50. Ey peygamber, Biz, özellikle sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun cariyeyi, amcanın kızlarından, halalarının kızlarından, dayının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları; birde inanan bir kadın eğer kendisini peygambere bağışlar da, peygamber de onunla evlenmek isterse onu, sadece sana, diğer mü'minlere değil. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar, sana bir darlık olmaması içindir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Merhaba.
Bu kadınlar Hz Muhammed'in nikahlı eşleri. Ayetin en başında Allah bunu belirtiyor: İnna ahllena lek - sana helal kıldık; senin "helal"ın, "nikahlı"n, "eşler"in yaptık.
Ayet 52'de "Bundan sonra sana kadınlar helal değil; onları güzel bulsan bile eşlerinle değiştirmen de... " denerek Hz Peygamberin eş üstüne eş alması yasaklanıyor. İşte onun mevcut eşlerinin ayet 50'de sayılıp dökülmesi o yasaklamadan önceki durum tesbitidir. Olacak değil, olup bitmiş olandır açıklanan.
Sayın Walla, siz tam olarak nelere itiraz ediyorsunuz?
Keşke önce ayetin çevirisine baksaydınız. Örneğin "sahibi olduğun cariye" ifadesi doğru mu? Arapça metinde "cariye"nin Arapçası olan EMET (2:221) yok ki.
Sevgi ile,
Hasan Akçay
|