve akılcı olmaz sanırım.
- Bilimin buradaki en buyuk "hatasi" evreni de, icindeki/uzerindeki parcalar gibi degerlendirmesidir.- Evrensel
Elbette bilimin varlığa bakışı bütünsel değildir. Olmalı mıdır belki bu tartışılabilir . Fakat bilimin kendisine özgü yöntem /metodları vardır.
Bu yöntemler doğrultusunda varlığı parçalara ,birimlere bölerek onları kendi konuları dahilinde inceler. Burada bir problemimiz olmalı mıdır ?
İsterseniz bunu biraz daha somut bir örnekle dile getirelim.
Coğrafya bilindiği gibi insanı konu edinen pozitif bir bilimdir. Dağları, nehirleri,ovaları,iklim elemanlarını ele alması bu gerceği değiştirmez.
Doğal cevrenin insan yada canlı varlık üzerinde etkisini ele alırken neden-sonuç ilişkisini ortaya koyuyor. Bu bilimsel bir temel.Bu faktörden herhangi bir rahatsızlığımız olamaz ,değil mi?
Coğrafya kendi konusu dahilinde kendi bilimsel yöntemlerini ortaya koyarak bilimsel veriye ulaşmamızı sağlıyor. Coğrafyanın konulara ayrılması yada varlığı alanlarına göre bölmesi ve bu düzlemde incelemesi bir "hata" olabilir mi?
Ayrıca maddenin,dünyanın,yıldızların vs. ortaya çıkışı konusunda bilim insanlarının incelemelerine bakıyoruz.Onların büyük bir çoğunluğu büyük patlamayı işaret ediyor. Fakat henuz bu teori de tam olarak kanıtlanmış değil.
Ufacık bir hatırlatma yapalım .Elbette teori bilimsel çercevede farklı bir tanıma sahip. Günlük hayatta kullandığımız teoriyle ilgisi yoktur. Bilim alanında kullanılan teori ,mevcut bilimsel bilgi birikimine uygun olan ve büyük ölçüde doğruluğu kabul görmüş,kanıtlanmış hipotezlerdir. Fakat teori hipotez yada söylence ,varsayım değildir.
Big bang genel kabul görmektedir. Yine büyük patlamanın tam tersi büyük daralma ,sıkışma da bir başka hipotez. Bunun da doğruluğu yada yanlışlığı bilim insanlarınca ortaya koyulacaktır. Bunu ileride göreceğiz.
saygılarımla
|

04-10-2010, 22:33
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Sevgili Evrensel ;
Aşağıda alıntıladığım şu cümleniz üzerinde epey düşündüm.İnsan türü şeyleri ortaya koyarak yada dile getirerek diğer varlıklardan bu noktada farkını ortaya koyar.Fakat bu kavramların dışında zamanı yaratan insan-türü değildir. Örneğin gece gündüz saat farkını biz mi belirliyoruz yoksa dünya’nın günlük hareketi mi?
Kavramların dile getirilişi ve bunun öznesi konusunda hemfikiriz.Buna bir itirazım yok. Bundan 8 , 9 ay önce size bir soru sormuştum ;
"Herşey bire döner ,peki bir nereye döner ??? " - Natan
"Hersey bire doner, bir de insanoglu eliyle dile gelir."- Evrensel
Yani kavramları bilinç sahibi olan insantürü yaratır ,bu kavramlara istediği içeriği,anlamı,ideolojiyi verebilir. Bunu dile getiren de yine insantürü. - Sonucta evren ile sorulan tum sorular zamansaldir ve zaman bir parca olan insanoglunun bir urunudur. -Evrensel
Zaman insan ürünü değildir, fakat zamanla ilgili kavramlar insansaldır mı diyorsunuz ? Eğer öyleyse itiraz esdebileceğim bir şey yok. Haklısınız.
Mekan konusunda ne denilebilir? Varlığın parçalara ayrılarak bilimsel yöntemle incelenmesi mekansal bir sorun taşır mı ? Ben pek öyle düşünmüyorum. Varlık yada madde diyelim var ise mutlaka zaman ve uzay eğrisinde yer alacaktır. Eğer yok ise , yoktur. Şeyler uzayda ve zamanda , daha doğrusu HİÇ BİR YERDE yer almıyorsa onun varlığından bahsetmemiz mümkün değildir.
"Her varlığın temel biçimi uzay ve zamandır" söylemine nasıl yaklaşıyorsunuz ? Bunu paylaşırsanız gercekten sevinirim.
saygılarımla
|

05-10-2010, 01:45
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger natan;
Zaman nedir?, Bir dinazor icin zaman kavrami ve zamansal ifadeler ( ...den once, ....den sonra, ilk, baslangic, son, dun bugun yarin, gecmis, gelecek, bugun v.s.), mevcut mudur?
Insanoglu bir parca olarak ortada yok ise, mekan ile zaman bagini kuran; kimdir/nedir?
Insanoglu turu ve birinin en buyuk soyutlamalarindan biri olan zamana (digerleri, dusunce ve inanc), insanoglu hangi temelde, ihtiyac duymustur?
Saygilarimla;
erensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

17-10-2010, 16:54
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Mesajlar: 271
|
|
Sevgili ev-in,
Görüşlerinize hak veriyorum ayrıca böyle tane tane yazılmış kolay anlaşılır yazılarınızdan herkes istifade edebiliyor.
Kanımca kararımca insanda çevreye uyum sağlamak için geliştirdiği bir algı-zihin- düşünme biçimi -soyutlama tekniği- sağduyu ve bilinç var. İnsan tıpkı proğramlanmış bir robot gibi bu özelliklerini kullanarak bilim, teknik yapar uygarlık, toplum kurar. Herşeyi, nesneyi bu özellikleri ile aydınlatmaya çalışır.
Örneğin insanın kendisinde bilinçli öngörü ve tasarım yapabilecek bir beyin yeteneği vardır ve tasarımlar yapar. Artık o zannederki herşeyin kendisi gibi bir bilinçli tasarımcısı var. Sonra günlük hayatta "mal/ mülk" sahiplik kavgamız vardır dolayısı ile herşeye "mal/mülk" gözüyle bakarız. Vay efendim bu araba çok pahalı kimin acaba? Vay efendim bu arazi çok büyük kimin acaba soruları aklımızdan çıkmaz. Böyle olunca kafamızı kaldırıp güneşe bakınca bu güneş çok büyük kimin acaba diye zihin şartlanmasından kaynaklanan saçma bir soru akla gelir sonra sahip aramaya başlarız.
Sonra biz kendi kültürümüzden biliriz ki; Her kurumun, her varlığın bir yöneticisi bir patronu vardır, bu seferde aynı alışlılagelmiş düşünce kalıbıyla evrenin patronunu aramaya başlarız. Oysa patronluk sahiplik gibi kavramlar bizim zorunluluğumuz olarak ortaya çıkmış bizimle alakalı kavramlar. Bunları minik bir parçası olduğumuz evrene uygulayamayız diye düşünüyorum.
Mesela ineklerde bizim ki gibi bir algı ve zihin olsaydı güneşe bakınca "Acaba orada ot var mıdır" ya da "Oraya gitsem orada da beni sağarlar mı" sorusunu düşünürdü komik duruma düşerdi. O da ineğin kendi doğal düşünce yapısını gösterirdi.
İşte evreni bu zihin , çıkarcı düşünce temelli özelliklerimizle açıklamaya çalışırsak doğal olarak ineğin düştüğü komik duruma bizde düşeriz.
|

17-10-2010, 16:56
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Mesajlar: 271
|
|
Bütünü görmeden parçadan yola çıkarak yapılan bütünün tanımı eksik ya da yanlış olur. Parça bütünü temsil eder sözü bu tür durumlarda pek işe yaramaz yani temsil edemez. Mesela okyonusdan alınmış bir bardak su okyonusun bütün özelliklerini taşımadığı için genelleme yapılamaz. Okyonusun bazı kıyıları sodalı bazı kıyıları tuzlu olabilir parça bu durumda bütünü açıklayamaz.
Şu var ki; İnsan bütünü kavrayamadığı zaman huzursuzluk hisseder aklı sabitlenemediği için motivasyon sıkıntısı yaşar. O yüzden bazen bilerek bu şekilde ahkamlar kesilerek bütünü bildiği yanılsaması sağlanır... uyum için.
Dört boyutlu soyutlama yeteneğimiz olduğu için "bir şeyin öncesi sonrası" gibi zamansal kavramları evrene de uygulamaya çalışırız (evrenden önce ne vardı) gibi. Eğer ileride farklı boyutta algılama soyutlama yeteneklerimiz ortaya çıkarsa bu sefer o özelliklerimiz dahilinde evreni açıklamaya çalışacağız.
Her insan evrendir üstelik mahiyetini, oluşumunu bilmediği bir evrendir.
Sevgiler...
|

17-10-2010, 18:56
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger dusungen;
Mekan, zaman, butun, parca, v.s. temelli icerigin nasil bir ic iceligini daha detayli ve algilamali dile gelimi adina, asagidaki linke de bir goz atabilirsin.
http://www.turandursun.com/forumlar/...t=5958&page=51
Mesaj 509 - Parca ve Butun - Kap ve Icerik ve ayni basligin,
Sayfa 56
560 - Yer (Kap/Butun), Yer Tutan Sey (Parca/Icerik) ve Zaman.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:34 .
|